• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNCEL
  • BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
  • İLÇE
  • SİYASİ
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • SPOR
  • DÜNYA DİN BÖLGESEL MEDYA İNTERNET
  • Ara
SON DAKİKA:
17:41
-Kahramanmaraş’ta zehir tacirlerine operasyon  
17:40
AK Parti Kahramanmaraş Heyeti Gençlik ve Spor Bakanı Bak ile Bir Araya Geldi
17:38
KARAGÖL-ÇOBANLI BAĞLANTI YOLUNDA SATHİ KAPLAMA ÇALIŞMALARI BAŞLADI
17:37
Büyükşehir, Dulkadiroğlu Lütfi Köker Bulvarı’nda Dönüşüm Başlattı
17:36
Büyükşehir’den Ekinözü Kırsalında Ulaşıma Güç Katan Yatırım
17:35
DEĞERİNİ KENDİSİNİN BİLMEDİĞİ BİR DEĞERİMİZDİ
17:34
KELİMELERİ DEĞERSİZLEŞTİRMEYELİM
17:30
KEMAL BAĞCI'YI ANARKEN
17:29
Büyükşehir’den Pazarcık Kızkapanlı’nın Sosyal Tesisinde Çevre Düzenlemesi
17:28
Büyükşehir’den Pazarcık Kırsalına Modern Ulaşım Yatırımı
17:27
Büyükşehir’den Gençosman’da Kesintisiz Asfalt Mesaisi
17:25
Büyükşehir, Elbistan Söğütlü Caddesi’ni Modern Görünümüne Kavuşturuyor
17:23
Büyükşehir’in Ödüllü Turnuvasında 180 Sporcu Şampiyonluk İçin Ter Döküyor
17:22
24 Temmuz Mesajında Kadın Gazetecilerin Mücadelesine Dikkat Çekti
14:42
AKDO Park yeni sezonda da İstiklalspor’un evi olacak
14:22
Akdo, 3. Kez Ağustos Fuarı Ana Sponsoru oldu
14:21
Kahramanmaraş’ta plastik deposu ve tekstil fabrikasında yangın
14:19
Kahramanmaraş’ta otomobil KGYS direğine çarptı: 2 ağır yaralı
11:28
Kahramanmaraş’ta Sulama Kanalında Bulunan 9 Yaşındaki Çocuk Hayatını Kaybetti
10:42
BAŞKAN MEHMET AKPINAR’DAN TARİHÎ KAPALI ÇARŞI ESNAFINA ZİYARET
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. AHMET SANDAL
  3. BİR DEPREM ÖYKÜSÜ – 4 (ELİF GİBİ ONURLU / VAV GİBİ HUZURLU)
26 Nisan 2024 - 07:42

BİR DEPREM ÖYKÜSÜ – 4 (ELİF GİBİ ONURLU / VAV GİBİ HUZURLU)

26 Nisan 2024 - 07:42
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
[email protected]

Deprem oluyordu. Asuman Hanım’ın “dur hele daha gün bitmedi” sözündeki hikmet gerçekleşiyordu.

Karı, koca, hızlıca dışarıya doğru kaçmak şöyle dursun, depremin şiddetinden,  ev içerisinde doğru düzgün adım dahi atamıyorlardı. Yaşar Bey, ayağa kalkar kalkmaz, kafasını evin bir duvarına çarparak yere düşmüş, hafif yaralanmış ve sendelemeye başlamıştı. Depremin sarsıntısı devam ederken, Asuman Hanım kapıya güç bela ulaşıp katta bağırmaya başlamıştı. “Eşime yardım edin, başını duvara vurdu, yaralandı, lütfen yardım edin.” O bağırışları katlardan aşağıya doğru can havliyle, korkuyla kaçmakta olanlar duymuş olsa da herkes can derdindeydi. Kıyameti andıran, can pazarı gibi görüntüler vardı. O büyük sarsılışla bulundukları daireden dışarıya çıkanlar arasında Taha ve Bora da vardı. Her ikisi de Asuman Hanım’ın yardım isteyen çığlıklarını duymuşlardı.

 

Taha, bir an tereddüt etmeden, Asuman Hanım’ın yardım çığlığına karşılık vererek Yaşar Bey ile Asuman Hanım’ın evine girdi. O arada Bora bağırıyordu Taha’ya: “Yapma, kendini kurtar Taha, boş ver o iki yaşlıyı, sen kendini kurtar.” O sözleri söyleyerek son sürat kaçtı gitti Bora. Taha ardından bağırdı: “Kaçma Bora, depremde en tehlikeli bölgeler kat aralıkları ve merdiven boşluklarıdır. Merdivenlerden, duvarlardan kopan beton bloklar altında ezileceksin. Dışarıya çıkmaya fırsat bulamayacaksın.” Bora, bu ikazların hiçbirisine aldırış etmeden son sürat uzaklaşmıştı.

 

İnsanlar deprem sırasında üst katlarda oturuyorlarsa, zeminde ya da birinci katta değillerse, apartmandan uzağa ne kadar kaçabilirlerdi. Bir binanın, şiddetli bir depremde yıkılmasının belki de 20-25 saniye gibi kısa bir sürede gerçekleştiği gerçeği göz önüne alınırsa, bir insan 20-25 saniyede nereye kadar kaçabilir ki?

 

Bir de en dış kapıya vardığında dışarıya çıkabilecek mi? Apartman dış kapılar depremden dolayı birer zindan kapısı gibi olup kilitlenip kalmaktadır. Birçok depremde insanlar tam dış kapının yanında cansız vaziyette bulunmuştur. Bu açık bir gerçektir.

 

Taha deprem sırasında elbette dışarıya doğru kaçmayacaktı. Çünkü deprem eğitimi almış ve bilinç kazanmıştı.

 

Deprem sarsıntısı sürerken Taha, Yaşar Bey ve Asuman Hanımların evine yardım için girmişti. Taha, Yaşar Bey’in koluna girerek, dairede çıkmayıp olduğu yerden deprem tedbirlerini almaya başladı.  

 

O sırada apartmanda katlardan aşağıya doğru büyük bir koşturmaca devam ediyordu. Apartmanda çatır çutur sesler, devrilen eşyalar, çatlayan duvar sesleri her yeri kaplıyordu. Taha, deprem tatbikatında öğrendiklerini birebir uyguluyordu.  Önce güvenli bire yer buldu. Sağlam bir çeyiz sandığının kenarına önce Yaşar Bey ve Asuman Hanımı sanki bir Vav harfi gibi yere yatırdı. Sonra kendisi de aynı şekilde sandığın bir kenarına uzandı. Uzaktan görenler o üç kişiyi Annelerinin rahimlerinde cenin pozisyonunda huzurla yatan, güvenle uyuyan doğmamış bebeklere benzetirlerdi. 

 

O arada devrilenler devrilmiş, betonlardan duvarlardan düşen düşmüştü. Asuman Hanıma, Yaşar Beye ve Taha’ya bir şey olmamıştı. Bir sandığın yanında Vav şeklinde yatış hayat kurtarmıştı. Düşen beton parçaları kendilerine isabet etmeden, sandık ile zemin arasında havada öyle asılı kalmış ve her üçü de enkazda yara almaktan kurtulmuşlardı. Eğer, orada, sandığın kenarlarında Vav gibi, sanki bir cenin vaziyetinde uzanıp da yatmamış olsalardı, başlarına düşecek beton parçalarından zarar göreceklerdi. Taha’nın depremden kurtuluş için aldığı eğitimler ve katıldığı deprem tatbikatları hayatlarını kurtarmıştı. 

 

Depremin sarsıntısı nihayet bitmişti. Her üçü hayattaydı.

 

Yaşar Bey, uyumadan önce tekrarladığı sözleri hatırladı birden: “Elif gibi dik ve onurlu, Vav gibi de eğik ve huzurlu.” Zaten, o andaki yatışı cenin pozisyonunda idi, Vav şeklindeydi. İnşallah (cc), o bulunduğu yerden Elif şeklinde ayağa kalkıp dimdik olarak kurtulacaklardı. Taha ile Yaşar Bey ve Asuman Hanım, enkaz altında birkaç saat kaldılar.

 

Apartman yana yatar vaziyette devrilmişti. Yaşar Bey ve Asuman Hanım’ların dairesi üçüncü kattaydı. O kattakileri kurtarmak birkaç sat içerisinde gerçekleşmişti.

 

Yaşar Bey, Asuman Hanım ve Taha, aynı yerdeki enkazdan en sonunda kurtarıldılar.

 

Taha’nın tedbirleri ve deprem sırasında aldığı önlemler çok işe yaramıştı.

 

Yaşar Bey ve Asuman Hanım, kendilerine bir deprem afetinden kurtaran Taha’ya minnet dolu gözlerle bakıyorlardı.  Her ikisi de Taha’yı sarıp da seviyorlardı. Taha da onlara sarılıyordu.

 

Asuman Hanım, ellerini açıp şükrünü şu şekilde ifade ediyordu: “Ey Yüce Rabbimi hem benim ve eşimin canını bağışladın hem de bize Taha gibi bir evlat verdin. Sana sonsuz şükürler olsun.”

 

Evet, o dehşetli günden sonra Taha, Yaşar Bey ve Asuman Hanım’ın bir evladı gibi oldu. Sık sık görüştüler. Sık sık bir araya geldiler. Bir evlat, bir Anne ve Baba gibi yaşadılar.

 

Yetim ve öksüz Taha da Anne ve Baba sevgisi yaşıyordu artık. Bir aileydiler artık. Tabi, Yaşar Bey’de mahcubiyet de vardı. Taha hakkındaki olumsuz düşünceleri aklına ne zaman gelse pişmanlık duyuyordu. Ancak o gece o deprem kendisine en büyük dersi vermişti.  O deprem gerçekleri görmesini sağlamıştı. Hem insanların dış görünüşlerine ve sözlerine aldanmamak gerektiğini ve önemli olanın davranışlar olduğunu anladı. Hem de deprem için önceden hazırlıklı olmanın, eğitimleri gerçekleştirmenin ne kadar önemli olduğunu anlamıştı. O gece Yaşar Bey için büyük ders günüydü.

 

Bora’ya ne olduğunu kimse bilmiyordu. Kaçıp da gitmiş miydi? Yoksa o gece yıkılan o apartmanın enkazında mı kalmıştı? Bunu kimse bilmiyordu.

 

Deprem kıyamet gibi bir şeydi. Kime ne olduğunu, kimin kurtulduğunu bilmek dahi senelerce mümkün olamamıştı.

 

O deprem gecesi Yaşar Bey ve Eşi Asuman Hanım’ın davetli olduğu misafirliğe yetişememelerinin hikmeti de anlaşılmıştı.

 

Dünyacı Cengiz Bey’in oturduğu apartman da depremde çökmüştü, o geceki misafirleri dahil apartmanda olan kimse enkazdan sağ çıkamamışlardı. Taha ve Asuman Hanım’ın “ne olursa hayırlısı olsun” duası da o gece tahakkuk etmişti. Misafirliğe gitmiş olsalardı enkaz altında kalarak ölebilirlerdi. 

 

Dünya, Dünyacı Cengiz Bey’e yâr olmamıştı. Sırf Dünyacı Cengiz Bey’e değil, Dünya deprem sırasında evinde misafir olan zengin dostlarına da yâr olmamıştı.

 

O gece başka bir önemli husus daha tecelli etmişti. Yaşar Bey’in o gece uyumadan önce tekrarladığı sözlerin manası anlaşılmıştı. “Elif gibi dik durmak, Vav gibi eğik durmak onur ve huzur idi. Elif gibi dik durmak, Vav gibi eğik durmak bu hayatta gerçek kurtuluş idi.”

 

Yüce Rabbim Elif ve Vav gibi onurlu ve huzurlu olmayı her daim nasip eylesin. Amin.

 

Ahmet Sandal

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • MENEMEN SOĞANLI MI SOĞANSIZ MI? BİSİKLET TAYTLI MI TAYTSIZ MI? - 20 Temmuz 2026
  • BİZİM SAĞCILAR BİRBİRİNİ KISKANIR! - 17 Temmuz 2026
  • HALUK LEVENT OLAYI VE ÇIKARTILMASI GEREKEN DERSLER - 14 Temmuz 2026
  • ŞİİRDE ABARTICI KABARTICILAR / SÜSLEMECİ PÜSLEMECİLER - 13 Temmuz 2026
  • YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİNDEKİ "AT GÖZLÜKLÜLER!" - 10 Temmuz 2026
  • NATO BİZİ KORUR MU? - 07 Temmuz 2026
  • "MÜKEMMELCİLİĞİ BIRAK, İYİYİ GERÇEKLEŞTİR." - 05 Temmuz 2026
  • TAMAR TANRIYAR, FUTBOL DÜNYA KUPASI, ORTADOĞU KAN GÖLÜ VE BİR HASTANEDE REZALET - 01 Temmuz 2026
  • SEVGİDE ÖZGÜRSÜN / SAYGIDA MECBURSUN - 28 Haziran 2026
  • AMACA GİDERKEN HER YOL MEŞRU MU? - 22 Haziran 2026
  • İLAHİYAT PROFESÖRÜ MEHMET OKUYAN'A BİR CEVAP - 18 Haziran 2026
  • ÂŞK-I MECAZİ'DEN ÂŞK-I HAKİKİ'YE - 15 Haziran 2026
  • SEVGİNİN YANSIMASI: İLGİ, EMEK, İYİLİK VE DOSTLUK - 12 Haziran 2026
  • ZORLAŞTIRMAYIN HAYATI - 05 Haziran 2026
  • İSRAİL'İN ÖMRÜ MESELESİ - 01 Haziran 2026
  • BİR KURBAN BAYRAMI DÜŞÜNCELERİ - 26 Mayıs 2026
  • TOPLUM MU? TOP/LUM MU? - 24 Mayıs 2026
  • BU ÜLKENİN KADİM VE DEĞİŞMEZ GERÇEĞİ: DEPREM - 20 Mayıs 2026
  • BELEDİYELER KAPATILMALI MI? - 17 Mayıs 2026
  • BU TOPLUMU H/ATA SÖZLERİYLE UYUTTULAR - 12 Mayıs 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 53
Köşe Yazarları
Havva KARABACAK
Havva KARABACAK
BAŞARI BASKISI ÇOCUKLARI NASIL ETKİLİYOR?
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
MENEMEN SOĞANLI MI SOĞANSIZ MI? BİSİKLET TAYTLI MI TAYTSIZ MI?
TOPRAĞIMI, BAYRAĞIMI, VATANIMI VATANSIZ BIRAKANLARI ALLAH'A HAVALE EDİYORUM
HALİL HINAZ
TOPRAĞIMI, BAYRAĞIMI, VATANIMI VATANSIZ BIRAKANLARI ALLAH'A HAVALE EDİYORUM
Ahmet Süreyya DURNA
Ahmet Süreyya DURNA
IRAHAN KOKULU ANALARIMIZ
Andırın'da Bir "Okuma" Sevdası, Bir de Yurt Çilesi
İLKER YİYEN
Andırın'da Bir "Okuma" Sevdası, Bir de Yurt Çilesi
Oğuz Karakoç
Oğuz Karakoç
Cahit Paköz ve KİPAŞ Eğitim Kurumlarının Başarısı
YUSUF POLAT
YUSUF POLAT
Şampiyonluk Sebahattin Şirin'e yazar 
Ramazan AYDIN
Ramazan AYDIN
Kahramanmaraş'ta inşaat sektörünün gidişatı!
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
BEKİR DOĞAN
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
Mustafa SAYLAK
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
BİRLİKTE ÇALIŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR…
Mehmet Akpınar
BİRLİKTE ÇALIŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR…
Çok Okunan Haberler
Kahramanmaraşlılar Bornova'da Gönül Sofrasında Buluştu
Kahramanmaraşlılar Bornova'da Gönül Sofrasında Buluştu
Kahramanmaraş Eczacılar Odası’ndan Sahte Reçete Operasyonu Haberine İlişkin Açıklama
Kahramanmaraş Eczacılar Odası’ndan Sahte Reçete Operasyonu Haberine...
KSÜ 2025-2026 Akademik Yılı Mezunlarını Törenle Uğurladı
KSÜ 2025-2026 Akademik Yılı Mezunlarını Törenle Uğurladı
Ana Sayfa
GÜNCEL
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
İLÇE
SİYASİ
EĞİTİM
SAĞLIK
SPOR
DÜNYA
DİN
BÖLGESEL
MEDYA
İNTERNET
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
MEDYA GAZETESİ - KahramanMaraş'ın Yerel ve Güncel Haber Siteniz
İsmet Paşa Mahallesi Azerbaycan Bulvarı Basın Evi Girişi N: 27/1 Giriş Kat N: 18 Dulkadiroğlu/KAHRAMANMARAŞ
[email protected]
0 (344) 224-3472
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim