Ahmet Davarcıoğlu üzerine bir not
Kahramanmaraş…
Tarihiyle, insanıyla, emeğiyle ve en çok da dünyaya nam salmış dondurmasıyla gönlümüzde ayrı bir yere sahip. Bu şehrin havasını soluyan, suyunu içen, toprağında büyüyen herkes bilir ki, Maraş’a olan sevda bir başkadır.
Geçtiğimiz günlerde Akdo Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Davarcıoğlu ile sohbet etme imkânım oldu. Onun gözlerinde gördüğüm parıltı, sözlerine yansıyan samimiyet bana şunu gösterdi: Kahramanmaraş için çalışan insanlar var, hem de yürekten.
Davarcıoğlu, “Kahramanmaraş’a vefa borcumuz gece gündüz çalışmaktır. Bu şehri dondurmasıyla dünyaya tanıtmak bizim için bir görev değil, bir sevdadır” dedi. Düşünün, yıllar önce küçük bir imalathanede başlayan hikâye, bugün dünyanın dört bir yanında Kahramanmaraş adını gururla taşıyor. İşte bu, memleket sevgisinin en somut karşılığıdır.
Ama beni en çok etkileyen şey, Ahmet Bey’in yalnızca geçmişi değil, geleceği de düşünmesiydi. Oğlundan bahsederken yüzünde ayrı bir gurur vardı:
“Oğlum Mertcan da şimdiden Kahramanmaraş sevdalısı oldu. Spora gönül veriyor, tanıtım çalışmalarına ilgi duyuyor. Onun bu heyecanı bize umut veriyor.”
İşte bu noktada bir kez daha anlıyoruz ki, sevda kuşaktan kuşağa aktarılır. Ahmet Bey’in yüreğinde taşıdığı Kahramanmaraş sevgisi, bugün oğlunda da filizlenmiş. Demek ki bu şehir için çalışacak, bu değerleri daha da ileriye taşıyacak bir nesil geliyor.
Kahramanmaraş dondurması… Sadece bir tatlı değil, bir kültür, bir miras, bir şehrin kimliği. Ve bu mirası dünyaya tanıtmak için gecesini gündüzüne katan insanlar olduğu müddetçe, bu şehir hepimizin göğsünü kabartmaya devam edecek.
Son söz olarak şunu söylemek isterim:
Kahramanmaraş, dondurmasıyla da, insanıyla da, çalışkanlığıyla da bizim sevdamız. Bu sevdayı taşıyan her yürek, bu şehre ışık oluyor. Ahmet Davarcıoğlu gibi memleket sevdalıları sayesinde biliyoruz ki, Kahramanmaraş’ın geleceği parlak.







