• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNCEL
  • BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
  • İLÇE
  • SİYASİ
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • SPOR
  • DÜNYA DİN BÖLGESEL MEDYA İNTERNET
  • Ara
SON DAKİKA:
10:53
Büyükşehir, Dulkadiroğlu Haydarbey Caddesini Sıcak Asfaltla Buluşturuyor
10:52
Büyükşehir’den Elbistan’da Kaçak Hafriyat Uyarısı; 191 Bin TL Ceza!
10:50
Başkan Fırat Görgel: “Elbistan’ımız İçin El Birliğiyle Çalışmaya Devam Ediyoruz”
10:48
Başkan Görgel, “Elbistan’a 500 Milyon TL’lik Yol Yatırımı Kazandırıyoruz”
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. AHMET SANDAL
  3. ÇOCUKLUĞUMUN KELİMELERİNİ ÖZLEDİM
13 Ekim 2016 - 11:13

ÇOCUKLUĞUMUN KELİMELERİNİ ÖZLEDİM

13 Ekim 2016 - 11:13
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
[email protected]

Geçen gün kendi kendime şunları düşündüm. “Çocukluğumuzda kullandığımız binlerce kelimeyi unutmuşuz.” Ya da "çocukluğumuzdan sonra binlerce yeni kelime öğrendiğimiz için bazı kelimeleri unutmak zorunda kalmışız.”

Evet, ben net olarak ifade ediyorum ki, bazı kelimeleri 17 yaşından sonra öğrendim. Ya da bazı kelimeleri 17 yaşından sonra unuttum. 17 yaş, Pazarcık’tan Ankara'ya, yani Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne okumaya geldiğim yaştır. Geliş o geliş ve o günden sonra Ankara’da kaldım. Ankara’da o tarihten sonra öğrendim bazı kelimeleri ve onları öğrendiğim için unuttum çocukluğumda Pazarcık’ta kullandığım kelimeleri.

Bu hususta geçen gün sosyal medya hesabımda şunları yazmıştım:

"Simit" kelimesini öğrenip " Kahke" kelimesini unuttum."Akran" kelimesini öğrenip "Taydaş" kelimesini unuttum. "Çarşaf" kelimesini öğrenip "İzar" kelimesini unuttum. "Kepenk" kelimesini öğrenip "Daraba" kelimesini unuttum. "Pilav" kelimesini öğrenip "Aş" kelimesini unuttum. "Fermuar" kelimesini öğrenip "Cırcır" kelimesini unuttum. "Susam" kelimesini öğrenip "Küncü" kelimesini unuttum. "Sucuk" kelimesini öğrenip "İrişkit" kelimesini unuttum. "Takunya" kelimesini öğrenip "Hapap" kelimesini unuttum. "Sivrisinek" kelimesini öğrenip "Üvez" kelimesini unuttum. "Kuytu" kelimesini öğrenip "Dulda" kelimesini unuttum. "Avurt" kelimesini öğrenip "Duluk" kelimesini unuttum.

Daha bunun gibi çocukluğumda kullandığım nice kelimeyi unuttum. Aslında o kelimeler benim özümdü. Aslında o kelimeler benim çocukluğumdu.”

Bu paylaşımdan dolayı oldukça çok teşekkür aldım. Anladım ki, herkes aynı benim gibi. Onlar da çocukluğunda haşir-neşir oldukları binlerce kelimeyi unutmuşlar.

İnsanlar neden çocukluğunda kullandıkları kelimeleri unutur?

Bu sorunun üç cevabı var. 1- İnsanlar konuşmadıkları ve kullanmadıkları kelimeleri zamanla unuturlar. 2- İnsanlar çocukluğunda kullandıkları kelimenin yerine başka bir kelimeyi kullandıkları için de unuturlar. 3- Başka bir diyara göç ettiği için (yeni diyarda kullanılan kelimeler de farklı olduğu için) insan çocukluğunda kullandığı kelimeleri unutabilir. Neticede bu üç cevap da aynı kapıya çıkar. Üçünde de aynı hakikat açığa çıkar. O hakikat şudur: “Kullanılmayan ve konuşulmayan kelimeler zamanla unutulur.”

Evet, bir kelime kullanılmaya kullanılmaya, konuşulmaya konuşulmaya unutulur ve gider.

Bir de şu soruyu sorayım. Çocukluğumuzda kullandığımız kelimeler gerçekten unutulur mu? Ya da unutulmaz da zihnimizin bir köşesinde durur mu? Bir vesile ile kullanıldığında ya da bir yerde duyulduğunda o kelime tekrar aklımıza mı gelir? Elbette burada da sorunun cevabı bellidir. Çocukluğumuzda öğrendiğimiz kelimeler unutulmaz. Zihnimizin bir köşesinde durur ve zamanı gelince açığa çıkar.

O kelime zamanı gelince açığa çıkar da, eski tabilik ve eski rahatlık olmaz. Çocukluğunda konuştuğu kelimeye karşı bir gariplik oluşur. O unutulan kelimeyi duyduğunda kulağında bir gariplik hisseder.

Halbuki eskiden yani çocukluğumuzda “sucuk” demezdik, tabi ve rahat bir şekilde “irişkit” derdik. Bunun gibi çok tabi bir şekilde, “kahke, küncü, daraba, cırcır, dulda, duluk” gibi  kelimeleri kullanırdık.

Çocukluğumun kelimeleri bunlarla bitmezdi. “Cıncık, mırrık, asvap, çaput, pırtı, cibelmek, çimmek, kirevit, caa, püssük, sıypmak, guşgana, horanta, şire, süllüm, mecik, mintan, bıldır, ferik, bibi, tuman, fistan, ayaz, borani, çulluk, mıh, kömbe, süyük, şeş, şapta ve bunun gibi binlercesini” çocukluğumuzda kullanırdık. Haydi bakalım bu son yazdıklarımın manasını aramızda bilen var mı? Benim yaşımdakiler biliyordur da gençlerimizin bu kelimelerin bir kısmını bildiğini sanmıyorum. Benim memleketimde dahi artık bu kelimeler kullanılmıyor. Ya da çok az kullanılıyor. Ve kullanılmayan kelimeler unutulup gidiyor. Maalesef.

Şimdi yukarıda en son yazdığım çocukluğumun kelimelerini buraya bir kez manaları ile birlikte yazıyorum. Evet, sanki yabancı kelime gibi karşılarına manalarını yazmak garip olsa da yazmak zorundayım: “Cıncık:cam, mırrık:çok yapışkan çamur, asvap:kıyafet, çaput:bez, pırtı:elbise, cibelmek:şımarmak, çimmek:yıkanmak, kirevit:sedir, caa:banyo, püssük:kedi, sıypmak:kaymak, guşgana:tencere, horanta:ev halkı, şire:tatlı, süllüm:merdiven, mecik:oğlak, mintan:gömlek, bıldır:geçen yıl, ferik:civcivlikten yeni çıkmış tavuk yavrusu, bibi:hala, tuman:kilot, fistan:kadın giysisi, ayaz:teras, borani:pancarlı yoğurt yemeği, çulluk:hindi, mıh:çivi, kömbe:çörek, süyük:saçak, şeş:tülbent, şapta:ince ve uzun ağaç.”

Evet, netice itibariyle şu noktaya geliyoruz: “Konuşulmayan ve kullanılmayan kelimeler unutulur. Unutulan kelimeler nostalji olsun ya da anılar canlansın diye konuşulduğunda garipsenir. Çünkü o kelimenin toplumun genelinde bir anlamı kalmamıştır. Anlamı kalmayan o kelimeleri zorlamayla konuşmak başkaları tarafından garipsenir. Başkaları tarafından garipsense de insan çocukluğunun kelimelerini özlüyor. Ben de özledim.”

Vardığımız bir başka nokta da şudur: “Bir kelime başka bir kelimenin yerine kullanılmaya başlandığında er geç diğeri unutulur ve zihnin bir köşesine atılır. Zihnin o köşesinde hatırlandıkça çocukluk anıları meydana çıkar ve insanda hoşluk bırakır. Çünkü çocukluk anılarını hatırlamak hoş bir şeydir. Biz de bu yazıyla hoş bir şey yaptık ve birçok insanımızı çocukluğuna götürdük.”

Herkese çocukluğundaki gibi güzel ve mutlu günler diliyorum. Ve çocukluğundaki kelimeler ile tekrar buluşmasını tavsiye ediyorum.

 

Ahmet SANDAL

Yazarın Diğer Yazıları

  • İSRAİL'İN ÖMRÜ MESELESİ - 01 Haziran 2026
  • BİR KURBAN BAYRAMI DÜŞÜNCELERİ - 26 Mayıs 2026
  • TOPLUM MU? TOP/LUM MU? - 24 Mayıs 2026
  • BU ÜLKENİN KADİM VE DEĞİŞMEZ GERÇEĞİ: DEPREM - 20 Mayıs 2026
  • BELEDİYELER KAPATILMALI MI? - 17 Mayıs 2026
  • BU TOPLUMU H/ATA SÖZLERİYLE UYUTTULAR - 12 Mayıs 2026
  • ŞİİRLERLE HAYKIRIŞ VE DUA! - 08 Mayıs 2026
  • DUHA VE DUA - 04 Mayıs 2026
  • SUÇA AÇILAN KAPILARI KAPATMADAN! - 01 Mayıs 2026
  • BÜYÜK UYANIŞ: ANTİ AMERİKANCILIK! - 29 Nisan 2026
  • MANYAK TRUMP VE AVANELERİ MAHŞER PROVASINDA! - 27 Nisan 2026
  • PSİKOSİSTEM VE SOSYOSİSTEM BOŞLUK KABUL ETMEZ! - 24 Nisan 2026
  • CAMİİLER İBADET VE DUA İLE TEFEKKÜR VE TEZEKKÜR YERİDİR? - 22 Nisan 2026
  • GENÇLER VE ŞİİR - 20 Nisan 2026
  • AYIP BE! YETER BE! YAZIK BE! - 15 Nisan 2026
  • SÜVEYŞ'TE İNGİLTERE YENİLDİ / HÜRMÜZ'DE ABD YENİLECEK! - 12 Nisan 2026
  • DELİ GÖMLEĞİ GİYMEYİ REDDETMEK - 08 Nisan 2026
  • ŞU MÜESSES NİZAM DEDİKLERİ - 05 Nisan 2026
  • BAZI ŞAİRLER B/AŞKA'DIR - 01 Nisan 2026
  • İRAN'A DESTEK VERMEYENLER VEBAL ALTINDA! - 28 Mart 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 53
Köşe Yazarları
Havva KARABACAK
Havva KARABACAK
BAŞARI BASKISI ÇOCUKLARI NASIL ETKİLİYOR?
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
İSRAİL'İN ÖMRÜ MESELESİ
Türkiye'de Silah Yetkisi Ayrıcalık Değil, Kamu Güvenliği Meselesidir
HALİL HINAZ
Türkiye'de Silah Yetkisi Ayrıcalık Değil, Kamu Güvenliği Meselesidir
Ahmet Süreyya DURNA
Ahmet Süreyya DURNA
ŞİİR OKUMA YARIŞMASI
Bir Dönemin Sonu ve Görgel'in Önündeki Büyük Sınav
İLKER YİYEN
Bir Dönemin Sonu ve Görgel'in Önündeki Büyük Sınav
Oğuz Karakoç
Oğuz Karakoç
Cahit Paköz ve KİPAŞ Eğitim Kurumlarının Başarısı
YUSUF POLAT
YUSUF POLAT
Şampiyonluk Sebahattin Şirin'e yazar 
Ramazan AYDIN
Ramazan AYDIN
YÖNETİCİLER ELEŞTİRİYE NEDEN TAHAMMÜL EDEMİYOR?
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
BEKİR DOĞAN
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
Mustafa SAYLAK
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
YILDIZLARIMIZI KAYBETMEYELİM
Mehmet Akpınar
YILDIZLARIMIZI KAYBETMEYELİM
Çok Okunan Haberler
CHP’Lİ VEKİLLER KAHRAMANMARAŞ’TA SAHAYA İNDİ: “CHP İKTİDARINDA HERKES EŞİT HİZMET ALACAK”
CHP’Lİ VEKİLLER KAHRAMANMARAŞ’TA SAHAYA İNDİ: “CHP İKTİDARINDA...
Kahramanmaraş’ta Toplum İçin Ücretsiz Ruh Sağlığı Etkinliği
Kahramanmaraş’ta Toplum İçin Ücretsiz Ruh Sağlığı Etkinliği
Kahramanmaraş Akedaş İstiklalspor play-off’ta elendi
Kahramanmaraş Akedaş İstiklalspor play-off’ta elendi
Ana Sayfa
GÜNCEL
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
İLÇE
SİYASİ
EĞİTİM
SAĞLIK
SPOR
DÜNYA
DİN
BÖLGESEL
MEDYA
İNTERNET
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
MEDYA GAZETESİ - KahramanMaraş'ın Yerel ve Güncel Haber Siteniz
İsmet Paşa Mahallesi Azerbaycan Bulvarı Basın Evi Girişi N: 27/1 Giriş Kat N: 18 Dulkadiroğlu/KAHRAMANMARAŞ
[email protected]
0 (344) 224-3472
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim