• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNCEL
  • BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
  • İLÇE
  • SİYASİ
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • SPOR
  • DÜNYA DİN BÖLGESEL MEDYA İNTERNET
  • Ara
SON DAKİKA:
10:53
Büyükşehir, Dulkadiroğlu Haydarbey Caddesini Sıcak Asfaltla Buluşturuyor
10:52
Büyükşehir’den Elbistan’da Kaçak Hafriyat Uyarısı; 191 Bin TL Ceza!
10:50
Başkan Fırat Görgel: “Elbistan’ımız İçin El Birliğiyle Çalışmaya Devam Ediyoruz”
10:48
Başkan Görgel, “Elbistan’a 500 Milyon TL’lik Yol Yatırımı Kazandırıyoruz”
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. AHMET SANDAL
  3. NE OLDU PARİS?
15 Kasım 2015 - 10:32
Güncelleme: 15 Kasım 2015 - 10:33

NE OLDU PARİS?

15 Kasım 2015 - 10:32
Güncelleme: 15 Kasım 2015 - 10:33
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
[email protected]

Paris, görmediğim bir şehir: Görmedim ancak, hakkında çok duyduklarım var. Paris, bilmediğim bir şehir. Ancak, hakkında çok işittiklerim var.

Paris, bohem hayatıyla meşhur bir şehir. Bu durum tarihte de öyle, şimdi de öyle. Üstadımız Necip Fazıl Kısakürek’in de gençliğinde okuma maksadıyla gittiği Paris’ta bohem hayatına girdiği ve o hayattan tiksinerek, Yurda döndüğünde büyük değişim yaşadığı bilinmektedir.

Paris entelleri, lümpenleri ile meşhur bir şehirdir. Çokça duyarız, “işte Paris gecelerinde, restaurantlarda yeme-içme beş-on saat sürer. Bu süre içerisinde içkiler, çalgılar eşliğinde, her türlü ahkam kesme, zırva ve pipo dumanları altında bilgiç tavırlar kırıla gider” derler.

Dünyanın mazlum yerlerinde çekilen acı ve çile, Filistin’de Yahudilerin baskı ve zulmü altında Müslümanların derdi ve ezası, Ortadoğu, Afganistan, Pakistan ve tüm mazlum coğrafyanın derdi ve kederi, Paris akşamlarında, eğlence ve şatafat içinde yalnızca çerez misali yer kaplar. Ancak, kendilerine yönelik bir problem ve tehdit meydana geldiğinde Parisli entel ve sözde aydınlar hoplar ve zıplarlar.

Parisli sözde aydınlar, enteller, lümpenler kendilerini Dünyanın merkezinde görürler ve kendileri gibi düşünmeyeni, kendileri gibi giyinmeyeni ikinci sınıf bir insan olarak görürler. (Belki de insan olarak dahi görmezler)

Parisli sözde aydınların dedeleri, bunlardan beterdi. Cezayir’in Osmanlı’nın yönetiminden alınıp da Fransızların eline geçtiği 1830 yılından, Cezayir’in bağımsızlığını ilan ettiği 1958 yılına kadar geçen süre, kan, işkence ve zulümlerle doludur. Fransa, Dünyanın en büyük soykırımını Cezayir’deki Müslümanlara karşı işlemiştir. Bu hususta 2005 yılında Cezayir Devlet Başkanı Fransa’dan özür beklemiş, hatta resmen özür talep etmiş, ancak nafile. Fransa’nın kibri buna engel olmuştur.

Fransa, sözde özgürlükçüdür. Müslümanlar hariç herkesin özgürlüğünü savunur. Müslümanların en büyük düşmanı PKK’nın en büyük destekçisi Fransa’dır. Terör örgütü PKK’nın elebaşları, halen Fransa’da elini kolunu sallayarak ve hatta Fransa Cunhurbaşkanı’nın sarayında özel konuk olarak ağırlanarak dolaşırılar. Fransa, PKK’yı terör örgütü dahi saymaz. Fransa, terör örgütü PKK’ya kapıyı açar. Terör örgütü PKK’ya kapıyı açar ve zarar görür. Çünkü açtığı kapıdan başka terör örgütleri de girer. Ve Paris’te Fransa’yı kalbinden vurur.

İşte Paris’te dün (13 Kasım 2015 tarihinde) gerçekleştirilen 6 ayrı noktadaki terör eylemine bu noktadan bakmak gerekir. O terör eylemi sonunda 120’den fazla Fransa yurttaşı öldürüldü, 300 civarında yaralı kişi var ve bu yaralılardan 100’ünün durumu ağır.

Terör nereden gelirse gelsin ve kime karşı işlenirse işlensin bir “insanlık suçudur.” Bir Müslüman olarak tüm terör eylemlerini lanetliyorum ve Fransa’daki bu terör hadisesini de lanetliyorum. Bizim inancımıza göre, “haksız yere bir cana kıyan, tüm insanlığı öldürmüş gibidir.” Terör saldırılarında meseleyle hiç ilgisi olmayan ve işinde-gücünde zavallı insanlar öldürülüyor. Bu yönüyle terör hadiselerinde büyük haksızlık ve büyük bir zulüm var. Bakın bu hususta Kur’an’da Rabbimiz neyi beyan ediyor ve bize neyi emrediyor: "İşte bu yüzdendir ki İsrailoğulları'na şöyle yazmıştık: Kim, bir cana veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya karşılık olmaksızın (haksız yere) bir cana kıyarsa bütün insanları öldürmüş gibi olur. Her kim bir canı kurtarırsa bütün insanları kurtarmış gibi olur. Peygamberlerimiz onlara apaçık deliller getirdiler; ama bundan sonra da onlardan çoğu yine yeryüzünde aşırı gitmektedirler." (Maide Suresi, 32) Bu hakikatler ışığında bakmalıdır herkes. Ve bu hakikatler ışığında herkes, cana karşı saygı içinde olmalıdır. Herkesin can ve mal güvenliği kutsaldır ve korunmalıdır. Bizim inancımız bunu emreder.

Bütün bu gerçekleri ifade ettikten sonra, yazımın başlığındaki gibi, “Ne Oldu Paris?” diye bir kez daha soruyorum.

Paris, insan haklarını sözde savunmaktan vazgeç, özde savun. Terör örgütlerine verdiğin destek, bak seni vurdu.

Ne oldu Paris? Senin sokakların, senin eğlence yerlerin, restaurantların, barların sabahlara kadar şen şakraktı. Seni restaurantlarında enteller, bohemler, lümpenler ahkam keserlerdi, kahkahalar eşliğinde, pipo dumanları altında ve bilgiç tavırlarla başka milletlerin sorunları nokta kadar dahi önem taşımazdı. Ne oldu Paris? Artık ahkam kesemiyorsun, kahkaha atamıyorsun, hatta restaurantlara dahi gidemiyorsun! Hatta sokağa dahi çıkamıyorsun.

Ne oldu Paris? Teröre destek verdin ve başına bunlar mı geldi? Ne oldu Paris?

 

Bütün bunlardan sonra, şu iki söz, anlayana yeter:

"Beşer zulmeder, kader adalet eder." (İnsan zulmeder, kader tecelli eder)

“Men dakka dukka.” (Eden bulur)

 

Burada şunu da ifade etmeliyim. Teröre yalnızca Fransa mı destek veriyor. Elbette hayır. Amerika, Almanya, İngiltere ve Rusya da Fransa gibidir. Onlar da Dünyadaki terörden sorumludur. Onlar da PKK terörünün baş destekçileridir. Onlar da Irak ve Suriye’deki terörün baş destekçileridir. Bu hususta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın birkaç gün önce sarf ettiği şu söz büyük bir hakikatin ifadesidir:  “Suriye ateşine odun taşıyan herkes çok yakında kendini aynı ateşin içinde bulmaktan kurtulamayacaktır. Bu samimiyetle ifade edilmiş, dostça bir ikazdır.”.

 

İnşallah, bundan böyle Paris ve tüm Avrupa ve tüm Batı akıllanır da teröre destek vermekten vazgeçerler.

 

Ahmet SANDAL

Yazarın Diğer Yazıları

  • İSRAİL'İN ÖMRÜ MESELESİ - 01 Haziran 2026
  • BİR KURBAN BAYRAMI DÜŞÜNCELERİ - 26 Mayıs 2026
  • TOPLUM MU? TOP/LUM MU? - 24 Mayıs 2026
  • BU ÜLKENİN KADİM VE DEĞİŞMEZ GERÇEĞİ: DEPREM - 20 Mayıs 2026
  • BELEDİYELER KAPATILMALI MI? - 17 Mayıs 2026
  • BU TOPLUMU H/ATA SÖZLERİYLE UYUTTULAR - 12 Mayıs 2026
  • ŞİİRLERLE HAYKIRIŞ VE DUA! - 08 Mayıs 2026
  • DUHA VE DUA - 04 Mayıs 2026
  • SUÇA AÇILAN KAPILARI KAPATMADAN! - 01 Mayıs 2026
  • BÜYÜK UYANIŞ: ANTİ AMERİKANCILIK! - 29 Nisan 2026
  • MANYAK TRUMP VE AVANELERİ MAHŞER PROVASINDA! - 27 Nisan 2026
  • PSİKOSİSTEM VE SOSYOSİSTEM BOŞLUK KABUL ETMEZ! - 24 Nisan 2026
  • CAMİİLER İBADET VE DUA İLE TEFEKKÜR VE TEZEKKÜR YERİDİR? - 22 Nisan 2026
  • GENÇLER VE ŞİİR - 20 Nisan 2026
  • AYIP BE! YETER BE! YAZIK BE! - 15 Nisan 2026
  • SÜVEYŞ'TE İNGİLTERE YENİLDİ / HÜRMÜZ'DE ABD YENİLECEK! - 12 Nisan 2026
  • DELİ GÖMLEĞİ GİYMEYİ REDDETMEK - 08 Nisan 2026
  • ŞU MÜESSES NİZAM DEDİKLERİ - 05 Nisan 2026
  • BAZI ŞAİRLER B/AŞKA'DIR - 01 Nisan 2026
  • İRAN'A DESTEK VERMEYENLER VEBAL ALTINDA! - 28 Mart 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 53
Köşe Yazarları
Havva KARABACAK
Havva KARABACAK
BAŞARI BASKISI ÇOCUKLARI NASIL ETKİLİYOR?
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
İSRAİL'İN ÖMRÜ MESELESİ
Türkiye'de Silah Yetkisi Ayrıcalık Değil, Kamu Güvenliği Meselesidir
HALİL HINAZ
Türkiye'de Silah Yetkisi Ayrıcalık Değil, Kamu Güvenliği Meselesidir
Ahmet Süreyya DURNA
Ahmet Süreyya DURNA
ŞİİR OKUMA YARIŞMASI
Bir Dönemin Sonu ve Görgel'in Önündeki Büyük Sınav
İLKER YİYEN
Bir Dönemin Sonu ve Görgel'in Önündeki Büyük Sınav
Oğuz Karakoç
Oğuz Karakoç
Cahit Paköz ve KİPAŞ Eğitim Kurumlarının Başarısı
YUSUF POLAT
YUSUF POLAT
Şampiyonluk Sebahattin Şirin'e yazar 
Ramazan AYDIN
Ramazan AYDIN
YÖNETİCİLER ELEŞTİRİYE NEDEN TAHAMMÜL EDEMİYOR?
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
BEKİR DOĞAN
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
Mustafa SAYLAK
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
YILDIZLARIMIZI KAYBETMEYELİM
Mehmet Akpınar
YILDIZLARIMIZI KAYBETMEYELİM
Çok Okunan Haberler
CHP’Lİ VEKİLLER KAHRAMANMARAŞ’TA SAHAYA İNDİ: “CHP İKTİDARINDA HERKES EŞİT HİZMET ALACAK”
CHP’Lİ VEKİLLER KAHRAMANMARAŞ’TA SAHAYA İNDİ: “CHP İKTİDARINDA...
Kahramanmaraş’ta Toplum İçin Ücretsiz Ruh Sağlığı Etkinliği
Kahramanmaraş’ta Toplum İçin Ücretsiz Ruh Sağlığı Etkinliği
Kahramanmaraş Akedaş İstiklalspor play-off’ta elendi
Kahramanmaraş Akedaş İstiklalspor play-off’ta elendi
Ana Sayfa
GÜNCEL
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
İLÇE
SİYASİ
EĞİTİM
SAĞLIK
SPOR
DÜNYA
DİN
BÖLGESEL
MEDYA
İNTERNET
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
MEDYA GAZETESİ - KahramanMaraş'ın Yerel ve Güncel Haber Siteniz
İsmet Paşa Mahallesi Azerbaycan Bulvarı Basın Evi Girişi N: 27/1 Giriş Kat N: 18 Dulkadiroğlu/KAHRAMANMARAŞ
[email protected]
0 (344) 224-3472
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim