• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNCEL
  • BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
  • İLÇE
  • SİYASİ
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • SPOR
  • DÜNYA DİN BÖLGESEL MEDYA İNTERNET
  • Ara
SON DAKİKA:
11:28
Kahramanmaraş’ta Sulama Kanalında Bulunan 9 Yaşındaki Çocuk Hayatını Kaybetti
10:42
BAŞKAN MEHMET AKPINAR’DAN TARİHÎ KAPALI ÇARŞI ESNAFINA ZİYARET
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. AHMET SANDAL
  3. RİSKLERİ GÖREMEYENLER KRİZLERİ GÖRÜR
22 Aralık 2020 - 13:37
Güncelleme: 22 Aralık 2020 - 13:38

RİSKLERİ GÖREMEYENLER KRİZLERİ GÖRÜR

22 Aralık 2020 - 13:37
Güncelleme: 22 Aralık 2020 - 13:38
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
[email protected]

Nasreddin Hoca oğlunu çeşmeye göndermiş. Su doldurması için eline bir testi vermiş. Testiyi eline verdikten hemen sonra yüzüne okkalı bir tokat atmış ve "sakın testiyi kırma" diye seslenmiş. Bu durumu gören komşular: "Ne yapıyorsun Nasreddin Hoca? Çocuk testiyi kırmış değil ki, neden hiçbir suçu olmayan çocuğu dövüyorsun?" demişler. 

Nasreddin Hoca: "Testi kırıldıktan sonra atılan tokat neye yarar!" demiş.

Risk yönetiminin önemini bundan daha iyi, bundan daha güzel anlatan bir söz olamaz.  

Evet, iş işten geçtikten sonra "tokat atsan ne olur,  atmasan ne olur?" Riskleri önceden görerek tedbir almadıktan sonra, krizler ile boğuşsan ne, boğuşmasan ne olur? Zaten boğuşmak zorundasın. Önemli olan önceden tedbir almaktır. 

Evet, kriz varsa, sorun varsa, bunun sebebi büyük oranda risk yönetimimin olmamasıdır.

Risk yönetimi nedir? İsterseniz önce onu tanımlayalım.

Meydana gelmesi muhtemel olan riskleri,  önceden görerek belirlemek, tedbir almak, önlenmesi mümkün ise önlemek, mümkün değilse etkisini azaltmak yönünde gerçekleştirilen planlama, kontrol ve organizasyon faaliyetlerine risk yönetimi denilir. Risk yönetimi yüzde yüz krizsiz bir gelecek öngörmez. Çünkü, ne kadar da risk yönetimini uygulamaya soksanız, ne kadar da ciddi bir şekilde risklere göre kontrol önlemleri ve tedbirler alsanız bazı krizler, bazı sorunlar, bazı meseleler gündeme gelebilir. Bunda hiçbir ihtilaf yoktur. 

Riskleri önceden görerek tedbir almak ve krizleri önlemek, etkisini azaltmak akılcılıktır. Bu modern stratejik yönetimin gereğidir.

Riskleri önceden gören ve krizleri önleyen yönetici de akıllı ve basiretli bir yöneticidir. Risklere odaklanan bir yönetim, çağın en önemli ihtiyacıdır.

Bu gerçeğe rağmen, kamu yönetiminde, büyük oranda, kimsenin riskleri taktığı yok. Daha açıkçası, risk yönetimi diye bir kavram kamuda mevcut olsa da, bu yönetim daha çok kâğıt üstünde kalmaktadır. “Mevzuat hükmüdür” diye bazı risk yönetimi çalışmaları yapılsa da, bunların çoğu göstermeliktir. İşte “dostlar alışverişte görsünler” mantığıyla bir şeyler yapılıyor gibi davranılıyor. Hepsi bu kadar.

Kamuda gözlemlediğim maalesef, “risk yönetimi değil, kriz yönetimidir.” 

Bir mesele, bir problem yıllar öncesinden "geliyorum, geliyorum" diye adeta bağırır, ancak, kimse oralı dahi olmaz. O mesele ortaya çıktığı andan itibaren kriz yönetimi başlar ve yöneticisinden memuruna kadar tüm bakanlık, tüm genel müdürlük, tüm daire başkanlığı o soruna birden bire yönelir.

Trafik kazaları, iş kazaları, madencilik felaketleri, kadına yönelik şiddet, sel, heyelan, deprem ve benzeri meseleler orta yerde durur. Kimsenin aklına risk yönetimi gelmez, ancak, bu hususlarda bir sorun baş gösterirse herkes “hurra” diye o alana yönelir. Birkaç gün o sorun, o konu basında, haberlerde yer alır. Ardından konu, sorun unutulur gider. Ta ki tekrar bir kaza ve felaket meydana gelene kadar, konu ve sorun kimsenin ilgisini çekmez. Sorun ve kriz baş gösterince herkesin ilgisini çeker.

Bu arada krizlerle mücadele etmede başarılı olmakla da övünürüz. Halbuki bence krizleri başarıyla yönetmekten daha öncelikli ve daha önemli olan riskleri yönetmek ve meydana gelmeden önce değerlendirerek tedbir almaktır.

Şu sözlerime, şu ikazlarıma herkes dikkat etsin: “Riskleri göz ardı edenler, krizlerle göz göze gelirler.”  Krizlerle göz göze gelenler de, ya o krizin altında tamamen ezilirler, ya da büyük hasar görürler. Halbuki riskleri dikkate alan, akılcı, adil ve ehil bir yönetim krizleri önler ve hiçbir hasar ve zarar görmez.

Yazımın başlığında da var: Riskleri göremeyenler, krizleri görürler."Riskleri gördüklerinde iş işten geçmiş olur.  Nice can ve mal kaybı, onulmaz tesirler bırakır. Risklere aldırış etmeyen her yönetici "vebal altındadır."

Risk yönetimi özellikle kamu sektöründe çok elzemdir. Zaten, özel sektör kârlılık ve verimlilik esasları açısından çalıştığı için gerekli tedbirleri alıyor. 

 

Kamu yönetiminde risk yönetimi tedbirleri alınıyor mu? İşte önemli olan bu sorunun cevabıdır. Ben kamu yönetiminde risk yönetimi konusunda “kâğıt üstünde kalan çalışmalar” dışında çok da fazla bir hassasiyet göremiyorum. 

Kriz yönetimi (yani riskler olmadan önce tedbir almamak, olduktan sonra harekete geçmek) hem mala, hem de cana zarardır. Halbuki risk yönetimi hem can, hem mal için fayda sağlar. Tedbir almak akla ve ilme uygun olandır. Tedbir almamak akılsızlıktır.

Tedbir almak aynı zamanda İslam’ın da bir gereğidir. Bizim Dinimiz risk yönetimini emreder. “Sevgili Peygamber Efendimizin (asm) yanına bir Bedevi geliyor. Resûlullah (asm) kendisine soruyor: "Deveni nereye bıraktın?”

Bedevi cevap veriyor: “Allah’a emanet ettim.”

Resûlûllah kendisine şu cevabı veriyor: “Evvela deveni sağlam kazığa bağla, daha sonra Allahû Tealâ’ya emanet et.”

Kur’an-ı Kerim’de yüzlerce ayette akletmekten, ilimden, irfandan ve makul davranmaktan bahsedilir. Akıl, ilim, makul davranış riskleri önceden görerek tedbir almaktır.

Evet, bu sözlerimle birlikte yazımın başlığındaki sözleri önemine binaen tekrar belirtiyorum: "Riskleri göremeyenler, krizleri görür." Maalesef.

İnşaallah, kamuda risk yönetimin gerçekten uygulandığı ve kağıt üstünde kalmadığı günleri görürüz.

Kamu’da görev yaptığım 33 yıl boyunca gözlemlediğim vurdumduymazlığa, aymazlığa ve bunca ihmale rağmen gelecekten umutluyum.

İnşaallah, Ülke olarak hem Kamu'da, hem özel sektörde risk yönetimini uygularız ve hiçbir kriz yaşamayız. Dileğim budur. 

 

Ahmet Sandal

Yazarın Diğer Yazıları

  • MENEMEN SOĞANLI MI SOĞANSIZ MI? BİSİKLET TAYTLI MI TAYTSIZ MI? - 20 Temmuz 2026
  • BİZİM SAĞCILAR BİRBİRİNİ KISKANIR! - 17 Temmuz 2026
  • HALUK LEVENT OLAYI VE ÇIKARTILMASI GEREKEN DERSLER - 14 Temmuz 2026
  • ŞİİRDE ABARTICI KABARTICILAR / SÜSLEMECİ PÜSLEMECİLER - 13 Temmuz 2026
  • YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİNDEKİ "AT GÖZLÜKLÜLER!" - 10 Temmuz 2026
  • NATO BİZİ KORUR MU? - 07 Temmuz 2026
  • "MÜKEMMELCİLİĞİ BIRAK, İYİYİ GERÇEKLEŞTİR." - 05 Temmuz 2026
  • TAMAR TANRIYAR, FUTBOL DÜNYA KUPASI, ORTADOĞU KAN GÖLÜ VE BİR HASTANEDE REZALET - 01 Temmuz 2026
  • SEVGİDE ÖZGÜRSÜN / SAYGIDA MECBURSUN - 28 Haziran 2026
  • AMACA GİDERKEN HER YOL MEŞRU MU? - 22 Haziran 2026
  • İLAHİYAT PROFESÖRÜ MEHMET OKUYAN'A BİR CEVAP - 18 Haziran 2026
  • ÂŞK-I MECAZİ'DEN ÂŞK-I HAKİKİ'YE - 15 Haziran 2026
  • SEVGİNİN YANSIMASI: İLGİ, EMEK, İYİLİK VE DOSTLUK - 12 Haziran 2026
  • ZORLAŞTIRMAYIN HAYATI - 05 Haziran 2026
  • İSRAİL'İN ÖMRÜ MESELESİ - 01 Haziran 2026
  • BİR KURBAN BAYRAMI DÜŞÜNCELERİ - 26 Mayıs 2026
  • TOPLUM MU? TOP/LUM MU? - 24 Mayıs 2026
  • BU ÜLKENİN KADİM VE DEĞİŞMEZ GERÇEĞİ: DEPREM - 20 Mayıs 2026
  • BELEDİYELER KAPATILMALI MI? - 17 Mayıs 2026
  • BU TOPLUMU H/ATA SÖZLERİYLE UYUTTULAR - 12 Mayıs 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 53
Köşe Yazarları
Havva KARABACAK
Havva KARABACAK
BAŞARI BASKISI ÇOCUKLARI NASIL ETKİLİYOR?
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
MENEMEN SOĞANLI MI SOĞANSIZ MI? BİSİKLET TAYTLI MI TAYTSIZ MI?
TOPRAĞIMI, BAYRAĞIMI, VATANIMI VATANSIZ BIRAKANLARI ALLAH'A HAVALE EDİYORUM
HALİL HINAZ
TOPRAĞIMI, BAYRAĞIMI, VATANIMI VATANSIZ BIRAKANLARI ALLAH'A HAVALE EDİYORUM
Ahmet Süreyya DURNA
Ahmet Süreyya DURNA
IRAHAN KOKULU ANALARIMIZ
Andırın'da Bir "Okuma" Sevdası, Bir de Yurt Çilesi
İLKER YİYEN
Andırın'da Bir "Okuma" Sevdası, Bir de Yurt Çilesi
Oğuz Karakoç
Oğuz Karakoç
Cahit Paköz ve KİPAŞ Eğitim Kurumlarının Başarısı
YUSUF POLAT
YUSUF POLAT
Şampiyonluk Sebahattin Şirin'e yazar 
Ramazan AYDIN
Ramazan AYDIN
Kahramanmaraş'ta inşaat sektörünün gidişatı!
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
BEKİR DOĞAN
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
Mustafa SAYLAK
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
BİRLİKTE ÇALIŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR…
Mehmet Akpınar
BİRLİKTE ÇALIŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR…
Çok Okunan Haberler
Kahramanmaraşlılar Bornova'da Gönül Sofrasında Buluştu
Kahramanmaraşlılar Bornova'da Gönül Sofrasında Buluştu
Kahramanmaraş Eczacılar Odası’ndan Sahte Reçete Operasyonu Haberine İlişkin Açıklama
Kahramanmaraş Eczacılar Odası’ndan Sahte Reçete Operasyonu Haberine...
KSÜ 2025-2026 Akademik Yılı Mezunlarını Törenle Uğurladı
KSÜ 2025-2026 Akademik Yılı Mezunlarını Törenle Uğurladı
Ana Sayfa
GÜNCEL
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
İLÇE
SİYASİ
EĞİTİM
SAĞLIK
SPOR
DÜNYA
DİN
BÖLGESEL
MEDYA
İNTERNET
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
MEDYA GAZETESİ - KahramanMaraş'ın Yerel ve Güncel Haber Siteniz
İsmet Paşa Mahallesi Azerbaycan Bulvarı Basın Evi Girişi N: 27/1 Giriş Kat N: 18 Dulkadiroğlu/KAHRAMANMARAŞ
[email protected]
0 (344) 224-3472
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim