Kahramanmaraş, tarih boyunca şiir ve edebiyatla anılmış bir şehir. Bu toprakların her karışında bir şiir, bir mısra, bir gönül izi vardır. Bugün ise bu şehrin tarihinde yepyeni bir sayfa açılıyor. Cumhuriyet tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir adım atıldı: Bir milletvekili, babasının adına bir okul yaptırıyor. Bu adım, sıradan bir yatırım değil, bir vefa örneği, bir gelecek inşasıdır. İşte bu, Doç. Dr. Zuhal Karakoç Dora’nın farkıdır!
Karakoç Soyadı: Maraş’ın Şiir Damarı
Kahramanmaraş’ta “Karakoç” ismi, yalnızca bir soyadı değildir. Bu isim; şiirin, edebiyatın, düşüncenin, derinliğin sembolüdür. Hepimiz biliriz: “Mihriban”ı, “Lambada titreyen alevi”… Bu dizelerin sahibi Abdurrahim Karakoç… “Türk şiirinin beyaz kartalı” Bahattin Karakoç… Ve gönül dünyamızda derin izler bırakan Mehmet Nafiz Karakoç… Onlar Maraş’ın şiir damarını besleyen, bu şehri kelamın başkenti yapan isimlerdi.
Ve şimdi bu soyad, bir edebiyat eseri kadar anlamlı, bir şiir kadar derin bir projeye mühür vuruyor. Merhum şair Mehmet Nafiz Karakoç’un kızı, MHP Kahramanmaraş Milletvekili Doç. Dr. Zuhal Karakoç Dora, babasının adını taşıyacak 16 derslik bir ortaokulun yapımı için kolları sıvadı. Bu okul, yalnızca bir eğitim yuvası değil; aynı zamanda bir vefa, bir hatıra, bir edebiyat mirası olacak.
Tarihi Protokol, Tarihi Sözler
Geçtiğimiz günlerde imzalanan protokol töreninde Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer, İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Baydur, belediye başkanları, kurum müdürleri, Karakoç ailesi ve MHP teşkilatı hazır bulundu.
Basının sorusu üzerine Zuhal Karakoç Dora şu sözleri kaydetti:
> “Ben Kahramanmaraş Milletvekiliyim. İlin tamamı benimdir, herkes bana oy vermiştir. Ancak valimiz ve milli eğitim müdürümüzle istişare ettik. En acil ihtiyacı olan bölgeyi tespit ettik ve Onikişubat ilçesi Yamaçtepe Mahallesi’ne bu okulu yapmaya karar verdik. Allah nasip ederse okulumuzu Mart 2026 sonunda tamamlayarak Milli Eğitim’e teslim edeceğiz.”
Bu sözler, yalnızca bir açıklama değil; aynı zamanda bir sorumluluk, bir adanmışlık, bir vizyon beyanıdır.
Okuldan Öte Bir Eser
Kahramanmaraş, son yıllarda çok büyük zorluklardan geçti. Depremlerle sarsıldı, yaralarını sarmaya çalıştı. Böyle bir dönemde yapılan her yatırım, her eser, her proje çok daha anlamlı hale geliyor. Zuhal Karakoç Dora’nın imzası, sadece bir okulun değil; Maraş’ın geleceğinin, çocuklarının, eğitiminin, kültürünün imzasıdır.
Şiir, edebiyat bir Allah vergisidir. Ne kadar eğitim alırsanız alın, Karakoç ailesinin kaleminden çıkan iki kelimenin derinliğini yakalayamazsınız. Onlar bu şehrin edebiyat çınarlarıdır. Ve şimdi, bu ruhun üzerine bir okul yükseliyor.
Bu okulun kapısından girecek her çocuk, sadece bilgi değil; bir edebiyat mirasının, bir şair ruhunun, bir gönül insanının hatırasını da soluyacak.
Zuhal Karakoç’u Daha Yeni Tanıyoruz
Ben şuna inanıyorum: Biz Zuhal Karakoç’u çok geç tanıdık. O bu şehrin bir değeri, bir kazanımı. Onun gönül derinliğine indiğimde, onun bu şehre duyduğu sevgiyi, sorumluluğu, vefayı daha iyi anlıyorum.
İnşallah “Ömrünü Maraş’a Vakfedenler” kitabının üçüncü cildinde Zuhal Karakoç Dora’ya da yer verecek, onun bu özel yönlerini, bu hizmetlerini, bu şehre kattığı değerleri anlatacağım. Çünkü böyle isimler, bu şehrin hafızasında daima yaşamalıdır.
Son Söz
Bu imza, yalnızca bir protokol imzası değil; bir şehrin hafızasına kazınan bir mühürdür. Bu mühür, Maraş’ın geleceğine vurulmuş bir mühürdür. Çocuklarımız, torunlarımız, yıllar sonra bu okulun önünden geçerken, “Bu okul bir şairin hatırası, bir milletvekilinin vefasıdır” diyecekler.
İşte Zuhal Karakoç farkı budur!
Herkese hayırlı bir hafta sonu, aydınlık bir gün diliyorum.








