• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNCEL
  • BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
  • İLÇE
  • SİYASİ
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • SPOR
  • DÜNYA DİN BÖLGESEL MEDYA İNTERNET
  • Ara
SON DAKİKA:
14:42
AKDO Park yeni sezonda da İstiklalspor’un evi olacak
14:22
Akdo, 3. Kez Ağustos Fuarı Ana Sponsoru oldu
14:21
Kahramanmaraş’ta plastik deposu ve tekstil fabrikasında yangın
14:19
Kahramanmaraş’ta otomobil KGYS direğine çarptı: 2 ağır yaralı
11:28
Kahramanmaraş’ta Sulama Kanalında Bulunan 9 Yaşındaki Çocuk Hayatını Kaybetti
10:42
BAŞKAN MEHMET AKPINAR’DAN TARİHÎ KAPALI ÇARŞI ESNAFINA ZİYARET
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. AHMET SANDAL
  3. VAROLUŞÇULUK MU KAOSÇULUK MU?
14 Ağustos 2023 - 11:03

VAROLUŞÇULUK MU KAOSÇULUK MU?

14 Ağustos 2023 - 11:03
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
[email protected]

Yazımın başlığını “varoluşçuluk mu, kaosçuluk mu” şeklinde belirlerken esasında kısalttım. Çünkü başlıklar ne kadar kısa belirlenirse o kadar iyi olur.

Eğer uzun bir şekilde yazımın başlığın belirlemek mümkün olsaydı, şunları da başlıkta yazardım.

“Varoluşçuluk mu, ahlaksızlık mı?” “Varoluşçuluk mu, başıboşluk mu?” “Varoluşçuluk mu, inançsızlık mı?” “Varoluşçuluk mu, alçaklık mı?” “Varoluşçuluk mu, saçmalık mı?”

Varoluşçuluk derken, anlamışsınızdır, “varoluşçuluk” felsefesini şiddetle eleştiriyorum.

Varoluşçuluk denilen bir şeytani felsefi akımdan bahsediyorum.

Bu felsefi akım tam bir saçmalıktır. Hatta saçmalıktan öte bir alçaklıktır.

Varoluşçuluk denilen saçma ve alçak felsefi akımı kısaca şöyle tanımlanabilir:

Aşağıdaki bilgiler benim görüşüm değil, varoluşçuluğu tanımlayan ansiklopedik bilgilerdir.

“Varoluşçuluk (egzistansiyalizm) akımı, Avrupa’da özellikle 1. Dünya Savaşı ve 2. Dünya Savaşı sonrasındaki yıkım ortamında, geleneksel felsefelere ve özellikle rasyonalizmin akla dayanan bilgisinin genel geçerliğine ve pozitivizmin olguları açıklamada bağlı kaldığı doğal yasaları bulabileceğine olan inancına, evrensellik ve nesnelliğine karşı bir tepki olarak ortaya çıkmıştır, öznelliğe, bireyselliğe ve aklın karşısında duygulara önem vermiştir.”

Bu bilgiler dahi bu akımın ne mal olduğunu ve mantıksızlığını açıklamakta yeterlidir.

Yine ansiklopedik bilgilerden hareketle bu akımı anlatmaya devam edelim. Aşağıdaki bilgiler de bana ait değildir.

“Bu akım, bulantı, iç sıkıntısı, belirsizlik, yaşamın anlamsızlığı, saçma, yabancılaşma gibi temel kavramlarından da anlaşılacağı üzere, savaşın yıkıntılarının birey üzerindeki kötümserlik, umutsuzluk, hayal kırıklığı, yalnızlık ve bunalımın etkilerini ortaya koyar.”

Evet, biz bir şey demeden bile, kendileri kendilerini böyle tanımlamış ve bunalımda olduklarını açıklamışlardır.

Varoluşçuluk akımının önde gelen sözde felsefecileri arasında en başta geleni Jean-Paul Sartre’dir. Bunalımlı adamdır kendisi.

Şimdi burada şu hususu da belirtelim, “varoluşçuluk, sözcük olarak, 1929’da yeni-Kantçı F. Heinemann tarafından ortaya atılmış bir terimdir.” Bu terim kullanılmadan önce “varoluşçuluğu, daha doğrusu bu felsefeyi” yani mantıksızlığı ve başıboşluğu bir felsefe haline getirmiş tipler yok mudur? Vardır elbette.

Bu adam, yani, Jean-Paul Sartre ve bu adamdan önce gelen, yani Friedrich Nietzsche gibi tipler, kendi şahsi bunalımlarını felsefeleştirerek, hayatı “hiçlik, mantıksızlık, manasızlık ve başıboşluk” noktasında açıklamaya çalışmışlardır.

Düşünün şimdi, “kafayı yemiş tipler” bir şeyler yazıyor ve anlatıyor ve siz buna felsefe akımı diyorsunuz.

Böyle bir şey olabilir mi? Olmuş işte, varoluşçuluk akımında benim müşahede ettiğim sözde felsefeciler “kafayı yemiş tipler.”

Şimdi bu tipleri bir tarafa bırakalım ve bu tiplerin dile getirdiği görüşlerin mantıksızlığını anlatalım.

Önce o adamların görüşlerini yazalım ve sonra da kendi görüşümüzü açıklayalım. (Tırnak içinde yazılanlar varoluşçu’ların görüşüdür)

  1. “Hayat anlamsızdır. Hayat bireyseldir. Hayatta bütünlük yoktur. Hayatta insanın diğer varlıklardan farkı yoktur.”

Varlığın anlamını bütüne bakarak anlamaya çalışmak yerine, parçaya, bireye ve olumsuzluğa bakarak anlamaya çalışmak ne kadar tutarlıdır. Hayat bir bütünlüktür. İnsanın ihtiyacı olan olan su, güneş, toprak ve kainattaki her bir varlık birbirleriyle uyumludur ve insana hizmet etmektedir. İnsanın konumu o kadar diğer varlıklar farklıdır ki, insanın diğer varlıklarda olmayan bir sorumluluğu vardır ki, bunu görmemek ve göz ardı etmek insafsızlıktır. Aynı zamanda alçaklıktır.

  1. “Varoluş vardır. Varoluştan önce bir başka varoluş yoktur.”

“Varlık bizatihidir ve kendiliğindendir” diyen bir kişi, varoluşun bir öz’e ve varoluşun bir tasarım’a dayanmadığını savunur ki, bu en saçma bir haldir. Hiçbir varlık kendiliğinden var olamaz, Allah’tan başka.

Allah vardır ve O’ndan (cc) neşet eder, her şey.

Bunu düşünmek insanı huzurlu kılar. Bunalımdan çıkmanın yolu bu iken varoluşçu bunalımcılar kendilerini bunalıma daha da atmışlardır. Bir bataklığa düşen kişi nasıl ki çırpındıkça daha çok battığı gibi, varoluşçular da öz’den ve yaratılış’a uzak kaldıkça ve tasarım’ı reddettikçe daha çok bunalıma düşmüşlerdir.

  1. “Özneden hareket etmek ve öznel hakikatlerle ilgilenmek yeterlidir.”

Özneden hareket ederek ve yalnız öznel hususları dikkate almak, insan ve çevresi, özne ve nesnesi ayrımının en temel gerçeklik teşkil ettiği bu hayatta ne kadar doğrudur? Gerçekten de şurası bir basit gözlemdir ki, tek başına özne bir hakikatli değildir. İnsan ve nesne ikisi birlikte bir anlam ifade eder. Biz tek başına bir robot muyuz? Biz yalnızca bir etten ve kemikten teşkil edilmiş basit bir canlı mıyız? Ruhumuz yok mu? Maneviyatımız yok mu? Dışımızda olan bir hadise, vücudumuzda hiçbir etki meydana getirmezken, üzüntü, sevinç ve benzeri duygularımızı harekete geçiriyorsa, bunu neyle açıklayacağız? Özetle dışımızdaki tüm olay ve konular bizi açıklamak ve insanı tanımlamak için gereklidir. İnsanın dışındaki olayları ve konuları gereksiz görmek mantıksızlıktır.

  1. “Evrenin, rasyonel bir tarafı yoktur.”

Kainattaki kurulu düzeni anlamsız görmek deli saçmasıdır. Güneş bulunduğu konumda ve Dünya’ya uzaklık bakımından eğer o konumunda bir (1) cm kadar daha yakın olsa Dünya alev topuna döner.   Güneş bulunduğu konumda ve Dünya’ya uzaklık bakımından eğer o konumunda bir (1) cm kadar daha uzak olsa Dünya buz kütlesine döner. Bu hassas ayarlamayı tesadüfe bağlamak deli saçmasından daha saçmadır. Milyonlarca yıldız, milyarlarca gök cismi, sonsuz sayıdaki varlık Kainatta ve Dünya’da mevcudiyetin, bir denge ve ahenk içerisinde sürdürür. Hepsinde de çok ince bir plan ve çok muazzam bir ahenk vardır. Uzayda sonsuz sayıdaki yıldız, gezegen ve cisimler kendi yörüngesinde yüzüp dolaşırlar ve hiçbir bir diğerine çarpmaz. Bunu tesadüfe bağlamak akıl kârı değildir. Elinize on tane bilye alın ve her birini bir ip ile sallandırın ve etrafınızda döndürün, her saniyede birisi diğerine çarpar. Siz on tane bilyeyi etrafınızda döndürürken çarpmasına engel olamazken, sonsuz sayıdaki cisim uzayda birbirine çarpmadan hareket ediyor. Aklın var ise muazzam ve rasyonel bir evreni müşahede ederek, Yüce bir Yaratıcı’ya (cc) iman edersin. Yüce Yaratıcı’ya (cc) iman etmeyenler akılları sureta olsa da şeytana ve nefislerine teslim etmiş bedbahtlardır. Kurtar aklını şeytanın ve nefsinin elinden.

  1. “Ahlaki ilkeler, tabi ve fıtri değildir. Sonradan konulmuş kurallardır.”

Varoluşçuların belki de en saçma kuralı budur, belki de en saçma görüşü budur.  Ahlaki ilkeler ve ahlak fikri insanda fıtri ve tabidir. İnsanlar doğuştan saf ve temizdirler. Her insanın ruhlarında iyiliğe ve doğruluğa bir meyil vardır. Belki büyüdükçe ve kendi tercihleri ile ahlaksızlığa ve eğriliğe kaymaları sözkonusu olsa da insanlar ahlak üzere yaratılmışlardır, İnsanlar fıtraten doğruluk üzere davranmayı seçerler. Bir çocuk dahi çıplaklıktan ve mahrem yerlerini göstermekten haya eder ve utanır. Hiç kimse kendisine dışarıdan müdahale etmese dahi avret mahallinin açıkta olmasının yanlış olduğunu anlar. Çocuklar dahi bunu akılları ile kavrarlar.

Yazımızı uzatmaya ve hacmini genişletmeye gerek yok. Varoluşçuluk diye bir felsefe akımı varmış gibi görünse de, o akım, özde bir felsefe ve mantıki bir görüşler bütünü değildir, tamamen deli saçmasından daha saçma fikirlerdir. Bunalımlı birkaç adamın saçma ve kaosa dayanan fikirleridir.

“Evrende kaos yok, kozmos var. Bütünlük var. O bütünlüğü merkezinde insan var.” Vesselam.

Ahmet SANDAL

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • MENEMEN SOĞANLI MI SOĞANSIZ MI? BİSİKLET TAYTLI MI TAYTSIZ MI? - 20 Temmuz 2026
  • BİZİM SAĞCILAR BİRBİRİNİ KISKANIR! - 17 Temmuz 2026
  • HALUK LEVENT OLAYI VE ÇIKARTILMASI GEREKEN DERSLER - 14 Temmuz 2026
  • ŞİİRDE ABARTICI KABARTICILAR / SÜSLEMECİ PÜSLEMECİLER - 13 Temmuz 2026
  • YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİNDEKİ "AT GÖZLÜKLÜLER!" - 10 Temmuz 2026
  • NATO BİZİ KORUR MU? - 07 Temmuz 2026
  • "MÜKEMMELCİLİĞİ BIRAK, İYİYİ GERÇEKLEŞTİR." - 05 Temmuz 2026
  • TAMAR TANRIYAR, FUTBOL DÜNYA KUPASI, ORTADOĞU KAN GÖLÜ VE BİR HASTANEDE REZALET - 01 Temmuz 2026
  • SEVGİDE ÖZGÜRSÜN / SAYGIDA MECBURSUN - 28 Haziran 2026
  • AMACA GİDERKEN HER YOL MEŞRU MU? - 22 Haziran 2026
  • İLAHİYAT PROFESÖRÜ MEHMET OKUYAN'A BİR CEVAP - 18 Haziran 2026
  • ÂŞK-I MECAZİ'DEN ÂŞK-I HAKİKİ'YE - 15 Haziran 2026
  • SEVGİNİN YANSIMASI: İLGİ, EMEK, İYİLİK VE DOSTLUK - 12 Haziran 2026
  • ZORLAŞTIRMAYIN HAYATI - 05 Haziran 2026
  • İSRAİL'İN ÖMRÜ MESELESİ - 01 Haziran 2026
  • BİR KURBAN BAYRAMI DÜŞÜNCELERİ - 26 Mayıs 2026
  • TOPLUM MU? TOP/LUM MU? - 24 Mayıs 2026
  • BU ÜLKENİN KADİM VE DEĞİŞMEZ GERÇEĞİ: DEPREM - 20 Mayıs 2026
  • BELEDİYELER KAPATILMALI MI? - 17 Mayıs 2026
  • BU TOPLUMU H/ATA SÖZLERİYLE UYUTTULAR - 12 Mayıs 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 53
Köşe Yazarları
Havva KARABACAK
Havva KARABACAK
BAŞARI BASKISI ÇOCUKLARI NASIL ETKİLİYOR?
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
MENEMEN SOĞANLI MI SOĞANSIZ MI? BİSİKLET TAYTLI MI TAYTSIZ MI?
TOPRAĞIMI, BAYRAĞIMI, VATANIMI VATANSIZ BIRAKANLARI ALLAH'A HAVALE EDİYORUM
HALİL HINAZ
TOPRAĞIMI, BAYRAĞIMI, VATANIMI VATANSIZ BIRAKANLARI ALLAH'A HAVALE EDİYORUM
Ahmet Süreyya DURNA
Ahmet Süreyya DURNA
IRAHAN KOKULU ANALARIMIZ
Andırın'da Bir "Okuma" Sevdası, Bir de Yurt Çilesi
İLKER YİYEN
Andırın'da Bir "Okuma" Sevdası, Bir de Yurt Çilesi
Oğuz Karakoç
Oğuz Karakoç
Cahit Paköz ve KİPAŞ Eğitim Kurumlarının Başarısı
YUSUF POLAT
YUSUF POLAT
Şampiyonluk Sebahattin Şirin'e yazar 
Ramazan AYDIN
Ramazan AYDIN
Kahramanmaraş'ta inşaat sektörünün gidişatı!
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
BEKİR DOĞAN
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
Mustafa SAYLAK
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
BİRLİKTE ÇALIŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR…
Mehmet Akpınar
BİRLİKTE ÇALIŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR…
Çok Okunan Haberler
Kahramanmaraşlılar Bornova'da Gönül Sofrasında Buluştu
Kahramanmaraşlılar Bornova'da Gönül Sofrasında Buluştu
Kahramanmaraş Eczacılar Odası’ndan Sahte Reçete Operasyonu Haberine İlişkin Açıklama
Kahramanmaraş Eczacılar Odası’ndan Sahte Reçete Operasyonu Haberine...
KSÜ 2025-2026 Akademik Yılı Mezunlarını Törenle Uğurladı
KSÜ 2025-2026 Akademik Yılı Mezunlarını Törenle Uğurladı
Ana Sayfa
GÜNCEL
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
İLÇE
SİYASİ
EĞİTİM
SAĞLIK
SPOR
DÜNYA
DİN
BÖLGESEL
MEDYA
İNTERNET
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
MEDYA GAZETESİ - KahramanMaraş'ın Yerel ve Güncel Haber Siteniz
İsmet Paşa Mahallesi Azerbaycan Bulvarı Basın Evi Girişi N: 27/1 Giriş Kat N: 18 Dulkadiroğlu/KAHRAMANMARAŞ
[email protected]
0 (344) 224-3472
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim