• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNCEL
  • BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
  • İLÇE
  • SİYASİ
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • SPOR
  • DÜNYA DİN BÖLGESEL MEDYA İNTERNET
  • Ara
SON DAKİKA:
10:53
Büyükşehir, Dulkadiroğlu Haydarbey Caddesini Sıcak Asfaltla Buluşturuyor
10:52
Büyükşehir’den Elbistan’da Kaçak Hafriyat Uyarısı; 191 Bin TL Ceza!
10:50
Başkan Fırat Görgel: “Elbistan’ımız İçin El Birliğiyle Çalışmaya Devam Ediyoruz”
10:48
Başkan Görgel, “Elbistan’a 500 Milyon TL’lik Yol Yatırımı Kazandırıyoruz”
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. AHMET SANDAL
  3. KUDÜS : KIRMIZI ÇİZGİMİZ İNCE SIZIMIZ
10 Aralık 2017 - 12:14
Güncelleme: 10 Aralık 2017 - 12:15

KUDÜS : KIRMIZI ÇİZGİMİZ İNCE SIZIMIZ

10 Aralık 2017 - 12:14
Güncelleme: 10 Aralık 2017 - 12:15
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
[email protected]

Kudüs, Ey Kudüs, Ey Kutsal Şehir! Tüm Dünya’da senin şanın yücedir ve senin yerin benim gönlümde çok çok zirvelerdedir. Ben seni daha kendimi ilk bildiğim günden beri sevdim. Daha çocuk bile değilken sevdim seni. Bana seni Allah sevdirdi. Bu sevgim ezel-ebed devam edecek inşallah.

Senin sevgin elbette yalnız bende değildir. Tüm Müslümanlar seni sever ve seni kutsal bir mekan olarak niteler. Tüm Müslümanlar seni sevmekle kalmaz, sana ayrıca saygı duyar. Bu durum asırlardan beri böyledir.

Osmanlı Devrinde seni anlatmak ve senden bahsetmek istediklerinde yalnız “Kudüs” diye hitap etmezlerdi. Senin isminin yanında “Şerif” sıfatını da eklerlerdi. Evet, Osmanlı özellikle üç şehre kutsallık atfederek, bu şehirleri yalnız ismiyle zikretmemiş ve yanında bir de saygı ifade eden kelime eklemiştir. Mekke dememiş, “Mekke-i Mükerreme” diye hitap etmiş. Medine için de “Medine-i Münevvere” diye seslenmiş ve Kudüs derken de yanına “Şerif” ismini ekleyerek “Kudüs-i Şerif” şeklinde söylemiştir. Bu söyleyiş hem sözlü ve hem de yazılı ifadelerde geçerlidir. Mesela, Osmanlı Devleti’nde resmi yazışmalara bakın, bu şehirler için “Mekke-i Mükerreme”, “Medine-i Münevvere” ve “Kudüs-i Şerif” diye yazıldıklarını göreceksiniz.

Kudüs dedik de, bundan 100 yıl önce Kudüs bize ait bir şehirdi. Ve Kudüs’te Osmanlı Devleti’nin bir mutasarrıfı görev yapmaktaydı. Kudüs-i Şerif Osmanlı Devleti’nde bir sancak merkezi idi ve başında da mutasarrıf bulunmaktaydı. Mutasarrıf demek şimdiki görev karşılığı olarak “vali” ile denk ya da daha üstü bir görev sayılır.

Kudüs ne zaman elimizden çıktı? Tam tarihini söyleyelim:11 Aralık 2017.

Yukarıda söylediğim gibi, Kudüs tam 100 yıldır yaban ellerde. (Bu yazıyı yazdığım tarih: 10.12.2017. Çok ilginç bir tevafuk) Bu tarihten tam 100 yıl önce, İngilizler Osmanlı’yı kanal seferinde mağlup ederek Sina Çölünü kontrol altına aldılar. Tabi bu savaşlarda Osmanlı askerleri büyük bir direnç ve savunma gösterdiler. Ancak, 40 gün süren muharebe ve mücadele sonucunda Kudüs elden çıktı. İngiliz Orduları Komutanı General Edmund Allenby, Kudüs’e girdikten sonra, Selahaddin Eyyubi'nin mezarına ayağıyla vurarak; “Kalk Selahaddin biz yine geldik” şeklinde seslendiği rivayet edilir. Burada “yine biz geldik” diye seslenmesindeki maksat “Haçlılar olarak yine biz geldik” demektedir. Ah azgın Haçlılar ah! Ah sapkın Haçlılar ah! Sizle mücadelemiz kıyamete dek sürecek ve sizi elbette hem Kudüs’ten ve hem de tüm kutsal diyarlardan süreceğiz. İnşallah.

Haçlılar ve Siyonistler her daim Kudüs’e göz dikmişlerdir. Halbuki, Kudüs ezelden ebede İslam’ındır. Yüce Rabbimiz (cc), Kudüs’ü bize, yani tevhid inancına sahip, iman etmişlere tahsis etmiştir. Bu en hakiki gerçektir. Kudüs tevhidin kalesidir. Bu en önemli bir gerçektir.

Bu gerçeğin yanında, Kudüs Müslümanların ilk kıblesidir.  Kudüs Miraç olayının gerçekleştirildiği Mescid-i Aksa’nın şehridir. Kudüs Kubbetüssahra’nın şehridir. Kudüs Hz. Ömer’in bir emanetidir. Hz. Peygamberin (asm), vefatından beş yıl sonra 637’de Hz. Ömer tarafından fethedilmiştir. Bu tarihten sonra bir Haçlı işgalinde Kudüs elden çıkıyor. 1099’dan 1187’ye kadar yaklaşık 88 yıl Haçlı İşgalinde kalıyor. Haçlıların işgalindeyken önce Türk sultanı Nureddin Zengi büyük çaba gösterdi, ancak Kudüs fethedilemedi. Kudüs’ün fethi Nurettin Zengi’nin komutanı Selahaddin Eyyubi’ye nasip oldu.  Bu arada şu önemli notu da belirteyim. Kudüs işgal altındayken Cuma hutbesine çıkan Selahaddin Eyyubi’ye bir genç şöyle seslenir: “Kudüs ne zaman fethedilecek? Burada ne duruyoruz?” Bu seslenişe karşı Selahaddin Eyyubi hiçbir cevap vermez. O günün gecesi sabah namazına gittiğinde mescitte o genci sorar. Ancak o genç sabah namazına gelmemiştir. İşte o gencin sorduğu sorunun cevabını Selhaddin Eyyubi, o mescitte sabah namazı vaktinde beyan eder: “Cuma namazına gelen gençler sabah namazına da mescide gelmedikçe Kudüs için sefere çıkmam.” Bu sözdeki hakikat şudur: Bir savaş öyle kolay kazanılacak bir şey değildir. Savaşa hazır mücahid ruhlu gençler olmadıkça zafer kazanılamaz.

Kudüs daha sonra Memlukluların eline geçti. Bu Devletin elinden de bizim elimize geçiş tarihi:28 Aralık 1516’dır. Osmanlı’nın gözü pek korkusuz padişahı Yavuz Sultan Selim Han Kudüs’ü fetheden büyük bir dehadır. Allah (cc), Hz. Ömer’e (ra), Selahaddin Eyyubi’ye ve Yavuz Sultan Selim’e rahmet eyleye. Amin.

Evet, Kudüs bir çizgidir. Bu çizgi kırmızı  çizgidir ve tüm Müslümanların en önemli ve hassas oldukları bir konudur. Bu kırmızı çizgi aşılırsa, Müslümanlar zillet ve perişanlık içerisine düşerler. Kudüs, bir ruh’tur, bir heyecandır. Bu ruh ve heyecan olmazsa, Dünya hakimiyeti de olmaz. Kudüs bir sembol ve bir hedeftir. O sembol ve hedef olmazsa kafirlerden ne farkımız kalır.

Kudüs bizim kırmızı çizgimizdir. Kudüs için savaşmalıyız. Eğer biz Kudüs için savaşmazsak, Yüce Rabbim (cc) bize iyi bakışla ve güzel nazarla bakmaz. Bizi iki cihanda da zelil ve rezil eder. Eğer biz biz Kudüs için savaşmazsak, başta Sevgili Peygamberimiz (asm) olmak üzere ahrette tüm peygamberlerin yüzüne nasıl bakacağız. Eğer biz biz Kudüs için savaşmazsak Hz. Ömer’in (ra), Selahaddin Eyyubi’nin ve Yavuz Sultan Selim ile nasıl aynı mekanda duracağız. Tüm Müslümanlar, bu hassas düşüncede olmalıdır Bu düşünce yanında hazırlık içerisinde de olmalıyız. Her bir Müslüman Genci Kudüs şuuruyla yetiştirilmeli ve cihada hazır olacak duruma getirilmelidir.

Kudüs içimizde ince bir sızıdır. Çünkü, 1917 yılında İngilizler’in işgaline uğrayan Kudüs, 1948’den sonra da Yahudilerin ve Siyonistler’in pis ayakları altındadır. O pis ve necisleri Kudüs’ten dışarı atmadıkça bu ince sızımız ebeden devam edecektir. Ancak, bu sızımız çok yakında dinecektir. Çünkü, Kudüs yeniden fethedilecektir. Bu müjdeyi ve haberi Yüce Rabbimiz (cc) ezelden bildirmiştir. Gelin yazımın sonunda şu ayet-i kerimelere kulak verelim. Ve can-û gönülden dinleyelim:

“Biz, Kitap'ta İsrailoğullarına: Sizler, yeryüzünde iki defa fesat çıkaracaksınız ve azgınlık derecesinde bir kibre kapılacaksınız, diye bildirdik. Bunlardan ilkinin zamanı gelince, üzerinize güçlü kuvvetli kullarımızı gönderdik. Bunlar, evlerin arasında dolaşarak (sizi) aradılar. Bu, yerine getirilmiş bir vaad idi. Sonra onlara karşı size tekrar (galibiyet ve zafer) verdik; servet ve oğullarla gücünüzü arttırdık; sayınızı daha da çoğalttık. Eğer iyilik ederseniz kendinize etmiş, kötülük ederseniz yine kendinize etmiş olursunuz. Artık diğer cezalandırma zamanı gelince, yüzünüzü kara etsinler, daha önce girdikleri gibi yine Mescid'e (Süleyman Mâbedi'ne) girsinler ve ellerine geçirdikleri her şeyi büsbütün tahrip etsinler (diye, başınıza yine düşmanlarınızı musallat kıldık)” (Isra Suresi, 4-7)

Şurası kesin ki, İsrail denilen sözde devlet, özde terör örgütü yerle bir edilecektir ve Kudüs yeniden fethedilecektir. Elhamdülillah.

Yazımın en sonunda bundan 12 yıl önce yazdığım bir şiirime yer veriyorum:

       GÖNÜL MEMLEKETİM

Kâlbimde dört şehir, dört memleket var.

Gönlüm yalnızca bunlarla heyecan duyar.

İşte Mekke, Medine, Kudüs ve İstanbul,
Her birinde bizden iz, her birinde İslam bul.

Bu yerleri düşündükçe derin derin dalarım,

Ruhumun ya sevincini, ya sızısını salarım.

Gözümün önüne şanlı sayfalar bir bir gelir,

O sayfalar gibi olur kâlbim, incelir de incelir.

 

Mekke, Medine ve Kudüs derken dururum,

Bir sevinç, bir sızı, tam değildir sürûrum.
Mekke, Medine ve İstanbul derken gülerim,

Resûl-u Ekrem'in (sav) sözleriyle gözyaşımı silerim.
 

“İstanbul elbet fethedilecek”, diye vermişti müjde,

Bu haber gerçekleşti, bundan nice asır önce.
Zihnimde öyle köklü yer etmiş ki başka müjdeler,

Bu kâlbim sızı duysa da, gelecek günleri bekler.


Kâlbimde dört şehir, dört memleket var.

Gönlüm yalnızca bunlarla heyecan duyar.

İşte Mekke, Medine, Kudüs ve İstanbul,
Gel buralara, buram buram İslam bul.

Ahmet SANDAL

Yazarın Diğer Yazıları

  • İSRAİL'İN ÖMRÜ MESELESİ - 01 Haziran 2026
  • BİR KURBAN BAYRAMI DÜŞÜNCELERİ - 26 Mayıs 2026
  • TOPLUM MU? TOP/LUM MU? - 24 Mayıs 2026
  • BU ÜLKENİN KADİM VE DEĞİŞMEZ GERÇEĞİ: DEPREM - 20 Mayıs 2026
  • BELEDİYELER KAPATILMALI MI? - 17 Mayıs 2026
  • BU TOPLUMU H/ATA SÖZLERİYLE UYUTTULAR - 12 Mayıs 2026
  • ŞİİRLERLE HAYKIRIŞ VE DUA! - 08 Mayıs 2026
  • DUHA VE DUA - 04 Mayıs 2026
  • SUÇA AÇILAN KAPILARI KAPATMADAN! - 01 Mayıs 2026
  • BÜYÜK UYANIŞ: ANTİ AMERİKANCILIK! - 29 Nisan 2026
  • MANYAK TRUMP VE AVANELERİ MAHŞER PROVASINDA! - 27 Nisan 2026
  • PSİKOSİSTEM VE SOSYOSİSTEM BOŞLUK KABUL ETMEZ! - 24 Nisan 2026
  • CAMİİLER İBADET VE DUA İLE TEFEKKÜR VE TEZEKKÜR YERİDİR? - 22 Nisan 2026
  • GENÇLER VE ŞİİR - 20 Nisan 2026
  • AYIP BE! YETER BE! YAZIK BE! - 15 Nisan 2026
  • SÜVEYŞ'TE İNGİLTERE YENİLDİ / HÜRMÜZ'DE ABD YENİLECEK! - 12 Nisan 2026
  • DELİ GÖMLEĞİ GİYMEYİ REDDETMEK - 08 Nisan 2026
  • ŞU MÜESSES NİZAM DEDİKLERİ - 05 Nisan 2026
  • BAZI ŞAİRLER B/AŞKA'DIR - 01 Nisan 2026
  • İRAN'A DESTEK VERMEYENLER VEBAL ALTINDA! - 28 Mart 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 53
Köşe Yazarları
Havva KARABACAK
Havva KARABACAK
BAŞARI BASKISI ÇOCUKLARI NASIL ETKİLİYOR?
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
İSRAİL'İN ÖMRÜ MESELESİ
Türkiye'de Silah Yetkisi Ayrıcalık Değil, Kamu Güvenliği Meselesidir
HALİL HINAZ
Türkiye'de Silah Yetkisi Ayrıcalık Değil, Kamu Güvenliği Meselesidir
Ahmet Süreyya DURNA
Ahmet Süreyya DURNA
ŞİİR OKUMA YARIŞMASI
Bir Dönemin Sonu ve Görgel'in Önündeki Büyük Sınav
İLKER YİYEN
Bir Dönemin Sonu ve Görgel'in Önündeki Büyük Sınav
Oğuz Karakoç
Oğuz Karakoç
Cahit Paköz ve KİPAŞ Eğitim Kurumlarının Başarısı
YUSUF POLAT
YUSUF POLAT
Şampiyonluk Sebahattin Şirin'e yazar 
Ramazan AYDIN
Ramazan AYDIN
YÖNETİCİLER ELEŞTİRİYE NEDEN TAHAMMÜL EDEMİYOR?
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
BEKİR DOĞAN
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
Mustafa SAYLAK
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
YILDIZLARIMIZI KAYBETMEYELİM
Mehmet Akpınar
YILDIZLARIMIZI KAYBETMEYELİM
Çok Okunan Haberler
CHP’Lİ VEKİLLER KAHRAMANMARAŞ’TA SAHAYA İNDİ: “CHP İKTİDARINDA HERKES EŞİT HİZMET ALACAK”
CHP’Lİ VEKİLLER KAHRAMANMARAŞ’TA SAHAYA İNDİ: “CHP İKTİDARINDA...
Kahramanmaraş’ta Toplum İçin Ücretsiz Ruh Sağlığı Etkinliği
Kahramanmaraş’ta Toplum İçin Ücretsiz Ruh Sağlığı Etkinliği
Kahramanmaraş Akedaş İstiklalspor play-off’ta elendi
Kahramanmaraş Akedaş İstiklalspor play-off’ta elendi
Ana Sayfa
GÜNCEL
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
İLÇE
SİYASİ
EĞİTİM
SAĞLIK
SPOR
DÜNYA
DİN
BÖLGESEL
MEDYA
İNTERNET
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
MEDYA GAZETESİ - KahramanMaraş'ın Yerel ve Güncel Haber Siteniz
İsmet Paşa Mahallesi Azerbaycan Bulvarı Basın Evi Girişi N: 27/1 Giriş Kat N: 18 Dulkadiroğlu/KAHRAMANMARAŞ
[email protected]
0 (344) 224-3472
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim