• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNCEL
  • BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
  • İLÇE
  • SİYASİ
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • SPOR
  • DÜNYA DİN BÖLGESEL MEDYA İNTERNET
  • Ara
SON DAKİKA:
10:53
Büyükşehir, Dulkadiroğlu Haydarbey Caddesini Sıcak Asfaltla Buluşturuyor
10:52
Büyükşehir’den Elbistan’da Kaçak Hafriyat Uyarısı; 191 Bin TL Ceza!
10:50
Başkan Fırat Görgel: “Elbistan’ımız İçin El Birliğiyle Çalışmaya Devam Ediyoruz”
10:48
Başkan Görgel, “Elbistan’a 500 Milyon TL’lik Yol Yatırımı Kazandırıyoruz”
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. AHMET SANDAL
  3. KÖYLÜLER FAKİR VE KANAATKÂR /ŞEHİRLİLER ZENGİN VE KANAATSİZ
19 Nisan 2016 - 17:59
Güncelleme: 19 Nisan 2016 - 18:00

KÖYLÜLER FAKİR VE KANAATKÂR /ŞEHİRLİLER ZENGİN VE KANAATSİZ

19 Nisan 2016 - 17:59
Güncelleme: 19 Nisan 2016 - 18:00
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
[email protected]

 Sosyolojik ve tarihi bir bilgidir ki, “şehirleşme artıkça medeniyet ve refah artar.” Bu bilginin artık geçerliliğini yitirdiğini düşünüyorum. Ya da bu bilginin en azından yarısının artık doğru olmadığını gözlemliyorum. Evet, bundan 2000-3000 sene önce insanlar şehirler kurdukça medeniyet ve refahlarını da artırmışlardır. Ancak, günümüzdeki şehirlerde refah olsa da medeniyet (maalesef) o kadar da istenen düzeyde değildir. Ya da medeniyet olsa da refah istenen seviyede değildir. Şehirlerin varoşlarını ve gecekondularını da şehirden sayıyorsanız, nerede refah, arayın da bulun. Ne gezer! Zaten, şehirlerde medeniyetin bir gereği olan huzur da artık kalmadı. Öyleyse, “şehirleşme arttıkça, medeniyet ve refah artar” şeklindeki sosyolojik gerçeklik eskiden doğru olsa da, günümüzde gerçekliğini yitirmiştir. En azından yüzde 50 oranında doğru değildir.

Bu görüş ve düşüncemi burada belirttikten sonra gelelim asıl söylemek istediklerime. Asıl söylemek istediğim köylerimizdeki insanlarımızın kanaatkâr halleridir. Kanaatkâr ve fakir hallerini sıklıkla gözlemlemiş bir Kardeşinizim.

Özellikle, Kahramanmaraş ve Gaziantep Köylerinde hasbelkader dolaşan bir Yazar olarak genelde gördüğüm manzara şudur:

Ayaklarında çorap olmayan çocuklar, soğukta, sıcakta toz toprak içerisinde yaşarlar. Çocukların yüzü-gözü temiz suyla sıklıkla yıkanmadıkları için tertemiz ve parlak değildir. Bu çocukların Anne Babaları da aynı vaziyettedir. Köylü vatandaşlarımızın kılık kıyafetleri oldukça eskidir. Yamalıdır, kirli paslıdır. Tabi bunun pratik bir zorunluluktan kaynaklandığı, dağda-bayırda, kırda-ovada, tarlada-bağda çalışmanın vermiş olduğu bir zorluktan kaynaklanmaktadır. Köylü vatandaşlarımızın birçoğunun beslenme açısından da çok da leziz ve kalorisi yüksek gıdalarla beslendikleri de söylenemez. Genelde köylü insanlarımızı zayıf ve cılız gördüm. Yüzleri kırış kırış ve senelerin çilelerini yansıtır. Köyde yaşayan insanlar cebinde çok da para bulunmaz. En babayiğit, en zengin köylü cebinde 100 TL para ile dolaşmaz, dolaşamaz. Yoktur da ondan dolaşmaz, dolaşamaz.

Sözü çok da fazla dolandırmaya, dallanıp da budaklandırmaya gerek yok, köylerimizdeki insanlarımız çoğunlukla fakr-u zaruret içerisindedir.

Bu kadar zorluk ve imkansızlıklara rağmen köylü vatandaşlarımız genelde kanaatkar ve umut doludur da.

İşte size geçen günlerde Gaziantep'in bir köyünde bizzat şahit olduğumuz bir manzara:

Babamın evimizin yan tarafındaki küçük tezgahta ürettiği ekmek- börek tahtaları, iskemle, evraaç, oklava gibi marangozluk ürünlerini para kazanmak ve ticaret için değil de, sırf Yaşlı Babamın hoşnutluğu için satmak üzere hafta sonları bazen Kahramanmaraş ya da Gaziantep Köylerini dolaşıyoruz.  Bu dolaşmaların birinde yolumuz Gaziantep’in bir köyüne düştü. Bu köyde, bir genç kız, “20 TL” diye söylediğimiz börek tahtasının fiyatını çok buldu. Biz de bunun üzerine kıza yardım etmek için "sen kaç lira dersen o fiyata al" dedik. 
Kız, "10 liraya olur mu" dedi. Biz de "tamam" dedik.  Asıl anlatmak istediğim bu değil. O genç kız börek tahtasını aldıktan sonra etrafındaki köylü kadın ve kızlara "bunu çeyizime koyacağım" diye gözlerindeki büyük ışıltı ile seslenişi vardı ki, asıl önemli olan buydu. Şehirdeki trilyonluk zengin kızları çeyizine trilyon eşya koysalar öyle mutlu olamazlar. Küçük şeylerden mutlu oluyorsanız, mutlusunuz. Yoksa hiçbir şeyden mutlu olamazsınız.

 

Şehirlerde bir kanaatsizlik, bir tatminsizlik, bir mutsuzluk almış başını gidiyor. Devasa alışveriş merkezlerini hınca hınç, tıklım tıklım dolduran o şehirliler var ya, ne satın alsalar, ne yeseler, ne içseler, ne yapsalar da mutlu olamıyorlar. Çünkü, kanatsizler, çünkü küçük şeylerden mutlu olamıyorlar. Büyük, koca koca şeyleri satın alıyorlar, eve götürdüklerinde yine perişan, yine mutsuzlar.

Şu an ismini hatırlamadığım bir Yazar şöyle diyordu, “eskiden insanlar hayatlarından memnun olmadıklarında devrim yapmaya kalkarlardı, günümüzün insanları hayatlarından memnun olmadıklarında alışverişe çıkıyorlar.” Can sıkıntısını gidermek için alışveriş yapan milyonlarca insan var büyük şehirlerde.

Etik Değerler ve Ahlaki İlkeleri anlattığım bir seminerimde, “tüketim çılgınlığını, marka bağımlılığını ve alışveriş tutkusunu eleştirdiğim sırada dinleyici bir bayan söz aldı ve, “Hocam haklısınız alışveriş merkezinde geçen gün sırf  % 70 indirim var diye aldığım, ev eşyasının aynısının evimde mevcut olduğunu gördüm ve boş yere satın aldığımı anladım” dedi. “Kapitalizm öyle bir şey ki, insana ihtiyacı olmayan ve kullanamayacağı bir ürün ve eşyayı sırf indirim ayaklarıyla aldırır.”

Kapitalizm en çok şehirlerde yaşanır. Kapitalizm çok şükür köylerimizde mevcut değil. Ya da çok fazla yaygın değil. Zaten yaygın olsa da köylerimizdeki vatandaşlarımızda para yok. Köylü vatandaşlarımız, 10 TL’lik bir ürünü alırken 10 kere düşünüyor, şehirlerimizdeki birçok vatandaşımız 1000 TL’lik bir ürünü alırken, 1 kez dahi düşünmüyor. Köylerimizdeki vatandaşlarımızdan çok şehirlerimizdeki vatandaşlarımız kapitalizm, tüketim çılgınlığı ve marka bağımlılığının girdabına düşmüş, bir suyun sanki lavabonun giderinden içeri çekilmesi gibi, sürüklenip gidiyor. Allah yardım etsin.

Yazımın başlığında yer alan “Köylüler:Fakir ve Kanaatkâr/Şehirliler:Zengin ve Kanaatsiz” tanımlaması ve tespiti elbette yüzde yüz doğru değildir. Elbette 2 kere 2, dört eder derecesinde kesin değildir. Bu kesinlik ancak matematik bilimlerinde olur. Sosyal bilimlerde böyle yüzde yüz doğruluk ve kesinlik sözkonusu olamaz.

Ancak şurası da bir gerçektir: “Köylerimizde fakir ve kanaatkâr insanlarımız mutlu ve huzurludur. Şehirlerimizdeki kanaatsiz ve tüketim çılgınlığına düşmüş vatandaşlarımız ise mutsuz ve huzursuzdur.”  Mutluluk ve huzurun yolu kanaatten ve az tüketmekten geçer, vesselam.

 

Ahmet SANDAL

Yazarın Diğer Yazıları

  • İSRAİL'İN ÖMRÜ MESELESİ - 01 Haziran 2026
  • BİR KURBAN BAYRAMI DÜŞÜNCELERİ - 26 Mayıs 2026
  • TOPLUM MU? TOP/LUM MU? - 24 Mayıs 2026
  • BU ÜLKENİN KADİM VE DEĞİŞMEZ GERÇEĞİ: DEPREM - 20 Mayıs 2026
  • BELEDİYELER KAPATILMALI MI? - 17 Mayıs 2026
  • BU TOPLUMU H/ATA SÖZLERİYLE UYUTTULAR - 12 Mayıs 2026
  • ŞİİRLERLE HAYKIRIŞ VE DUA! - 08 Mayıs 2026
  • DUHA VE DUA - 04 Mayıs 2026
  • SUÇA AÇILAN KAPILARI KAPATMADAN! - 01 Mayıs 2026
  • BÜYÜK UYANIŞ: ANTİ AMERİKANCILIK! - 29 Nisan 2026
  • MANYAK TRUMP VE AVANELERİ MAHŞER PROVASINDA! - 27 Nisan 2026
  • PSİKOSİSTEM VE SOSYOSİSTEM BOŞLUK KABUL ETMEZ! - 24 Nisan 2026
  • CAMİİLER İBADET VE DUA İLE TEFEKKÜR VE TEZEKKÜR YERİDİR? - 22 Nisan 2026
  • GENÇLER VE ŞİİR - 20 Nisan 2026
  • AYIP BE! YETER BE! YAZIK BE! - 15 Nisan 2026
  • SÜVEYŞ'TE İNGİLTERE YENİLDİ / HÜRMÜZ'DE ABD YENİLECEK! - 12 Nisan 2026
  • DELİ GÖMLEĞİ GİYMEYİ REDDETMEK - 08 Nisan 2026
  • ŞU MÜESSES NİZAM DEDİKLERİ - 05 Nisan 2026
  • BAZI ŞAİRLER B/AŞKA'DIR - 01 Nisan 2026
  • İRAN'A DESTEK VERMEYENLER VEBAL ALTINDA! - 28 Mart 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 53
Köşe Yazarları
Havva KARABACAK
Havva KARABACAK
BAŞARI BASKISI ÇOCUKLARI NASIL ETKİLİYOR?
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
İSRAİL'İN ÖMRÜ MESELESİ
Türkiye'de Silah Yetkisi Ayrıcalık Değil, Kamu Güvenliği Meselesidir
HALİL HINAZ
Türkiye'de Silah Yetkisi Ayrıcalık Değil, Kamu Güvenliği Meselesidir
Ahmet Süreyya DURNA
Ahmet Süreyya DURNA
ŞİİR OKUMA YARIŞMASI
Bir Dönemin Sonu ve Görgel'in Önündeki Büyük Sınav
İLKER YİYEN
Bir Dönemin Sonu ve Görgel'in Önündeki Büyük Sınav
Oğuz Karakoç
Oğuz Karakoç
Cahit Paköz ve KİPAŞ Eğitim Kurumlarının Başarısı
YUSUF POLAT
YUSUF POLAT
Şampiyonluk Sebahattin Şirin'e yazar 
Ramazan AYDIN
Ramazan AYDIN
YÖNETİCİLER ELEŞTİRİYE NEDEN TAHAMMÜL EDEMİYOR?
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
BEKİR DOĞAN
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
Mustafa SAYLAK
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
YILDIZLARIMIZI KAYBETMEYELİM
Mehmet Akpınar
YILDIZLARIMIZI KAYBETMEYELİM
Çok Okunan Haberler
CHP’Lİ VEKİLLER KAHRAMANMARAŞ’TA SAHAYA İNDİ: “CHP İKTİDARINDA HERKES EŞİT HİZMET ALACAK”
CHP’Lİ VEKİLLER KAHRAMANMARAŞ’TA SAHAYA İNDİ: “CHP İKTİDARINDA...
Kahramanmaraş’ta Toplum İçin Ücretsiz Ruh Sağlığı Etkinliği
Kahramanmaraş’ta Toplum İçin Ücretsiz Ruh Sağlığı Etkinliği
Kahramanmaraş Akedaş İstiklalspor play-off’ta elendi
Kahramanmaraş Akedaş İstiklalspor play-off’ta elendi
Ana Sayfa
GÜNCEL
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
İLÇE
SİYASİ
EĞİTİM
SAĞLIK
SPOR
DÜNYA
DİN
BÖLGESEL
MEDYA
İNTERNET
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
MEDYA GAZETESİ - KahramanMaraş'ın Yerel ve Güncel Haber Siteniz
İsmet Paşa Mahallesi Azerbaycan Bulvarı Basın Evi Girişi N: 27/1 Giriş Kat N: 18 Dulkadiroğlu/KAHRAMANMARAŞ
[email protected]
0 (344) 224-3472
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim