• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNCEL
  • BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
  • İLÇE
  • SİYASİ
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • SPOR
  • DÜNYA DİN BÖLGESEL MEDYA İNTERNET
  • Ara
SON DAKİKA:
11:58
“Vatandaşın huzuru ve güvenliği önceliğimizdir”
11:56
64. Dönem Kültür ve Turizm Bakanı ve AK Parti MKYK Üyesi Mahir Ünal’dan, KSÜ Tıp Fakültesi Hastanesi’ne Ziyaret
11:55
Sağanak Yağışın Getirdiği Olumsuzluklar Hızla Gideriliyor
11:53
Aşırı Yağış Alan Bölgelerde Yoğun Mesai
11:49
Kipaş İstiklal Basketbol Saniye Basketiyle Fenerbahçe’ye Mağlup Oldu
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. AHMET SANDAL
  3. İSTİFADE EDENLER İSTİFA ETMEZLER
30 Ekim 2014 - 13:35
Güncelleme: 02 Kasım 2014 - 09:13

İSTİFADE EDENLER İSTİFA ETMEZLER

30 Ekim 2014 - 13:35
Güncelleme: 02 Kasım 2014 - 09:13
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
[email protected]

İSTİFADE EDENLER İSTİFA ETMEZLER

İstifade nedir? İstifa nedir?  Önce kelimelerin anlamları üzerinde kısa bir fikir turu yapalım da, ardından yazı başlığındaki konu hakkında görüşlerimizi açıklarız.

İstifade, bir şeyden faydalanma, yararlanma, yarar sağlama manasına gelir. Tabi yalnızca bu manaya gelmez. Bir de anlayıp öğrenme, bilgisini genişletme, bir bilenin bildiklerinden yararlanma manası da vardır. Bizim yazımızda, “istifade edenler istifa etmezler” derken, elbette, istifadenin birinci anlamını, yani “bir şeylerden yararlananlar istifa etmez” demek istiyoruz. Gelelim istifanın ne olduğunu açıklamaya. İstifa, bir işten affını dileme, azlini, bağışlanmasını istemek ve bir işten, bir görevden kendi isteğiyle çekilmektir.

Evet, yukarıdaki paragrafta istifade ve istifanın ne olduğunu kısaca açıkladık. Şimdi gelelim sadede ve asıl anlatmak istediklerimize.

“Bu Ülkede, yüksek makam ve görevlerde bulunanlar nedense istifa etmezler.” (Bu durum yalnız bugüne ve bu döneme ait bir durum değildir. Yıllardır bu böyledir) Şimdi, “yüksek makam ve görevlerde bulunanlar durup dururken niye istifa etsinler ki” diye sorabilirsiniz. Zaten, biz de “durup dururken istifa etsinler demiyoruz ki” yeri ve zamanı geldiğinde istifa etsinler diyoruz. “Yeri ve zamanı ne zaman gelecek” diyebilirsiniz. Ona da cevabım hazırdır. İstifa, bir müessesedir. İstifa, o işi ve görevi daha iyi yapacaklara bir yol açmadır. İstifa, fırsat vermedir. İstifa, bunlardan da öte vicdanî bir yükümlülük, insani bir sorumluktur.

Tabi bu yazdıklarım, peşpeşe sorular akla getiriyor. Adamın bir sorumluğu ve maddi anlamda bir kusuru yoksa, manen ve vicdanen neden sorumluluk duysun ki? Evet, sorular zorlaşıyor ve cevapların da elbette daha teferruatlı ve daha kapsamlı olması gerekiyor.

Şimdi, maddi sorumluluk ve vicdani yükümlülük üzerine fikir geliştirme zamanıdır. Bir yerde bir olay olduğunda, hukuken, maddi sorumluluk içinde olanlara ilk hesap sorulur. Bunda kimsenin bir tereddüdü olamaz. Vicdani yükümlülük, maddi sorumluluk içinde olanları kapsadığı gibi, silsile içinde, A’dan Z’ye, tepeden tırnağa herkesi kapsar. Açıkça şunu demek istiyorum. Vicdani yükümlülük maddi sorumluluktan daha geniştir. Meramımızı bir misalle anlaşılır kılmak gerekirse, bir yerde, bir baraj yapımında gerekli tedbirlerin alınmadığını ve barajın sağlam yapılmadığını, bu yüzden yıkıldığını ve her tarafı su bastığını, civar köylerde onlarca insanın ve hayvanın yaşamını yitirdiğini düşünelim. Elbette ilk sorumluluk o barajın kapağını ve istinat duvarlarını sağlam olarak yapmayanlaradır. Bunun yanında gerekli denetim görevini yapmayanlar da maddi açıdan ve hukuk karşısında sorumlu tutulurlar. Bunlarda bir ihtilaf ve tereddüt yoktur. Bu silsilede daha üst mercilere gidilerek kimler sorumluysa belirlenebilir. Buna mukabil, o barajın yapım ve kontrol silsilesinde olmadığı halde, sırf planlamasında görev alan bir yetkili maddi sorumluluk içinde olmadığı halde, vicdanen şunu düşünebilir: “Keşke, o barajı, o köylerin olduğu bölgeye değil de, başka bir bölgeye ve civarında hiçbir köyün olmadığı bir alana planlamış olsaydık. Bunlar meydana hiç gelmezdi” diye düşünebilir. Bu düşünce “vicdani bir düşüncedir.” Tabi, herkes bu kadar hassas düşünmez ve “ne yapalım Kardeşim, ben planımı yapmışım, Mühendisler ve İşçiler sağlam yapsalardı, denetçiler de tam kontrol etselerdi” diye düşünen plancılar da olabilir. Şimdi, birinci şekilde düşünenler hassas ve nazik bir düşüncedir. İkinci düşünce ise düz mantıkla duyarsız bir düşüncedir. Gelelim kritik noktaya. Şimdi baraj plancılarından birisi bu olaydan manevi mesuliyet duysa, “artık bu baraj plancılığı işinden çekiliyorum” dese vicdani bir yükümlüğü yerine getirmiş olur. Çok hassas ve çok nazik düşünmüş olur.

Evet, istifa müessesi çok nazik ve çok hassas bir düşünce gerektirir. Bir işten, bir makamdan, bir görevden çekilmek için illa da maddi açıdan sorumluluk gerekmez. Bu iş vicdani bir husustur.

Anlatmak istediklerimizi daha da somutlaştırırsak, herhangi bir Ülkede sık sık iş kazaları ve sık sık maden kazaları oluyor ve işçiler hayatlarını yitiriyorsa, birilerinin “ben tedbir aldım, gereğini yaptım” deme gibi düz mantıkla duyarsız düşüncesi de olabilir, hassas ve nazik bir düşünce ile, “bu kadar olay peşpeşe oluyor, bu kadar işçi can veriyor. Her ne kadar da maddi bir kusurum ve hukuki bir sorumluluğum olmasa da, artık bu olayların manevi mesuliyeti beni rahatsız ediyor, benden daha iyi bu görevi yapacak birisi gelsin, bu işi yapsın” noktasında da olabilir. İkisi de mümkündür. Bir yetkili kişi, bu iki seçenekten birincisini yani düz mantıkla duyarsız olanını tercih ediyorsa, insanın aklına, bu sefer, şu iki seçenek geliyor: 1- O görevi kendisinden daha iyi yapacak birisi yoktur. Buna can-û gönülden inanıyordur. Ondan o makamı ve görevi bırakmıyordur. 2- Makamın ve görevin imkanları ve nimeti tatlı geliyor. Bu nimetlerden istifade etmeyi tercih ediyor ve istifayı tercih etmiyordur. Neticede, nefsine mağlup olarak, vicdanını bastırmaya çalışıyordur. (Yukarıda “birileri” yazdık. Millette merakta kalmasın bu birilerinin kim olduğunu da yazalım bari: Bakanından Müsteşarına, Müsteşarından Genel Müdürüne kadar, olaylardan ve kazalardan madden sorumlu ya da madden sorumlu olmasa da vicdanen yükümlü herkestir)

Çok fazla söze gerek yok. Yerimiz dar. Yazımızın hacmini artırıp da okunmasını zorlaştırmayalım. Anlayan anladı.

“İstifade edenler, istifa etmezler.” Vesselam.

Ahmet SANDAL

Yazarın Diğer Yazıları

  • AYIP BE! YETER BE! YAZIK BE! - 15 Nisan 2026
  • SÜVEYŞ'TE İNGİLTERE YENİLDİ / HÜRMÜZ'DE ABD YENİLECEK! - 12 Nisan 2026
  • DELİ GÖMLEĞİ GİYMEYİ REDDETMEK - 08 Nisan 2026
  • ŞU MÜESSES NİZAM DEDİKLERİ - 05 Nisan 2026
  • BAZI ŞAİRLER B/AŞKA'DIR - 01 Nisan 2026
  • İRAN'A DESTEK VERMEYENLER VEBAL ALTINDA! - 28 Mart 2026
  • İYİ, FAYDALI VE HAYIRLI - 22 Mart 2026
  • İRAN'A NASIL BAKMALIYIZ? (3) - 15 Mart 2026
  • İRAN'A NASIL BAKMALIYIZ? (2) - 13 Mart 2026
  • İRAN'A NASIL BAKMALIYIZ? (1) - 11 Mart 2026
  • ZULMÜN ÜÇ SACAYAĞI: KARUN, FİRAVUN VE HAMAN - 09 Mart 2026
  • MEDENİYETİNİZ İŞTE BU SİZİN! - 06 Mart 2026
  • FİRAVUN TRUMP DİNLE! "İLAHİ YARGI'DA HÜKMÜN BELLİ!" - 02 Mart 2026
  • İNSAN KİTAP VE TOPLUM ANKETİ- 5 - 22 Şubat 2026
  • İNSAN KİTAP VE TOPLUM ANKETİ- 4 - 19 Şubat 2026
  • İNSAN KİTAP VE TOPLUM ANKETİ- 3 - 17 Şubat 2026
  • İNSAN KİTAP VE TOPLUM ANKETİ -2 - 15 Şubat 2026
  • İNSAN, KİTAP VE TOPLUM ANKETİ  - 1 - 12 Şubat 2026
  • ALTI ŞUBAT: HÜZÜN, İNANÇ, TEVEKKÜL, TESLİMİYET VE TEŞEKKÜR - 10 Şubat 2026
  • DEPREM ŞEHİTLERİ: SIDDIK ŞİRİKÇİ İLE EŞİ VE KIZI - 05 Şubat 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 52
Köşe Yazarları
Havva KARABACAK
Havva KARABACAK
BAŞARI BASKISI ÇOCUKLARI NASIL ETKİLİYOR?
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
AYIP BE! YETER BE! YAZIK BE!
DİJİTAL KALABALIKTA SAHTE OTORİTELER VE GERÇEK EMEĞİN GÖLGELENMESİ
HALİL HINAZ
DİJİTAL KALABALIKTA SAHTE OTORİTELER VE GERÇEK EMEĞİN GÖLGELENMESİ
Ahmet Süreyya DURNA
Ahmet Süreyya DURNA
Kuruluşunun 181. yılı münasebetiyle Türk Polis Teşkilatına Armağanım olan şiirimdir.
AMATÖRDE "EGO" AKREDİTESİ!
İLKER YİYEN
AMATÖRDE "EGO" AKREDİTESİ!
Oğuz Karakoç
Oğuz Karakoç
Cahit Paköz ve KİPAŞ Eğitim Kurumlarının Başarısı
YUSUF POLAT
YUSUF POLAT
Hayaller şampiyonluk gerçekler ikincilik
Ramazan AYDIN
Ramazan AYDIN
YÖNETİCİLER ELEŞTİRİYE NEDEN TAHAMMÜL EDEMİYOR?
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
BEKİR DOĞAN
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
Mustafa SAYLAK
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
KÖLELİĞE ALIŞAN RUH, ÖZGÜRLÜĞÜ TAŞIYAMAZ
Mehmet Akpınar
KÖLELİĞE ALIŞAN RUH, ÖZGÜRLÜĞÜ TAŞIYAMAZ
Çok Okunan Haberler
Kahramanmaraş’ta 2 milyonluk dolandırıcılık
Kahramanmaraş’ta 2 milyonluk dolandırıcılık
KAHRAMANMARAŞ’TA BAYRAMDA GÖREV BAŞINDA OLAN SAĞLIK ÇALIŞANLARINA ANLAMLI ZİYARET
KAHRAMANMARAŞ’TA BAYRAMDA GÖREV BAŞINDA OLAN SAĞLIK ÇALIŞANLARINA...
Sular Akademi Hastanesi’nden Ramazan Bayramı Mesajı: “Sağlık ve Dayanışmayla Daha Güçlü Yarınlara”
Sular Akademi Hastanesi’nden Ramazan Bayramı Mesajı: “Sağlık ve...
Ana Sayfa
GÜNCEL
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
İLÇE
SİYASİ
EĞİTİM
SAĞLIK
SPOR
DÜNYA
DİN
BÖLGESEL
MEDYA
İNTERNET
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
MEDYA GAZETESİ - KahramanMaraş'ın Yerel ve Güncel Haber Siteniz
İsmet Paşa Mahallesi Azerbaycan Bulvarı Basın Evi Girişi N: 27/1 Giriş Kat N: 18 Dulkadiroğlu/KAHRAMANMARAŞ
[email protected]
0 (344) 224-3472
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim