• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNCEL
  • BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
  • İLÇE
  • SİYASİ
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • SPOR
  • DÜNYA DİN BÖLGESEL MEDYA İNTERNET
  • Ara
SON DAKİKA:
11:28
Kahramanmaraş’ta Sulama Kanalında Bulunan 9 Yaşındaki Çocuk Hayatını Kaybetti
10:42
BAŞKAN MEHMET AKPINAR’DAN TARİHÎ KAPALI ÇARŞI ESNAFINA ZİYARET
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. AHMET SANDAL
  3. İKİ KURBAĞA FIKRALI BİR YAZI
31 Mart 2022 - 01:15

İKİ KURBAĞA FIKRALI BİR YAZI

31 Mart 2022 - 01:15
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
[email protected]

Yazıma bir fıkra ile başlayalım. Birçoğunuzun duyduğunu tahmin ettiğim başrolünde bir kurbağa, bir kazan olan fıkra şöyledir:  “Bir kurbağayı içi kaynar su ile dolu bir kazana atarsanız, can acısının verdiği ani bir tepkiyle kendisini kaynar kazanın dışına atar ve kurtulur. Ancak, önce içinde normal bir su olan kazana atıp sonra kazanı bir ateş ile yavaş yavaş ısıtmaya başlarsanız, kurbağa yavaş ısınan su içerisinde kendisini bekleyen sonun farkına varamaz ve kaynayan suyu hissettiğinde bu onun zaten sonu olur ve kaynar su içinde kavrulup ölür.”
 Evet, bu fıkra burada böyle dursun. Bir de yazının en sonunda fıkra okuyacaksınız. O fıkra da orada öyle dursun.
Yazımın en sonundaki fıkrada da kurbağa ve kazan var. Ancak bu sefer kazan içerisinde su yok, süt var. (Neyse siz yazımı okuyun, fıkrayı zaten en sonunda okuyacaksınız.)
Son günlerde demokrasi, feodalite ve kandırılan insanlık üzerinde kafa yormaya başladım. Dünya’nın belki de 190 Ülkesi var ise, 180’inde demokrasi sözdedir. Özde feodal yapı vardır.  “İnsanlara avazı yettiğince yaşasın özgürlük, yaşasın demokrasi, yaşasın şu, bu, diye bağırttırıyorlar da, ortada ne demokrasi, ne de özgürlük var.” Ortada koskocaman bir feodalite gerçeği var.
Nedir bu feodalite? İnsanların bir çocuğuna daha ilkokuldan itibaren demokrasiyi öğrettiler de feodaliteyi öğretmediler.
Feodalitenin lügat manasından çok günümüzde taşıdığı özel anlamdan bahsedeceğim. Bir kavramın asıl anlamından kopup da taşıdığı yeni anlama ıstılahi mana mı deniyordu. İşte öyle bir şey. Feodalitenin eskiden taşıdığı anlam, yani lügat manası, “derebeyi, burjuvazinin karşıtı, bir geniş arazi üzerinde topraklara sahip olarak topraksız köylüleri emri altında tutan zorba ve benzeri anlama gelir.”
Biraz önce feodalite için burjuvazinin karşıtı diye bir betimlemede bulundum.
Burjuvazi nedir? Burjuvazi şehirli zengin sınıf manasına gelir. Feodalitenin zamanla şehirle zengin sınıflara dönüşümünü anlatmak için burjuvazi terimi kullanılır.
Feodalite ve burjuvazi Avrupa Ülkelerine özgü tarihsel iki kavramdır. Avrupa’da feodalitenin çöküşü merkezi krallıkların güçlenmesini beraberinde getirmiş ve burjuvazi ile krallıklar birbirlerini desteklemek suretiyle “al gülüm-ver gülüm” ilişki yaşamışlardır. Yani krallıklar burjuvaziyi dış güçlerin saldırısından korumuş ve karşılığında da burjuvaziden parasal destek sağlamışlardır.
Şimdi bu yazıda uzun uzun feodalite ve burjuvaziyi anlatmayalım. Zaten ben bu yazıda feodalite hakkında sözler söylerken, tarihsel manasından çok ayrı değerlendirmelerde bulunacağım.
Günümüzde ağalıklar, kabilecilik, particilik, aşiretçilik, mafyacılık ve benzeri bilumum oluşumlar birer feodalite kalıntılardır.  Özde demokratikmiş gibi gözükseler de, yapıları ve dar kalıpları itibariyle asla demokrasiyle alakası olmayan oluşumlardır bu saydıklarım.
Biz demokrasi var diye övünüyoruz. Yok öyle bir şey.
Ve biz vatandaşlar da aynen normal bir su içerisinde olduğumuzu sanan zavallılarız. İçinde bulunduğumuz kazan yavaş yavaş ısıtılıyor. “Ve biz zavallılar bir şey anlamadan demokrasi içerisinde yaşadığımızı sanıyoruz.” Bize deseler ki bu sistem demokrasi değil, bu sistem ağalıklar, kabilecilik, particilik, aşiretçilik, mafyacılık dese ne yaparız? Aynen kaynar suya düşmüş bir kurbağa gibi refleks verip de kazanın dışına çıkmaya çalışırız. Ancak bu yaşananlara ve sözde demokrasi, özde feodaliteye hiçbir tepki vermeden al gülüm-ver gülüm yaşayıp gidiyoruz. Al gülüm-ver gülüm vaziyeti şudur: “Beş yılda bir seçim yapılıyor ve seçim öncesi bazı ulufeler dağıtılıyor ve biz de onlar için oy veriyoruz ya.” İşte al gülüm-ver gülüm vaziyeti bu. Aynen kral ve burjuvalar arasındaki al gülüm-ver gülüm vaziyeti demokrasilerde de var.
Demokrasiye hep şüphe ile baktım. İşte şüphemin nedeni bu feodal durumdan kaynaklanmaktadır.
Bir avuç kabile mensubu, bir avuç feodal ağa etrafındaki adamlar ve bir avuç aşiret mensubu sözde demokrasiyi tepe tepe kullanıyor. İhaleler, Devlet makamları bu feodal yapının insanlarına peşkeş çekiliyor. Diğerleri de, yani normal vatandaşlar da bir şeyler elde ederse (Devlet dairlerinde odacılık, çaycılık vb gibi işler kaparlarsa) kendilerini mutlu hissediyor.
İşte bu ortamda, yani sözde demokrasi, özde feodalite ahvalinde bizlere “yaşasın özgürlük” diye bağırttırıyorlar ve demokrasinin ve kapitalizmin erdemlerinden bahsediyorlar.  Esasında ne erdem ve ne de ahlak var. Ortada tam bir ikiyüzlülük var.
Erdemli yönetim denildiğinde, yönetimin her kademesinde, “adalet, şeffaflık, doğruluk, tarafsızlık, hoşgörü, saygı, hesap verebilirlik, halka hizmet, tasarruf, kamu yararının kişisel yararlardan üstün tutulması” ve benzeri hususlar akla gelir. Peki bu hususlar, ağalıklar, kabilecilik, particilik, aşiretçilik, mafyacılık ortamında hiç mümkün olabilir mi?
Partiler kendi parti mensuplarına rant ve imkan peşindeyken, mafyalar (oligarklar) Devlet mallarının üzerine çökerken, kabileler ve aşiretler yalnız kendi adamlarının haklarını savunurken normal vatandaşlar ve sessiz çoğunluk nasıl müreffeh yaşayacak?
Asla müreffeh yaşayamayacaktır. Bu durum, bu alıştırılmış vaziyet Dünya’da 190 Ülke var ise, 180’inde geçerlidir. Tam demokratik ve feodal oluşumlardan uzak Ülkeler yok mu? Vardır elbette.
Başta bazı İskandinavya Ülkeleri (Norveç, İsveç, Danimarka, Finlandiya vb gibi Ülkeler) olmak üzere bazı Ülkeler için demokrasi ve huzur ortamı ile refah sağlandığı belirtiliyor. Bu Ülkeler de elbette feodal yapılardan fersah fersah uzaktır.
Bir Ülkede feodal oluşumlar ne kadar fazlaysa huzur ve refah o kadar azdır.
Sözü uzatmayalım ve kurbağa fıkrası ile başladığımız yazımızı kurbağa fıkrası ile sonlandıralım.
İki kurbağa içi süt dolu ılık bir kazanın içine düşmüşler. İki kurbağa kazandan dışarıya çıkmak için çabalarken, kazanın dışında bulunan birkaç kurbağa, bağırmaya başlamış: “Boşa çabalamayın, kazan oldukça yüksek ve kaygan. Bu kazandan dışarıya çıkmanız mümkün değil.” Bu sözleri duyan kurbağalardan birisi “buradan kurtuluş yok” diyerek kendisini umutsuzca sütün içerisine bırakarak boğulup gitmiş. Ancak diğer kurbağa pes etmiyormuş ve kazandan dışarıya çıkmak için çırpındıkça çırpınıyormuş. O çırpınmalar sırasında süt üzerinde kaymak tabaka oluşmaya başlamış ve kurbağa o kaymak tabakasının üzerinde batmadan durmaya başlamış ve sertleşen kaymak tabakasından aldığı destekle kuvvetli bir sıçrayışla kendisini kurtarmış ve kazanın dışına çıkmış. Kazan dışarısında bekleyen diğer kurbağalar, o kurbağanın nasıl kurtulduğunu merak ettiklerinde gerçek anlaşılmış: “O kurtulan kurbağa sağır imiş ve dışarından kendisine umutsuzluk veren bağırtıları duymadığı için kurtulmuş.”
Evet, kıssadan hisse. Size “demokrasi, demokrasi, demokrasi” diye bağıranların sözlerini duymayın ve bu “sözde demokrasiden kurtulmaya” bakın. Biz sözde demokrasiyi değil İslam’ın gösterdiği nizamı isteyen garipleriz. Selam olsun bu çağın gariplerine.
Not: Müslüman insan kendisine umutsuzluk veren her sese ve herkese karşı sağırdır. Kendisine umut ve heyecan veren her sesi ve herkesi de pürdikkat dinleyen kişidir.
Ahmet SANDAL

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • MENEMEN SOĞANLI MI SOĞANSIZ MI? BİSİKLET TAYTLI MI TAYTSIZ MI? - 20 Temmuz 2026
  • BİZİM SAĞCILAR BİRBİRİNİ KISKANIR! - 17 Temmuz 2026
  • HALUK LEVENT OLAYI VE ÇIKARTILMASI GEREKEN DERSLER - 14 Temmuz 2026
  • ŞİİRDE ABARTICI KABARTICILAR / SÜSLEMECİ PÜSLEMECİLER - 13 Temmuz 2026
  • YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİNDEKİ "AT GÖZLÜKLÜLER!" - 10 Temmuz 2026
  • NATO BİZİ KORUR MU? - 07 Temmuz 2026
  • "MÜKEMMELCİLİĞİ BIRAK, İYİYİ GERÇEKLEŞTİR." - 05 Temmuz 2026
  • TAMAR TANRIYAR, FUTBOL DÜNYA KUPASI, ORTADOĞU KAN GÖLÜ VE BİR HASTANEDE REZALET - 01 Temmuz 2026
  • SEVGİDE ÖZGÜRSÜN / SAYGIDA MECBURSUN - 28 Haziran 2026
  • AMACA GİDERKEN HER YOL MEŞRU MU? - 22 Haziran 2026
  • İLAHİYAT PROFESÖRÜ MEHMET OKUYAN'A BİR CEVAP - 18 Haziran 2026
  • ÂŞK-I MECAZİ'DEN ÂŞK-I HAKİKİ'YE - 15 Haziran 2026
  • SEVGİNİN YANSIMASI: İLGİ, EMEK, İYİLİK VE DOSTLUK - 12 Haziran 2026
  • ZORLAŞTIRMAYIN HAYATI - 05 Haziran 2026
  • İSRAİL'İN ÖMRÜ MESELESİ - 01 Haziran 2026
  • BİR KURBAN BAYRAMI DÜŞÜNCELERİ - 26 Mayıs 2026
  • TOPLUM MU? TOP/LUM MU? - 24 Mayıs 2026
  • BU ÜLKENİN KADİM VE DEĞİŞMEZ GERÇEĞİ: DEPREM - 20 Mayıs 2026
  • BELEDİYELER KAPATILMALI MI? - 17 Mayıs 2026
  • BU TOPLUMU H/ATA SÖZLERİYLE UYUTTULAR - 12 Mayıs 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 53
Köşe Yazarları
Havva KARABACAK
Havva KARABACAK
BAŞARI BASKISI ÇOCUKLARI NASIL ETKİLİYOR?
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
MENEMEN SOĞANLI MI SOĞANSIZ MI? BİSİKLET TAYTLI MI TAYTSIZ MI?
TOPRAĞIMI, BAYRAĞIMI, VATANIMI VATANSIZ BIRAKANLARI ALLAH'A HAVALE EDİYORUM
HALİL HINAZ
TOPRAĞIMI, BAYRAĞIMI, VATANIMI VATANSIZ BIRAKANLARI ALLAH'A HAVALE EDİYORUM
Ahmet Süreyya DURNA
Ahmet Süreyya DURNA
IRAHAN KOKULU ANALARIMIZ
Andırın'da Bir "Okuma" Sevdası, Bir de Yurt Çilesi
İLKER YİYEN
Andırın'da Bir "Okuma" Sevdası, Bir de Yurt Çilesi
Oğuz Karakoç
Oğuz Karakoç
Cahit Paköz ve KİPAŞ Eğitim Kurumlarının Başarısı
YUSUF POLAT
YUSUF POLAT
Şampiyonluk Sebahattin Şirin'e yazar 
Ramazan AYDIN
Ramazan AYDIN
Kahramanmaraş'ta inşaat sektörünün gidişatı!
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
BEKİR DOĞAN
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
Mustafa SAYLAK
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
BİRLİKTE ÇALIŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR…
Mehmet Akpınar
BİRLİKTE ÇALIŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR…
Çok Okunan Haberler
Kahramanmaraşlılar Bornova'da Gönül Sofrasında Buluştu
Kahramanmaraşlılar Bornova'da Gönül Sofrasında Buluştu
Kahramanmaraş Eczacılar Odası’ndan Sahte Reçete Operasyonu Haberine İlişkin Açıklama
Kahramanmaraş Eczacılar Odası’ndan Sahte Reçete Operasyonu Haberine...
KSÜ 2025-2026 Akademik Yılı Mezunlarını Törenle Uğurladı
KSÜ 2025-2026 Akademik Yılı Mezunlarını Törenle Uğurladı
Ana Sayfa
GÜNCEL
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
İLÇE
SİYASİ
EĞİTİM
SAĞLIK
SPOR
DÜNYA
DİN
BÖLGESEL
MEDYA
İNTERNET
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
MEDYA GAZETESİ - KahramanMaraş'ın Yerel ve Güncel Haber Siteniz
İsmet Paşa Mahallesi Azerbaycan Bulvarı Basın Evi Girişi N: 27/1 Giriş Kat N: 18 Dulkadiroğlu/KAHRAMANMARAŞ
[email protected]
0 (344) 224-3472
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim