Kahramanmaraş Fuarı’nın 15. günündeyiz. Hani bazı etkinlikler olur, ilk gününden son gününe kadar enerjisi hiç düşmez… İşte bu fuar onlardan. Sabahın erken saatlerinden itibaren fuar alanına girerken hissedilen o hareketlilik, kentin üretim damarlarının nasıl attığını gösteriyor.
Bu yıl fuarın ana sponsorluğunu üstlenen Akdo, sadece bir firma değil, Kahramanmaraş’ın üretim gücünün de simgelerinden biri. Akdo’nun sahibi Ahmet Davarcıoğlu’nun fuar alanındaki standın önünde, ziyaretçilerle tek tek ilgilenip sohbet etmesini izlerken şunu düşündüm: Bazı firmalar vardır, logoları tabelada durmaz; şehrin hafızasında, esnafın dilinde, hatta insanların günlük yaşamında yer eder. Akdo onlardan biri.
Davarcıoğlu, fuar hakkında konuşurken sadece kendi firmasını değil, tüm Kahramanmaraş’ı ve sektörünü düşünüyor. “Bu tür organizasyonlar, şehrimizin tanıtımı ve ticaret hacmimizin artması açısından büyük önem taşıyor” diyor. Cümlesinin devamında ise gururu saklamıyor: “Her zaman olduğu gibi bu yıl da şehrimize ve sektörümüze katkı sağlamaktan gurur duyuyoruz.”
Fuar alanındaki Akdo standı, adeta bir buluşma noktası. Yerli ve yabancı ziyaretçiler, yeni ürünleri inceliyor, teknik detaylar hakkında bilgi alıyor. Arada bir kahkahalar, dostane selamlaşmalar, el sıkışmalar… Yani sadece ticaret değil, insani bağlar da güçleniyor.
Kahramanmaraş’ın üretim gücünü bilen bilir. Ama fuar sayesinde bu güç, sadece rakamlardan ibaret olmaktan çıkıp somut bir deneyime dönüşüyor. Standlarda sergilenen ürünler, kullanılan teknolojiler, yapılan tanıtımlar… Hepsi, bu şehrin sadece bölgesel değil, ulusal ve hatta uluslararası bir oyuncu olduğunun kanıtı.
Akdo’nun bu sponsorlukla verdiği mesaj net: “Biz bu şehrin geleceğine inanıyoruz.” Ve bence en önemlisi de bu. Çünkü fuarlar gelip geçer, standlar sökülür, afişler indirilir… Ama arkada bıraktığı işbirlikleri, kurulan ilişkiler ve şehre kazandırılan vizyon, uzun yıllar yaşar.
Kahramanmaraş Fuarı bu yıl bir kez daha gösterdi ki; doğru destek, doğru vizyon ve doğru birlikteliklerle şehirler sadece büyümez, aynı zamanda dünyaya da açılır. Akdo’nun hikâyesi de bu büyümenin, bu açılımın önemli bir parçası.








