• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNCEL
  • BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
  • İLÇE
  • SİYASİ
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • SPOR
  • DÜNYA DİN BÖLGESEL MEDYA İNTERNET
  • Ara
SON DAKİKA:
14:48
Kahramanmaraş’ta 100 Milyon Liralık Çevre Projesinin İmzaları Atıldı
13:03
Kahramanmaraş’ta Nadir Endemik Bitki Türü Tespit Edildi
12:41
DULKADİROĞLU BELEDİYE BAŞKANI MEHMET AKPINAR’DAN FIRINCILAR ODASI’NA ZİYARET
10:53
Büyükşehir, Dulkadiroğlu Haydarbey Caddesini Sıcak Asfaltla Buluşturuyor
10:52
Büyükşehir’den Elbistan’da Kaçak Hafriyat Uyarısı; 191 Bin TL Ceza!
10:50
Başkan Fırat Görgel: “Elbistan’ımız İçin El Birliğiyle Çalışmaya Devam Ediyoruz”
10:48
Başkan Görgel, “Elbistan’a 500 Milyon TL’lik Yol Yatırımı Kazandırıyoruz”
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. AHMET SANDAL
  3. ŞU POŞET MESELESİ HAKKINDA BİR KAÇ SÖZ
17 Ocak 2019 - 15:59
Güncelleme: 17 Ocak 2019 - 16:02

ŞU POŞET MESELESİ HAKKINDA BİR KAÇ SÖZ

17 Ocak 2019 - 15:59
Güncelleme: 17 Ocak 2019 - 16:02
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
[email protected]

Baştan belirteyim poşet sevimsizdir ve kendisinden çok nefret ederim. Poşetten nefretimin nedeni aslının plastik olmasıdır. Peki, şimdi diyeceksiniz ki, plastikten neden nefret ediyorsunuz?

Plastikten nefretimi çok yerde yazdım ve söyledim. İsterseniz bir kez daha yazayım ve söyleyeyim.

Bu arada plastiğin de aslı petrole dayandığı için, benim nefretim ta petrole kadar gider. Yani petrolden de nefret ediyorum. Petrolden nefretimi bundan 6 sene önceki bir yazımda şöyle belirtmiştim. Yazımın başlığı “Şehir mi, Zehir mi?”

“Şehir adeta petrolün istilâsı altındadır. Şehirde her şey petrol ağırlıklı oldu artık. Üstüne basarak yürüdüğünüz, arabanızla sürüp gittiğiniz asfalt nedir? Özü itibariyle petroldür. Evinizin penceresinde kullandığınız PVC çerçeveler nedir? Onlar da petrolden mamuldür. Daha bitmedi. Üzerinizde giydiğiniz ve şehirde forslu forslu gezdiğiniz polyester kumaştan üretilmiş giysiler nedir? Onlar da özde petroldür. Durun daha bitmedi. Arabanızın teker lastiği, ayakkabınız alt lastiği, manavdaki plastikten mamul sebze-meyve kasası, marketten aldığınız yiyecekleri koyduğunuz poşet nedir? Durun durun daha sayacağım. Su içtiğiniz pet şişe, çay içtiğiniz hazır plastik bardak, makarnanın konulduğu paket nedir? Onlar da petrol ürünleridir. Lâfı uzatmaya gerek yok, şehirdeki petrolün ağırlığı omuzumuza binmiş vaziyettedir. Esasında omuzumuza değil, petrol resmen nefes borularımıza taarruz etmiş ve soluklarımız adeta petrolün istilâsı altındadır. Öyleyse, şehirde yalnızca sokaklar petrolün istilâsında değil, soluklarımız da petrolün istilâsı altındadır.”

Evet, 6 sene önce bu şekilde yazdıktan sonra, konuyu poşete getirmişim ve “öncelikle şehirdeki petrolün istilâsına son vermek gerekir. Bu mümkün mü? Günümüz itibariyle mümkün görülmüyor. Buna rağmen tedbir almak gereklidir. Petrolün tesirini biraz da olsa kırmak gerekir. Bir örnek vererek yazımı bitirmek istiyorum. Marketlerde plastik poşetler yerine çocukluğumuzda olduğu gibi, kese kâğıtları kullanıldığında petrolün ağırlığı bir nebze olsa azaltılmış olacaktır. Bunun gibi birçok yeni uygulamayla petrolün ağırlığını azaltmak mümkündür.”

Evet, bundan 6 sene önce yazdığım husus bu. Tam tarihini söylüyorum: 8 Şubat 2013 tarihinde böyle yazdım. Bu yazımı isteyen Google’da ararsa bulur.

Poşetten kurtulmamız gerektiğini 6 sene önce yazdım ve 6 sene sonra poşetten kurtulmak için gerekli hukuki, idari ve yasal düzenlemeler başladı. Biz gündemi sanırım 6 sene, 10 sene öncesinden takip ediyoruz. Buna göre şu an önerdiğim ve yerine getirmesini istediğim hususlar, 6-10 sene sonra yerine getirilirse, hiç şaşırmam.

Evet, işin latife kısmı bir yana, gerçek olan şudur ki, poşet de, plastik de, petrol de hepsi de sağlığa zararlıdır.  İnsanımız ve dünyada şehirlerde yaşayan bütün insanlar “petrolün zehrinden ve şerrinden” kurtulmalıdır. Şehir zehir olmaktan çıkartılmalıdır. İşte bu hususta poşetten kurtulmak çok önemlidir. Sırf poşetle kalmamalı, petrol türevi olan, egzoz gazlarından tutun da, PVC, pet şişeler, polyester kumaşlar ve petrolden üretilen ne varsa, hayatımızdan söküp atmalıyız.

Plastik ve poşetlerle ilgili bir başka yazımda da şöyle seslenmişim: “Evet, bu çağda, bu hayatta her şey plastik ve plastik türevleri olmuş. Kapının kolu plastik, su içtiğimiz şişe plastik, oturduğumuz koltuk plastik, pencere plastik, poşet plastik, kova plastik. Nereye el atsak plastik olmuş. Plastiğin toprağa karışıp da yok olmaması ve çevreye verdiği zararlar bir gerçektir. Plastiğin bazı hastalıkların (hatta kanserin) bir sebebi olduğu bir gerçektir. Bu tür sorunların plastiğin hayatımızdan mümkün olduğunca atılması için birer haklı neden olduğunu düşünüyorum. Plastik medeniyeti derken kasdım elbette çevre kirliliği ve hastalıklara yol açan bu zararlı maddeye dikkat çekmektir. Ancak bu maddenin bir başka daha rahatsızlığı var.

“Plastik ruhsuz bir maddedir.”

Şimdi bu son sözümden sonra, “hayda, plastik ruhsuz maddedir de, demirin, çeliğin, altının, kömürün, tahtanın, odunun, taşın, duvarın ruhu mu var” diye seslendiğinizi duyar gibiyim. Evet, demirin, çeliğin, altının ve tabiatta orijinal olarak mevcut olan her maddenin ruhu vardır. Bir demir sesiyle, tınısıyla farklıdır. Bir altının çıkarmış olduğu o tiz ses, hemen farkedilmesini sağlıyor. Hele altının o eşsiz görünümü ve bakanlara (özellikle de bayanlara) karşı cazibeli rengi ve çekici duruşu ile asil bir maden olduğu bellidir.

 

Plastik öyle mi? Değil. “Plastiğin sesi” desen “ayrı bir sesi yok”, “tutuşu” desen “eldeki tutma duygusu hoş değil”, “duruşu ve görünümü” desen, plastik oldukça itici bir maddedir. Sanki sanal bir maddedir.

Evet, tüm bu yönleriyle “plastik ruhsuz bir maddedir.” Maalesef, bu ruhsuz madde Dünya’yı sanki esir aldı. Bu ruhsuz maddenin esaretindeki insan da ruhsuzlaştı ve adeta sanal haline geldi.

Plastik medeniyetindeki insanlık, ruhsuz ve şuursuz bir noktaya doğru maalesef sürükleniyor.” Bu yazımın tarihi, 31 Mayıs 2017’dir.

Evet, bu yazıda geçmiş günlerde yazmış olduğum 2 yazımla sizlere seslendim.

Özetle poşet, plastik ve petrol sağlığa zararlıdır. Sağlığa zararlı oldukları gibi çevreye de, tabiata da zararlıdır. 1 Ocak 2019 tarihinden itibaren marketlerde poşetlerin parayla satılması uygulaması çok yerinde bir harekettir. (Hatta bu hususta gecikilmiştir de. Keşke bu karar 5 yıl önce alınsaydı ve poşet sınırlaması 5 yıl önce alınsaydı) Tabi, çevre bilinci zayıf olan kişilerin poşetle ilgili bu kararı anlamaları birer zordur. Bu hususta çevre bilincini geliştirmek için Devletimiz (başta ilgili kamu kurumları olmak üzere) gerekli çabaları göstermeli ve çeşitli eğitim programları gerçekleştirmelidir.

 

Ahmet SANDAL

Yazarın Diğer Yazıları

  • İSRAİL'İN ÖMRÜ MESELESİ - 01 Haziran 2026
  • BİR KURBAN BAYRAMI DÜŞÜNCELERİ - 26 Mayıs 2026
  • TOPLUM MU? TOP/LUM MU? - 24 Mayıs 2026
  • BU ÜLKENİN KADİM VE DEĞİŞMEZ GERÇEĞİ: DEPREM - 20 Mayıs 2026
  • BELEDİYELER KAPATILMALI MI? - 17 Mayıs 2026
  • BU TOPLUMU H/ATA SÖZLERİYLE UYUTTULAR - 12 Mayıs 2026
  • ŞİİRLERLE HAYKIRIŞ VE DUA! - 08 Mayıs 2026
  • DUHA VE DUA - 04 Mayıs 2026
  • SUÇA AÇILAN KAPILARI KAPATMADAN! - 01 Mayıs 2026
  • BÜYÜK UYANIŞ: ANTİ AMERİKANCILIK! - 29 Nisan 2026
  • MANYAK TRUMP VE AVANELERİ MAHŞER PROVASINDA! - 27 Nisan 2026
  • PSİKOSİSTEM VE SOSYOSİSTEM BOŞLUK KABUL ETMEZ! - 24 Nisan 2026
  • CAMİİLER İBADET VE DUA İLE TEFEKKÜR VE TEZEKKÜR YERİDİR? - 22 Nisan 2026
  • GENÇLER VE ŞİİR - 20 Nisan 2026
  • AYIP BE! YETER BE! YAZIK BE! - 15 Nisan 2026
  • SÜVEYŞ'TE İNGİLTERE YENİLDİ / HÜRMÜZ'DE ABD YENİLECEK! - 12 Nisan 2026
  • DELİ GÖMLEĞİ GİYMEYİ REDDETMEK - 08 Nisan 2026
  • ŞU MÜESSES NİZAM DEDİKLERİ - 05 Nisan 2026
  • BAZI ŞAİRLER B/AŞKA'DIR - 01 Nisan 2026
  • İRAN'A DESTEK VERMEYENLER VEBAL ALTINDA! - 28 Mart 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 53
Köşe Yazarları
Havva KARABACAK
Havva KARABACAK
BAŞARI BASKISI ÇOCUKLARI NASIL ETKİLİYOR?
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
İSRAİL'İN ÖMRÜ MESELESİ
Türkiye'de Silah Yetkisi Ayrıcalık Değil, Kamu Güvenliği Meselesidir
HALİL HINAZ
Türkiye'de Silah Yetkisi Ayrıcalık Değil, Kamu Güvenliği Meselesidir
Ahmet Süreyya DURNA
Ahmet Süreyya DURNA
ŞİİR OKUMA YARIŞMASI
Bir Dönemin Sonu ve Görgel'in Önündeki Büyük Sınav
İLKER YİYEN
Bir Dönemin Sonu ve Görgel'in Önündeki Büyük Sınav
Oğuz Karakoç
Oğuz Karakoç
Cahit Paköz ve KİPAŞ Eğitim Kurumlarının Başarısı
YUSUF POLAT
YUSUF POLAT
Şampiyonluk Sebahattin Şirin'e yazar 
Ramazan AYDIN
Ramazan AYDIN
YÖNETİCİLER ELEŞTİRİYE NEDEN TAHAMMÜL EDEMİYOR?
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
BEKİR DOĞAN
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
Mustafa SAYLAK
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
YILDIZLARIMIZI KAYBETMEYELİM
Mehmet Akpınar
YILDIZLARIMIZI KAYBETMEYELİM
Çok Okunan Haberler
CHP’Lİ VEKİLLER KAHRAMANMARAŞ’TA SAHAYA İNDİ: “CHP İKTİDARINDA HERKES EŞİT HİZMET ALACAK”
CHP’Lİ VEKİLLER KAHRAMANMARAŞ’TA SAHAYA İNDİ: “CHP İKTİDARINDA...
Kahramanmaraş’ta Toplum İçin Ücretsiz Ruh Sağlığı Etkinliği
Kahramanmaraş’ta Toplum İçin Ücretsiz Ruh Sağlığı Etkinliği
Kahramanmaraş Akedaş İstiklalspor play-off’ta elendi
Kahramanmaraş Akedaş İstiklalspor play-off’ta elendi
Ana Sayfa
GÜNCEL
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
İLÇE
SİYASİ
EĞİTİM
SAĞLIK
SPOR
DÜNYA
DİN
BÖLGESEL
MEDYA
İNTERNET
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
MEDYA GAZETESİ - KahramanMaraş'ın Yerel ve Güncel Haber Siteniz
İsmet Paşa Mahallesi Azerbaycan Bulvarı Basın Evi Girişi N: 27/1 Giriş Kat N: 18 Dulkadiroğlu/KAHRAMANMARAŞ
[email protected]
0 (344) 224-3472
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim