• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNCEL
  • BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
  • İLÇE
  • SİYASİ
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • SPOR
  • DÜNYA DİN BÖLGESEL MEDYA İNTERNET
  • Ara
SON DAKİKA:
14:48
Kahramanmaraş’ta 100 Milyon Liralık Çevre Projesinin İmzaları Atıldı
13:03
Kahramanmaraş’ta Nadir Endemik Bitki Türü Tespit Edildi
12:41
DULKADİROĞLU BELEDİYE BAŞKANI MEHMET AKPINAR’DAN FIRINCILAR ODASI’NA ZİYARET
10:53
Büyükşehir, Dulkadiroğlu Haydarbey Caddesini Sıcak Asfaltla Buluşturuyor
10:52
Büyükşehir’den Elbistan’da Kaçak Hafriyat Uyarısı; 191 Bin TL Ceza!
10:50
Başkan Fırat Görgel: “Elbistan’ımız İçin El Birliğiyle Çalışmaya Devam Ediyoruz”
10:48
Başkan Görgel, “Elbistan’a 500 Milyon TL’lik Yol Yatırımı Kazandırıyoruz”
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. AHMET SANDAL
  3. SEÇİM SİSTEMİ DEMOKRAT DEĞİLSE DEMOKRASİ LAFTADIR
29 Mart 2021 - 07:49
Güncelleme: 02 Nisan 2021 - 10:12

SEÇİM SİSTEMİ DEMOKRAT DEĞİLSE DEMOKRASİ LAFTADIR

29 Mart 2021 - 07:49
Güncelleme: 02 Nisan 2021 - 10:12
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
[email protected]

Yazımın en başında şunu hassaten belirtmeliyim: “Gerçek demokrasi, halkın yönetime, seçimden seçime yılda, ya da dört yılda katılımı ile değil, her daim etkili bir şekilde katılımı ile sağlanır.” Bunu başta belirtikten sonra Ülkelerde uygulanan seçim sisteminin ve adayların belirlenme yöntemlerinin önemine dikkat çekeceğim.

Demokrasi kavram olarak Eski Yunan’da çıkmış olsa da, esasta ismi demokrasi olmasa da, insanlığın toplum ve Devletlerin var olduğu birçok yerde, değişik kültürlerde demokrasinin izine rastlanmaktadır. Demokrasi denildiği zaman sanmayın ki, özümüze ve kültürümüze aykırıdır. Hayır hayır, demokrasi hem inancımıza, hem ananelerimize uygundur. Türk kültüründe seçim ve istişare vardır. Kağanların kurultay toplaması, halkın ve beylerin görüşlerinin kurultayda dile getirilmesi elbette Oğuzlarda, Ecdadımızda bir kültürdür ve uygulanan bir yöntemdir.

Tarih boyunca ecdadımız, Asya’da ve Avrupa’da birçok Devlet kurmuştur. Bu devletlerin bazılarının uzun ömürlü olmasında Türklerdeki danışma ve teşkilatçılık fikri önemli yer tutmaktadır. Asya Hun Hükümdarı Mete’nin kurduğu toy meclisleri, Devlette birlikte karar almanın ilk örnekleri arasında yer almaktadır. 

Milletimiz açısından İslam Dini’nin benimsenmesinden sonra da zaten “istişare ve meşveret” Kur’an’da bir emir ve yükümlülüktür. İstişare ve meşveret Dinimizin emridir. İstişare ve meşveretin önemini belirten iki Ayet-i Kerime ve bir Hadis-i Şerif’i dikkatlerinize sunuyorum: “Yapacağın iş hususunda onlarla meşveret et.” (Al-i İmran Suresi, 169) “Onların işleri, aralarında istişare (danışma) iledir.” (Şura Suresi, 38) Hz. Ebu Hüreyre (ra), “Ben, Resulullah'tan (asm) daha çok istişare eden ve yapacakları işlerde meşveret eden birini görmedim,” der. (Tirmizi, Cihad, 35) 

Bu noktalar itibariyle, “halkın ve vatandaşların her vakit ve her daim istişare ve meşveret edilecek bir merci olarak görülmesi, şahsımın en temel siyasi düsturunu oluşturmaktadır.”

Tabi, seçimler de netice itibariyle bir istişare ve meşveret yöntemidir. Beş yılda, ya da dört yılda bir yapılan seçimler halka sunulan program ve projeleri kabul edip etmediklerini sormaktır. Bundan dolayı seçimler çok önemlidir. Seçimler, Ülke düzeyinde bir kamuoyu ve kanaat belirlemektir. Seçimler, iktidarın başarılı ya da başarısızlığını, muhalefetin de iktidara hazır olup olmadığını, ya da halk tarafından kabul görüp görmediğini belirler.

Seçimler demokrasinin olmazsa olmaz şartıdır. Bunda hiçbir ihtilaf ve bunda hiçbir fikir ayrılığı yok. Gel gör ki, seçimlerin yöntemi ve adayların nasıl belirlendiği çok mühim bir konudur. İşte bundan dolayı “Seçim Sistemi Demokrat Değilse Demokrasi Laftadır” diye başlık attım.

Seçimlerde uygulanan yöntem, TBMM’ye milletvekili olarak girmek için uygulanan baraj oranı, adaylar belirlenirken gözetilen denge, adayların kim olacağına karar verme aşamasında “ön seçimin hakim gözetiminde mi yapıldığı”, temayül yoklamalarına ne kadar uyulduğu, liderler halkın gözünde revaçta olan adayları mı listeye yerleştirdiği, yoksa kendilerine sadık bir tebaa gibi tabi olacak kişileri mi listeye koydukları, bunlar büyük önem taşımaktadır.

Ülkemizde birçok kimsenin bildiği bir gerçektir ki, seçimlere gidilmeden esasta kimlerin milletvekili olacağı üç aşağı-beş yukarı bellidir. Çünkü illerde hangi parti ne kadar oy alacaktır? Bunları tahmin etmek zor değildir. Bunu tahmin ettikten sonra, bir adayın bir partinin o İldeki kaçıncı sırasında seçimlere girdiğini de listeler YSK tarafından açıklandıktan sonra gördüğünde, durum az-çok belli olmaktadır. Mesela, bir parti ki, bir İlde en az üç milletvekili çıkartacak potansiyele sahipse, siz de o partinin, ilk üç sırasında yer bulmuşsanız, yerinizde olsam, “seçimlerde çok fazla gayret göstermem, yan gelir yatarım.” Şaka değil, gerçek bu.

Zaten, birçok yerde seçilecek yerlerden aday gösterilenler bunu böyle uyguluyorlar. Sanki çalışıyormuş gibi görünseler de, seçimlerde çok da fazla gayretli olmuyorlar. İnsanın doğası zaten bunu gerektirir.

Bu noktadan hareket eden particiler, genellikle, seçimde milletvekili potansiyelleri bir İlde üç ise, dördüncü sıraya çok popüler ve çok sevilen bir kişiyi aday olarak listeye koyarak, potansiyellerini artırmak istiyorlar.

Adayların parti genel merkezleri tarafından, tepeden inmeci bir yöntemle, adeta dayatmayla,  “sırf liderliğe sadık olacaklar” diye keyfe göre belirlenmesi, elbette demokratik değildir. Bu şekilde oluşturulan listeler bir normal seçimi göstermez, ancak, liderlerin genel merkezden belirlediği adayları mecburen halkın da tasdik etmesini gösterir.

Bunun yanında, “tercihli sistem” de halka verilen önemi gösterir ve o da daha demokratiktir.

Bu Ülkede benim hatırladığım kadarıyla yalnızca 1991 yılındaki seçimlerde tercihli sistem uygulandı. Bu sistemle halk, oy pusulasındaki listedeki adayların birinci sırasındakini de, onuncu sırasındakini de seçebiliyordu. Birinci sırasındaki onuncu sıraya, onuncu sıradaki de birinci sıraya gelebiliyordu. Tercihli sistemde vatandaş listedeki adaydan istediğini işaretleyebiliyordu. Bu yöntem daha demokratiktir.

Buna göre, adayların ön seçimle hakim gözetiminde belirlenmesi ve ardından da seçim sırasında vatandaşın önüne konulan listedeki adayı seçerek başa getirme imkanı olması, demokrasiye uygundur. Demokrasiye uygun olan bu yöntem, liderlerin güçlü ve tek adam şeklinde her partide devam edegelen alışılmış uygulamalara uygun mu? Değil elbette.

Halkın milletvekillerini kendi belirlediği her sistem liderleri güçsüz kılar. Liderler de parti içerisinde güçsüz konumda olmayı istemezler.

Gelin şimdi buradan yakın! Vatandaş mı güçlü olacak, liderler mi güçlü olacak? Liderler güçlü olduğunda vatandaş güçsüz oluyor, vatandaş güçlü olduğundan liderler güçsüz oluyor. Buyurun buradan yakın!

Ben şahsi görüş ve siyaset felsefesi bakımından vatandaşın güçlü olduğu bir sistemin ve tam demokrasinin yanında yer alan fikirlere sahibim. Çünkü siyasette tek adamlığa değil, istişareye, danışmaya ve meşverete önem veriyorum. İstişare, meşveret ve şuraya dayalı bir yönetim için vatandaş siyaseten güçlü olmalıdır.

“Demokrasi, demokrasi” diye hava atmaya gerek yok. “Göstermelik demokrasinin adı batsın.” Bazen “demokrasi” dersiniz de, vatandaş ağzını dahi açamaz. Bazen de ismi demokrasi olmaz da “en güçsüz vatandan devlet başkanına kafa tutar.” Ne söylemek istediğimi İslam tarihinden şu yaşanan örnek ile daha net anlatıp yazımı sonlandırıyorum:

Müslümanların halifesi Hz. Ömer (ra) bir gün hutbede cemaate şöyle seslendi:

“Ben haktan ayrılırsam ne yaparsınız ” Cemaat içinden bir sahabe kalkarak cevap verdi:

“Seni kılıcımla düzeltirim ya Ömer!”

Hz. Ömer (ra) ellerini açarak;

 “Ya Rabbi! Sana şükürler olsun ki ben Senden gaflete düşersem, Senin adaletinden ayrılırsam, beni kılıcıyla doğrultacak cemaate sahibim” diye şükretti.

İşin en garip tarafı ve en ilginç durum neydi biliyor musunuz Ey Aziz Dostlar! Hz. Ömer’e (ra) o şekilde ikaz eden kişi, sahabeler içerisinde zenginlik ve toplumsal güç bakımından en zayıf bir konumdaydı.

Devlet Başkanına herkesin ses çıkarttığı yönetimin adı demokrasi olmasa ne olur, demokrasi olsa ne olur! Devlet Başkanına kimsenin ses çıkartamadığı yönetimin adı demokrasi olsa ne olur, olmasa ne olur?

Düşünebiliyor musunuz, zayıf ve gariban bir kişi Devlet Başkanı’na “Haktan ayrılırsan seni kılıcımla düzeltirim” diye haykırabiliyor. Başka söze gerek yok.

Ahmet SANDAL

Yazarın Diğer Yazıları

  • İSRAİL'İN ÖMRÜ MESELESİ - 01 Haziran 2026
  • BİR KURBAN BAYRAMI DÜŞÜNCELERİ - 26 Mayıs 2026
  • TOPLUM MU? TOP/LUM MU? - 24 Mayıs 2026
  • BU ÜLKENİN KADİM VE DEĞİŞMEZ GERÇEĞİ: DEPREM - 20 Mayıs 2026
  • BELEDİYELER KAPATILMALI MI? - 17 Mayıs 2026
  • BU TOPLUMU H/ATA SÖZLERİYLE UYUTTULAR - 12 Mayıs 2026
  • ŞİİRLERLE HAYKIRIŞ VE DUA! - 08 Mayıs 2026
  • DUHA VE DUA - 04 Mayıs 2026
  • SUÇA AÇILAN KAPILARI KAPATMADAN! - 01 Mayıs 2026
  • BÜYÜK UYANIŞ: ANTİ AMERİKANCILIK! - 29 Nisan 2026
  • MANYAK TRUMP VE AVANELERİ MAHŞER PROVASINDA! - 27 Nisan 2026
  • PSİKOSİSTEM VE SOSYOSİSTEM BOŞLUK KABUL ETMEZ! - 24 Nisan 2026
  • CAMİİLER İBADET VE DUA İLE TEFEKKÜR VE TEZEKKÜR YERİDİR? - 22 Nisan 2026
  • GENÇLER VE ŞİİR - 20 Nisan 2026
  • AYIP BE! YETER BE! YAZIK BE! - 15 Nisan 2026
  • SÜVEYŞ'TE İNGİLTERE YENİLDİ / HÜRMÜZ'DE ABD YENİLECEK! - 12 Nisan 2026
  • DELİ GÖMLEĞİ GİYMEYİ REDDETMEK - 08 Nisan 2026
  • ŞU MÜESSES NİZAM DEDİKLERİ - 05 Nisan 2026
  • BAZI ŞAİRLER B/AŞKA'DIR - 01 Nisan 2026
  • İRAN'A DESTEK VERMEYENLER VEBAL ALTINDA! - 28 Mart 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 53
Köşe Yazarları
Havva KARABACAK
Havva KARABACAK
BAŞARI BASKISI ÇOCUKLARI NASIL ETKİLİYOR?
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
İSRAİL'İN ÖMRÜ MESELESİ
Türkiye'de Silah Yetkisi Ayrıcalık Değil, Kamu Güvenliği Meselesidir
HALİL HINAZ
Türkiye'de Silah Yetkisi Ayrıcalık Değil, Kamu Güvenliği Meselesidir
Ahmet Süreyya DURNA
Ahmet Süreyya DURNA
ŞİİR OKUMA YARIŞMASI
Bir Dönemin Sonu ve Görgel'in Önündeki Büyük Sınav
İLKER YİYEN
Bir Dönemin Sonu ve Görgel'in Önündeki Büyük Sınav
Oğuz Karakoç
Oğuz Karakoç
Cahit Paköz ve KİPAŞ Eğitim Kurumlarının Başarısı
YUSUF POLAT
YUSUF POLAT
Şampiyonluk Sebahattin Şirin'e yazar 
Ramazan AYDIN
Ramazan AYDIN
YÖNETİCİLER ELEŞTİRİYE NEDEN TAHAMMÜL EDEMİYOR?
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
BEKİR DOĞAN
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
Mustafa SAYLAK
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
YILDIZLARIMIZI KAYBETMEYELİM
Mehmet Akpınar
YILDIZLARIMIZI KAYBETMEYELİM
Çok Okunan Haberler
CHP’Lİ VEKİLLER KAHRAMANMARAŞ’TA SAHAYA İNDİ: “CHP İKTİDARINDA HERKES EŞİT HİZMET ALACAK”
CHP’Lİ VEKİLLER KAHRAMANMARAŞ’TA SAHAYA İNDİ: “CHP İKTİDARINDA...
Kahramanmaraş’ta Toplum İçin Ücretsiz Ruh Sağlığı Etkinliği
Kahramanmaraş’ta Toplum İçin Ücretsiz Ruh Sağlığı Etkinliği
Kahramanmaraş Akedaş İstiklalspor play-off’ta elendi
Kahramanmaraş Akedaş İstiklalspor play-off’ta elendi
Ana Sayfa
GÜNCEL
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
İLÇE
SİYASİ
EĞİTİM
SAĞLIK
SPOR
DÜNYA
DİN
BÖLGESEL
MEDYA
İNTERNET
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
MEDYA GAZETESİ - KahramanMaraş'ın Yerel ve Güncel Haber Siteniz
İsmet Paşa Mahallesi Azerbaycan Bulvarı Basın Evi Girişi N: 27/1 Giriş Kat N: 18 Dulkadiroğlu/KAHRAMANMARAŞ
[email protected]
0 (344) 224-3472
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim