• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNCEL
  • BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
  • İLÇE
  • SİYASİ
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • SPOR
  • DÜNYA DİN BÖLGESEL MEDYA İNTERNET
  • Ara
SON DAKİKA:
14:42
AKDO Park yeni sezonda da İstiklalspor’un evi olacak
14:22
Akdo, 3. Kez Ağustos Fuarı Ana Sponsoru oldu
14:21
Kahramanmaraş’ta plastik deposu ve tekstil fabrikasında yangın
14:19
Kahramanmaraş’ta otomobil KGYS direğine çarptı: 2 ağır yaralı
11:28
Kahramanmaraş’ta Sulama Kanalında Bulunan 9 Yaşındaki Çocuk Hayatını Kaybetti
10:42
BAŞKAN MEHMET AKPINAR’DAN TARİHÎ KAPALI ÇARŞI ESNAFINA ZİYARET
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. AHMET SANDAL
  3. MUTLAKLIK, GÖRECELİLİK VE İNSAN
14 Haziran 2023 - 08:38

MUTLAKLIK, GÖRECELİLİK VE İNSAN

14 Haziran 2023 - 08:38
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
[email protected]

İnsanoğlu, iki kavramın arasında “hayatın manasını anlamlandırır.” Bu kavramlardan birincisi mutlaklık, diğeri göreceliliktir.

İnsan hayatını bunlara göre anlamlandırır derken kastım şudur. Mutlaklık fikrine kendisini ne kadar yaklaştırırsa hayatı o kadar anlar, göreceli bakış açısına kendisini ne kadar kaptırırsa o denli bataklıkta boğuşup kalır.

Şimdi soracaksınız. Ey Yazar bu ne demek? Ne diyorsun sen? Mutlaklık fikri nedir? Görecelilik fikri nedir? İnsan, mutlaklık fikrine nasıl yaklaşır? Görecelilik bataklığına nasıl düşer?

Önce kavramları bir açıklayalım.

Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi ve Türk Dil Kurumu sözlüğünde mutlak/mutlaklık ve görece/görecelik hakkında bilgi edinmeye çalıştım. Şu yazdıklarım kendi fikrimden ve ansiklopedik ve sözlük bilgileri de dikkate alarak “mutlaklık ve görecelilik ve insan” üzerine derlenmiş görüşler, belki de bir deneme yazısıdır.

Mutlak/Mutlaklık:

Mutlak, sınırlanmamış, kayıtlanmamış demektir. Kendi başına var olan, hiçbir şeye bağlı olmayan, bağımsız. Mutlak sıfattır. Salt diye de adlandırılıyor.

Allah (cc) gerçek ve mutlaktır. Tüm yarattıkları fani ve mutlak değildir. Allah, tek ve eşsizdir, yarattıkları tek değildir, eşlidir. Allah’ın tek ve eşsiz manasına gelen ahad ve ahadiyyet ismi ve sıfatı, gerçek, aşkın (müteâl), eşsiz ve yüce birliği ifade etmektedir.

Mutlak kavramını tek bir kelime ile anlatmak istersem “gerçeklik” diyebilirim.

Görece/Görecelilik:

Mutlak/Mutlaklık kavramının tam karşısında, tam zıttında görece/görecelilik kavramı var. Bizim dilimizde görece/görecelilik olarak adlandırdığımız bu kavram nispi/nispiyet diye de bilinir.

Nispi/nispiyet, görece/görecelilik, bir şeye göre olan, varlığı başka bir şeyin varlığına bağlı olan, kesin olmayıp kişiden kişiye, zamandan zamana, yerden yere değişebilen, bağıl demektir.

Görecelilik, yaratılanlar içindir. Ve görece bakan da başta insan olmak üzere tüm varlıklardır. İnsan, görece bakıştan kurtulmaya yatkındır. Ancak diğer varlıklar istese de görecelilikten kurtulamaz.

Hayvanlardan örnek verelim.

Bir arslan için görece bakış zaten onun varlık nedenidir. Bir arslan için av için gözüne kestirdiği bir antiloptan ötesi yoktur. Bir keçi için beslenmek için tırmandığı kayalık üstündeki çalının yapraklarından ötesi yoktur. Bir çınar ağacı için yağmurlar ve güneşten ötesi yoktur.

Ötesini düşünmek insana mahsustur. Ötesini düşündüğünüzde görecelilik olmaz. Görecelilik yalnızca bir ana ve bir mekana mahsus olandır.

Bir çok yerde örnek verdim. Burada da örnek vereyim.

Geçen gün bir arkadaşımıza başsağlığı ziyareti için gitmiştik. Başsağlığı diledikten sonra, “Babanız kaç yaşında vefat etti?” diye sordum. Arkadaşım, “Babam 94 yaşında vefat etti” dedi. “İyi, iyi, Babanız çok yaşamış, maşallah” dedim. Arkadaş da “2 sene önce Babamın babası vefat etmişti, O da 115 yaşında vefat etti” dedi. Bu söz üzerine, Babanız “az yaşamış, o zaman” dedim. İlginç değil mi? Bir insanın fikri 5-10 saniye içinde değişebiliyor. 94 yaşında vefat eden bir insan için önce “çok yaşamış” dedim ve ardından “az yaşamış” dedim.

Arkadaşımın Babasına çok yaşamış derken, Türkiye’de erkeklerde yaşam ortalaması olan 65-70 yaşlarını esas aldım ve buna göre “çok yaşamış” dedim. Sonra Babasının yaşını dikkate aldım ve buna göre de “az yaşamış” dedim. Hayat görecelilikten ibarettir. Neye, nereden ve neyi ölçü alarak baktığın önemli. Konu yaştan açıldı, yine oradan gidelim. Hazreti Nuh (as) 950 yıl yaşamış bir peygamberdir. Hazreti Nuh (as) ölçü alınırsa hepimiz çok az yaşamış sayılırız. Ancak doğduktan bir kaç sonra vefat eden bir bebeğe göre hepimiz çok yaşamış durumdayız. Geçen ay memleketimdeydim. Çocukluğumun geçtiği o sokakta yürüyorum. O sokağın köşe başında duran eve dikkatle baktım ve şaşırdım. “Aman Allah’ım bu ev ne kadar da küçükmüş” dedim. Çocuk ruhumda o ev bana saray gibi dev ve heybetli gözükürdü. Bu orta yaşlılık çağımda aynı ev bana, sanki bir tavuk kümesi gibi küçük göründü. Niye böyle?

Sokağın başındaki o ev aynıydı, ancak benim yaşım ve bu yaşa kadar gördüğüm evler ve şehirler aynı değildi. Bu ne denle bakışım değişmişti. Çocukken o mahallenin en büyük evinden başka çok fazla ev bilmediğimiz ve görmediğimiz için o ev bize heybetli geliyordu. Sonra büyüdük nice ev, nice apartman gördük. Ondan dolayı o ev gözümüzde küçüldü. Bir de aradan geçen 40 yıl zarfında, mahalleye koca koca apartmanlar dikilmişti. O apartmanlar arasında kalan çocukluğumun büyük evi, artık gözüme büyük görünmüyordu. Evet, baktığımız, gördüğümüz ve yanından geçtiğimiz her şeye başkasına kıyasla mana verir ve görecelilik durumu burada da geçerli olur.

Bir adama gıpta edersin, yerine olmak istersin, zengin dersin, makam mevki sahibi dersin, iki-üç sene sonra, o gıpta ettiğin adam kanser hastası olur, malı-mülkü kaybeder, makamı yitirir, bir deri-kemik kalır, “oh, iyi ki o adamın yerinde değilmişim” dersin. Bir kadının yüzünü seversin, sevdiğin kadının yüzü yaşlandıkça ilgini çekmez olur, sevmemeye başlarsın. Bir eve hayran olursun, sonra ondan daha güzel bir ev daha görürsün, hayranlığın biter ve değişir. Burada da yine göreceli (nispi) ve zamana göre değişken görüşler fikrimizi şekillendirmektedir.

Geçen aylar içerisinde sunduğu bir konferans sonrasında Milli Savunma E. Bakanımız Dr. Vecdi Gönül Beyefendi'ye kitabımı takdim ederken "Efendim ben de Mülkiye Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden 1986 mezunuyum" dedim. 1960 yıllarda Mülkiye mezunu olan Sayın Bakanımız "ooo sen daha dün mezun olmuşsun" dedi. Tabi bu söz insanın genç olduğunu çağrıştırdığı için hoşuma gitse de görecelilik içerdiği için mutlak doğru değildi. Ben de hiç de genç sayılacak yaşta değilim. Çünkü SBF'den mezuniyetimin üzerinden epey zaman geçmişti. Konuyu görecelilik açısından ele alacak olursak şurası da bir hakikattir ki, ben de bizim okul mezunlarından 2000'li yıllarda mezun olanlara "ooo sen daha dün mezun olmuşsun" diyorum.

Okullardan önce mezun olanlar sonra mezun olanlara her daim daha genç oldukları yönünde bakmaya devam edeceklerdir. Çünkü hayat göreceliliktir.

Görecelilik üzerine yukarıda bizzat kendi hayatımdan ya da kendi gözlemlerimden verdiğim bu örnekler görecelilik kavramı hakkında ve görecelilik (nispiyet) kuralı hakkında fikir sahibi olmaya vesile olmuştur.

Görecelilik yaratılmışlarla ya da inşa edilmişlerle ilgili bir durum, bir kural olup bu durum ve bu kural bizi, bir başkasına ya da zamana ve mekana göre değişken olanların ölçü olarak alınamayacağı gerçeğine götürür.

O zaman insan neyi ölçü alacaktır? Göreceli olmayan bir Zat, bir varlık olmalı ki ölçü alalım. İşte göreceli olmayan ve mutlak olan bir Zat, bir varlık var. O Allah’tır. Ölçü alınacak ve bağlanılacak tek Zat, tek varlık Allah’tır.

Evet, görecelilik nasıl bir kural ve hayatın içerisinde ise, aslolan mutlaklık ve mutlak olmak vardır ki, o da bir hakikattir ki, bizi Allah’a götürür.

Evet, Dünyada tek hakikat vardır. O da Allah’tır. Diğerleri değişkendir. Diğerlerinin hepsi nispi, göreceli, ona-buna, şuna-buna göre değişmektedir.

Allah (cc) bizleri mutlak olana, yani kendisine götürecek olan yolları açsın.

Vesselam.

Ahmet SANDAL

 

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • MENEMEN SOĞANLI MI SOĞANSIZ MI? BİSİKLET TAYTLI MI TAYTSIZ MI? - 20 Temmuz 2026
  • BİZİM SAĞCILAR BİRBİRİNİ KISKANIR! - 17 Temmuz 2026
  • HALUK LEVENT OLAYI VE ÇIKARTILMASI GEREKEN DERSLER - 14 Temmuz 2026
  • ŞİİRDE ABARTICI KABARTICILAR / SÜSLEMECİ PÜSLEMECİLER - 13 Temmuz 2026
  • YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİNDEKİ "AT GÖZLÜKLÜLER!" - 10 Temmuz 2026
  • NATO BİZİ KORUR MU? - 07 Temmuz 2026
  • "MÜKEMMELCİLİĞİ BIRAK, İYİYİ GERÇEKLEŞTİR." - 05 Temmuz 2026
  • TAMAR TANRIYAR, FUTBOL DÜNYA KUPASI, ORTADOĞU KAN GÖLÜ VE BİR HASTANEDE REZALET - 01 Temmuz 2026
  • SEVGİDE ÖZGÜRSÜN / SAYGIDA MECBURSUN - 28 Haziran 2026
  • AMACA GİDERKEN HER YOL MEŞRU MU? - 22 Haziran 2026
  • İLAHİYAT PROFESÖRÜ MEHMET OKUYAN'A BİR CEVAP - 18 Haziran 2026
  • ÂŞK-I MECAZİ'DEN ÂŞK-I HAKİKİ'YE - 15 Haziran 2026
  • SEVGİNİN YANSIMASI: İLGİ, EMEK, İYİLİK VE DOSTLUK - 12 Haziran 2026
  • ZORLAŞTIRMAYIN HAYATI - 05 Haziran 2026
  • İSRAİL'İN ÖMRÜ MESELESİ - 01 Haziran 2026
  • BİR KURBAN BAYRAMI DÜŞÜNCELERİ - 26 Mayıs 2026
  • TOPLUM MU? TOP/LUM MU? - 24 Mayıs 2026
  • BU ÜLKENİN KADİM VE DEĞİŞMEZ GERÇEĞİ: DEPREM - 20 Mayıs 2026
  • BELEDİYELER KAPATILMALI MI? - 17 Mayıs 2026
  • BU TOPLUMU H/ATA SÖZLERİYLE UYUTTULAR - 12 Mayıs 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 53
Köşe Yazarları
Havva KARABACAK
Havva KARABACAK
BAŞARI BASKISI ÇOCUKLARI NASIL ETKİLİYOR?
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
MENEMEN SOĞANLI MI SOĞANSIZ MI? BİSİKLET TAYTLI MI TAYTSIZ MI?
TOPRAĞIMI, BAYRAĞIMI, VATANIMI VATANSIZ BIRAKANLARI ALLAH'A HAVALE EDİYORUM
HALİL HINAZ
TOPRAĞIMI, BAYRAĞIMI, VATANIMI VATANSIZ BIRAKANLARI ALLAH'A HAVALE EDİYORUM
Ahmet Süreyya DURNA
Ahmet Süreyya DURNA
IRAHAN KOKULU ANALARIMIZ
Andırın'da Bir "Okuma" Sevdası, Bir de Yurt Çilesi
İLKER YİYEN
Andırın'da Bir "Okuma" Sevdası, Bir de Yurt Çilesi
Oğuz Karakoç
Oğuz Karakoç
Cahit Paköz ve KİPAŞ Eğitim Kurumlarının Başarısı
YUSUF POLAT
YUSUF POLAT
Şampiyonluk Sebahattin Şirin'e yazar 
Ramazan AYDIN
Ramazan AYDIN
Kahramanmaraş'ta inşaat sektörünün gidişatı!
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
BEKİR DOĞAN
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
Mustafa SAYLAK
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
BİRLİKTE ÇALIŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR…
Mehmet Akpınar
BİRLİKTE ÇALIŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR…
Çok Okunan Haberler
Kahramanmaraşlılar Bornova'da Gönül Sofrasında Buluştu
Kahramanmaraşlılar Bornova'da Gönül Sofrasında Buluştu
Kahramanmaraş Eczacılar Odası’ndan Sahte Reçete Operasyonu Haberine İlişkin Açıklama
Kahramanmaraş Eczacılar Odası’ndan Sahte Reçete Operasyonu Haberine...
KSÜ 2025-2026 Akademik Yılı Mezunlarını Törenle Uğurladı
KSÜ 2025-2026 Akademik Yılı Mezunlarını Törenle Uğurladı
Ana Sayfa
GÜNCEL
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
İLÇE
SİYASİ
EĞİTİM
SAĞLIK
SPOR
DÜNYA
DİN
BÖLGESEL
MEDYA
İNTERNET
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
MEDYA GAZETESİ - KahramanMaraş'ın Yerel ve Güncel Haber Siteniz
İsmet Paşa Mahallesi Azerbaycan Bulvarı Basın Evi Girişi N: 27/1 Giriş Kat N: 18 Dulkadiroğlu/KAHRAMANMARAŞ
[email protected]
0 (344) 224-3472
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim