• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNCEL
  • BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
  • İLÇE
  • SİYASİ
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • SPOR
  • DÜNYA DİN BÖLGESEL MEDYA İNTERNET
  • Ara
SON DAKİKA:
11:28
Kahramanmaraş’ta Sulama Kanalında Bulunan 9 Yaşındaki Çocuk Hayatını Kaybetti
10:42
BAŞKAN MEHMET AKPINAR’DAN TARİHÎ KAPALI ÇARŞI ESNAFINA ZİYARET
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. AHMET SANDAL
  3. OKUMUŞLARIN GERÇEK HAYATTAN KOPUŞU
03 Mayıs 2021 - 10:44
Güncelleme: 03 Mayıs 2021 - 10:45

OKUMUŞLARIN GERÇEK HAYATTAN KOPUŞU

03 Mayıs 2021 - 10:44
Güncelleme: 03 Mayıs 2021 - 10:45
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
[email protected]

Geçen gün sosyal medyada şu birkaç cümlelik görüşümü paylaştım. Büyük tesir meydan getirdi ve büyük ilgi gördü. Neydi o görüşüm? Şuydu işte:

“Adam sosyolog, toplumu bildiğini iddia eder, kendi komşusundan haberi yok.

Adam psikolog, ruh bilimini bildiğini iddia eder, kendi iç dünyasından haberi yok.

Adam filolog, Dünya dilleri uzmanı olduğunu iddia eder, kendi dilinden haberi yok.

"Şu log, bu log" örnekleri çoğaltmak mümkün.

Hangi log olursa olsun, hayatın içinde yaşamayıp "katalog" içinde yaşayanlar okumuş cehaletini temsil eder.”

Şimdi bu görüşlerim elbette herkesin rahatlıkla gözlemleyeceği hususlar. Bu görüşün özünde de “okumuşların cehaleti fikri” yatar. Ve bu fikri ilk ileri sürülenlerden birisi Alman Filozof Arthur Schopenhaur(1788-1860)’dur. Tabi bu fikri Antik Yunan Filozoflarından da duymaktayız. Hayatta faydası olmayan fikir ve görüşleri hayali bularak tenkit edenler arasında Sokrates, Platon, Aristo da vardır. Zaten Alman Filozof Arthur Schopenhaur kendisinin tüm görüş ve fikirlerinin Platon felsefesinin bir yansıması olduğunu kabul eder. Bizim Ceddimiz, bizim Alimlerimiz diyerek baştacı ettiğimiz Farabi, Gazali, İbn-i Sina, Yusuf Has Hacip, Nizam’ül Mülk ve benzeri Alimler de elbette okumaktan ve bilmekten asıl maksadın toplumun faydası olduğu gerçeğini her fırsatta belirtmişlerdir.

“Okumuş cehaleti” üzerine bu köşe yazımda sizlere sunacağım görüşler esasta Alman Filozof Arthur Schopenhaur’a ait görüş ve düşüncelerdir. Ben de aynı görüşte olduğum için bu yazıda sizlere sunmak istedim.

1-Umumiyetle elinde bir kitapla dolaşan aylak bir adam gerek etrafında olup bitene, gerekse kendi kafasının içinden geçenlere dikkat kesilme gücünden ve isteğinden o ölçüde mahrumdur. Böyle birisinin idrakini kendisiyle birlikte cebinde dolaştırdığı yahut evinde kütüphanesinin raflarında bıraktığı söylenebilir. Herhangi bir konuda özgürce aklını kullanıp bir yargıya varmak ona zor gelir. Okunabilir birtakım şekiller üzerinde gözlerini gezdirirken mekanik bir şekilde nazarı dikkatini celp etmedikçe herhangi bir tespitte/müşahedede bulunmak, neticesini bir mülahaza olarak ortaya atmak ona ağır gelir.

2- Kitap kurdu etrafına kelimelerden örülü basmakalıp hükümlerden bir ağ örer ve etrafındaki eşyayı, sadece başkalarının zihinlerinden yansıyan pırıltılı gölgelerinden görür. Tabiat onu şaşırtır. Kelimelerin ve uzun, basmakalıp tariflerin kisvelerinden sıyrılmış gerçek nesnelerin bıraktığı izlenimler onu sersemleten darbelerdir. Onların çeşitlilikleri dikkatini dağıtır, süratleri onu mecalsiz bırakır. Etrafındaki dünyanın telaşı, gürültüsü, pırıltısı ve baş döndürücü hareketi onu yıldırır ve çaresiz bir şekilde ölü dillerin dünyasının yeknesaklığına ve durgunluğuna, alfabenin harflerinin daha az irkiltici ve daha fazla anlaşılabilir terkiplerine sığınır.

3-“Rahatsız etmeyin de dinleneyim” uyuyanların ve ölülerin özelliğidir. Felçli bir kimsenin altından koltuğunu çekip değneklerini bir tarafa bırakmasını yahut bir mucize olmaksızın, “döşeğini sırtlanıp yürümesini” istemek ne ise, bilginim diye geçinen okurdan kitaplarını bir tarafa bırakıp kendi kendine düşünmesini beklemek de odur. O kitaplarına zihni-fikri dayanak diye sıkı sıkıya sarılır. Kendiyle baş başa kalma korkusu bir boşluktan duyulan ürküntü yahut dehşete benzer, nasıl ki diğer insanlar alelade havayı teneffüs ederlerse, o da ancak bilgi addettiği şeylerin atmosferinde yaşayabilir. Onun aklı ödünç alınmış bir şeydir. Kendine ait fikirleri yoktur ve başka insanların fikirleriyle yaşamak zorundadır.

4-Okumuşlar insanların yahut eşyanın değil, isimlerin ve tarihlerin bilgisiyle övünürler. Kapı komşularını ne düşünür, ne de onlar için kaygılanırlar. Ama söz Hinduların ve Kalmuk Tatarlarının kabile ve kastlarından açıldı mıydı kılı kırk yararlar. Sokakta yürürken yollarını zar zor bulurlar, ama İstanbul ve Pekin’in coğrafyası hakkında eksiksiz malumata sahiptirler.

5-Müziğin de bir o kadar cahilidir. Çok yönlü usta Mozart’ın ezgilerinden çobanın dağlarda koyun güderken çaldığı kavalın ezgisine kadar “tek bir notasından” bile anlamaz. Onun kulakları kitaplarına mıhlanmıştır. Grek ve Latin dillerinin sesiyle ve okul öğreniminin gürültü patırtısıyla sağırlaşmıştır.

6-Sanki şiirden daha fazla mı anlar? Bir manzumedeki hece adedini, bir oyundaki perdelerin sayısını bilir, ama onun ruhu hakkında hiçbir şey bilmez. Bir Grekçe şarkıyı İngilizceye çevirebilir veya bir Latince taşlamayı nazım olarak Grekçe ifade edebilir. Fakat her ikisinin de bu zahmete değip değmediğini eleştirmenlere bırakır.

7-Hayatın “teorik” yanına göre “pratik” yanını daha mı fazla bilir? Hayır. Serbest ya da mekanik sanatlardan habersizdir. Elinden ne ticaret gelir ne zanaat. Ne hünere ne şansa dayanan oyunlardan anladığı vardır. O ne tababette, ziraatta, inşaatta, ne de ahşap veya demir işlemede bir maharet sahibidir. Kendi el emeğiyle bir alet yapamaz, yapılmış olanı kullanamaz. Onun eli ne sabana küreğe, ne çekice, iskarpelaya yakışır. Ne avcılıktan ne balıkçılıktan anlar, ne atları ne köpekleri tanır, ne eskrimden, ne danstan hoşlanır.

8-Bütün sanatların ve bilimlerin okumuş profesörü bunların hiçbirinde bilfiil bir beceri sahibi değildir, ama her biri hakkında bir Ansiklopedi maddesi kaleme alabilir. O ne ellerinden, ne ayaklarından faydalanır. Ne koşabilir, ne yürüyebilir, ne yüzebilir. Vücut ya da kafa sanatlarının herhangi birinden bilfiil anlayan ve onu icra edebilen herkesi “bayağı” diye yaftalar. Her ne kadar bunlardan birini mükemmelen bilmek, aslen bunlar için uygun güçler ve özellikle bunlara tahsis edilmiş düşünce tarzıyla birlikte, uzun zaman ve uğraşmayı gerekli kılsa da, onların emeklerini küçümser.

Evet, ben 8 maddede Filozof Arthur Schopenhaur’un görüşlerini sundum. Tabi aynı görüşlere ben de iştirak ediyorum.

Yazımın sonunda bir fıkrayla işi en anlaşılabilir şekilde kısaca da izah etmiş olalım.

Bir gün birkaç adam deniz kenarında yürürlerken bir adamın denizde boğulmak üzere çırpındığını görürler. Yürüyen o adamlar hemen denizde boğulmakta olan o adamı kurtarmak için harekete geçeceklerken, o anda denizin kenarında beklemekte olan ve hiçbir şekilde hareket etmeyen bir kişi o kişileri engellemiş ve şöyle demiş: “O adamı kurtarmayın, o adam yüzmenin ve yüzme sporunun profesörüdür. Yüzme hakkında kitapları vardır.” Deniz kenarında beklemekte olan o adamın, o sözünü boğulmakta olan adam duymuş ve kendisini kurtarmak için harekete geçen o adamlara seslenmiş: “Evet, evet, ben yüzmenin kitabını yazdım, ancak, yüzme bilmiyorum.”

Evet, maksadımız anlaşılmıştır. Bir şeyin kitabını yazmak, bir konunun profesörü olmak uygulamaya ait bir bilgi değildir. Uygulama çok ayrı bir yetenektir. Ve şu son sözüm de işin mihenk noktasıdır: “Önemli olan uygulamadır, önemli olan bilginin kendisi değil, toplumda o bilgilerin uygulanmasıdır.” Vesselam.

Ahmet SANDAL

Yazarın Diğer Yazıları

  • MENEMEN SOĞANLI MI SOĞANSIZ MI? BİSİKLET TAYTLI MI TAYTSIZ MI? - 20 Temmuz 2026
  • BİZİM SAĞCILAR BİRBİRİNİ KISKANIR! - 17 Temmuz 2026
  • HALUK LEVENT OLAYI VE ÇIKARTILMASI GEREKEN DERSLER - 14 Temmuz 2026
  • ŞİİRDE ABARTICI KABARTICILAR / SÜSLEMECİ PÜSLEMECİLER - 13 Temmuz 2026
  • YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİNDEKİ "AT GÖZLÜKLÜLER!" - 10 Temmuz 2026
  • NATO BİZİ KORUR MU? - 07 Temmuz 2026
  • "MÜKEMMELCİLİĞİ BIRAK, İYİYİ GERÇEKLEŞTİR." - 05 Temmuz 2026
  • TAMAR TANRIYAR, FUTBOL DÜNYA KUPASI, ORTADOĞU KAN GÖLÜ VE BİR HASTANEDE REZALET - 01 Temmuz 2026
  • SEVGİDE ÖZGÜRSÜN / SAYGIDA MECBURSUN - 28 Haziran 2026
  • AMACA GİDERKEN HER YOL MEŞRU MU? - 22 Haziran 2026
  • İLAHİYAT PROFESÖRÜ MEHMET OKUYAN'A BİR CEVAP - 18 Haziran 2026
  • ÂŞK-I MECAZİ'DEN ÂŞK-I HAKİKİ'YE - 15 Haziran 2026
  • SEVGİNİN YANSIMASI: İLGİ, EMEK, İYİLİK VE DOSTLUK - 12 Haziran 2026
  • ZORLAŞTIRMAYIN HAYATI - 05 Haziran 2026
  • İSRAİL'İN ÖMRÜ MESELESİ - 01 Haziran 2026
  • BİR KURBAN BAYRAMI DÜŞÜNCELERİ - 26 Mayıs 2026
  • TOPLUM MU? TOP/LUM MU? - 24 Mayıs 2026
  • BU ÜLKENİN KADİM VE DEĞİŞMEZ GERÇEĞİ: DEPREM - 20 Mayıs 2026
  • BELEDİYELER KAPATILMALI MI? - 17 Mayıs 2026
  • BU TOPLUMU H/ATA SÖZLERİYLE UYUTTULAR - 12 Mayıs 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 53
Köşe Yazarları
Havva KARABACAK
Havva KARABACAK
BAŞARI BASKISI ÇOCUKLARI NASIL ETKİLİYOR?
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
MENEMEN SOĞANLI MI SOĞANSIZ MI? BİSİKLET TAYTLI MI TAYTSIZ MI?
TOPRAĞIMI, BAYRAĞIMI, VATANIMI VATANSIZ BIRAKANLARI ALLAH'A HAVALE EDİYORUM
HALİL HINAZ
TOPRAĞIMI, BAYRAĞIMI, VATANIMI VATANSIZ BIRAKANLARI ALLAH'A HAVALE EDİYORUM
Ahmet Süreyya DURNA
Ahmet Süreyya DURNA
IRAHAN KOKULU ANALARIMIZ
Andırın'da Bir "Okuma" Sevdası, Bir de Yurt Çilesi
İLKER YİYEN
Andırın'da Bir "Okuma" Sevdası, Bir de Yurt Çilesi
Oğuz Karakoç
Oğuz Karakoç
Cahit Paköz ve KİPAŞ Eğitim Kurumlarının Başarısı
YUSUF POLAT
YUSUF POLAT
Şampiyonluk Sebahattin Şirin'e yazar 
Ramazan AYDIN
Ramazan AYDIN
Kahramanmaraş'ta inşaat sektörünün gidişatı!
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
BEKİR DOĞAN
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
Mustafa SAYLAK
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
BİRLİKTE ÇALIŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR…
Mehmet Akpınar
BİRLİKTE ÇALIŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR…
Çok Okunan Haberler
Kahramanmaraşlılar Bornova'da Gönül Sofrasında Buluştu
Kahramanmaraşlılar Bornova'da Gönül Sofrasında Buluştu
Kahramanmaraş Eczacılar Odası’ndan Sahte Reçete Operasyonu Haberine İlişkin Açıklama
Kahramanmaraş Eczacılar Odası’ndan Sahte Reçete Operasyonu Haberine...
KSÜ 2025-2026 Akademik Yılı Mezunlarını Törenle Uğurladı
KSÜ 2025-2026 Akademik Yılı Mezunlarını Törenle Uğurladı
Ana Sayfa
GÜNCEL
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
İLÇE
SİYASİ
EĞİTİM
SAĞLIK
SPOR
DÜNYA
DİN
BÖLGESEL
MEDYA
İNTERNET
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
MEDYA GAZETESİ - KahramanMaraş'ın Yerel ve Güncel Haber Siteniz
İsmet Paşa Mahallesi Azerbaycan Bulvarı Basın Evi Girişi N: 27/1 Giriş Kat N: 18 Dulkadiroğlu/KAHRAMANMARAŞ
[email protected]
0 (344) 224-3472
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim