• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNCEL
  • BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
  • İLÇE
  • SİYASİ
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • SPOR
  • DÜNYA DİN BÖLGESEL MEDYA İNTERNET
  • Ara
SON DAKİKA:
14:42
AKDO Park yeni sezonda da İstiklalspor’un evi olacak
14:22
Akdo, 3. Kez Ağustos Fuarı Ana Sponsoru oldu
14:21
Kahramanmaraş’ta plastik deposu ve tekstil fabrikasında yangın
14:19
Kahramanmaraş’ta otomobil KGYS direğine çarptı: 2 ağır yaralı
11:28
Kahramanmaraş’ta Sulama Kanalında Bulunan 9 Yaşındaki Çocuk Hayatını Kaybetti
10:42
BAŞKAN MEHMET AKPINAR’DAN TARİHÎ KAPALI ÇARŞI ESNAFINA ZİYARET
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. AHMET SANDAL
  3. TOPRAĞIN SAKLADIKLARI ARASINA KATILMAK
10 Kasım 2022 - 09:02

TOPRAĞIN SAKLADIKLARI ARASINA KATILMAK

10 Kasım 2022 - 09:02
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
[email protected]

İnsanoğlu iki esaslı unsurun bir bileşimidir. Birinci unsur manevidir. Ruh diye bildiğimiz bu unsur bizim gözle göremediğimiz ve esasında mahiyetini de bilemediğimiz bir unsurdur.  

Zaten ruhun bilinmezliği hepimizin takdir edeceği bir husustur ve bunu aklı olan herkes takdir de eder. Ruhun bilinmezliği ayetle de sabittir. “Ve sana ruhu soruyorlar; de ki: Ruh, Rabbimin emrindendir, işindendir. Zaten size (ruh hakkında) pek az bir bilgiden başka bir şey de verilmemiştir.” (İsra Suresi, 85)

Evet durum bu kadar açık ve belirgindir. Yani ruhu bilemeyiz  İnsanı oluşturan ruh belirgin olmadığından ve bu hususta bilgimiz de olmadığından üzerinde fazla durmayalım. Tabi ruhu düşünelim, varlığını idrak edelim. Bu kadar yeter. Ruhun mahiyetini ve nasıl teşekkül ettirildiğini fazla sormayalım.

Ancak, beden, vücut öyle değil.  

İnsanı oluşturan ikinci unsur bedenimiz, vücudumuz mahiyet olarak çok açıktır ve bu durum da ayette açıklanmıştır.  

“Andolsun, insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık.” (Hicr Suresi, 26)

Evet, vücudumuzun özü bu.  

Topraktandır özümüz. Ondan dolayı toprağı ayrı seviyor ve ondandır toprağı özlüyoruz  

İnsan özünü özler.  

Özlemek dediğimiz şey ancak kendinden olanla ilgilidir. İnsan özlüyorsa mutlaka kendisinden kopan bir değeri özlüyordur. Kendisinden olmayanı özlemez insan.  

Özlediğine kavuştuğunda mutludur insan. Özlediğinden ve ayrı kaldığından mutsuzdur insan.

Günümüzde insanların şehirde mutsuz, köyünde mutlu olmasının sebebi işte bundandır.  

Köyde toprak, şehirde beton vardır. Şehirde metal ve demir vardır. Elbette İnsan betondan yaratılmamıştır. Elbette insan metalden ve demirden yaratılmamıştır. Ne’yden yaratıldı ise onu özler insan ve ne'yden koparıldı ise onu özler insan.  

Topraktan yaratıldık ve Cennet’ten koparıldık.  

Hazreti Mevlana Mesnevi'ye bu özlemi anlatan mısralar ile başlıyor ve şöyle sesleniyor:

“Dinle, bu ney neler hikâyet eder,  

Ayrılıklardan nasıl şikâyet eder.

Beni kamışlıktan kestiklerinden beri.

Feryadımdan erkek, kadın herkes ağlayıp inledi.”

Ney bir çalgı aleti ve kamıştan imal edilir. Ney ismindeki o çalgı aletinin çalınırken (üflenirken) çıkardığı ses bir inleme gibidir ve Hazreti Mevlana o sesin nedenini gurbetliğe (ney’in sazlıktan koparılmasına) bağlıyor.  

Peki insanoğlu nereden koparıldı da Dünya’ya atıldı?

Cennetten koparıldık.  

Geldiğimiz yeri özlüyoruz orası Cennet. Yaratıldığımız şeyi özlüyoruz, orası toprak.

Dilimizde “toprağına kavuştu” diye bir tabir var. Bu tabir hem sağlar, hem ölüler için geçerlidir.  

Sağlar toprağına kavuşmuşsa memleketine gitmiştir. Ölüler toprağına kavuşmuşsa toprak altına konmuştur.  

Toprağın altına saklanmıştır insan.

Toprak saklar. Toprak içine alır, toprak bağrına basar.

İnsanlar, toprağın bize faydaları babında en fazla zirai özelliklerini bilirler.  

Topraktan elde edilen tarımsal ürünlerle ilgileniriz.  

Peki toprağın saklama özelliğini bilir miyiz?

Toprak bedenimizi saklar.  

Toprak olmasa idi nereye saklanacaktı bu bedenlerimiz?

Toprak müşfiktir, merhametlidir, bizim tüm maddi varlığımız, bedenimiz topraktandır.  

“Toprak sadıktır” diyor ya Ozan.  “Toprak dosttur” diyor ya Ozan.  

Toprak, içimiz dışımız toprak.  

Özümüz sözümüz toprak ve bizi bağrına basacak olan da toprak.  

Özümüz toprak, özlediğimiz toprak.  

Özümüz Cennetten, özlediğimiz Cennet.  

Özlediğimiz Cennete kavuşmak için çıktığımız yolculukta son durak, toprak. O topraktan çıkartılıp Cennete kavuşacağız, inşallah.  

Toprak mübarektir bu özellikleri ile.  

Toprak basar bağrına insanı ve insan kavuşur özüne.

Toprak insanı saklar ve insan toprak olur, dönüşür aslına.  

“Her şey aslına rücu eder” dedikleri durum da bu olsa gerek.

Ve Canım Babacığım 5 Kasım 2022 günü vefat etti. Toprak altına saklandı ve özüne kavuştu.  

Artık toprak altında saklananlar arasında Babam da mevcut. Annem de zaten 15 yıldır toprak altında saklananlar arasında.  

Allah cümlesine rahmet eylesin. Mekanları cennet, ruhları şad olsun.  

“Hangi tohum toprağa düştü de yeşermedi ki” diyor Hazreti Mevlana.  

Ölüm toprağa düşmektir. Ölümü anlamak gerektir.  

Babamın vefatı ve vefattan hemen sonraki müşahedelerim şu mısralara dönüştü.  

ÖLÜMÜ ANLAMAK / GERÇEK TAT*

“Küllü nefsin zâ-ikatu-l mevt.”

Her nefis ölümü tadacaktır.  

(Al-i İmran Suresi, 185)

 

Ölüm, nedir ölüm, basit mi, karmaşık mı?

Ölüm, nedir ölüm, gizli mi, açık mı?

Hayat, nedir hayat, göz açıp kapayıncaya kadar mı?

Hayat, nedir hayat, yalnız göz açıncaya kadar mı?

 

Ölüm, her canlının tek değişmez kaderi.

Teslim olmuşuz zaten, doğuştan beri.  

İnsanoğlu ölüme doğuştan gebe.

Bakma sen ecel için bir sebebe.  

 

Ölüm, değişmez, olduğu yerde duran gerçek.  

Azrail, kapıları vuran melek, "ben geldim” diyerek.  

Ölüm, bir gerçek, ölüm değişmez.  

Bunu anlayan hayatla didişmez.

 

Ölüm, değişmez gerçek, görmek istemesek de.

Kafayı deve kuşu kuma gömsek de.

Ölüm, ölüm, tam başucumuzda.  

Ellerimiz Azrail'in tam avucunda.

 

Ey Kardeşim! Ölüm, hayatın asıl gerçeği.

Ölüm, bu hayatın asil gerçeği.  

Ey İnsanoğlu! Anla ve bil bu gerçeği.  

İmanla, akıl ve izanla bil bu gerçeği.  

 

Ey Kardeşim! Ölüm, hayatın mağrur gerçeği.  

Ölüm, bu hayatın vakur gerçeği.  

Ey İnsanoğlu! İşte hayatın budur tek gerçeği.  

İşte bu fani Dünya’nın budur tek gerçeği.  

 

Ölüm ve hayat, ölüm ve hayat.  

Ölümü anlamaktır bu Dünya'da asıl tat.  

Ölüm ve hayat, ölüm ve hayat.  

Hiç düşündün mü, ölümden nedir murat?

 

Ölümü anlamak, gerçek tat.  

Hiçbir insana ayrıcalık yok, tek tat.  

 

Allah imandan ayırmasın. Amin.  

 

                                                  Ahmet Sandal

 

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • MENEMEN SOĞANLI MI SOĞANSIZ MI? BİSİKLET TAYTLI MI TAYTSIZ MI? - 20 Temmuz 2026
  • BİZİM SAĞCILAR BİRBİRİNİ KISKANIR! - 17 Temmuz 2026
  • HALUK LEVENT OLAYI VE ÇIKARTILMASI GEREKEN DERSLER - 14 Temmuz 2026
  • ŞİİRDE ABARTICI KABARTICILAR / SÜSLEMECİ PÜSLEMECİLER - 13 Temmuz 2026
  • YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİNDEKİ "AT GÖZLÜKLÜLER!" - 10 Temmuz 2026
  • NATO BİZİ KORUR MU? - 07 Temmuz 2026
  • "MÜKEMMELCİLİĞİ BIRAK, İYİYİ GERÇEKLEŞTİR." - 05 Temmuz 2026
  • TAMAR TANRIYAR, FUTBOL DÜNYA KUPASI, ORTADOĞU KAN GÖLÜ VE BİR HASTANEDE REZALET - 01 Temmuz 2026
  • SEVGİDE ÖZGÜRSÜN / SAYGIDA MECBURSUN - 28 Haziran 2026
  • AMACA GİDERKEN HER YOL MEŞRU MU? - 22 Haziran 2026
  • İLAHİYAT PROFESÖRÜ MEHMET OKUYAN'A BİR CEVAP - 18 Haziran 2026
  • ÂŞK-I MECAZİ'DEN ÂŞK-I HAKİKİ'YE - 15 Haziran 2026
  • SEVGİNİN YANSIMASI: İLGİ, EMEK, İYİLİK VE DOSTLUK - 12 Haziran 2026
  • ZORLAŞTIRMAYIN HAYATI - 05 Haziran 2026
  • İSRAİL'İN ÖMRÜ MESELESİ - 01 Haziran 2026
  • BİR KURBAN BAYRAMI DÜŞÜNCELERİ - 26 Mayıs 2026
  • TOPLUM MU? TOP/LUM MU? - 24 Mayıs 2026
  • BU ÜLKENİN KADİM VE DEĞİŞMEZ GERÇEĞİ: DEPREM - 20 Mayıs 2026
  • BELEDİYELER KAPATILMALI MI? - 17 Mayıs 2026
  • BU TOPLUMU H/ATA SÖZLERİYLE UYUTTULAR - 12 Mayıs 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 53
Köşe Yazarları
Havva KARABACAK
Havva KARABACAK
BAŞARI BASKISI ÇOCUKLARI NASIL ETKİLİYOR?
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
MENEMEN SOĞANLI MI SOĞANSIZ MI? BİSİKLET TAYTLI MI TAYTSIZ MI?
TOPRAĞIMI, BAYRAĞIMI, VATANIMI VATANSIZ BIRAKANLARI ALLAH'A HAVALE EDİYORUM
HALİL HINAZ
TOPRAĞIMI, BAYRAĞIMI, VATANIMI VATANSIZ BIRAKANLARI ALLAH'A HAVALE EDİYORUM
Ahmet Süreyya DURNA
Ahmet Süreyya DURNA
IRAHAN KOKULU ANALARIMIZ
Andırın'da Bir "Okuma" Sevdası, Bir de Yurt Çilesi
İLKER YİYEN
Andırın'da Bir "Okuma" Sevdası, Bir de Yurt Çilesi
Oğuz Karakoç
Oğuz Karakoç
Cahit Paköz ve KİPAŞ Eğitim Kurumlarının Başarısı
YUSUF POLAT
YUSUF POLAT
Şampiyonluk Sebahattin Şirin'e yazar 
Ramazan AYDIN
Ramazan AYDIN
Kahramanmaraş'ta inşaat sektörünün gidişatı!
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
BEKİR DOĞAN
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
Mustafa SAYLAK
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
BİRLİKTE ÇALIŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR…
Mehmet Akpınar
BİRLİKTE ÇALIŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR…
Çok Okunan Haberler
Kahramanmaraşlılar Bornova'da Gönül Sofrasında Buluştu
Kahramanmaraşlılar Bornova'da Gönül Sofrasında Buluştu
Kahramanmaraş Eczacılar Odası’ndan Sahte Reçete Operasyonu Haberine İlişkin Açıklama
Kahramanmaraş Eczacılar Odası’ndan Sahte Reçete Operasyonu Haberine...
KSÜ 2025-2026 Akademik Yılı Mezunlarını Törenle Uğurladı
KSÜ 2025-2026 Akademik Yılı Mezunlarını Törenle Uğurladı
Ana Sayfa
GÜNCEL
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
İLÇE
SİYASİ
EĞİTİM
SAĞLIK
SPOR
DÜNYA
DİN
BÖLGESEL
MEDYA
İNTERNET
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
MEDYA GAZETESİ - KahramanMaraş'ın Yerel ve Güncel Haber Siteniz
İsmet Paşa Mahallesi Azerbaycan Bulvarı Basın Evi Girişi N: 27/1 Giriş Kat N: 18 Dulkadiroğlu/KAHRAMANMARAŞ
[email protected]
0 (344) 224-3472
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim