• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNCEL
  • BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
  • İLÇE
  • SİYASİ
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • SPOR
  • DÜNYA DİN BÖLGESEL MEDYA İNTERNET
  • Ara
SON DAKİKA:
17:41
-Kahramanmaraş’ta zehir tacirlerine operasyon  
17:40
AK Parti Kahramanmaraş Heyeti Gençlik ve Spor Bakanı Bak ile Bir Araya Geldi
17:38
KARAGÖL-ÇOBANLI BAĞLANTI YOLUNDA SATHİ KAPLAMA ÇALIŞMALARI BAŞLADI
17:37
Büyükşehir, Dulkadiroğlu Lütfi Köker Bulvarı’nda Dönüşüm Başlattı
17:36
Büyükşehir’den Ekinözü Kırsalında Ulaşıma Güç Katan Yatırım
17:35
DEĞERİNİ KENDİSİNİN BİLMEDİĞİ BİR DEĞERİMİZDİ
17:34
KELİMELERİ DEĞERSİZLEŞTİRMEYELİM
17:30
KEMAL BAĞCI'YI ANARKEN
17:29
Büyükşehir’den Pazarcık Kızkapanlı’nın Sosyal Tesisinde Çevre Düzenlemesi
17:28
Büyükşehir’den Pazarcık Kırsalına Modern Ulaşım Yatırımı
17:27
Büyükşehir’den Gençosman’da Kesintisiz Asfalt Mesaisi
17:25
Büyükşehir, Elbistan Söğütlü Caddesi’ni Modern Görünümüne Kavuşturuyor
17:23
Büyükşehir’in Ödüllü Turnuvasında 180 Sporcu Şampiyonluk İçin Ter Döküyor
17:22
24 Temmuz Mesajında Kadın Gazetecilerin Mücadelesine Dikkat Çekti
14:42
AKDO Park yeni sezonda da İstiklalspor’un evi olacak
14:22
Akdo, 3. Kez Ağustos Fuarı Ana Sponsoru oldu
14:21
Kahramanmaraş’ta plastik deposu ve tekstil fabrikasında yangın
14:19
Kahramanmaraş’ta otomobil KGYS direğine çarptı: 2 ağır yaralı
11:28
Kahramanmaraş’ta Sulama Kanalında Bulunan 9 Yaşındaki Çocuk Hayatını Kaybetti
10:42
BAŞKAN MEHMET AKPINAR’DAN TARİHÎ KAPALI ÇARŞI ESNAFINA ZİYARET
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. AHMET SANDAL
  3. UTANILACAK BİR SÖZ: "ÇALSIN ANCAK ÇALIŞSIN!"
28 Ocak 2024 - 09:52

UTANILACAK BİR SÖZ: "ÇALSIN ANCAK ÇALIŞSIN!"

28 Ocak 2024 - 09:52
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
[email protected]

Başlıktaki bu sözden yola çıkarak bu yazıda ilkesizliği, fikirsizliği ve toplumsal bir çöküşü kısaca yazacağım.

Hemen belirtiyorum: Toplumsal tükeniş, davasızlık, fikirsizlik ve idealizmin yerini menfaat ve rantın alması ayrı bir mesele ve insanların bunu normal görmesi ayrı bir sorun.

“Çalsın ancak çalışsın.” Bir toplumun tükenişini bu sözden daha iyi anlatacak hangi söz vardır.

Bir toplumda yöneticilerin çalması kanıksanmış ise o toplumda hayır ve bereket kalmış mıdır?

İşte bu yazıda bunları anlatacağım.

Tabi biz bu hale nasıl getirildik? Buna cevap aramak gerekir.

“Çalsın ancak çalışsın.” Bu söz bir sonuçtur. Bu sonuca hangi yollardan gidildi?

Tabi sebepler çoktur. Ülkede aile, okul ve toplum üçgeninde maddiyatçı ve menfaatçı bakış, dinden imandan kopuş, eğitimde insanlarımızı başı boş, lay lay lom yetiştiren müfredat en büyük etkendir. Şunu söylemek istiyorum: “İnsanlarımızın yetiştirildiği üç esaslı kurum, aile, okul ve toplum bu vardığımız noktadan sorumludur.”

Bu Ülkede 12 Eylül 1980 Darbesi ve sonrasında yaşanılanlar da insanlarımızı fikirden, ülküden ve düşünceden korkutur oldu.

Öylece insanlar maddiyata, menfaata ve ranta yöneldiler.

Ever, artık dava'nın yerini tava aldı. Dava peşinde koşanlar, bir avuç ülkü neferi, bir avuç idealist hava aldı. Yani desteksiz kaldı. Ortalık çar çakala kaldı. Meydan rantçılara kaldı.

Evet, bu Ülkede “dava, fikir, ülkü ve idealizm 12 Eylül 1980'den önceye aittir.” (Bu sözlerim ile 12 Eylül'den önceki herkesi idealist görmüyorum. 12 Eylül’den sonraki herkesi de çıkarcı görmüyorum. Yalnızca genel müşahedemi belirtiyorum)

Benim gözlemlerim bu. Tabi şu da bir gerçek. Kıyıda köşede inandığı fikir ve dava için, idealleri için çalışan bir avuç insan çeşitli yerlerde (sivil toplum kuruluşlarında, partilerde, vakıf ve derneklerde) halen de vardır. Sözüm elbette onlara değil. Davası uğrunda çeşitli yerlerde ya da sosyal medyada mücadele eden sırf rıza-i ilahi için çalışan kişi parmaklarımızın sayısını geçmez. İnsanlar artık genelde maddiyatçı ve  menfaatçı oldu.

Dava ehli ve menfaatsiz çalışan insan artık neredeyse kalmadı.

Ancak eskiden böyle değildi.

Memleketim Pazarcık’ta daha 14-15 yaşlarında gençliğe yeni adım atmış, bıyığı yeni terlemiş gençleriz. Mahallemize Ülkü Ocaklarını açtık. Vatan ve millet uğrunda Ülkü Ocağımıza her gün gidiyor ve orada kitaplar okuyor, çay içiyoruz. Ve Ülkü Ocağının tüm masraflarını, çayını, şekerini biz karşılıyorduk. 14-15 yaşlarındaki bir gençte ne para olacak? Babamızdan aldığımızın harçlıklarla Ülkü Ocağının masraflarını karşılıyorduk. Ülkü Ocağının çay ve şekerlerini bazen de evden temin ediyor, Annelerimizden çay ve şeker isteyerek ocağa getiriyorduk.

Bizim mahalledeki Ülkü Ocağının durumu böyle iken Pazarcık İlçemizin merkezde bulunan Ülkü Ocağının durumu farklı mıydı? Orada da herkes kendi imkanlarıyla ocak masraflarını karşılıyordu. Civar şehirlerden gelip de Adana ya da Malatya istikametine giden Ülkücüler de Pazarcık Ülkü Ocaklarına uğrarlar imkan varsa yemeklerini yerler, yoksa çaylarını içer giderlerdi. O yıllarda kimsenin aklına ne rant, ne menfaat gelmezdi. Herkes dava için, ülkü için hizmet ederdi. 12 Eylül 1980 Darbesinden sonra durum değişti.

12 Eylül 1980 Darbesini yapanlar için, inanç, fikir, ülkü sahibi olmak sanki öcü tehlikeli faaliyetlerdi. Bu değerler (iman sahibi olmak, ülkücü olmak, fikir sahibi olmak) öcü gibi gösterildi. İnsanlar kitap okudukları için suçlu ilan edildi.

Hiç unutmam. 12 Eylül 1980 Darbesi günleri idi. Jandarmalar, askerler başlarındaki komutanları ile sık sık evlere baskın yapıyorlardı. Aradıkları iki şey vardı. Silah ve kitap. Bizim ev iki odalı ve fakir bir ev idi. Bizim evde silah ne gezer. Devletimize bağlı ve sadakat içinde bir aileyiz. Bizim evde kitap aradılar. Benim gençlik yıllarımdaki kitaplarımı didik didik incelediler. Halı altlarına kadar kaldırıp kitap var mı diye baktılar. Sanırım bendeki bir kitabı sakıncalı bulup aldılar ve götürdüler. Ya da ben o sakıncalı diye nitelenen kitabı çatıda bir yere sakladım. (O sakıncalı kitap ne idi. Ya Sovyetlerdeki Esir Türklerin davasını anlatan ya da milliyetçilik üzerine bir kitap idi. Aradan 44 yıl geçtiği için o günleri net olarak hatırlamam mümkün değil, hayal-meyal hatırlıyorum)

O günlerdeki baskıcı anlayış ve kitaplara, fikirlere karşı bu sert duruş, insanları fikirden ve ülküden kopardı ve başı-boş bir hayata yöneltti. Özellikle gençler fikirden ve düşünceden korkar oldular. İşte bu ahvalde siyasette menfaatçiler ve rantçılık gelişti. Doğa boşluk kabul etmez. İdealizm ve Dava uğruna çalışmak yanlış gösterilirse, başka şeyler öne çıkar. 12 Eylül 1980 Darbesi insanları başka şeylere yöneltti.

İnsanlar, “madem fikir ve ülkü peşinde koşanlar damgalanıyor ve sistem dışına itiliyor, biz de ranta ve menfaate yönelelim” dediler ve o yıllardan itibaren “davanın boş, fikirlerin boş, düşüncelerin boş, haydi öyleyse sen de menfaate ve ranta koş” durumları başladı.

Maalesef o koşuş ve iman, fikir ve ülküden o kopuş hâlâ devam ediyor.

Fikir ve ülküden o kopuş ve menfaata yöneliş son 44 yılda öyle hâl aldı ki, “mücahitler, müteahhit oldu” sözü yaygın kullanılır oldu.

Tabi bunu her kesim fikir için söylüyorum bunu. Sağcısı solcusu, ülkücüsü selametçisi, milliyetçisi milli görüşçüsü aralarında hiç fark yok. Davanın yerini tava aldı. İnsanlarımız menfaatçi ve rantçı oldu.

Tabi yine tekrar ediyorum. Sağcı solcu, ülkücü selametçi, milliyetçi milli görüşçü bir kişi kendi görüşü uğrunda menfaatsiz ve rant odaklı olmadan mücadele veriyorsa, onlara saygım var. Onlar sözlerimden alınmasınlar.

Ancak şurası bir gerçek insanlarımız son 44 yıldır (12 Eylül 1980’den, yani askeri darbeden sonra) fikirden ve düşürmekten korkar oldular. İdealizm ve ülküden korktular.

Bu korku 28 Şubat 1996 post modern darbesinden sonra daha da arttı ve yine insanlar, fikirden, idealizmden ve ülküden koparak yine ranta ve menfaata yönelir oldular.

Gelinen son noktada muhafazakârlar, muhafazaKÂR oldu. Yani adamların tek düşüncesi fikir ve inancı muhafaza değil  kârı muhafaza oldu.

Bu konuda ne kadar yazsak bitmez. Sözü uzatmayalım.

Yazımı bir anekdot ile bitiriyorum:

Adam 5 yıl bir ilçe, il ya da büyükşehir belediyesinde Başkan olarak görev yapmış. Görev süresi bitmiş. Tekrar belediye başkanı adayı yapılmamış. Artık normal vatandaş olmuş.

Bir yerde otururken, eskiden bir milletvekili olsa da artık kendisi gibi normal vatandaş olan birisiyle karşılaşmış.

Eski bir milletvekili eski bir belediye başkanına sormuş. “5 yılda ne kadar götürdün? Eğer şu kadar para götürmediysen sana yazıklar olsun.”

Evet, bundan çok çok eski tarihlerde yaşanmış bu anekdotu sizlere aktarmak istedim. (15 yıl kadar eski bir hatıra ya da biraz daha yeni)

Eski  bir milletvekili,  eski bir belediye başkanına, “ne kadar hizmet yaptın” diye sormuyor, “ne kadar para götürdün” diye soruyorsa söz bitmiştir.

Sırf milletvekili ya da belediye başkanı değil. Toplumun büyük kısmı da bir yerde dürüst  görev yapanı “enayi” diye nitelendiriyor.

Toplumun geldiği nokta bu.

Evet, yazımın başlığında da yer aldığı ve utanılacak bir durum olduğu üzere, Belediye başkanlarının çalmasını normal görecek tarzda bu Ülkede “çalsın, ancak çalışsın” denilmedi mi? Halkın bir kısmı bu sözü söylemedi mi?

Nerede, nasıl söylendiğini de siz araştırın bulun.

Ahvalimiz bu. Hali pür melalimiz bu.

Yazılarımı genelde dua ile bitiririm: “Allah (cc) bu toplumun tüm fertlerini ve özellikle de siyasetçilerini ıslah eylesin.” Amin

Ahmet Sandal

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • MENEMEN SOĞANLI MI SOĞANSIZ MI? BİSİKLET TAYTLI MI TAYTSIZ MI? - 20 Temmuz 2026
  • BİZİM SAĞCILAR BİRBİRİNİ KISKANIR! - 17 Temmuz 2026
  • HALUK LEVENT OLAYI VE ÇIKARTILMASI GEREKEN DERSLER - 14 Temmuz 2026
  • ŞİİRDE ABARTICI KABARTICILAR / SÜSLEMECİ PÜSLEMECİLER - 13 Temmuz 2026
  • YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİNDEKİ "AT GÖZLÜKLÜLER!" - 10 Temmuz 2026
  • NATO BİZİ KORUR MU? - 07 Temmuz 2026
  • "MÜKEMMELCİLİĞİ BIRAK, İYİYİ GERÇEKLEŞTİR." - 05 Temmuz 2026
  • TAMAR TANRIYAR, FUTBOL DÜNYA KUPASI, ORTADOĞU KAN GÖLÜ VE BİR HASTANEDE REZALET - 01 Temmuz 2026
  • SEVGİDE ÖZGÜRSÜN / SAYGIDA MECBURSUN - 28 Haziran 2026
  • AMACA GİDERKEN HER YOL MEŞRU MU? - 22 Haziran 2026
  • İLAHİYAT PROFESÖRÜ MEHMET OKUYAN'A BİR CEVAP - 18 Haziran 2026
  • ÂŞK-I MECAZİ'DEN ÂŞK-I HAKİKİ'YE - 15 Haziran 2026
  • SEVGİNİN YANSIMASI: İLGİ, EMEK, İYİLİK VE DOSTLUK - 12 Haziran 2026
  • ZORLAŞTIRMAYIN HAYATI - 05 Haziran 2026
  • İSRAİL'İN ÖMRÜ MESELESİ - 01 Haziran 2026
  • BİR KURBAN BAYRAMI DÜŞÜNCELERİ - 26 Mayıs 2026
  • TOPLUM MU? TOP/LUM MU? - 24 Mayıs 2026
  • BU ÜLKENİN KADİM VE DEĞİŞMEZ GERÇEĞİ: DEPREM - 20 Mayıs 2026
  • BELEDİYELER KAPATILMALI MI? - 17 Mayıs 2026
  • BU TOPLUMU H/ATA SÖZLERİYLE UYUTTULAR - 12 Mayıs 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 53
Köşe Yazarları
Havva KARABACAK
Havva KARABACAK
BAŞARI BASKISI ÇOCUKLARI NASIL ETKİLİYOR?
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
MENEMEN SOĞANLI MI SOĞANSIZ MI? BİSİKLET TAYTLI MI TAYTSIZ MI?
TOPRAĞIMI, BAYRAĞIMI, VATANIMI VATANSIZ BIRAKANLARI ALLAH'A HAVALE EDİYORUM
HALİL HINAZ
TOPRAĞIMI, BAYRAĞIMI, VATANIMI VATANSIZ BIRAKANLARI ALLAH'A HAVALE EDİYORUM
Ahmet Süreyya DURNA
Ahmet Süreyya DURNA
IRAHAN KOKULU ANALARIMIZ
Andırın'da Bir "Okuma" Sevdası, Bir de Yurt Çilesi
İLKER YİYEN
Andırın'da Bir "Okuma" Sevdası, Bir de Yurt Çilesi
Oğuz Karakoç
Oğuz Karakoç
Cahit Paköz ve KİPAŞ Eğitim Kurumlarının Başarısı
YUSUF POLAT
YUSUF POLAT
Şampiyonluk Sebahattin Şirin'e yazar 
Ramazan AYDIN
Ramazan AYDIN
Kahramanmaraş'ta inşaat sektörünün gidişatı!
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
BEKİR DOĞAN
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
Mustafa SAYLAK
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
BİRLİKTE ÇALIŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR…
Mehmet Akpınar
BİRLİKTE ÇALIŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR…
Çok Okunan Haberler
Kahramanmaraşlılar Bornova'da Gönül Sofrasında Buluştu
Kahramanmaraşlılar Bornova'da Gönül Sofrasında Buluştu
Kahramanmaraş Eczacılar Odası’ndan Sahte Reçete Operasyonu Haberine İlişkin Açıklama
Kahramanmaraş Eczacılar Odası’ndan Sahte Reçete Operasyonu Haberine...
KSÜ 2025-2026 Akademik Yılı Mezunlarını Törenle Uğurladı
KSÜ 2025-2026 Akademik Yılı Mezunlarını Törenle Uğurladı
Ana Sayfa
GÜNCEL
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
İLÇE
SİYASİ
EĞİTİM
SAĞLIK
SPOR
DÜNYA
DİN
BÖLGESEL
MEDYA
İNTERNET
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
MEDYA GAZETESİ - KahramanMaraş'ın Yerel ve Güncel Haber Siteniz
İsmet Paşa Mahallesi Azerbaycan Bulvarı Basın Evi Girişi N: 27/1 Giriş Kat N: 18 Dulkadiroğlu/KAHRAMANMARAŞ
[email protected]
0 (344) 224-3472
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim