• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNCEL
  • BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
  • İLÇE
  • SİYASİ
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • SPOR
  • DÜNYA DİN BÖLGESEL MEDYA İNTERNET
  • Ara
SON DAKİKA:
17:06
Kahramanmaraş’ta zincirleme kaza: 1 yaralı
16:37
Kahramanmaraş’ta serinlemek için girdiği suda hayatını kaybetti
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Mehmet Akpınar
  3. BİRLİKTE ÇALIŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR…
19 Temmuz 2026 - 11:23

BİRLİKTE ÇALIŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR…

19 Temmuz 2026 - 11:23
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
BİRLİKTE ÇALIŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR…
Mehmet Akpınar
[email protected]

İnsan bazen düşmanını kendi zihninde yaratır…

Sonra da ömrünü, kendi elleriyle yarattığı o düşmanla mücadele ederek tüketir…

Cervantes’in ölümsüz kahramanı Don Kişot da böyleydi…

Niyeti kötü değildi…

Mazlumları kurtarmak, haksızlıkları ortadan kaldırmak, kötülüklerle mücadele etmek istiyordu…

Fakat büyük bir yanılgısı vardı:

Hayal ile hakikati birbirine karıştırıyordu…

Karşısında gördüğü yel değirmenlerini, insanlara zulmeden devler zannetti…

Mızrağını eline aldı ve hücuma geçti…

Oysa yel değirmenleri onun öfkesinden habersizdi…

Rüzgâr estikçe dönüyor, kendi vazifesini yapıyordu…

Sonunda yel değirmenleri yerinde kaldı; savrulan Don Kişot oldu…

Belki de bu hikâyenin bize bıraktığı en önemli derslerden biri şudur:

Her karşımıza çıkan güç düşman değildir…

Her farklı düşünen kötü değildir…

Her anlaşmazlık kavga sebebi değildir…

Ve her mücadele, hakikat mücadelesi değildir…

Bazen insan, mücadele ettiğini zannederken kendi vehimleriyle savaşır…

Bazen de asıl mücadele etmesi gereken meseleleri bırakıp kendi yel değirmenleriyle uğraşır…

Oysa toplumların da şehirlerin de kaybedecek zamanı yoktur…

Bir şehrin yolu yapılacaksa…

Sanayisine yatırım gelecekse…

Yeni fabrikalar kurulacaksa…

Ulaşım ağı güçlenecekse…

Eğitimine, sağlığına, tarımına destek sağlanacaksa…

O şehrin insanlarının birbirleriyle değil, o hedeflere ulaşmak için birlikte mücadele etmesi gerekir…

Çünkü şehirler sadece binalardan, yollardan ve meydanlardan ibaret değildir…

Her şehrin bir hafızası vardır…

Bir ruhu vardır…

Bir de kader ortaklığı vardır…

Siyasetçisi vardır…

Sanayicisi vardır…

İş insanı vardır…

Esnafı vardır…

Sivil toplum kuruluşları, meslek odaları, sendikaları, üniversiteleri ve kanaat önderleri vardır…

Düşüncelerimiz farklı olabilir…

Siyasi tercihlerimiz farklı olabilir…

Hayata baktığımız pencereler farklı olabilir…

Bunların hepsi son derece tabiidir…

Fakat bütün farklılıklarımızın üzerinde değişmeyen bir gerçek vardır:

Biz aynı gemideyiz…

Aynı şehrin insanlarıyız…

Aynı dağın çocuklarıyız…

Yağmur yağdığında hepimizin üzerine yağıyor…

Deprem olduğunda hepimizin yüreği aynı anda sarsılıyor…

Şehir büyüdüğünde hepimiz kazanıyoruz…

Şehir geride kaldığında ise hepimiz kaybediyoruz…

Öyleyse şehrimizin geleceğini günlük politikalara, şahsi hesaplara ve bitmek bilmeyen didişmelere neden kurban edelim?

Neyi paylaşamıyoruz?

Makamları mı?

İtibarı mı?

Gücü mü?

Şöhreti mi?

Bu dünyada hangisi kalıcı?

İnsan dediğimiz varlık, nihayetinde kısa bir ömrün yolcusudur…

Bugün bulunduğumuz makamlar yarın başkalarının olacak…

Bugün oturduğumuz koltuklarda yarın başkaları oturacak…

Bugün uğruna birbirimizi kırdığımız nice mesele, yıllar sonra belki kimsenin hatırında bile kalmayacak…

Ama yaptığımız iyilikler kalacak…

Şehrimize kazandırdığımız eserler kalacak…

Açtığımız yollar, kurduğumuz fabrikalar, yetiştirdiğimiz insanlar kalacak…

Ve arkamızdan şu soru sorulacak:

Bu şehir için ne yaptınız?

İşte bütün mesele budur…

Bazı şehirler bunu erken anlamıştır…

Siyasette birbirlerine rakip olurlar…

Seçim zamanı karşı karşıya gelirler…

Farklı dünya görüşlerini savunurlar…

Fakat konu şehirlerinin geleceğine geldiğinde aynı masaya oturmayı bilirler…

Bir yatırım talep edilecekse birlikte isterler…

Bir proje takip edilecekse birlikte takip ederler…

Bir kapı çalınacaksa birlikte çalarlar…

Çünkü bilirler ki mesele şahısların değil, şehrin meselesidir…

Bazı şehirler ise enerjisini kendi içinde tüketir…

Biri bir adım atar, diğeri geri çeker…

Biri bir kapıyı açmaya çalışır, diğeri kapatır…

Biri ister, diğeri istemez…

Sonunda kimse kimseyi yenmiş olmaz…

Kaybeden şehir olur…

Daha kötüsü, zamanla o şehrin sözü de ağırlığını kaybeder…

Karar mercileri ister istemez düşünmeye başlar:

“Bu şehir gerçekten ne istiyor?”

Bugün istenen yarın reddediliyor, birinin talebine diğeri karşı çıkıyorsa; bir süre sonra o şehrin talepleri ciddiyetini kaybetmeye başlar…

Oysa güçlü şehirlerin sırrı yalnızca paralarında, fabrikalarında veya nüfuslarında değildir…

Güçlü şehirler, ortak meselelerde ortak irade ortaya koyabilen şehirlerdir…

Birbirimizi sevmek zorunda değiliz belki…

Aynı siyasi görüşü paylaşmak zorunda hiç değiliz…

Ama birlikte çalışmak zorundayız…

Çünkü başka bir şehrimiz yok…

Başka bir memleketimiz yok…

Başka bir geleceğimiz yok…

Bizim birbirimizle uğraşacak kadar vaktimiz de yok…

Bu şehir ayağa kalkacaksa hep birlikte ayağa kalkacak…

Büyüyecekse birlikte büyüyecek…

Kazanacaksa birlikte kazanacak…

Çünkü aynı gemide yolculuk ediyoruz…

Geminin bir tarafını delip diğer tarafında huzur içinde oturamayız…

Birbirimizin ayağına basarak ilerleyemeyiz…

Birbirimizi aşağı çekerek yükselemeyiz…

Başkaları şehirleri için omuz omuza verirken, biz birbirimizi engelleyerek mesafe alamayız…

Şehrin geleceğini politikaya kurban etmeyelim…

Şehrin yarınlarını şahsi hesaplaşmalarımıza feda etmeyelim…

Yel değirmenleriyle savaşmayı bırakalım…

Gerçek meselelerimize dönelim…

Birbirimizle değil; yoksullukla, işsizlikle, geri kalmışlıkla mücadele edelim…

Üretmek için yarışalım…

Yatırım getirmek için yarışalım…

Gençlerimize daha güzel bir gelecek bırakmak için yarışalım…

Gerekirse siyasette rakip olalım ama memleket meselesinde yol arkadaşı olmayı bilelim…

Çünkü günün sonunda hepimiz faniyiz…

Bir gün hepimiz gideceğiz…

Makamlar kalmayacak…

Koltuklar kalmayacak…

Unvanlar kalmayacak…

Geriye, bu şehir için yaptıklarımız ve yapabilecekken yapmadıklarımız kalacak…

Öyleyse neyi paylaşamıyoruz?

Bu kadar kavga niye?

Bu kadar didişme niye?

Bu kadar birbirimizin önünü kesmek niye?

Aynı gemideyiz…

Aynı dağın çocuklarıyız…

Aynı şehrin geleceğinden sorumluyuz…

Artık birbirimizle savaşmaya değil…

Birbirimizi dinlemeye…

Birbirimizi tamamlamaya…

Ve her şeyden önemlisi;

Birlikte çalışmaya ihtiyacımız var…

Çünkü şehirler kavgayla yorulur…

Birlikte çalışarak ayağa kalkar…

Mehmet Akpınar
19 Temmuz 2026

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • 15 TEMMUZ: GÜCÜN DEĞİL, MİLLETİN ZAFERİ - 13 Temmuz 2026
  • DEĞİŞİMİN BEDELİ - 30 Haziran 2026
  • DEĞİŞİM ÖNCE KENDİMİZDEN BAŞLAR - 25 Haziran 2026
  • ELİNDE BİR FİDAN VARSA… - 16 Haziran 2026
  • İNANANLAR GELSİN - 10 Haziran 2026
  • YILDIZLARIMIZI KAYBETMEYELİM - 03 Haziran 2026
  • BİR BAYRAM SABAHININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ - 26 Mayıs 2026
  • ŞEHRİ ŞEHİR YAPAN - 18 Mayıs 2026
  • EMANET VE EHLİYET - 10 Mayıs 2026
  • GECENİN DÖRDÜNDE UYANIK KALABİLMEK… - 09 Mayıs 2026
  • AĞLAYAN BİR ÜMMET Mİ, YÜRÜYEN BİR NESİL Mİ? - 08 Mayıs 2026
  • EŞİK… BİR NESLİN KENDİNE DOĞDUĞU YER… - 05 Mayıs 2026
  • KÖLELİĞE ALIŞAN RUH, ÖZGÜRLÜĞÜ TAŞIYAMAZ - 11 Nisan 2026
  • MEMENTO MORİ - 31 Mart 2026
  • BİRLİK OLMADAN ZAFER OLMAZ - 28 Mart 2026
  • ADALETİN TERAZİSİ - 22 Mart 2026
  • TOPRAK GİBİ OLABİLMEK - 22 Mart 2026
  • ZAFERİN TÜRKÜSÜ - 16 Mart 2026
  • Yirmi Sekiz Şubat… - 28 Şubat 2026
  • SAMİMİYETİN GÜCÜ - 27 Şubat 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
Köşe Yazarları
Havva KARABACAK
Havva KARABACAK
BAŞARI BASKISI ÇOCUKLARI NASIL ETKİLİYOR?
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
BİZİM SAĞCILAR BİRBİRİNİ KISKANIR!
TOPRAĞIMI, BAYRAĞIMI, VATANIMI VATANSIZ BIRAKANLARI ALLAH'A HAVALE EDİYORUM
HALİL HINAZ
TOPRAĞIMI, BAYRAĞIMI, VATANIMI VATANSIZ BIRAKANLARI ALLAH'A HAVALE EDİYORUM
Ahmet Süreyya DURNA
Ahmet Süreyya DURNA
IRAHAN KOKULU ANALARIMIZ
Andırın'da Bir "Okuma" Sevdası, Bir de Yurt Çilesi
İLKER YİYEN
Andırın'da Bir "Okuma" Sevdası, Bir de Yurt Çilesi
Oğuz Karakoç
Oğuz Karakoç
Cahit Paköz ve KİPAŞ Eğitim Kurumlarının Başarısı
YUSUF POLAT
YUSUF POLAT
Şampiyonluk Sebahattin Şirin'e yazar 
Ramazan AYDIN
Ramazan AYDIN
Kahramanmaraş'ta inşaat sektörünün gidişatı!
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
BEKİR DOĞAN
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
Mustafa SAYLAK
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
BİRLİKTE ÇALIŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR…
Mehmet Akpınar
BİRLİKTE ÇALIŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR…
Çok Okunan Haberler
Kahramanmaraşlılar Bornova'da Gönül Sofrasında Buluştu
Kahramanmaraşlılar Bornova'da Gönül Sofrasında Buluştu
TÜRKİYE'NİN İLK UNESCO EDEBİYAT ŞEHRİ KAHRAMANMARAŞ İSTANBUL'DA TANITILDI
TÜRKİYE'NİN İLK UNESCO EDEBİYAT ŞEHRİ KAHRAMANMARAŞ İSTANBUL'DA...
Kahramanmaraş Gençlik ve Spor İl Müdürü Yasin Özdemir, Döngel Mahallesi’nde dağcılık tırmanış rotası oluşturulması amacıyla yürütülen çalışmaları yerinde inceledi.
Kahramanmaraş Gençlik ve Spor İl Müdürü Yasin Özdemir, Döngel...
Ana Sayfa
GÜNCEL
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
İLÇE
SİYASİ
EĞİTİM
SAĞLIK
SPOR
DÜNYA
DİN
BÖLGESEL
MEDYA
İNTERNET
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
MEDYA GAZETESİ - KahramanMaraş'ın Yerel ve Güncel Haber Siteniz
İsmet Paşa Mahallesi Azerbaycan Bulvarı Basın Evi Girişi N: 27/1 Giriş Kat N: 18 Dulkadiroğlu/KAHRAMANMARAŞ
[email protected]
0 (344) 224-3472
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim