• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNCEL
  • BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
  • İLÇE
  • SİYASİ
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • SPOR
  • DÜNYA DİN BÖLGESEL MEDYA İNTERNET
  • Ara
SON DAKİKA:
14:42
AKDO Park yeni sezonda da İstiklalspor’un evi olacak
14:22
Akdo, 3. Kez Ağustos Fuarı Ana Sponsoru oldu
14:21
Kahramanmaraş’ta plastik deposu ve tekstil fabrikasında yangın
14:19
Kahramanmaraş’ta otomobil KGYS direğine çarptı: 2 ağır yaralı
11:28
Kahramanmaraş’ta Sulama Kanalında Bulunan 9 Yaşındaki Çocuk Hayatını Kaybetti
10:42
BAŞKAN MEHMET AKPINAR’DAN TARİHÎ KAPALI ÇARŞI ESNAFINA ZİYARET
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. AHMET SANDAL
  3. MİLLETLERİN ZENGİNLİĞİ YA DA FAKİRLİĞİ ÜZERİNE DENEMELER -1
02 Ağustos 2023 - 19:08

MİLLETLERİN ZENGİNLİĞİ YA DA FAKİRLİĞİ ÜZERİNE DENEMELER -1

02 Ağustos 2023 - 19:08
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
[email protected]

İngiliz iktisatçı Adam Smith’in “Milletlerin Zenginliği” üzerine bir kitabı vardır. Biz İktisat eğitimimize ilk başladığımızda bize ilk derste, “nasıl ki insanlık tarihi bir Adem ile başlarsa, iktisat tarihi de bir Adem (Adam Smith) ile başlar” diye öğretmişlerdi. Bu bir iddia idi. Ancak gerçek hiç de öyle değildi. İnsanlık tarihi de, iktisat tarihi de Peygamberler ile başlar ve oradan devam eder. En büyük iktisatçı Peygamberlerdir. Sevgili Peygamber Efendimiz’in (asm), emir ve tavsiyelerinde “adalet, iktisat, tasarruf, denge, gelirin adil paylaşımı ve çalışmanın teşvik edilmesi” en başta gelir. Hazreti Yusuf (as), Kur’an’da beyan edildiği üzere, “ekonomik olarak çökmüş o zamanki Mısır Ülkesini” müreffeh ve huzurlu hale getirmiştir. Tüm Peygamberlerin aynı zamanda mesleklerinin olması ve bilfiil çalışmak suretiyle kazançlarını temin etmeleri dahi Kıyamete dek tüm nesilleri birer örnektir.

Şimdi bu gerçeği böyle belirledikten sonra “Milletlerin zenginliği ya da fakirliği” üzerine görüş ve düşüncelerimizi açıklayalım.

Daha doğrusu “Milletlerin Zenginliği ya da Fakirliği Üzerine Bir Deneme” girişiminde bulunalım.

Zenginliğin zıttı fakirliktir. Adam Smith Milletlerin Zenginliğini araştırmış. Bendeniz Milletlerin zenginliğinin ya da fakirliğinin nedenlerini ve kaynaklarını araştırıyorum.

Esasında tek bir şeyi araştırıyoruz. Çünkü zenginliği elde edemeyenler fakir kalır. Esasında fakirlik yoktur. “Zenginliğin elde edilememesi vardır.” Bu durum şuna benzer, “karanlık yoktur, aydınlığın olmaması vardır.”

Evet, bu bakış açısıyla Milletlerin Zenginliği ya da Fakirliği Üzerine Bir Deneme girişimime başlıyorum.

Dünya’da kaynaklar sınırsızdır. İhtiyaçlar sınırlıdır.

Kaynakların sınırsız olduğu bir ahvalde, fakirlik var ise, bunun sebepleri 3’tür.

1-Tembellik

2-Adaletsizlik

3-Eğitimsizlik

Evet, Milletlerin Zenginliği ya da Fakirliği Üzerine Deneme girişimimde Adam Smith’in görüşlerinden devam ediyorum.

Adam Smith, zenginliğin kaynağını çalışma ve emekte görüyordu. Adam Smith “milletlerin zenginliğinin kaynağı olarak” fizyokratlardan ve merkantilistlerden ayrı düşünüyordu. Milletlerin zenginliğinin kaynağı, ne fizyokratların düşündüğü gibi topraktır, ne merkantilistlerin ileri sürdüğü gibi dış Ülkelerden getirilen külçe altınlardır.

Şimdi diyeceksiniz ki,” çalışmaktan kim zengin olmuş, elinin emeğiyle kim büyük zenginliğe ulaşmıştır?”

Evet, bu soruları sormakta haklısınız?

Ancak, Adam Smith’in yaşadığı 1700’lü yıllarda, ne borsa, ne şimdiki gibi tahvil, ne de diğer rantsal araçlar vardı.

Evet, şimdi zenginliğin kaynağı çalışmak ve emek değil, havadan kazanç dediğimiz “paradan para kazanmaktır.”

Paradan para kazanmak, bir şahıs için zenginlik kaynağı, bir Millet temelinde düşünüldüğünde, elbette zenginlik kaynağı değildir.

Bunu öncelikle belirleyelim. Bir de şunu belirtelim, fertlerin değil Milletlerin zenginliği ile ilgilenmek gerekir. Yani bir Ülkedeki tüm toplumun zengin olması halinde zenginlik vardır. Aksi halde sömürü vardır. Sömürünün olduğu yerde fakirlik vardır.

Adam Smith’in teorisinin özeti şudur: “Fertler ve herkes çalışacak ve Milletler zengin olacaktır. Buradan tüme varım metodu vardır.”

Günümüzdeki parasalcı (monetarist) ekonomide ise, tümden gelim metodu ağır basmaktadır. “Çalışmayı, emeği boş verin, tepeden ve düşüncesizce alınan kararlarla, bir avuç kişi zengin olsun, diğerleri ne olursa olsun.” Adamların fikri de zikri de bu.

Neyse, bu açıklamalardan sonra tekrar “zenginliğin ya da fakirliğin kaynağı” konusuna dönelim.

Adam Smith, Milletlerin zenginliğin kaynağı olarak serbest piyasayı önemli bir faktör olarak görür ve serbest piyasanın her ne kadar karmaşık ve denetimsiz gözükse de aslında sözde bir "görünmez el" tarafından doğru miktarda ve gerekli çeşitlilikte üretim yapmak için otomatik olarak (kendiliğinden) yönlendirildiğine inanır. Smith der ki, “bir üründe üretim eksikliği olduğunda fiyatı artar ve bu durum ortaya bir kâr marjının çıkmasını sağlayıp başkalarını bu ürünü üretmeye teşvik eder ve nihayet kıtlığa son verir. Eğer pazara çok fazla üretici girerse, üreticiler arasındaki artan rekabet ve artan stok, yani arz, fiyatların üretim maliyetine düşmesini sağlayarak; ürünün "doğal fiyatına", yani ortalama piyasa fiyatına ulaşmasına yol açar. Kâr oranı bu ortalama piyasa fiyatında sıfırlansa da mal ve hizmet üretimi için teşvikler ortadan kalkmaz, çünkü bütün üretim masrafları, mal sahibinin işgücü de dahil, üretilenin fiyatına yansımaktadır. Eğer fiyatlar sıfır kâr oranının altına düşerse, üreticiler piyasadan çekilmeye başlarlar. Kâr oranları sıfırın üzerinde olduğu sürece üreticiler piyasaya girmeye devam edecektir.”

Smith, Milletlerin zenginliğinin, “insanların harekete geçmelerini sağlayan bencillik ve açgözlülük duygularına” bağlı olduğuna inanıyordu. Adam Smith’e göre, fertlerdeki bencillik ve açgözlülük iktisadi olarak toplumsal faydaya yol açmaktadır.

Adam Smith’e göre rekabet aynı zamanda çok çeşitli mal ve hizmet üretilmesini teşvik etmekteydi. Bu da toplumsal faydaya hizmet etmektedir.

Adam Smith, yıllar önce bir tehlikeyi görmüştür, o da, işadamlarına ve tüccarlara karşı dikkatli olunması gerektiğini ve tekelleşmenin meydana gelebileceğini belirtiyordu.

Zaten, günümüzde de piyasayı alt-üst eden ve fiyatların serbest şekilde oluşmasını engelleyen husus da budur. Tekelleşme piyasanın kanseridir.

Piyasada kansere neden olacak başka bir illet daha var.

Onu da Smith’in görüşleri ile açıklayalım. Smith, tüm gücüyle sanayi gelişimini engelleyen modası geçmiş Devlet kısıtlamalarına saldırıyordu. Nitekim, ekonomik sürece olan çoğu hükümet müdahalesinin, gümrük vergileri de dahil, verimsizliğe ve uzun dönemde yüksek fiyatlara yol açtığını savunuyordu. Her şeyin oluruna bırakılmasını savunan bu "laissez-faire" teorisi, ileriki yıllarda, özellikle 19. yüzyılda, hükûmetin koyduğu kanunları etkilemiştir. (Buna rağmen Smith hükûmetin varlığına muhalefet değildi; ekonomi sektörünün dışındaki konularda faaliyet göstermesini savunuyordu. Örneğin, fakir yetişkinler için kamu eğitimi verilmesinin, özel fabrikalar için karlı olmayan kurumsal sistemlerin, adli sistemin ve daimi bir ordunun taraftarıydı.)

Smith yaşadığı dönemin bilimsel gelişiminde etkisiyle ekonomiyi doğa kanunlarının varlığıyla açıklamaya çalışmıştır. “Görünmez el” bu araştırmaların en önemli sonuçlarındandır. Smith'e göre iktisadi hayat bireycidir ve bu bireycilik insanların doğal

yapısından kaynaklanmaktadır. Kişisel menfaat iktisadi hayat için itici bir güçtür. Kişi doğası gereği en az zahmetle en çok tatmine ulaşmaya çalışacaktır. Bu amaçla, Smith, arz ve talep eşitliğini otomatik olarak gerçekleştiren fiyat mekanizması üzerinde duracaktır. Smith'e göre fiyatlar denge unsurudur.

Smith’e göre aşağıdaki etkenler ekonomide kurulan dengeyi bozar:

1. Devletin vergileri arttırması.

2. Üretim faktörlerinin optimum bileşimlerinin bozulması, bazı mallarda nadirlik rantı meydana getirir. (Nadirlik rantı bir malın piyasada az olması ve mala olan talebin çok olmasından dolayı fiyatının maliyetinden yüksek olmasından dolayı elde dilen kârdır).

3. Üreticilerin üretim kararlarında yanılma ve üretim kararsızlıkları.

4. Uluslararası ilişkilerin kısılması veya kopması.

5. Siyasal istikrarsızlığın artması.

(Milletlerin Zenginliği ya da Fakirliği Üzerine görüş ve açıklamalarım devam edecektir.)

Ahmet Sandal

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • MENEMEN SOĞANLI MI SOĞANSIZ MI? BİSİKLET TAYTLI MI TAYTSIZ MI? - 20 Temmuz 2026
  • BİZİM SAĞCILAR BİRBİRİNİ KISKANIR! - 17 Temmuz 2026
  • HALUK LEVENT OLAYI VE ÇIKARTILMASI GEREKEN DERSLER - 14 Temmuz 2026
  • ŞİİRDE ABARTICI KABARTICILAR / SÜSLEMECİ PÜSLEMECİLER - 13 Temmuz 2026
  • YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİNDEKİ "AT GÖZLÜKLÜLER!" - 10 Temmuz 2026
  • NATO BİZİ KORUR MU? - 07 Temmuz 2026
  • "MÜKEMMELCİLİĞİ BIRAK, İYİYİ GERÇEKLEŞTİR." - 05 Temmuz 2026
  • TAMAR TANRIYAR, FUTBOL DÜNYA KUPASI, ORTADOĞU KAN GÖLÜ VE BİR HASTANEDE REZALET - 01 Temmuz 2026
  • SEVGİDE ÖZGÜRSÜN / SAYGIDA MECBURSUN - 28 Haziran 2026
  • AMACA GİDERKEN HER YOL MEŞRU MU? - 22 Haziran 2026
  • İLAHİYAT PROFESÖRÜ MEHMET OKUYAN'A BİR CEVAP - 18 Haziran 2026
  • ÂŞK-I MECAZİ'DEN ÂŞK-I HAKİKİ'YE - 15 Haziran 2026
  • SEVGİNİN YANSIMASI: İLGİ, EMEK, İYİLİK VE DOSTLUK - 12 Haziran 2026
  • ZORLAŞTIRMAYIN HAYATI - 05 Haziran 2026
  • İSRAİL'İN ÖMRÜ MESELESİ - 01 Haziran 2026
  • BİR KURBAN BAYRAMI DÜŞÜNCELERİ - 26 Mayıs 2026
  • TOPLUM MU? TOP/LUM MU? - 24 Mayıs 2026
  • BU ÜLKENİN KADİM VE DEĞİŞMEZ GERÇEĞİ: DEPREM - 20 Mayıs 2026
  • BELEDİYELER KAPATILMALI MI? - 17 Mayıs 2026
  • BU TOPLUMU H/ATA SÖZLERİYLE UYUTTULAR - 12 Mayıs 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 53
Köşe Yazarları
Havva KARABACAK
Havva KARABACAK
BAŞARI BASKISI ÇOCUKLARI NASIL ETKİLİYOR?
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
MENEMEN SOĞANLI MI SOĞANSIZ MI? BİSİKLET TAYTLI MI TAYTSIZ MI?
TOPRAĞIMI, BAYRAĞIMI, VATANIMI VATANSIZ BIRAKANLARI ALLAH'A HAVALE EDİYORUM
HALİL HINAZ
TOPRAĞIMI, BAYRAĞIMI, VATANIMI VATANSIZ BIRAKANLARI ALLAH'A HAVALE EDİYORUM
Ahmet Süreyya DURNA
Ahmet Süreyya DURNA
IRAHAN KOKULU ANALARIMIZ
Andırın'da Bir "Okuma" Sevdası, Bir de Yurt Çilesi
İLKER YİYEN
Andırın'da Bir "Okuma" Sevdası, Bir de Yurt Çilesi
Oğuz Karakoç
Oğuz Karakoç
Cahit Paköz ve KİPAŞ Eğitim Kurumlarının Başarısı
YUSUF POLAT
YUSUF POLAT
Şampiyonluk Sebahattin Şirin'e yazar 
Ramazan AYDIN
Ramazan AYDIN
Kahramanmaraş'ta inşaat sektörünün gidişatı!
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
BEKİR DOĞAN
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
Mustafa SAYLAK
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
BİRLİKTE ÇALIŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR…
Mehmet Akpınar
BİRLİKTE ÇALIŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR…
Çok Okunan Haberler
Kahramanmaraşlılar Bornova'da Gönül Sofrasında Buluştu
Kahramanmaraşlılar Bornova'da Gönül Sofrasında Buluştu
Kahramanmaraş Eczacılar Odası’ndan Sahte Reçete Operasyonu Haberine İlişkin Açıklama
Kahramanmaraş Eczacılar Odası’ndan Sahte Reçete Operasyonu Haberine...
KSÜ 2025-2026 Akademik Yılı Mezunlarını Törenle Uğurladı
KSÜ 2025-2026 Akademik Yılı Mezunlarını Törenle Uğurladı
Ana Sayfa
GÜNCEL
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
İLÇE
SİYASİ
EĞİTİM
SAĞLIK
SPOR
DÜNYA
DİN
BÖLGESEL
MEDYA
İNTERNET
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
MEDYA GAZETESİ - KahramanMaraş'ın Yerel ve Güncel Haber Siteniz
İsmet Paşa Mahallesi Azerbaycan Bulvarı Basın Evi Girişi N: 27/1 Giriş Kat N: 18 Dulkadiroğlu/KAHRAMANMARAŞ
[email protected]
0 (344) 224-3472
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim