Bazı değerler vardır ki insanın hayatında hiçbir şeyle ölçülemez. Ne makamla, ne parayla, ne şöhretle, ne de geçici dünya menfaatleriyle…
Toprak…
Bayrak…
Vatan…
Bu üç kelime, bir milletin hafızasında yalnızca birer kavram değildir. Bu kelimelerin her birinin ardında tarih vardır, fedakârlık vardır, gözyaşı vardır, şehitler vardır, gaziler vardır. Bir milletin bağımsızlığı, onuru ve geleceği vardır.
İşte ben de bugün, bir vatandaş ve bir gazeteci olarak, içimden geldiği gibi söylüyorum:
Toprağımı, bayrağımı, vatanımı vatansız bırakmak isteyenleri ve bu değerlere zarar verenleri Allah’a havale ediyorum.
Çünkü bu topraklar kolay kazanılmadı.
Bu bayrak, sıradan bir kumaş parçası değildir.
Bu vatan, üzerinde yaşadığımız herhangi bir coğrafyadan ibaret değildir.
Bu toprakların her karışında bir hikâye, her taşında bir hatıra, her köşesinde bir emanet vardır.
Atalarımızın bizlere bıraktığı en büyük miras; özgür, bağımsız ve onurlu bir vatandır.
Bizim görevimiz ise bu emaneti gelecek nesillere aynı onurla teslim etmektir.
VATAN, SADECE SINIRLARDAN İBARET DEĞİLDİR
Vatan dediğimiz şey yalnızca harita üzerinde çizilmiş sınırlardan oluşmaz.
Vatan; annemizin duasıdır.
Vatan; babamızın alın teridir.
Vatan; çocuğumuzun geleceğidir.
Vatan; sabah ezanında yükselen sestir.
Vatan; bayramlarda meydanları dolduran insanların sevincidir.
Vatan; düğünlerde çalınan davul, cenazelerde dökülen gözyaşıdır.
Vatan; aynı acıda birleşebilmek, aynı sevinçte kenetlenebilmektir.
Bu nedenle vatan sevgisi, sadece sözle ifade edilecek bir duygu değildir. Vatan sevgisi, gerektiğinde sorumluluk almak, gerektiğinde fedakârlık yapmak, gerektiğinde doğruları söylemek ve gerektiğinde yanlışlara karşı durabilmektir.
Bir ülkeyi sevmek, o ülkenin insanını sevmektir.
Bir bayrağı sevmek, o bayrağın altında yaşayan herkesin huzurunu istemektir.
Bir toprağı sevmek, o toprağın geleceğini korumaktır.
BU VATAN HEPİMİZİN ORTAK EMANETİDİR
Türkiye Cumhuriyeti, hepimizin ortak evidir.
Bu ülkede farklı düşünceler olabilir.
Farklı siyasi görüşler olabilir.
Farklı yaşam biçimleri olabilir.
Farklı şehirlerden, farklı kültürlerden insanlar olabilir.
Ancak bütün farklılıklarımızın üzerinde bizi bir arada tutan ortak değerlerimiz vardır.
O değerlerin başında da vatan gelir.
Bayrak gelir.
Bağımsızlık gelir.
Birlik ve beraberlik gelir.
Elbette herkes düşüncesini özgürce ifade edebilir. Elbette herkes eleştirebilir. Elbette yanlış gördüğümüz uygulamaları dile getirebiliriz.
Ama eleştirmek başka şeydir, düşmanlık başka…
Sorgulamak başka şeydir, ülkenin temel değerlerine zarar vermek başka…
Demokrasiyi savunmak başka şeydir, vatanın bütünlüğünü hedef almak başka…
Bizim itirazımız düşünceye değil; bu ülkenin huzuruna, birlik ve beraberliğine, bağımsızlığına ve geleceğine zarar verecek anlayışlaradır.
ŞEHİTLERİMİZİN EMANETİNE SAHİP ÇIKMAK
Bugün bu topraklarda özgürce nefes alabiliyorsak, bunda geçmişten bugüne kadar vatan uğruna can verenlerin büyük payı vardır.
Şehitlerimizi sadece belirli günlerde hatırlamak yetmez.
Onların bizlere bıraktığı emaneti anlamak gerekir.
Bir şehidin ailesinin acısını anlamak gerekir.
Bir gazinin fedakârlığını bilmek gerekir.
Bu ülkenin bağımsızlığı için canını ortaya koyan insanların hatırasına saygı göstermek gerekir.
Çünkü bayrak, gökyüzünde dalgalanırken sadece bir renk değildir.
O bayrak, bu milletin ortak vicdanıdır.
O bayrak, geçmişten geleceğe uzanan bir emanettir.
Ve o emanete sahip çıkmak hepimizin sorumluluğudur.
VATAN SEVGİSİ SİYASET ÜSTÜDÜR
Vatan sevgisini siyasi tartışmaların içine hapsetmemek gerekir.
Bu ülkeyi seven yalnızca bir siyasi görüşün mensubu değildir.
Bu ülkenin bayrağı, hiçbir siyasi partinin tekelinde değildir.
Vatan, milletin ortak değeridir.
Bayrak, milletin ortak sembolüdür.
Cumhuriyet, hepimizin ortak kazanımıdır.
Bu nedenle Türkiye'nin geleceği söz konusu olduğunda hepimizin aynı hassasiyeti göstermesi gerekir.
Farklı düşünelim ama birbirimize düşman olmayalım.
Eleştirelim ama birbirimizi ötekileştirmeyelim.
Siyaset yapalım ama vatanımızı siyasetin günlük hesaplarına kurban etmeyelim.
Çünkü bugün hepimizin üzerinde yaşadığı bu topraklar, yarın çocuklarımızın ve torunlarımızın yaşayacağı topraklardır.
Onlara nasıl bir ülke bırakacağımız, bugün bizim attığımız adımlarla belirlenecektir.
BENİM SÖZÜM AÇIKTIR
Benim sözüm nettir.
Ben bu ülkenin birliğinden yanayım.
Ben bu milletin kardeşliğinden yanayım.
Ben bayrağımızın özgürce dalgalanmasından yanayım.
Ben çocuklarımızın güven içinde büyümesinden yanayım.
Ben ülkemizin güçlü, bağımsız ve huzurlu yarınlarından yanayım.
Kim bu ülkenin huzuruna katkı sağlıyorsa, kim bu milletin kardeşliğini güçlendiriyorsa, kim geleceğimiz için çalışıyorsa başımızın üstünde yeri vardır.
Ama kim olursa olsun; bu ülkenin toprağına, bayrağına, bağımsızlığına ve milletin ortak değerlerine zarar vermek isteyenleri de kabul etmiyorum.
Benim için vatanın değeri tartışılmazdır.
Bayrağın değeri tartışılmazdır.
Bağımsızlığın değeri tartışılmazdır.
Bu nedenle, toprağımı, bayrağımı, vatanımı vatansız bırakmak isteyenleri ve bu kutsal değerlere zarar verenleri Allah’a havale ediyorum.
Çünkü inanıyorum ki, milletlerin kaderinde adalet er ya da geç yerini bulur.
SON SÖZ
Bu ülkenin insanları artık kavga değil, huzur istiyor.
Ayrışma değil, birlik istiyor.
Kutuplaşma değil, kardeşlik istiyor.
Çocuklarının geleceğe umutla bakmasını istiyor.
Hepimizin ortak dileği; bayrağımızın gökyüzünde özgürce dalgalanması, ezanlarımızın huzur içinde okunması, insanımızın güven ve refah içinde yaşamasıdır.
Bizim ortak paydamız Türkiye'dir.
Bizim ortak sevdamız vatandır.
Bizim ortak gururumuz bayraktır.
Ve bizler, bu emaneti gelecek nesillere taşımak zorundayız.
Günün sonunda makamlar geçer, koltuklar geçer, siyasi tartışmalar geçer, dünya malı geçer…
Ama vatan kalır.
Bayrak kalır.
Millet kalır.
Geride bıraktığımız eser ve emanet kalır.
Ben de bir kez daha söylüyorum:
Toprağımı, bayrağımı, vatanımı vatansız bırakmak isteyenleri Allah’a havale ediyorum.
Bu vatanın birliğine, beraberliğine ve bağımsızlığına sahip çıkmak ise hepimizin ortak sorumluluğudur.
Ne mutlu, vatanını seven ve vatanına sahip çıkanlara.
Medya Gazetesi
İmtiyaz Sahibi
Halil HINAZ








