• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNCEL
  • BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
  • İLÇE
  • SİYASİ
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • SPOR
  • DÜNYA DİN BÖLGESEL MEDYA İNTERNET
  • Ara
SON DAKİKA:
10:53
Büyükşehir, Dulkadiroğlu Haydarbey Caddesini Sıcak Asfaltla Buluşturuyor
10:52
Büyükşehir’den Elbistan’da Kaçak Hafriyat Uyarısı; 191 Bin TL Ceza!
10:50
Başkan Fırat Görgel: “Elbistan’ımız İçin El Birliğiyle Çalışmaya Devam Ediyoruz”
10:48
Başkan Görgel, “Elbistan’a 500 Milyon TL’lik Yol Yatırımı Kazandırıyoruz”
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. AHMET SANDAL
  3. FETH-İ İSTANBUL
29 Mayıs 2018 - 11:49
Güncelleme: 29 Mayıs 2018 - 11:50

FETH-İ İSTANBUL

29 Mayıs 2018 - 11:49
Güncelleme: 29 Mayıs 2018 - 11:50
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
[email protected]

TÜRK TARİHİNİN EN BÜYÜK ZAFERİ  :  İSTANBUL'UN FETHİ

 

Büyük zaferler vardır. İslam Tarihinde büyük zaferlerimiz vardır. Bedir Zaferi, Mekke’nin Fethi büyük zaferlerimiz arasında yer alır ve yüreğimizin coşkusu ve heyecanı ezelden ebede bu zaferlerle umut ve sevinç bulur. Kudüs’ün Fethi, Mısır’ın Fethi, Endülüs’ün Fethi, Balkanlar’ın Fethi, İstanbul’un Fethi ve daha nice zaferler Türk ve İslam tarihinde bize onur ve heyecan verir. Bu fetihler gelecek fetihlerin birer habercisidir. Olacak inşaallah. Bizim Fetihlerimiz Doğu’dan Batı’ya doğrudur. Bizim Fetihlerimiz Hilal’den Haçlı’ya doğrudur.

Bizim her zaferimiz esasında Batı’ya ve Haçlılara vurulan bir darbedir. Doğu olarak Batı’ya vurduğumuz en ses getirici ve en unutulmaz darbe 1453 İstanbul’un Fethi’dir. Bu öyle bir darbedir ki, Batılılar ve Haçlılar bu acıyı, bu hüsranı ve bu yenilgiyi kıyamete dek unutamayacaklar. Kıyamete dek unutamayacakları bu darbe dedim ya, şu anda şu dua ve dileğimi Yüce Rabbime arz ediyorum: “Yüce Rabbim (cc) sen Batılılara ve Haçlılara öyle bir yenilgi yaşat ki, hem 1453 İstanbul’u ve hem de 1071 Malazgirt’i unutsunlar ve bu daha büyük yenilgi ve acı ile kıvransınlar.” Amin.

Ey Koca Fatih, Ey tüm Müslümanların ve Türklerin iftihar ettiği ve yeri doldurulmaz, eşi bulunmaz Komutan 2. Mehmed, ruhun şad olsun ve Dünya durdukça şanın ebedi olsun. Amin

Sevgili Peygamber Efendimiz’in (asm) fikir ve hedefini en iyi anlayan ve İslam’ın mana ve maksadını en iyi idrak eden kişi benim gözümde Fatih Sultan Mehmed’tir. Hayranlığımı sözlerimle ancak bu kadar anlatıyorum. Başka sözlerle de Fatih Sultan Mehmed Han’ı elbette methetmek isterim. Yüreğimden ve dilimden geldiğince inşaallah.

 

Bu yazıda Fatih Sultan Mehmed ve İstanbul’un Fethini anlatıyorum. Fatih’i ve 1453’ü anlamak için “Nizam-ı Âlem ve İla-yı Kelimetullah” uğrunda çalışmak gerekir. Nizam-ı Âlem demek, tüm Dünya’ya İslamî bakış ve İslamî nizamı hakim kılmaktır. İla-yı Kelimetullah da Yüce Rabbimizin ismini ve şanını tüm Dünya’ya duyurmak ve yaymaktır. Bu iki maksattan başka bu Dünya’da ne maksadımız olabilir ki. Dünya dediğimiz şey eğer aklımızda ve ruhumuzda bu iki maksat ve hedef yoksa, boştur ve manasızdır. Dünya’yı manalı ve dolu hale getiren hedefimizin ulvi ve yüksek olmasıdır.

 

İstanbul’u fethettiğinde Fatih Sultan Mehmed Han 21 yaşındaydı. Çocukluğunda bu hedef aklında ve ruhunda olmasaydı, kısa süre içerisinde bu zafere nasıl erişecekti?

 

Fatih Sultan Mehmed Han, gözü pek, cesur ve kararlıydı. “Ya İstanbul beni alır, ya ben İstanbul’u alırım” diye sesleniyordu. Bu sözü söyleyen Ey Fatih Sultan Mehmed Han, şanın ebedi olsun. Allah senden razı olsun.

 

Bundan 20 yıl kadar önce yazdığım bir şiirimde bu hususta şöyle seslenmişim:

 

Bir Genç Sultan vardı, bir Genç Sultan vardı,

İkinci Murad Han’ın oğlu, dünyalar ona dardı.

İstanbul şuuruna, daha bir çocukken vardı.

  Sevdaya dönüştü şuur, alev alev benliğini sardı.


Taht’a geçtiğinde, aklı-fikri, yalnız bir yerdeydi,

Yoktu artık kendinde, ne gökte, ne de yerdeydi.

“Ya Bizans beni alır, ya ben Bizans’ı” der dururdu.

Kâlp atışları gün geldi, en yüksek zirveye vurdu.

 

Öyle gerildi ki, boşalmalıydı artık ok yaydan. 
Atını denize sürdüğünde, nisandı aylardan. 
Bir büyük kuşatma ki, elli üç gün sürecek. 
Asırlarca bekleyen Aya Sofya, artık gülecek. 

Mayıs'ın yirmidokuzu, sabahına uyanır İstanbul. 
Mayıs'ın yirmidokuzu, felahına uyanır İstanbul. 
Mayıs'ın yirmidokuzu, Talihine kavuşur bir kent. 
Mayıs'ın yirmidokuzu, Fatihine kavuşur bir millet. 

Çağ açan o Sultan, Aya Sofya'dan girer içeri. 
Arkasında azamet timsâli binlerce yeniçeri. 

Bu sevinci beş asır yaşar Aya Sofya, dolu dolu. 
Günün birinde kapanır, artık Mabedimin yolu. 

Şimdi Aya Sofya sessiz, geçen günleri özler. 
Nur yüzlü gençlere bakar da, yiğidini gözler.

Evet, İstanbul işte bu ruh ve heyecan ile fethedildi. Elhamdüllillah. İstanbul’un fethi ile heyecanlıyız ve onurluyuz. Ancak, o fethin içerisinde “Ayasofya” daha mühim bir yer tutar. Ya da şöyle anlatayım :“İstanbul’un fethi bir ceviz ise, cevizin içi Ayasofya’dır. Ayasofya Müslümanların ibadetine açılmazsa, ceviz var da, içerisinde yiyeceğimiz bir lezzet, yani cevizin kendisi yok demektir. “Ey Müslüman Ayasofya olmadan İstanbul, basit bir ceviz kabuğu gibi kalır.” Bunu anlatmaya çalışıyorum. Seni birileri cevizin içinden mahrum etmek istiyor ve ceviz kabuğuyla oyalamak istiyorlar. Hâlâ uyanmadın mı?

“Feth-i İstanbul demek, büyük deha ve kan-ter demek…

Feth-i İstanbul Demek, Ayasofya ve zafer demek…”

Yukarıdaki şiirimin sonu işte bu sesleniş ile bitiyor.

Evet, Ayasofya olmadan zafer olmaz. Ve buradan tüm yetkililere açıkça sesleniyorum: “Size bu büyük talih ve sevabı, Yüce Rabbim nasip etsin ve siz de bu şuurla kendinizi kuvvetlendirin. Eğer Ayasofya’yı camii olarak ibadete açmasanız, o talih ve sevap, bahtsızlık ve vebal olarak hem bu Dünya’da ve hem de Ahirette karşınıza çıkar.”

Haa, şunu da hassaten belirteyim, siz açmaktan korkar ya da çekinirseniz mesele yok. Bir gözüpek ve korkusuz cengaver gelir de Ayasofya’yı ibadete açar. Çünkü bu yakın bir vakitte tecelli edecektir. İnşaallah.

“Yeryüzüne sâlih kullarım vâris olacaktır.” (Enbiyâ Suresi, 105)  Biz müjdemizi ve haberimizi aldık ve yolumuza devam ediyoruz. Siz de bu ayet-i kerime’den ruh ve heyecan almışsanız mesele yoktur.    

Bu duygu ve düşüncelerle İstanbul’un Fethi’nin 565. yıldönümünü kutluyor, başta Fatih Sultan Mehmed Han olmak üzere tüm Osmanlı Ecdadımızı rahmet ve minnetle anıyorum. Ruhları şad olsun.

 

Ahmet SANDAL

Yazarın Diğer Yazıları

  • İSRAİL'İN ÖMRÜ MESELESİ - 01 Haziran 2026
  • BİR KURBAN BAYRAMI DÜŞÜNCELERİ - 26 Mayıs 2026
  • TOPLUM MU? TOP/LUM MU? - 24 Mayıs 2026
  • BU ÜLKENİN KADİM VE DEĞİŞMEZ GERÇEĞİ: DEPREM - 20 Mayıs 2026
  • BELEDİYELER KAPATILMALI MI? - 17 Mayıs 2026
  • BU TOPLUMU H/ATA SÖZLERİYLE UYUTTULAR - 12 Mayıs 2026
  • ŞİİRLERLE HAYKIRIŞ VE DUA! - 08 Mayıs 2026
  • DUHA VE DUA - 04 Mayıs 2026
  • SUÇA AÇILAN KAPILARI KAPATMADAN! - 01 Mayıs 2026
  • BÜYÜK UYANIŞ: ANTİ AMERİKANCILIK! - 29 Nisan 2026
  • MANYAK TRUMP VE AVANELERİ MAHŞER PROVASINDA! - 27 Nisan 2026
  • PSİKOSİSTEM VE SOSYOSİSTEM BOŞLUK KABUL ETMEZ! - 24 Nisan 2026
  • CAMİİLER İBADET VE DUA İLE TEFEKKÜR VE TEZEKKÜR YERİDİR? - 22 Nisan 2026
  • GENÇLER VE ŞİİR - 20 Nisan 2026
  • AYIP BE! YETER BE! YAZIK BE! - 15 Nisan 2026
  • SÜVEYŞ'TE İNGİLTERE YENİLDİ / HÜRMÜZ'DE ABD YENİLECEK! - 12 Nisan 2026
  • DELİ GÖMLEĞİ GİYMEYİ REDDETMEK - 08 Nisan 2026
  • ŞU MÜESSES NİZAM DEDİKLERİ - 05 Nisan 2026
  • BAZI ŞAİRLER B/AŞKA'DIR - 01 Nisan 2026
  • İRAN'A DESTEK VERMEYENLER VEBAL ALTINDA! - 28 Mart 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 53
Köşe Yazarları
Havva KARABACAK
Havva KARABACAK
BAŞARI BASKISI ÇOCUKLARI NASIL ETKİLİYOR?
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
İSRAİL'İN ÖMRÜ MESELESİ
Türkiye'de Silah Yetkisi Ayrıcalık Değil, Kamu Güvenliği Meselesidir
HALİL HINAZ
Türkiye'de Silah Yetkisi Ayrıcalık Değil, Kamu Güvenliği Meselesidir
Ahmet Süreyya DURNA
Ahmet Süreyya DURNA
ŞİİR OKUMA YARIŞMASI
Bir Dönemin Sonu ve Görgel'in Önündeki Büyük Sınav
İLKER YİYEN
Bir Dönemin Sonu ve Görgel'in Önündeki Büyük Sınav
Oğuz Karakoç
Oğuz Karakoç
Cahit Paköz ve KİPAŞ Eğitim Kurumlarının Başarısı
YUSUF POLAT
YUSUF POLAT
Şampiyonluk Sebahattin Şirin'e yazar 
Ramazan AYDIN
Ramazan AYDIN
YÖNETİCİLER ELEŞTİRİYE NEDEN TAHAMMÜL EDEMİYOR?
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
BEKİR DOĞAN
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
Mustafa SAYLAK
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
YILDIZLARIMIZI KAYBETMEYELİM
Mehmet Akpınar
YILDIZLARIMIZI KAYBETMEYELİM
Çok Okunan Haberler
CHP’Lİ VEKİLLER KAHRAMANMARAŞ’TA SAHAYA İNDİ: “CHP İKTİDARINDA HERKES EŞİT HİZMET ALACAK”
CHP’Lİ VEKİLLER KAHRAMANMARAŞ’TA SAHAYA İNDİ: “CHP İKTİDARINDA...
Kahramanmaraş’ta Toplum İçin Ücretsiz Ruh Sağlığı Etkinliği
Kahramanmaraş’ta Toplum İçin Ücretsiz Ruh Sağlığı Etkinliği
Kahramanmaraş Akedaş İstiklalspor play-off’ta elendi
Kahramanmaraş Akedaş İstiklalspor play-off’ta elendi
Ana Sayfa
GÜNCEL
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
İLÇE
SİYASİ
EĞİTİM
SAĞLIK
SPOR
DÜNYA
DİN
BÖLGESEL
MEDYA
İNTERNET
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
MEDYA GAZETESİ - KahramanMaraş'ın Yerel ve Güncel Haber Siteniz
İsmet Paşa Mahallesi Azerbaycan Bulvarı Basın Evi Girişi N: 27/1 Giriş Kat N: 18 Dulkadiroğlu/KAHRAMANMARAŞ
[email protected]
0 (344) 224-3472
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim