• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNCEL
  • BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
  • İLÇE
  • SİYASİ
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • SPOR
  • DÜNYA DİN BÖLGESEL MEDYA İNTERNET
  • Ara
SON DAKİKA:
11:28
Kahramanmaraş’ta Sulama Kanalında Bulunan 9 Yaşındaki Çocuk Hayatını Kaybetti
10:42
BAŞKAN MEHMET AKPINAR’DAN TARİHÎ KAPALI ÇARŞI ESNAFINA ZİYARET
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. AHMET SANDAL
  3. KAMU’DA EHİL KİŞİLERİN SEÇİMİ VE ENDERUN SİSTEMİ
25 Ocak 2021 - 09:01
Güncelleme: 25 Ocak 2021 - 09:02

KAMU’DA EHİL KİŞİLERİN SEÇİMİ VE ENDERUN SİSTEMİ

25 Ocak 2021 - 09:01
Güncelleme: 25 Ocak 2021 - 09:02
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
[email protected]

Ehil nedir? Ehil kişi kimdir? Kamu’da ehil kişi nasıl seçilir? Ve bu sorulardan daha önemlisi kamu görevleri için ehil kişiler nasıl yetiştirilir?

Ehil, Arapça’da “ehl” kökünden gelmektedir. Bir işte yetkili olan, bir işi yapan, erbap manasına gelir. Diğer bakımdan da “sahip” manasına gelmektedir. Ehl-i sanat, dediğimizde sanat ehlini kastederiz.

Ehil kişi, işini iyi yapan kişidir. Ehil kişi işini iyi yapan kişi ile sınırlanacak bir kabiliyette değildir. Ehil kişi dediğimizde de yalnızca teknik yeterliği olan ve kendisine verilen bir işi muntazaman yapıp da bitiren kişi anlaşılmamalıdır.  Ehil kişi, işinde uzmanlığı olan, adil ve dürüst davranan, kurallara uyan, ahlak ve edep sahibi kişidir.

Ehil kişi dediğimizde esasında “adam gibi adam” dört dörtlük kişiler aklımıza gelmelidir.

Yazımızın buraya kadar olan kısmında, konuya genel açıdan baktık. İsterseniz doğrudan asıl söylemek istediklerimize gelelim ve konuyu “kamu ve ehil kişiler” noktasında ele alalım.

Kamu’da ehil kişi nasıl seçilir? Kamu görevleri için ehil kişiler nasıl yetiştirilir?

Evet, Kamu’da işin ehlini bulmak ve seçmek çok çok mühimdir. Bundan daha mühimi de ehil kişi yetiştirmektir. İşte bu noktada aklımıza gelen ilk husus Enderun Sistemi’dir.

“İşin ehli nasıl seçilir” sorusuna cevap olarak, “izlemek, gözlemek, araştırmak, kişi hakkında rapor almak” gibi yöntemler elbette geçerlidir.  

Peki, işin ehlini bulmak kolay mı? Kolay olur mu? Elbette zor. Adam bulmak kolay da adam gibi adam bulmak zordur. Ben adam gibi adam bulmanın zorluğunu belirtmek için “kaht-ı rical”, adam kıtlığı deyimini uygun görüyorum.

Evet, adam gibi adam bulma noktasında adam kıtlığı var. Burası bir gerçek. Gerçi bu yalnızca yaşadığımız döneme ait bir sorun değildir. Antik devirlerde, milattan önce yaşamış elinde fener ile adam arayan Diyojen’i bilirsiniz. Diyojen adamların arasında adam arıyordu. Şimdi de farketmiyor. Adamlar arasında adam arıyoruz. Ne demek istediğimiz açık. “İşinin ehli olan, dürüst, adil, haktan yana, nefsine uymayan, kamu yararını gözeten, tasarrufa riayet eden, yetim hakkına el uzatmayan, millete kibirle tepeden bakmayan adam” arıyoruz.

Hz. Ömer (ra) Efendimiz için de buna benzer bir söz söylediği belirtilir. Hz. Ömer (ra), “bana 10 adam bulun” dediğinde, “adamdan çok ne var, hemen buluruz” diye cevap verilmiş. Bunun üzerine Hz. Ömer (ra), “öyle değil, bana adam gibi adam, 10 kişi bulun” diyerek sözüne açıklama getirmiştir.

Osmanlı Devleti adam gibi adam bulmak noktasında ilk başlarda mahir ve başarılı bir Devlet idi. Özellikle kuruluşundan itibaren yükseliş dönemine kadar adam gibi adamlar, ehil kişiler işbaşında idi. Gel gör ki, Osmanlı Devleti’in özellikle son dönemlerinde kaht-ı rical (adam kıtlığı) kendisini göstermiştir. Osmanlı’da son dönemde komitacılar, zorbalar ve masonlar meydanı doldurarak, kendilerinden olmayanlara hayat hakkı tanımamışlar ve doğru, sadık, güvenilir ve ehil insanları yönetimden uzaklaştırmışlardır. Osmanlı’nın son dönemlerinde, yönetimi hile ve entrikayla ele geçiren İttihat Terakki, bir mason kulübüdür ve lanet onların üzerine olsun. Bu sert tepkim karşısında şaşıranlar parantez içi açıklamamı okusunlar. (Koca ve kutsal bir Devleti yıkanlara elbette lanet okunur)

Şimdi İttihat Terakki’den ve günümüzde de mevcut olan entrikacı, komitacı tiplerden yola çıkarak size bir teoriden söz edeceğim. Dunning - Kruger Sendromu ya da diğer bir deyiş ile Dunning Kruger Etkisi diye bilinen bu teori ile David Dunning ve Justin Kruger isimli iki psikolog Nobel Ödülü almışlardır. Dunning - Kruger Sendromu yönetimde cahil ve zorba kişilerin, entrika ve hileler ile hareket ederek, etrafındaki iyi, doğru ve dürüst insanları tek tek devre dışı bırakmalarını anlatır. İsterseniz bu sendromu başka bir yazıda daha ayrıntılı anlatayım. Şimdilik bu kadar yeter.

Entrikacılara, komitacılara ve hırslı kişilerin Devleti ele geçirerek yıkıma sürüklememesi için sistem gereklidir. Öyle bir sistem kurulmalıdır ki, Devletin makam ve mevkilerine atanan kişiler mesleki ve teknik yönden, uzmanlık yönünden ehil olduğu kadar da, insani ve ahlaki bakımdan da ehil olmalıdır.

 Osmanlı’da böyle bir sistem kurulmuş idi ve o sistemin adı Enderun idi. Cumhuriyet döneminde de Enderun benzeri bir yapılanma teşebbüsü olsa da, bu maksatla kurulan TODAİE (Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü) modeli başarısız olmuştur.

Enderun sistemi üzerinde kısaca durmak gerekirse, ilk belirtmemiz gereken husus, Enderun’un bir mektep olduğudur. Enderun Mektebinin II. Murad ya da Fâtih Sultan Mehmed Han dönemlerinde açıldığına dair iki farklı görüş mevcuttur.   Şurası gerçek ki, Enderun Mektebi II. Murad döneminde açılmış olsa da Fatih Sultan Mehmed Han zamanında gerçek hüviyetine kavuşmuştur.

Enderun, Farsça bir kelime olup "sarayın iç kısmı" manasına gelmektedir.  Enderun Mektebine alınan çocuklara, matematik, fizik, kimya gibi teknik konularda eğitim verildiği gibi, dil bilgisi, edebiyat, Farsça, Arapça eğitimleri de verilirdi. Bu eğitimlerle birlikte Kur'an-ı Kerim, tefsir, hadis, kelâm gibi dini dersler öğretilirdi. Ayrıca, adab-ı muaşeret kuralları, temizlik, hijyen gibi günlük hayatı ilgilendiren faydalı şeyler de öğretilirdi. Protokol kaideleri ve bürokratik işler de uygulamalı gösterilirdi. Bunların yanında, öğrencilere bedenen kuvvet kazandırmak, çeviklik sağlamak üzere de spor dersleri de verilirdi. Okçuluk, kılıç kullanma gibi harp sanatları da öğretilirdi.

Enderun Mektebinden tam bir Devlet Adamı olacak kişiler yetiştirilirdi.

Ülkemizde bu maksatla 1958 yılında 7163 sayılı Kanunla kurulmuş bir okul var idi. Bu okulun ismini yukarıda belirtmiştim. Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü 1958 - 2018 yılları arasında hizmet vermiştir. TODAİE, 2018 yılında Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçildiğinde kapatılmıştır. Niye kapatıldı, kapatılması doğru mu yanlış mı? Bu tartışmalara girmeden doğrudan şunu söylemek durumundayım: “TODAİE, asla bir Enderun Mektebi vazifesi görememiştir.” Belki kuruluş maksadı arasında Devlete adam yetiştirmek var idi. Belki buradan yetişen binlerce kişi Devlet’te üst seviyede görev almışlardır. Ancak, Devlet adamı olmak ayrıdır, Devlet’te üst seviyede görev almak ayrıdır. TODAİE’de Devlet adamı yetiştirmeye yönelik bir ruh ve heyecan göremedim.  Bunu söylerken, bizzat TODAİE mezunu olarak konuşuyorum. Belki o heyecan kuruluş yıllarında mevcut idi. Onu da bilmiyorum. Ben TODAİE’den 1996 yılında mezun oldum.

Buraya kadar konunun tarihsel yönlerine ağırlık vererek anlatımda bulundum. Şimdi geçmişteki bu yaşananlardan daha önemli hususu burada net olarak belirtiyorum. “Bu Ülkede Enderun Mektebi benzeri bir oluşuma ve bir teşkilata ihtiyaç vardır.” Bu hususta gerekli çalışmalar yapılmalıdır. Kurulacak Enderun benzeri okulda Devlet memurları ve tüm kamu görevlileri kapsamlı bir öğretim ve hatta eğitimden (terbiyeden) geçirilmelidir.

Yazımın hacmini uzatmamak adına sözlerimi bitirmek istiyorum. Ancak, bir Ayet-i Kerime ve bir Hadis-i Şerif’e yer vererek huzurlarınızdan ayrılıyorum: “Allah size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder.” (Nisa Suresi, 58) “İş, ehil olmayana verilince kıyameti bekle.” (Hadis-i Şerif)

Ve geçen gün bir TV Programında ifade ettiğim hususu bir kez de burada ifade ediyorum: Her işte işi ehline vermek, farzdır. Devlet yetkilileri işi ehline vermiyorlarsa vebal altında, hatta günah altındadırlar.”

Bizden söylemesi!

Ahmet SANDAL

Yazarın Diğer Yazıları

  • MENEMEN SOĞANLI MI SOĞANSIZ MI? BİSİKLET TAYTLI MI TAYTSIZ MI? - 20 Temmuz 2026
  • BİZİM SAĞCILAR BİRBİRİNİ KISKANIR! - 17 Temmuz 2026
  • HALUK LEVENT OLAYI VE ÇIKARTILMASI GEREKEN DERSLER - 14 Temmuz 2026
  • ŞİİRDE ABARTICI KABARTICILAR / SÜSLEMECİ PÜSLEMECİLER - 13 Temmuz 2026
  • YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİNDEKİ "AT GÖZLÜKLÜLER!" - 10 Temmuz 2026
  • NATO BİZİ KORUR MU? - 07 Temmuz 2026
  • "MÜKEMMELCİLİĞİ BIRAK, İYİYİ GERÇEKLEŞTİR." - 05 Temmuz 2026
  • TAMAR TANRIYAR, FUTBOL DÜNYA KUPASI, ORTADOĞU KAN GÖLÜ VE BİR HASTANEDE REZALET - 01 Temmuz 2026
  • SEVGİDE ÖZGÜRSÜN / SAYGIDA MECBURSUN - 28 Haziran 2026
  • AMACA GİDERKEN HER YOL MEŞRU MU? - 22 Haziran 2026
  • İLAHİYAT PROFESÖRÜ MEHMET OKUYAN'A BİR CEVAP - 18 Haziran 2026
  • ÂŞK-I MECAZİ'DEN ÂŞK-I HAKİKİ'YE - 15 Haziran 2026
  • SEVGİNİN YANSIMASI: İLGİ, EMEK, İYİLİK VE DOSTLUK - 12 Haziran 2026
  • ZORLAŞTIRMAYIN HAYATI - 05 Haziran 2026
  • İSRAİL'İN ÖMRÜ MESELESİ - 01 Haziran 2026
  • BİR KURBAN BAYRAMI DÜŞÜNCELERİ - 26 Mayıs 2026
  • TOPLUM MU? TOP/LUM MU? - 24 Mayıs 2026
  • BU ÜLKENİN KADİM VE DEĞİŞMEZ GERÇEĞİ: DEPREM - 20 Mayıs 2026
  • BELEDİYELER KAPATILMALI MI? - 17 Mayıs 2026
  • BU TOPLUMU H/ATA SÖZLERİYLE UYUTTULAR - 12 Mayıs 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 53
Köşe Yazarları
Havva KARABACAK
Havva KARABACAK
BAŞARI BASKISI ÇOCUKLARI NASIL ETKİLİYOR?
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
MENEMEN SOĞANLI MI SOĞANSIZ MI? BİSİKLET TAYTLI MI TAYTSIZ MI?
TOPRAĞIMI, BAYRAĞIMI, VATANIMI VATANSIZ BIRAKANLARI ALLAH'A HAVALE EDİYORUM
HALİL HINAZ
TOPRAĞIMI, BAYRAĞIMI, VATANIMI VATANSIZ BIRAKANLARI ALLAH'A HAVALE EDİYORUM
Ahmet Süreyya DURNA
Ahmet Süreyya DURNA
IRAHAN KOKULU ANALARIMIZ
Andırın'da Bir "Okuma" Sevdası, Bir de Yurt Çilesi
İLKER YİYEN
Andırın'da Bir "Okuma" Sevdası, Bir de Yurt Çilesi
Oğuz Karakoç
Oğuz Karakoç
Cahit Paköz ve KİPAŞ Eğitim Kurumlarının Başarısı
YUSUF POLAT
YUSUF POLAT
Şampiyonluk Sebahattin Şirin'e yazar 
Ramazan AYDIN
Ramazan AYDIN
Kahramanmaraş'ta inşaat sektörünün gidişatı!
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
BEKİR DOĞAN
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
Mustafa SAYLAK
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
BİRLİKTE ÇALIŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR…
Mehmet Akpınar
BİRLİKTE ÇALIŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR…
Çok Okunan Haberler
Kahramanmaraşlılar Bornova'da Gönül Sofrasında Buluştu
Kahramanmaraşlılar Bornova'da Gönül Sofrasında Buluştu
Kahramanmaraş Eczacılar Odası’ndan Sahte Reçete Operasyonu Haberine İlişkin Açıklama
Kahramanmaraş Eczacılar Odası’ndan Sahte Reçete Operasyonu Haberine...
KSÜ 2025-2026 Akademik Yılı Mezunlarını Törenle Uğurladı
KSÜ 2025-2026 Akademik Yılı Mezunlarını Törenle Uğurladı
Ana Sayfa
GÜNCEL
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
İLÇE
SİYASİ
EĞİTİM
SAĞLIK
SPOR
DÜNYA
DİN
BÖLGESEL
MEDYA
İNTERNET
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
MEDYA GAZETESİ - KahramanMaraş'ın Yerel ve Güncel Haber Siteniz
İsmet Paşa Mahallesi Azerbaycan Bulvarı Basın Evi Girişi N: 27/1 Giriş Kat N: 18 Dulkadiroğlu/KAHRAMANMARAŞ
[email protected]
0 (344) 224-3472
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim