• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNCEL
  • BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
  • İLÇE
  • SİYASİ
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • SPOR
  • DÜNYA DİN BÖLGESEL MEDYA İNTERNET
  • Ara
SON DAKİKA:
15:07
Dulkadiroğlu Belediye Başkanı Mehmet Akpınar’dan Meclis Üyesi Mehmet Özdemir’e Ziyaret
14:48
Kahramanmaraş’ta 100 Milyon Liralık Çevre Projesinin İmzaları Atıldı
13:03
Kahramanmaraş’ta Nadir Endemik Bitki Türü Tespit Edildi
12:41
DULKADİROĞLU BELEDİYE BAŞKANI MEHMET AKPINAR’DAN FIRINCILAR ODASI’NA ZİYARET
10:53
Büyükşehir, Dulkadiroğlu Haydarbey Caddesini Sıcak Asfaltla Buluşturuyor
10:52
Büyükşehir’den Elbistan’da Kaçak Hafriyat Uyarısı; 191 Bin TL Ceza!
10:50
Başkan Fırat Görgel: “Elbistan’ımız İçin El Birliğiyle Çalışmaya Devam Ediyoruz”
10:48
Başkan Görgel, “Elbistan’a 500 Milyon TL’lik Yol Yatırımı Kazandırıyoruz”
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. AHMET SANDAL
  3. İSLAM'A SAYGISIZLIK BİLGİ'DEN Mİ BİLGİSİZLİK'TEN Mİ?
06 Mayıs 2022 - 12:11

İSLAM'A SAYGISIZLIK BİLGİ'DEN Mİ BİLGİSİZLİK'TEN Mİ?

06 Mayıs 2022 - 12:11
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
[email protected]

Yazılarımı okuyanlar bilir. Hiç eğik bükmem ve dobra dobra yazar ve söylerim. Son yıllarda İslam’a ve İslami Değerlere özellikle yurt dışında ve daha sonra da yurt içinde saldırganlığın arttığını ve bunun nedenlerinin neye dayandığını araştırırken iki nedene dayandığını net olarak  belirteyim. Birincisi bilgi’den, ikincisi bilgisizlik’ten. Daha açıkçası birincisi kafirlikten, ikincisi de gafillikten.
Kafirler yalnız yurtdışında olmaz yurt içinde de kafirler var. Gafiller yalnız yurt içinde olmaz yurt dışında da gafiller var.
Hangi nedenden olursa olsun, ister yurt içinden olsun, ister yurt dışından olsun, İslam’a ve İslami değerlere saldırının karşısında duracağız. Bizim bedenimiz çiğnenmeden İslam’a dokunamayacaksınız ey kafirler, ey gafiller! Kendimizi İslam’ı korumak için sed ve barikat bilmişiz. Bu böyle biline. Baştan bunu söyleyelim ve en baştan hassas olarak belirletelim.
Gün geçmiyor ki kafirler Avrupa’da ve başka diyarlarda İslam’a saygısızlık yapmasınlar. Ellerine kutsal kitabımızı almışlar ve yakıyorlar. Onlar aslında kutsal kitabımızı yakmıyorlar evet, onlar aslında bizim yüreğimizi yakıyorlar. Gerçekten o densiz ve o adice hareketleri TV’lerde gördüğümüzde içimiz yanıyor. Bir insan bu kadar nasıl alçalabilir. Bir insan bir başkasının kutsalı ile nasıl bu kadar düşman olabilir. Anlamak mümkün değil.
İslam’a düşman ey alçak ve adi Avrupa insanı, yaptığınız o alçaklıkla ve o adilikle şeytanı dahi geçtiniz ve cehennemin en dibini seçtiniz. Allah’ın, meleklerin ve tüm iyi insanların laneti İslam’a saldıran kafirlerin üzerine olsun.
Bizim dinimiz her inancın değerlerine karşı, her inancın kutsallarına karşı saygılı olmayı emrediyor.
“Allah’tan başkasına tapanların kutsallarına kötü söz söylemeyin, sövmeyin. Sonra onlar da bilmeden, taşkınlık yaparak Allah hakkında kötü sözler söylerler. Böylece biz her ümmete kendi işlerini çekici, süslü gösterdik. Sonunda dönüşleri rablerinedir. Artık O, ne yaptıklarını kendilerine bildirecektir.” (En’am Suresi, 108)
Bizim bu emre uymamız şarttır ve kimsenin kutsal gördüğü şeye karşı bir kötü söz söylemek gibi bir maksadımız yoktur. Olamaz da.
Ancak kafirler tek millettir. Onlar tek bir ırktan geldikleri için hepsinin tavrı aynıdır. Onlar kutsal ve ulvi değer tanımazlar. Onlar cahildir, onlar kafirdir, onlar gafildir. Onlar söver. Ebu Lehep de, Ebu Cehil de, Kabil de, Firavun da kutsalları tanımaz ve hakir görür, alay eder, hakaretler savururdu.
Günümüzdeki İslam’a saldıranlar da Ebu Lehep, Ebu Cehil, Kabil ve Firavun soysuzluğundan gelir. Soysuzlar İslam’a söverler. Allah onları kahretsin.
Biz onlara uymayacağız. Biz onların kutsal değerlerine saygılı olacağız. Çünkü onlar gibi değiliz.
İşin bu tarafını böyle belirttikten sonra, diğer tarafını şöyle açıklamak istiyorum. O adamlar yani İslam’a karşı saygısızlık yapanların bir kısmı, işin aslını sorarsanız, bilmiyorlar. Bilmedikleri dahi bilmiyorlar. Bunu da bazı zavallılar için söylüyorum. Bilinçli olarak değil de bilinçsizce İslam’a saygısızlık yapanlar için söylüyorum nu sözleri.
İslam tarihinde çok acı ve düşündükçe içimizi hüzünlendiren bir olay vardır. Taif’e Hakkı tebliğ için evlatlığı Zeyd ile seyahat eden Sevgili Peygamber Efendimizin (asm) taşlanması hadisesi çok acıdır. Çok hüzün vericidir.
Sevgili Peygamberimiz Mekke’de İslam’ı tebliğ ettiği Nübüvvetin ilk 10 yılında yalnızca 300-400 kişinin İslam’ı seçmesine vesile olabilmiştir. Bir kapı arıyor ve başka diyarlarda İslam’ı tebliğ etmek için bir çıkış yolu arıyordu. O çıkış yollarından biri olarak Taif’i düşündü Sevgili Peygamberimiz (asm). İşte öyle bir ahval içerisinde Sevgili Peygamberimiz (asm) Mekke’ye iki günlük mesafede yer alan Taif için yola çıkmaya karar verir. Yanına küçüklüğünden beri yanında olan evlatlığı Zeyd’i de (ra) alır. Taif’e doru yola çıkar. Yürüyerek yolculuk yaparlar. Taif için çıktıkları seferde, yolda binecekleri bir binekleri (atları ya da develeri) dahi yoktur. Taif seferinde kimlerle görüştükleri ve hangi kabilenin reisleri ile irtibata geçtikleri Siyer Kitaplarında ayrıntılı yazılmaktadır. O hüzünlü hususları yazmayayım. Özetle şunu yazayım: “Taif’in ileri gelenleri ve şımarık zenginleri Sevgili Peygamber (asm) Efendimizi hor görmüşler ve küçümseyerek “Mekke ve civarında o kadar zengin ve varlıklı insan varken, kavminin ileri gelen insanları varken, Peygamberlik sana mı verildi” diyerek alay etmişlerdir. Ve kendileri ve etraflarına yığdıkları çocuklarla birlikte Sevgili Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’i (asm) ve evlatlığı Zeyd’i (ra) taşlamışlardır. O taşlanma sırasında hem Sevgili Peygamber Efendimiz’in (asm) ve hem de Zeyd’in (ra) üstü başı kan, yara, bere içerisinde kalmıştır. O zor ve o en acı zamanında dahi Sevgili Peygamber Efendimiz (asm) Taif’liler için beddua etmemiş ve onlar hakkında yalnızca “bilmiyorlar, bilselerdi, böyle yapmazlardı” diyerek bir gerçeği bütün açıklığıyla ifade etmiştir.
Şimdi bu noktada ben şunu net olarak ifade edeyim.
Taif hadisesindeki olay bilgisizlik’ten meydana gelen, gaflet ve düşüncesizlik hareketleridir. Bunlara elbette bakışımız farklıdır. Bilgisizlikten dolayı İslam’a saldıranlar ve saygısızlık edenlere elbette beddua etmez ve onların ıslahı için dua ederiz. Ancak kafirliklerinden dolayı inatla ve küfürden kaynaklanan bilinçle İslam’a saldıranlara elbette beddua ederiz ve lanet okuruz.
Kur’an-ı Kerim yakanların ve Avrupa’da İslam’a saldıranların birçoğunun kafirlik ve inat içerisinde olduklarını düşünüyorum. Onlar her şeyi biliyorlar. Onlar İslam’ın hak din olduğunu da biliyorlar. Ancak kafirlik ve inat içerisindeler. O durumda olanlar için beddua ediyorum.
Bunun yanında Ülkemizde de bazı durumlarda bilgisizlik’ten (gafillikten) İslam’a ve İslami değerlere saldıranlar ve saygısızlık edenler mevcuttur.
Bilgisizlik’ten dolayı İslam’a saygısızlığın son bir vakasını geçtiğimiz Ramazan Ayı içerisinde müşahede ettik. Maalesef, Ramazan Ayı’nın en kutsal anı ve en kutsal gecemiz olan Kadir Gecesi’nde içki alemi yapan ve içkilerini o gece içen bir grup gafil ve bilgisiz genç, yaptıkları densizliği (elbette kendilerinde kalmaları gerekirken) tüm kamuoyuna da yaydılar. Kadir Gecesi’nde içki içtikleri ayrı bir fecaat (yanlış feci iş) olmasının yanında bir de sosyal medyada paylaştıkları resimlerde dalga geçer ve alay eder gibi, “Kadir Gecesi özel,” “Rabbim kabul etsin” gibi ifadeler yazmışlardır. Olayın birinci kısmı kendileri ile Allah’ın arasındadır. Ona bir şey diyemeyiz. Ancak ikinci kısımda olan yani “Kadir Gecesi özel,” “Rabbim kabul etsin” gibi ifadelerle sosyal medya resim paylaşmak, kamuoyunda bunların yayılmasına imkan sağlamak yanlış ve tam bir bilgisizlik halidir.
Ben bu gençlere acıyorum ve kendilerinin ıslah olmasını diliyorum. “Bilselerdi öyle davranmazlardı” diyorum. Yani yazımın başlığında geçen İslam’a saygısızlık bilgi’den mi, bilgisizlik’ten mi diye ikiye ayırdığım durumun ikinci kısmında olduklarını düşünüyorum Kadir Gecesi o paylaşım yapanların. Bu benim düşüncemdir ve bu görüşüme karşılık, “o gençler de İslam’a saygısızlıklarını bilerek ve isteyerek işlemişlerdir” diyenler olabilir. Onlara da diyeceğim bir sözüm yoktur.
Yazımın en sonunda şu gerçeği ayan-beyan haykırıyorum: “Ne kadar da kafirlikle inat etseler ve ne kadar da gafillikle bilinçsiz hareket etseler, tüm kafirlere ve tüm gafillere sesleniyorum.” “Allah Nurunu tamlayacaktır.” Vesselam.
Ahmet SANDAL

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • İSRAİL'İN ÖMRÜ MESELESİ - 01 Haziran 2026
  • BİR KURBAN BAYRAMI DÜŞÜNCELERİ - 26 Mayıs 2026
  • TOPLUM MU? TOP/LUM MU? - 24 Mayıs 2026
  • BU ÜLKENİN KADİM VE DEĞİŞMEZ GERÇEĞİ: DEPREM - 20 Mayıs 2026
  • BELEDİYELER KAPATILMALI MI? - 17 Mayıs 2026
  • BU TOPLUMU H/ATA SÖZLERİYLE UYUTTULAR - 12 Mayıs 2026
  • ŞİİRLERLE HAYKIRIŞ VE DUA! - 08 Mayıs 2026
  • DUHA VE DUA - 04 Mayıs 2026
  • SUÇA AÇILAN KAPILARI KAPATMADAN! - 01 Mayıs 2026
  • BÜYÜK UYANIŞ: ANTİ AMERİKANCILIK! - 29 Nisan 2026
  • MANYAK TRUMP VE AVANELERİ MAHŞER PROVASINDA! - 27 Nisan 2026
  • PSİKOSİSTEM VE SOSYOSİSTEM BOŞLUK KABUL ETMEZ! - 24 Nisan 2026
  • CAMİİLER İBADET VE DUA İLE TEFEKKÜR VE TEZEKKÜR YERİDİR? - 22 Nisan 2026
  • GENÇLER VE ŞİİR - 20 Nisan 2026
  • AYIP BE! YETER BE! YAZIK BE! - 15 Nisan 2026
  • SÜVEYŞ'TE İNGİLTERE YENİLDİ / HÜRMÜZ'DE ABD YENİLECEK! - 12 Nisan 2026
  • DELİ GÖMLEĞİ GİYMEYİ REDDETMEK - 08 Nisan 2026
  • ŞU MÜESSES NİZAM DEDİKLERİ - 05 Nisan 2026
  • BAZI ŞAİRLER B/AŞKA'DIR - 01 Nisan 2026
  • İRAN'A DESTEK VERMEYENLER VEBAL ALTINDA! - 28 Mart 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 53
Köşe Yazarları
Havva KARABACAK
Havva KARABACAK
BAŞARI BASKISI ÇOCUKLARI NASIL ETKİLİYOR?
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
İSRAİL'İN ÖMRÜ MESELESİ
Türkiye'de Silah Yetkisi Ayrıcalık Değil, Kamu Güvenliği Meselesidir
HALİL HINAZ
Türkiye'de Silah Yetkisi Ayrıcalık Değil, Kamu Güvenliği Meselesidir
Ahmet Süreyya DURNA
Ahmet Süreyya DURNA
ŞİİR OKUMA YARIŞMASI
Bir Dönemin Sonu ve Görgel'in Önündeki Büyük Sınav
İLKER YİYEN
Bir Dönemin Sonu ve Görgel'in Önündeki Büyük Sınav
Oğuz Karakoç
Oğuz Karakoç
Cahit Paköz ve KİPAŞ Eğitim Kurumlarının Başarısı
YUSUF POLAT
YUSUF POLAT
Şampiyonluk Sebahattin Şirin'e yazar 
Ramazan AYDIN
Ramazan AYDIN
YÖNETİCİLER ELEŞTİRİYE NEDEN TAHAMMÜL EDEMİYOR?
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
BEKİR DOĞAN
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
Mustafa SAYLAK
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
YILDIZLARIMIZI KAYBETMEYELİM
Mehmet Akpınar
YILDIZLARIMIZI KAYBETMEYELİM
Çok Okunan Haberler
CHP’Lİ VEKİLLER KAHRAMANMARAŞ’TA SAHAYA İNDİ: “CHP İKTİDARINDA HERKES EŞİT HİZMET ALACAK”
CHP’Lİ VEKİLLER KAHRAMANMARAŞ’TA SAHAYA İNDİ: “CHP İKTİDARINDA...
Kahramanmaraş’ta Toplum İçin Ücretsiz Ruh Sağlığı Etkinliği
Kahramanmaraş’ta Toplum İçin Ücretsiz Ruh Sağlığı Etkinliği
Kahramanmaraş Akedaş İstiklalspor play-off’ta elendi
Kahramanmaraş Akedaş İstiklalspor play-off’ta elendi
Ana Sayfa
GÜNCEL
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
İLÇE
SİYASİ
EĞİTİM
SAĞLIK
SPOR
DÜNYA
DİN
BÖLGESEL
MEDYA
İNTERNET
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
MEDYA GAZETESİ - KahramanMaraş'ın Yerel ve Güncel Haber Siteniz
İsmet Paşa Mahallesi Azerbaycan Bulvarı Basın Evi Girişi N: 27/1 Giriş Kat N: 18 Dulkadiroğlu/KAHRAMANMARAŞ
[email protected]
0 (344) 224-3472
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim