– 6 Şubat 2023 depremlerinin üzerinden üç yılı aşkın bir süre geçti. Takvimler bugün 10 Temmuz 2026'yı gösteriyor. İlk günlerde yaşanan büyük acının ardından devlet kurumları, belediyeler, altyapı kuruluşları ve birçok ekip sahada yoğun bir çalışma yürüttü. Emek veren herkese teşekkür etmek gerekir. Çünkü deprem gibi büyük bir felaketin ardından hiçbir şeyin kolay olmayacağı da bir gerçekti.
Ancak bugün vatandaşın sormaya başladığı başka bir soru var:
Sorun, çalışılmaması mı; yoksa çalışmaların plansız yürütülmesi mi?
Hiç kimse yapılan hizmeti görmezden gelmiyor. Kimse "çalışılmıyor" demiyor. Aksine her gün bir ekip, bir iş makinesi, bir kazı çalışması görmek mümkün. Fakat vatandaş artık yapılan işten çok, aynı yerlerin tekrar tekrar kazılmasına, biten işlerin kısa süre sonra yeniden bozulmasına ve günlük yaşamın sürekli aksamasına tepki gösteriyor.
Bir cadde asfaltlanıyor.
Aradan kısa süre geçmeden su hattı için yeniden kazılıyor.
O bittikten sonra doğalgaz çalışması başlıyor.
Sonra elektrik altyapısı için aynı yol tekrar açılıyor.
İnternet altyapısı derken bir kez daha kazılıyor.
Tam "nihayet bitti" denilirken bu kez kanalizasyon arızası çıkıyor.
Sonuç?
Yamalarla dolu yollar…
Bitmeyen çukurlar…
Bozulan araçlar…
Artan masraflar…
Ve tükenen sabırlar…
Vatandaş artık şu soruyu soruyor:
Bu çalışmalar neden tek seferde planlanmıyor?
Bir kurumun yaptığı yolu başka bir kurumun birkaç hafta sonra yeniden kazması gerçekten kaçınılmaz mı?
Yoksa kurumlar arasında yeterli koordinasyon sağlanamadığı için mi aynı sıkıntılar tekrar tekrar yaşanıyor?
Bugün Kahramanmaraş'ta birçok mahallede benzer tabloyla karşılaşmak mümkün.
Su kesintileri…
Kanalizasyon arızaları…
Elektrik kesintileri…
Doğalgaz çalışmaları…
İnternet altyapısı sorunları…
Kapanan yollar…
Bitmeyen trafik…
Normal şartlarda 10 dakikada gidilecek mesafe bazen 30 dakikayı buluyor.
İşe yetişmeye çalışan insanlar var.
Hastaneye gitmeye çalışan hastalar var.
Okuluna ulaşmaya çalışan öğrenciler var.
Esnaf var.
Servis şoförleri var.
Ambulansların geçmeye çalıştığı yollar var.
Bütün bu yükün merkezinde ise vatandaş bulunuyor.
Üstelik yaşanan sadece zaman kaybı değil.
Araçlar bozuk yollarda zarar görüyor.
Lastikler patlıyor.
Süspansiyonlar dağılıyor.
Yakıt tüketimi artıyor.
İnsanların cebinden ekstra para çıkıyor.
Ama belki de en önemlisi psikolojik yorgunluk büyüyor.
Bir başka dikkat çeken konu ise yapılan işlerin kalıcılığı.
Yeni döşenen su hattı kısa süre sonra patlıyor.
Yeni yapılan kanalizasyon hattı tıkanıyor.
Yeni yenilenen elektrik hattında arıza yaşanıyor.
Vatandaş doğal olarak soruyor:
Kontrol mekanizması nerede?
Bir iş teslim edilmeden önce yeterince denetleniyor mu?
Kalite kontrol süreçleri gerektiği gibi işletiliyor mu?
Yoksa eksikler daha sonra vatandaşın günlük yaşamına mı yansıyor?
Elektrik kesiliyor.
"Arıza var." deniliyor.
Saatlerce bekleniyor.
Ekip geliyor.
Sorunun sadece bir şalter olduğu anlaşılıyor.
Vatandaşın aklına şu soru geliyor:
"Bunun için neden saatlerce bekledik?"
Elbette her arıza dışarıdan göründüğü kadar basit olmayabilir. Ancak iletişim eksikliği ve belirsizlik, insanların yaşadığı stresi daha da artırıyor.
Bugün vatandaşın beklentisi aslında çok büyük değil.
Daha fazla hizmet değil…
Daha düzenli hizmet…
Daha fazla kazı değil…
Daha planlı kazı…
Daha fazla çalışma değil…
Daha koordineli çalışma…
Çünkü planlama, hizmetin en önemli parçasıdır.
Aynı caddeyi beş kez kazmak yerine tüm altyapı kurumlarının aynı masa etrafında buluşup ortak takvim oluşturması hem kamu kaynaklarını korur hem de vatandaşın hayatını kolaylaştırır.
Hiç kimse yapılan hizmete karşı değil.
Tam tersine yapılan her yatırım bu şehrin geleceği için önemli.
Ancak hizmet üretirken vatandaşın günlük yaşamını da düşünmek gerekiyor.
Çünkü bu yükü her gün yaşayan insanlar artık şu soruyu soruyor:
Giden ne?
İnsanların zamanı mı?
Arabası mı?
Parası mı?
Psikolojisi mi?
Yoksa hepsi birden mi?
Kahramanmaraş büyük bir felaket yaşadı.
Bu şehir ayağa kalkacak.
Buna kimsenin şüphesi yok.
Ancak ayağa kalkarken insanların omzuna her gün yeni bir yük yüklemek yerine işleri daha planlı, daha koordineli ve daha kalıcı yürütmek mümkün olmalı.
Çünkü güçlü şehirler sadece yapılan yatırımlarla değil, iyi planlanan hizmetlerle de büyür.
Vatandaşın istediği şey çok açık:
İnsanları yormayan, aynı işi tekrar tekrar yaptırmayan, kurumların birlikte hareket ettiği planlı bir çalışma düzeni.
Belki de bugün en çok ihtiyaç duyulan yatırım; yeni bir yol değil, güçlü bir koordinasyon ve sağlam bir planlamadır.








