• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNCEL
  • BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
  • İLÇE
  • SİYASİ
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • SPOR
  • DÜNYA DİN BÖLGESEL MEDYA İNTERNET
  • Ara
SON DAKİKA:
14:42
AKDO Park yeni sezonda da İstiklalspor’un evi olacak
14:22
Akdo, 3. Kez Ağustos Fuarı Ana Sponsoru oldu
14:21
Kahramanmaraş’ta plastik deposu ve tekstil fabrikasında yangın
14:19
Kahramanmaraş’ta otomobil KGYS direğine çarptı: 2 ağır yaralı
11:28
Kahramanmaraş’ta Sulama Kanalında Bulunan 9 Yaşındaki Çocuk Hayatını Kaybetti
10:42
BAŞKAN MEHMET AKPINAR’DAN TARİHÎ KAPALI ÇARŞI ESNAFINA ZİYARET
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. AHMET SANDAL
  3. "İSLAM DİNİ EZİLENLERİ VE YOKSULLARI KORUYAN BİR DİN'DİR"
03 Temmuz 2022 - 09:38

"İSLAM DİNİ EZİLENLERİ VE YOKSULLARI KORUYAN BİR DİN'DİR"

03 Temmuz 2022 - 09:38
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
[email protected]

Bir önceki yazımda 12 başlıkta ayetlere ve 11 başlıkta da hadislere yer vererek, bizzat Allah’ın (cc) emri ve Peygamberimizin (asm) tavsiyeleri ile İslam’ın tamamen sosyal adaletçi ve tamamen ezilenleri ve yoksulları (müstazafları) koruyan bir Din olduğunu açık ve seçik, ayan ve beyan belirtmiştim.

Hatta yazımın başında hafif bir serzenişe de yer vermiştim, “bazı hocalar ve alimler bize anlatmasalar da, çok da üzerinde durmasalar da, şurası ayan beyan bir hakikattir ki, İslam ezilenlerin ve yoksulların (müstazafların) koruyucusu bir Din’dir” diyerek ardından da şu gerçeğe dikkat çekmiştim: “Zaten Sevgili Peygamber Efendimizin (asm) İslam’ı tebliğde kendisine sahip çıkan ve etrafında yer alan ilk Müslümanların büyük çoğunluğu o yıllarda Mekke ve Medine’nin fakir, ezilmiş ve müstazaf kişileridir.”

Peki bu açık gerçeğe ve bu önemli hakikatlere rağmen, İslam’ın sosyal adaletçi ve hatta Devrimci (kapitalist düzene yüzde yüz karşı ve muhalif devrimci) yapısı neden çok fazla öne çıkarılmaz ve hatta sanki İslam’ı kapitalist ve zenginleri koruyan bir Din gibi gösterirler?

Evet, bu yazıda bu soruyu biraz analiz edelim ve bu konuda değerlendirmelerde bulunalım. Şahsımın kendi Dünya görüşüm olarak görülmesin bu tahlil ve yorumlar. Bu mütalaalarım tamamen tarafsız ve gerçekçidir. (Gerçekçi ve tarafsız olmadığımı iddia edenler varsa lütfen şahsımı ikaz etsinler. İnsanız ve yanılırız.)

1- İslam saltanat ve hanedanlığı hoş görmez. İslam yönetimde meşveret ve şuraya önem veren bir Din’dir. Gel gör ki, İslam’ın doğuşundan (daha doğrusu Sevgili Peygamber Efendimizin (asm) Medine’de İslam Devleti’nin temellerini attığı günden) bu güne İslam yalnız Nübüvvet ve Nübüvvet Hilafeti (30 yıl) ve İkinci Ömer ismiyle maruf Ömer bin Abdülaziz ve benzerlerinin devri dışında hep saltanat ve hep hanedanlık ile birlikte söz sahibi olmuştur. İslam’ın saltanat ve hanedanlık olmadığı ve doğrudan doğruya istişareye ve meşverete dayandığı Devlet yönetimi en fazla 100 yıldır. Bazı adil hükümdarları (Selçuklu ve Osmanlı’nın bazı adil hükümdarları) da bu süreye katarsak en fazla 200, bilemedin 300 yıl yapar. Yani İslam’ın 1400 yıldır yönetimini düşündüğümüzde, adil dönem olarak niteleyeceğimiz 300 yılı çıkardığımızda, 1100 yılı tamamen saltanat, tamamen hanedanlık olarak görmekteyiz. Saltanat ve hanedanlık yönetimleri, İslam’ın ezilenleri ve yoksulları (müstazafları) koruyan bir Din olması gerçeğini çok da fazla öne çıkarmak istemezler. Hatta bundan rahatsız olurlar. Bu nedenle İslam’ın bu özelliği gizlenmiştir ya da çok da fazla öne çıkarılmamıştır. İslam mülkün Allah’a at olduğunu ve hakça bölüşülmesini emrederken, iktidarda olanlar elbette bu ayetlerin sıkça dile getirilmesinden rahatsız olurlar.

2- İslam’da zenginlik, kudret ve güç öne çıkarılmak adına İslam’ın tamamen sosyal adaletçi ve tamamen ezilenleri ve yoksulları (müstazafları) koruyan bir Din olduğu gerçeği ya iyi niyetle ya da kasten muktedir idareciler, hocalar ve alimler tarafından gizlenmiştir. Müslüman zengin olmalı ve çalışıp da zekat vermeli mantığıyla iyi niyetle İslam’ın zenginliğe önem verdiği algısı oluşturulmuş ve bu arada İslam’ın müstazaf dini olduğu gözlerden uzak tutulmuş olabilir.

3- İslam’ın mülkün şahıslarda olmasına bir itirazı yoktur. İslam zenginliğe karşı değildir. Hatta zenginlik teşvik edilmiştir. Ancak İslam mülkün şahıslarda olmasına itirazı olmamasına karşın mülkün belirli ellerde toplanmasına karşı bir duruşu vardır. Uygulamada bu denge tutturulamamıştır. Terazinin iki kefesinden birisi olan İslam’ın mülkün şahıslarda olmasına itirazı olmaması gerçeği, mülkün belirli ellerde toplanmasına engel olan diğer kefesi arasındaki denge, birincisi lehine bozulmuştur.

4- İslam’da Hazreti Ebu Zer (ra) ve Hazreti Muaviye (ra) şeklinde iki zıt kutup mevcuttur. Hazreti Ebu Zer (ra) ezilenlerin, yoksulların ve bir bütün olarak müstazafların korunması ve haklarının savunması görüşünde olan ve kendisini garip gurebaya vakfetmiş asil bir şahsiyettir.  Hazreti Ebu Zer (ra) kapitalizme bütün ruhuyla ve bütün zihniyle karşıydı. Zekat verdikten sonra Müslümanların zenginliklerinde ve mal biriktirmelerinde herhangi bir sorun yoktur görüşü İslam’ın ilk yıllarından beri ağır basmıştır. Ancak bu görüşe Hazreti Ebu Zer (ra) hiç katılmamış ve “Ey iman edenler! Hahamların ve rahiplerin çoğu insanların mallarını haksızlıkla yemekte ve Allah'ın yolundan alıkoymaktadırlar. Altını ve gümüşü biriktirip de onları Allah yolunda harcamayanları acıklı bir azapla müjdele!” (Tevbe Suresi, 34) ayetini dile getirmiştir.  Muaviye ise Hazreti Ebu Zer’in (ra) tam karşısında yer almıştır. Muaviye’nin Şam’da saray yaptırdığını gören Hazreti Ebu Zer “Ey Muaviye! Eğer bu sarayı halkın parasıyla yaptırdıysan ihanettir ve haramdır. Eğer bu sarayı kendi paranla yaptırdıysan israftır ve yine haramdır” diyerek Muaviye’yi şiddetli bir şekilde tenkit etmiş ve hatta “böyle israfı ancak Firavunlar yapar” diyerek ağır bir şekilde uyarmıştır. Hazreti Ebu Zer (ra) ve Hazreti Muaviye’yi (ra) iki zıt kutup olarak görüp bu iki kutbu bir çizgi şeklinde düşündüğünüzde bu çizgide kalabalıklar daha çok Muaviye yanında yer almış, maalesef, Hazreti Ebu Zer (ra) yalnız kalmıştır. Sözde herkes Hazreti Ali (ra), Hazreti Hüseyin (ra) ve Hazreti Ebu Zer (ra) çizgisindedir, ancak özde çoğu Hazreti Muaviye’nin (ra) yanındadır. Bu da acı bir gerçektir. Bu şekildeki bir gerçek karşısında İslam’ın sosyal adaletçi uygulamaları ve mülkün belirli ellerde toplanmasının önüne geçilmesi nasıl mümkün olacaktır? Olmamıştır da zaten. Bu noktada şunu da hassaten belirteyim. Hazreti Ebu Zer de (ra) bizimdir, Hazreti Muaviye de (ra) bizimdir. Ancak içtihatları (görüşleri) farklıdır.

5-Müslümanlar her ne kadar nefislerini tezkiye etmeleri ve nefislerini her daim tenkit etmeleri gerekirken uygulamada bu böyle olmuyor. Çoğumuz nefsimize uyuyoruz. Nefis de zenginliği ve saltanatı seviyor. Bu durumda elbette İslam’ın ezilenleri koruyan, müstazafları koruyan yapısı gölgede kalıyor. Mesela, israf haramdır ve bu bir ayettir. Peki elimizi vicdanımıza koyup da söyleyelim, evimizdeki eşyaların ve giydiğimiz kıyafetlerin ne kadarı ihtiyaç, ne kadarı bir arzu ve taleptir. Yani şunu söylemek istiyorum. Evimizdeki eşyaların ve giydiğimiz kıyafetlerin ne kadarı gerçek ihtiyacımız, ne kadarı fazladan aldıklarımız? Haydi bir düşünün bunu. İnanın yüzde 50’si gerçek ihtiyaç olsa da, yüzde 50’si sırf talebimiz ve arzumuzdur. Biz arzu ve talep ile ihtiyaç arasındaki farkı dahi bilmiyoruz. Halbuki Hazreti Ebu Zer (ra) “iki gömleği olanlar bizden değildir” diyor.

6-Alimlerimiz ve Hocalarımızdan “İslam ezilenlerin ve yoksulların (müstazafların) koruyucusu bir Din’dir” noktasında çok da fazla bir hassasiyet göremiyoruz. Tamamını elbette tenkit edemem. Ancak bir çok alim ve hocalarımızı bu noktada oldukça lakayt görüyorum.

7-Kapitalist sistem içerisinde İslam’ın birçok gerçek özelliği (israf haramdır, savurganlık yanlıştır, sadelik ve azla yetinmek vb gibi özelliği) gizlendiği ve öne çıkartılmadığı gibi fakirleri koruyucu ve ezilenleri savunuculuğu özelliği de gizlenmiş ve öne çıkartılmamıştır. Çünkü kapitalizm bu özellikleri sevmez ve toplumda yer bulmasını asla istemez. Evet, maalesef, kapitalizm tüm insanları ezdiği ve baskı altında tuttuğu gibi, biz Müslümanları da adeta silindir gibi ezmiştir. Sesimiz o nedenle çıkmıyor.

8- Anladım içtihatta Hazreti Muaviye (ra) tarafında olmayı düşünmek mümkündür. Yani zenginliği, mal biriktirmeyi ve hatta saltanatı hoş görmek mümkündür. Hazreti Muaviye meşrepli olmak ve o cihette içtihatta bulunmak ve “yanılsam da nasıl olsa bir sevap vardır” diye düşünmek mümkündür. “İçtihatta doğru olana, iki yanılana bir sevap vardır” bir İslami kuraldır. Buna inanıyorum. Peki, bir de şöyle düşünelim, “Sevgili Peygamber Efendimizi (asm) neden örnek almıyoruz?” Bu hususta Hazreti Ebu Zer (ra) tamamen Sevgili Peygamber Efendimizi (asm) örnek almıştır.   Bu nokta itibariyle ben Hazreti Ebu Zer (ra) meşrebine yakın bir kardeşinizim.

Sözü uzatmaya gerek yok, birileri ve hatta çoğunluk hoş görmese de ve gizlese de “İslam Dini müstazafları, ezilenleri, zayıf ve yoksulları koruyup da gözetleyen bir Din’dir.” Bunu her fırsatta dile getirmek ve öne çıkartmak gerekir.

Son söz olarak: “Kapitalizme red, İslam’a evet” diyorum. Vesselam.

Ahmet SANDAL

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • MENEMEN SOĞANLI MI SOĞANSIZ MI? BİSİKLET TAYTLI MI TAYTSIZ MI? - 20 Temmuz 2026
  • BİZİM SAĞCILAR BİRBİRİNİ KISKANIR! - 17 Temmuz 2026
  • HALUK LEVENT OLAYI VE ÇIKARTILMASI GEREKEN DERSLER - 14 Temmuz 2026
  • ŞİİRDE ABARTICI KABARTICILAR / SÜSLEMECİ PÜSLEMECİLER - 13 Temmuz 2026
  • YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİNDEKİ "AT GÖZLÜKLÜLER!" - 10 Temmuz 2026
  • NATO BİZİ KORUR MU? - 07 Temmuz 2026
  • "MÜKEMMELCİLİĞİ BIRAK, İYİYİ GERÇEKLEŞTİR." - 05 Temmuz 2026
  • TAMAR TANRIYAR, FUTBOL DÜNYA KUPASI, ORTADOĞU KAN GÖLÜ VE BİR HASTANEDE REZALET - 01 Temmuz 2026
  • SEVGİDE ÖZGÜRSÜN / SAYGIDA MECBURSUN - 28 Haziran 2026
  • AMACA GİDERKEN HER YOL MEŞRU MU? - 22 Haziran 2026
  • İLAHİYAT PROFESÖRÜ MEHMET OKUYAN'A BİR CEVAP - 18 Haziran 2026
  • ÂŞK-I MECAZİ'DEN ÂŞK-I HAKİKİ'YE - 15 Haziran 2026
  • SEVGİNİN YANSIMASI: İLGİ, EMEK, İYİLİK VE DOSTLUK - 12 Haziran 2026
  • ZORLAŞTIRMAYIN HAYATI - 05 Haziran 2026
  • İSRAİL'İN ÖMRÜ MESELESİ - 01 Haziran 2026
  • BİR KURBAN BAYRAMI DÜŞÜNCELERİ - 26 Mayıs 2026
  • TOPLUM MU? TOP/LUM MU? - 24 Mayıs 2026
  • BU ÜLKENİN KADİM VE DEĞİŞMEZ GERÇEĞİ: DEPREM - 20 Mayıs 2026
  • BELEDİYELER KAPATILMALI MI? - 17 Mayıs 2026
  • BU TOPLUMU H/ATA SÖZLERİYLE UYUTTULAR - 12 Mayıs 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 53
Köşe Yazarları
Havva KARABACAK
Havva KARABACAK
BAŞARI BASKISI ÇOCUKLARI NASIL ETKİLİYOR?
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
MENEMEN SOĞANLI MI SOĞANSIZ MI? BİSİKLET TAYTLI MI TAYTSIZ MI?
TOPRAĞIMI, BAYRAĞIMI, VATANIMI VATANSIZ BIRAKANLARI ALLAH'A HAVALE EDİYORUM
HALİL HINAZ
TOPRAĞIMI, BAYRAĞIMI, VATANIMI VATANSIZ BIRAKANLARI ALLAH'A HAVALE EDİYORUM
Ahmet Süreyya DURNA
Ahmet Süreyya DURNA
IRAHAN KOKULU ANALARIMIZ
Andırın'da Bir "Okuma" Sevdası, Bir de Yurt Çilesi
İLKER YİYEN
Andırın'da Bir "Okuma" Sevdası, Bir de Yurt Çilesi
Oğuz Karakoç
Oğuz Karakoç
Cahit Paköz ve KİPAŞ Eğitim Kurumlarının Başarısı
YUSUF POLAT
YUSUF POLAT
Şampiyonluk Sebahattin Şirin'e yazar 
Ramazan AYDIN
Ramazan AYDIN
Kahramanmaraş'ta inşaat sektörünün gidişatı!
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
BEKİR DOĞAN
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
Mustafa SAYLAK
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
BİRLİKTE ÇALIŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR…
Mehmet Akpınar
BİRLİKTE ÇALIŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR…
Çok Okunan Haberler
Kahramanmaraşlılar Bornova'da Gönül Sofrasında Buluştu
Kahramanmaraşlılar Bornova'da Gönül Sofrasında Buluştu
Kahramanmaraş Eczacılar Odası’ndan Sahte Reçete Operasyonu Haberine İlişkin Açıklama
Kahramanmaraş Eczacılar Odası’ndan Sahte Reçete Operasyonu Haberine...
KSÜ 2025-2026 Akademik Yılı Mezunlarını Törenle Uğurladı
KSÜ 2025-2026 Akademik Yılı Mezunlarını Törenle Uğurladı
Ana Sayfa
GÜNCEL
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
İLÇE
SİYASİ
EĞİTİM
SAĞLIK
SPOR
DÜNYA
DİN
BÖLGESEL
MEDYA
İNTERNET
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
MEDYA GAZETESİ - KahramanMaraş'ın Yerel ve Güncel Haber Siteniz
İsmet Paşa Mahallesi Azerbaycan Bulvarı Basın Evi Girişi N: 27/1 Giriş Kat N: 18 Dulkadiroğlu/KAHRAMANMARAŞ
[email protected]
0 (344) 224-3472
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim