• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNCEL
  • BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
  • İLÇE
  • SİYASİ
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • SPOR
  • DÜNYA DİN BÖLGESEL MEDYA İNTERNET
  • Ara
SON DAKİKA:
10:53
Büyükşehir, Dulkadiroğlu Haydarbey Caddesini Sıcak Asfaltla Buluşturuyor
10:52
Büyükşehir’den Elbistan’da Kaçak Hafriyat Uyarısı; 191 Bin TL Ceza!
10:50
Başkan Fırat Görgel: “Elbistan’ımız İçin El Birliğiyle Çalışmaya Devam Ediyoruz”
10:48
Başkan Görgel, “Elbistan’a 500 Milyon TL’lik Yol Yatırımı Kazandırıyoruz”
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. AHMET SANDAL
  3. NİMET VE KÜLFET KAVRAMLARINA FARKLI BİR BAKIŞ
06 Ağustos 2017 - 17:57
Güncelleme: 06 Ağustos 2017 - 17:58

NİMET VE KÜLFET KAVRAMLARINA FARKLI BİR BAKIŞ

06 Ağustos 2017 - 17:57
Güncelleme: 06 Ağustos 2017 - 17:58
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
[email protected]

Nimet ve külfet kavramlarını hayatın içinde çok duyar ve bu kavramları çok kullanırız. Adeta her ikisi de dilimizden düşmez. Peki, dilimizden düşürmediğimiz bu nimet ve külfet derken, manalarını hiç düşündük mü? Nedir nimet ve külfet?

“Nimet” dediğimizde nefsin hoşuna giden ve bedeni haz ile zevk sağlayan şeyler anlaşılır. “Külfet” dediğimizde de bu tanımın tam zıttı akla gelir. Külfet, nefsin hoşuna gitmeyen ve bedene rahatsızlık ve ağırlık veren her türlü şeylerdir.

Şimdi bu tanımlardan sonra kafamda onlarca sorular belirdi. Nimet, bedenin hoşuna giden şeyler ise (ruh ile beden birbirine zıt olduğuna göre) nimetler bir yandan külfet değil midir? Ya da soruyu doğrudan sormak gerekirse, “bizim nimet bildiklerimizin külfet, bizim külfet bildiklerimizin de nimet olma” ihtimali yok mudur?

Evet, sondaki sorudan başlamak gerekirse, cevabımız “evet.” Yani, bizim nimet bildiklerimizin bir kısmı esasında külfet, bizim külfet saydıklarımızın bir kısmı da nimettir. Mesela, para-pul-servet, birer nimet görülür. Ancak, bu nimetlerin dünyevi ve uhrevi sorumlulukları akla geldiğinde, bu nimetlerin bir kısmı külfete dönüşür. Parası çok olanın kafasında meşguliyet de çoktur. Serveti çok olanın onları kaybetme korkusu ve kaygısı düşünüldüğünde o nimet bir yandan da külfet oluyor. Çok yemek ve çok içmek bir yerden sonra, beden için bir yük ve külfet oluyor. Burada da görüldüğü gibi, nimet külfete dönüşebilir.

Bizim külfet bildiklerimizin bir kısmı yeri gelir nimet olur. Mesela, namaz kılmak bedeni bir ibadettir. Bu ibadet belki bedene bir yük gibi gelebilir. Ancak, bu ibadet sayesinde bünyemiz dinçleşir ve sağlıklı olur. Oruç tutmak da öyle. Oruç tutup da aç kalırken belki biraz sıkıntı ve rahatsızlık çekeriz, ancak sonradan bedenen bir direnç ve sıhhat kazanırız.

Bu örneklerden anlaşıldığı üzere, “neyin nimet ve neyin külfet olduğu baştan değil, sonradan anlaşılır. Neyin nimet ve külfet olduğu akıl ve vicdan ile anlaşılır.”

Şimdi bir önceki soruyu cevaplayalım. Yukarıda bir önceki soruda nimet ve külfet ile ruh ve beden arasında bağlantı kurarak, “nimet, bedenin hoşuna giden şeyler ise (ruh ile beden birbirine zıt olduğuna göre) nimetler bir yandan külfet değil midir?” diye sormuştum.

Soru ilginç mi? Bilmiyorum. Cevabı nasıl olacak? Onu da bilmiyorum. Bu soruyu ben sordum da cevabını nasıl vereceğim? Gel de çık işin içinden!

“Ya Allah” diyelim ve “Rabbim’in yardımıyla” cevaplayalım:

Bedenin zevk aldığı şeylerden bir tanesi, yemek ve içmek, yani karın doyurmaktır. Karın doyurmak bedenimizin hoşuna gidiyor da, bu durumdan ruhumuz memnun mu acaba? Çünkü, çok yemek yiyen azgınlaşır. Çok yemek yiyen hayvanileşir. Hayvanileşmek dedim de, geçen gün duyduğum bir sözü burada da paylaşmamın tam sırası: “Hayvanlar açken, insanlar tokken kudurur.” İnsanlar karınlarını doyurdukları kadar ruhlarını da doyurmuyorlarsa, işte orada büyük bir tehlike vardır. İnsanın karnı az yemek ve içmekle, ruhu ise çok tefekkür ve riyazetle huzur bulur. Riyazet, nefsin isteklerini kırmak ve onları geri çevirmektir. Bir insan düşünün, hayvan gibi yiyip içiyor, hayvan gibi devamlı surette tıkınıyor, ne ibadet var, ne riyazet var. Şimdi bu adam için bu yedikleri bir nimet midir, yoksa külfet midir? Elbette külfettir.

Yiyeceklere başlarken “bismillah” diyorsan, bitirdiğinde “elhamdülillah” diyorsan ve yemek-içmek sırasında tefekkür ile, nimetleri gönderen Yüce Rabbimizi (cc) hatırlıyorsan, işte bu takdirde yemek ve içmek birere nimettir. Bunun aksi olduğunda, yani yemeklere “bismillah” ile başlamıyorsan, “Allah’a şükretmiyorsan”, nimetlerin asıl sahibi olan “Yaradan’ı bilmiyorsan”, o nimetler sana birer külfettir, külfet.

Evet, nimet ve külfet kavramlarına farklı bakış açısıyla baktığımızda başka neleri söyleyebiliriz: “Bir ev istersin, evim oldu diye sevinirsin, ancak, o evde huzurun olmazsa, o ev bir nimet sayılır mı? O evin etrafındaki komşuların ile huzurun yoksa o ev bir nimet midir? Yoksa külfet midir? Ev örneğinden sonra, evlat örneğini verelim. Evladın var, ancak hayırsız. O evlat bit nimet sayılır mı? Elbette sayılmaz. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün.

İşte bundan dolayı, bizim Atalarımız “Allah ne verirse versin, hayırlısını ve faydalısını versin” diye dua ederlerdi. Biz de bu şekilde dua eder ve aynısını isteriz. Bir şeyin nimet olması için, hayırlı ve faydalı olması gerekir.

Buraya kadar, farklı bakış açısıyla nimet ve külfet üzerine görüşlerimi ve fikirlerimi açıkladım. Yazımın en sonunda Nimet ve Külfet Dengesi” üzerine birkaç kelam eylemek isterim.

“Nimet ve külfet dengesi”, bir toplumda huzur ve selametin sağlanması için en mühim unsurdur. Nimet ve külfet dengesinin olmadığı yerde adalet ve hakkaniyetten de bahsedilemez.

Her işte denge mühim olduğu gibi, “nimet ve külfette de denge” mühimdir. Her yerde adalet ve hakkaniyet gerekli olduğu gibi nimet ve külfette de adalet ve hakkaniyet gereklidir. Bizi yönetenler nimet ve külfet dengesine riayet etmelidirler. Bazı kesimlere nimetleri devamlı aktarıp da bazı kesimlere baktırmamalıdır. Herkese dengeli ve adaletli bir şekilde Milli Gelirden pay verilmelidir. Bunun yanında, “nimetlere sahip olanlara külfet de yüklenmelidir.” Mesela, çok parası olandan çok da vergi alınmalıdır. Öte yandan, “külfetlere maruz kalanlara nimetler de sağlanmalıdır.” Mesela, ağır şartlarda çalışan işçilere yüksek ücret ve dinlenme için de imkan sağlanmalıdır.  Yalnızca iki örnek verdim. Bu örnekler binlerce çoğaltılabilir. Örnekler ne kadar çoğaltılırsa çoğaltılsın durum değişmez. Mühim olan şudur: “Toplumda nimet ve külfet dengesi mutlaka sağlanmalıdır.” Aksi takdirde o toplumda huzur olmaz ve kısa vadede bir şey olmazsa da, orta ve uzun vadede o toplum, çok geçmeden çöker. İşte bu olumsuz ve kötü durumdan kurtulmak için “nimet ve külfet dengesine herkes riayet etmelidir”, ve en başta da o toplumu yönetenler bu dengeye riayet etmelidir.

Ahmet SANDAL

Yazarın Diğer Yazıları

  • İSRAİL'İN ÖMRÜ MESELESİ - 01 Haziran 2026
  • BİR KURBAN BAYRAMI DÜŞÜNCELERİ - 26 Mayıs 2026
  • TOPLUM MU? TOP/LUM MU? - 24 Mayıs 2026
  • BU ÜLKENİN KADİM VE DEĞİŞMEZ GERÇEĞİ: DEPREM - 20 Mayıs 2026
  • BELEDİYELER KAPATILMALI MI? - 17 Mayıs 2026
  • BU TOPLUMU H/ATA SÖZLERİYLE UYUTTULAR - 12 Mayıs 2026
  • ŞİİRLERLE HAYKIRIŞ VE DUA! - 08 Mayıs 2026
  • DUHA VE DUA - 04 Mayıs 2026
  • SUÇA AÇILAN KAPILARI KAPATMADAN! - 01 Mayıs 2026
  • BÜYÜK UYANIŞ: ANTİ AMERİKANCILIK! - 29 Nisan 2026
  • MANYAK TRUMP VE AVANELERİ MAHŞER PROVASINDA! - 27 Nisan 2026
  • PSİKOSİSTEM VE SOSYOSİSTEM BOŞLUK KABUL ETMEZ! - 24 Nisan 2026
  • CAMİİLER İBADET VE DUA İLE TEFEKKÜR VE TEZEKKÜR YERİDİR? - 22 Nisan 2026
  • GENÇLER VE ŞİİR - 20 Nisan 2026
  • AYIP BE! YETER BE! YAZIK BE! - 15 Nisan 2026
  • SÜVEYŞ'TE İNGİLTERE YENİLDİ / HÜRMÜZ'DE ABD YENİLECEK! - 12 Nisan 2026
  • DELİ GÖMLEĞİ GİYMEYİ REDDETMEK - 08 Nisan 2026
  • ŞU MÜESSES NİZAM DEDİKLERİ - 05 Nisan 2026
  • BAZI ŞAİRLER B/AŞKA'DIR - 01 Nisan 2026
  • İRAN'A DESTEK VERMEYENLER VEBAL ALTINDA! - 28 Mart 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 53
Köşe Yazarları
Havva KARABACAK
Havva KARABACAK
BAŞARI BASKISI ÇOCUKLARI NASIL ETKİLİYOR?
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
İSRAİL'İN ÖMRÜ MESELESİ
Türkiye'de Silah Yetkisi Ayrıcalık Değil, Kamu Güvenliği Meselesidir
HALİL HINAZ
Türkiye'de Silah Yetkisi Ayrıcalık Değil, Kamu Güvenliği Meselesidir
Ahmet Süreyya DURNA
Ahmet Süreyya DURNA
ŞİİR OKUMA YARIŞMASI
Bir Dönemin Sonu ve Görgel'in Önündeki Büyük Sınav
İLKER YİYEN
Bir Dönemin Sonu ve Görgel'in Önündeki Büyük Sınav
Oğuz Karakoç
Oğuz Karakoç
Cahit Paköz ve KİPAŞ Eğitim Kurumlarının Başarısı
YUSUF POLAT
YUSUF POLAT
Şampiyonluk Sebahattin Şirin'e yazar 
Ramazan AYDIN
Ramazan AYDIN
YÖNETİCİLER ELEŞTİRİYE NEDEN TAHAMMÜL EDEMİYOR?
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
BEKİR DOĞAN
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
Mustafa SAYLAK
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
YILDIZLARIMIZI KAYBETMEYELİM
Mehmet Akpınar
YILDIZLARIMIZI KAYBETMEYELİM
Çok Okunan Haberler
CHP’Lİ VEKİLLER KAHRAMANMARAŞ’TA SAHAYA İNDİ: “CHP İKTİDARINDA HERKES EŞİT HİZMET ALACAK”
CHP’Lİ VEKİLLER KAHRAMANMARAŞ’TA SAHAYA İNDİ: “CHP İKTİDARINDA...
Kahramanmaraş’ta Toplum İçin Ücretsiz Ruh Sağlığı Etkinliği
Kahramanmaraş’ta Toplum İçin Ücretsiz Ruh Sağlığı Etkinliği
Kahramanmaraş Akedaş İstiklalspor play-off’ta elendi
Kahramanmaraş Akedaş İstiklalspor play-off’ta elendi
Ana Sayfa
GÜNCEL
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
İLÇE
SİYASİ
EĞİTİM
SAĞLIK
SPOR
DÜNYA
DİN
BÖLGESEL
MEDYA
İNTERNET
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
MEDYA GAZETESİ - KahramanMaraş'ın Yerel ve Güncel Haber Siteniz
İsmet Paşa Mahallesi Azerbaycan Bulvarı Basın Evi Girişi N: 27/1 Giriş Kat N: 18 Dulkadiroğlu/KAHRAMANMARAŞ
[email protected]
0 (344) 224-3472
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim