• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNCEL
  • BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
  • İLÇE
  • SİYASİ
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • SPOR
  • DÜNYA DİN BÖLGESEL MEDYA İNTERNET
  • Ara
SON DAKİKA:
17:41
-Kahramanmaraş’ta zehir tacirlerine operasyon  
17:40
AK Parti Kahramanmaraş Heyeti Gençlik ve Spor Bakanı Bak ile Bir Araya Geldi
17:38
KARAGÖL-ÇOBANLI BAĞLANTI YOLUNDA SATHİ KAPLAMA ÇALIŞMALARI BAŞLADI
17:37
Büyükşehir, Dulkadiroğlu Lütfi Köker Bulvarı’nda Dönüşüm Başlattı
17:36
Büyükşehir’den Ekinözü Kırsalında Ulaşıma Güç Katan Yatırım
17:35
DEĞERİNİ KENDİSİNİN BİLMEDİĞİ BİR DEĞERİMİZDİ
17:34
KELİMELERİ DEĞERSİZLEŞTİRMEYELİM
17:30
KEMAL BAĞCI'YI ANARKEN
17:29
Büyükşehir’den Pazarcık Kızkapanlı’nın Sosyal Tesisinde Çevre Düzenlemesi
17:28
Büyükşehir’den Pazarcık Kırsalına Modern Ulaşım Yatırımı
17:27
Büyükşehir’den Gençosman’da Kesintisiz Asfalt Mesaisi
17:25
Büyükşehir, Elbistan Söğütlü Caddesi’ni Modern Görünümüne Kavuşturuyor
17:23
Büyükşehir’in Ödüllü Turnuvasında 180 Sporcu Şampiyonluk İçin Ter Döküyor
17:22
24 Temmuz Mesajında Kadın Gazetecilerin Mücadelesine Dikkat Çekti
14:42
AKDO Park yeni sezonda da İstiklalspor’un evi olacak
14:22
Akdo, 3. Kez Ağustos Fuarı Ana Sponsoru oldu
14:21
Kahramanmaraş’ta plastik deposu ve tekstil fabrikasında yangın
14:19
Kahramanmaraş’ta otomobil KGYS direğine çarptı: 2 ağır yaralı
11:28
Kahramanmaraş’ta Sulama Kanalında Bulunan 9 Yaşındaki Çocuk Hayatını Kaybetti
10:42
BAŞKAN MEHMET AKPINAR’DAN TARİHÎ KAPALI ÇARŞI ESNAFINA ZİYARET
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. AHMET SANDAL
  3. BİR DEPREM ÖYKÜSÜ – 1 (ELİF GİBİ ONURLU / VAV GİBİ HUZURLU)
15 Mart 2024 - 10:04

BİR DEPREM ÖYKÜSÜ – 1 (ELİF GİBİ ONURLU / VAV GİBİ HUZURLU)

15 Mart 2024 - 10:04
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
[email protected]

Çevresinde asabi ve gergin yapısıyla bilinen Yaşar Bey tam yatsı namazı vaktinde Ezan-ı Muhammed’i okunurken, apartmandan içeri girdi. O gece eve geç kalmıştı. Genelde akşam namazı sırasında evinde olurdu.

Telaşlı bir şekilde apartman kapısından içeri girdi. Kapıda iki genç üniversite öğrencisi ile karşılaştı. Birisini çok severdi. Diğerinden hiç haz almazdı. Sevdiği ve takdir ettiği öğrenci Bora isimliydi. Haz almadığı öğrencinin ismi Taha idi.

Bora,  Yaşar Bey’i her gördüğünde, adeta iki büklüm olurdu. Zayıf ve uzuna yakın boyuyla eğildiğinde sanki yere yapışacak sanırdınız.  Bora’nın Yaşar Bey’i gördüğünde diline pelesenk ettiği sözler şunlardı: “Saygılar Efendim. Nasılsınız Efendim? Bugün çok şık görünüyorsunuz. Maşallah giydiğiniz de yakışıyor Efendim. Bu ne şıklık böyle.”

İşte bu sözleri Bora, Yaşar Bey’i her gördüğünde sanki bir makineli tüfekten boşaltılan mermi gibi seri bir şekilde kullanırdı. Üniversite eğitimi dolayısıyla kaldığı apartmanın yöneticisi Yaşar Bey’i gördüğünde Bora neden bu kadar sürekli iltifat halindeydi? Elbette bunun basit bir nedeni vardı. Apartmanlarda genelde bekar öğrenci istenmezdi. Bora da o nedenle apartman yöneticisi ile arasını böyle çok sıcak ve samimi tutmak gibi bir zorunluluk hissetmiş olabilir. Bunun dışında şu ihtimal de var tabi, Bora’nın huyundan insanlara iltifat etmek de bulunabilir. İki ihtimalden biri elbette geçerlidir.

İltifatlar hakkında çok olumlu bir görüşe sahip değilim.  “Marifet, iltifata tabidir.” Onu anlarım. Ancak bir insanın başka bir insanı durduk yere övmesini çok anlayamam. O nedenle iltifatlar hakkında çok olumlu görüşe sahip değilim.

Yine söylüyorum, iltifat ve marifet arasında doğrudan kurulmuş bir bağ yoksa, mesela, yapılan bir işi beğenme ya da zor bir işi başarma sonrasında takdire dayanan iltifatlar mevcut değilse, iltifat diye söylenilen birçok sözün yapmacık olduğunu düşünüyorum. Durduk yere, “kravatın güzelmiş, saçların çok bakımlı,  çizgili takım elbise sana yakışmış, seni uzun da gösteriyor” türünden sözlerin samimi olmadığını düşünüyorum.  

Zaten Bora da Yaşar Bey’e olan iltifatlarında samimi değildi. Bora, o şehrin üniversitesinde Beden Eğitimi ve Spor Bölümü öğrencisiydi. Taha, aynı üniversitede Edebiyat Bölümü öğrencisi idi. Her ikisi de aynı evi paylaşan ve okullarının son sınıfında okuyan öğrencilerdi. Üç yıl boyunca üniversite eğitimleri sırasında o apartmanda ikamet ediyorlardı. Mezuniyete bir yıl kalmıştı. “Yüze yüze kuyruğuna gelmiş” diye bir tabir var ya, Bora ve Taha da, nice zorluklarla gurbet elde bir şehirde üniversitede öğrenim görüyorlardı. Nihayet okulun son yılına ulaşmışlardı.

Gurbet elde, genç yaşta bilmediğiniz şehirde okumak zordur. Aile yuvasının sıcaklığını özlersiniz, Annenizin yemeklerini özlersiniz, memleketin havasını özlersiniz, kardeşlerinizi, arkadaşlarınızı özlersiniz. Velhasıl özlersiniz de özlersiniz.

Gurbet elde Bora ve Taha da özlem dolu bir halde üniversite öğrenimlerini nihayet tamamlamak üzereydiler. Taha ve Bora, karakter olarak birbirine zıt yapıdalardı. Taha’nın yapmacık bir hareketine rastlanmaz. Dobra dobra konuşan ve gerçekleri haykıran bir yapısı vardı. Çok da konuşkan biri değildi. Esasında Edebiyat Fakültesinde okuduğu için ağzı laf yapması gerekenin Taha olduğunu düşünenler yok değildi. İki üniversite öğrencisi arkadaştan ağzı laf yapan Bora idi. Taha ise ciddi ve gerçekçiydi.

Taha, Yaşar Bey’i her gördüğünde, “Yaşar Bey siz bu apartmanın yöneticisiniz, bu bina depreme dayanıklı mıdır? Apartmanın deprem açısından risk tespitini yaptırdınız mı? Niçin bize apartman olarak deprem tatbikatı yaptırmıyorsunuz. Bak, kendi imkanlarımla bir deprem tatbikatına ve depremde korunmak için gereken eğitimlere katıldım” dedi. Yaşar Bey’i adeta her gördüğünde hesaba çekerdi, Taha.

Bora, bu tür konulara girmez. Hep havadan sudan konuşurdu. “Yaşar Abim, ne olacak bizim takımımızın hali? Bu hafta deplasmandayız. İşimiz zor. Zaten geçen hafta kendi evimizde yenildik.” Bu tür havadan sudan, basit ve gündelik sohbetlere bayılırdı Yaşar Bey. 

Bora da onun nabzına göre şerbet verirdi. Bir de Yaşar Bey ile sohbetlerinin sonunda “var mı bir emriniz Efendim” diyerek sanki kendisine bir şey söylendiğinde hemen yerine getirecek bir hava verirdi. İsmiyle müsemma bir hali vardı Bora'nın. Hep esip gürlerdi. Ancak yaptığı bir şey yoktu. “Laf ola, torba dola” türünden yapmacık sözlerden başka bir şey değildi Bora’nın Yaşar Bey ile ayaküstü sohbetleri.

O akşamki karşılaşmalarında da öyle oldu. Biraz geç kaldığı ve o nedenle telaşlı olduğu her halinden belli olan Yaşar Bey, o akşam da Bora ve Taha ile yine aynı konuları konuştu. Bora havadan sudan, Taha gerçeklerden konuştu. Taha, ayaküstü yine Yaşar Beye “apartmanın depreme karşı dayanıklılık raporu var mı, deprem tatbikatı yaptıracak mısınız ve benzeri ciddi hususları” sordu. Bu tür sorular Yaşar Bey’in hiç hoşuna gitmezdi. Zaten, o akşam eve de geç kalmıştı. Bir de o iki öğrenci ile ayaküstü apartman girişinde böyle vakit geçirmişti. Sonunda, “haydi gençler size iyi akşamlar, benim bugün bir yere misafirliğe gitmem gerekiyor, bir çaya davetliyim” dedi. Taha “hayırlısı olsun Yaşar Bey, çok da acele etmeyin, vakit de epey geçti, bunda da bir hayır var, bence bu saatten sonra, en güzeli yatsı namazını kılıp da uykuya dalmaktır” dedi.

Yaşar Bey, Taha’nın bu sözleri karşısında gergin bir yüz hattıyla baktı ve bir şeyler söyleyecekti ki Bora’nın sözleri araya girdi: “Siz o misafirliğe yetişirsiniz Yaşar Abim, Süpermen gibi uçar gidersiniz şimdi. Hatta kanatlarınızın arasına Asuman Yengeyi de alıp uçarak gidersiniz.” Latife cinsinden bu sözler Yaşar Bey’in çok hoşuna gitmişti. Gülümsemeyle ciddiyet arası bir yüz hattı ile gençlerin yanından ayrıldı gitti. Genelde gergin ve ciddi bir simaya sahipti. Taha’nın eleştirel sözleriyle bozulan morali, Bora’nın esprili sözleriyle biraz yerine gelse de, yine de yüzünde tam bir gülme hali belirmemişti.

Yaşar Bey, gülmeyi adeta unutmuş biriydi. İnsanoğlu ilginç bir varlıktır. Gülmeyi ciddiyetten ödün vermek gibi görürüz. İnsan yerine göre ciddi, yerine göre mütebessim bir simaya sahip olamaz mı? İnsanoğlu garip varlıktır. Gerçekleri söyleyenleri,  bizi tenkit ederek ikaz edenleri değil de “nabza göre şerbet türünden söz söyleyenleri” severiz.  Yapmacık ve samimiyetsiz sözler hoşumuza gider de, gerçekçi, doğru ve eleştirel sözler hoşumuza gitmez.

Yaşar Bey de Bora’nın yağcılık kokan sözleriyle biraz keyiflenmiş bir halde oturduğu dairenin kapısına doğru yönelmişti.  Ancak Yaşar Bey’in bu keyifli hali çok da uzun sürmedi. Taha’nın üçüncü katın koridorunda, tam kendi dairesine girecekken yankılanan şu sözü, Yaşar Bey’i tekrar üzmüştü: “Yaşar Bey, bu şehir deprem bölgesi ve bu şehirde tarihlerden beri çok büyük ve şiddetli depremler olmuş. Lütfen, depreme karşı hazırlıklı olalım, lütfen.”

Taha esasında o akşam o katta çok mühim bir gerçeği ifade etmişti.

İnsanlar gerçeklerden çok da hoşlanmazlar. İnsanlar gerçekleri değil, hep mutlu olacak şeyleri duymak isterler.

Deprem gerçeği ve o gerçeği bir kez daha duymak o anda Yaşar Bey’in canını sıktı. Dairesinden içeri giren Yaşar Bey’in kafasının içinde hâlâ Taha’nın o son sözleri yankılanıyordu: “Deprem, deprem, deprem, hazırlık, hazırlık, hazırlık lütfen, lütfen, lütfen.”

(Öykümüz devam edecektir)

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • MENEMEN SOĞANLI MI SOĞANSIZ MI? BİSİKLET TAYTLI MI TAYTSIZ MI? - 20 Temmuz 2026
  • BİZİM SAĞCILAR BİRBİRİNİ KISKANIR! - 17 Temmuz 2026
  • HALUK LEVENT OLAYI VE ÇIKARTILMASI GEREKEN DERSLER - 14 Temmuz 2026
  • ŞİİRDE ABARTICI KABARTICILAR / SÜSLEMECİ PÜSLEMECİLER - 13 Temmuz 2026
  • YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİNDEKİ "AT GÖZLÜKLÜLER!" - 10 Temmuz 2026
  • NATO BİZİ KORUR MU? - 07 Temmuz 2026
  • "MÜKEMMELCİLİĞİ BIRAK, İYİYİ GERÇEKLEŞTİR." - 05 Temmuz 2026
  • TAMAR TANRIYAR, FUTBOL DÜNYA KUPASI, ORTADOĞU KAN GÖLÜ VE BİR HASTANEDE REZALET - 01 Temmuz 2026
  • SEVGİDE ÖZGÜRSÜN / SAYGIDA MECBURSUN - 28 Haziran 2026
  • AMACA GİDERKEN HER YOL MEŞRU MU? - 22 Haziran 2026
  • İLAHİYAT PROFESÖRÜ MEHMET OKUYAN'A BİR CEVAP - 18 Haziran 2026
  • ÂŞK-I MECAZİ'DEN ÂŞK-I HAKİKİ'YE - 15 Haziran 2026
  • SEVGİNİN YANSIMASI: İLGİ, EMEK, İYİLİK VE DOSTLUK - 12 Haziran 2026
  • ZORLAŞTIRMAYIN HAYATI - 05 Haziran 2026
  • İSRAİL'İN ÖMRÜ MESELESİ - 01 Haziran 2026
  • BİR KURBAN BAYRAMI DÜŞÜNCELERİ - 26 Mayıs 2026
  • TOPLUM MU? TOP/LUM MU? - 24 Mayıs 2026
  • BU ÜLKENİN KADİM VE DEĞİŞMEZ GERÇEĞİ: DEPREM - 20 Mayıs 2026
  • BELEDİYELER KAPATILMALI MI? - 17 Mayıs 2026
  • BU TOPLUMU H/ATA SÖZLERİYLE UYUTTULAR - 12 Mayıs 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 53
Köşe Yazarları
Havva KARABACAK
Havva KARABACAK
BAŞARI BASKISI ÇOCUKLARI NASIL ETKİLİYOR?
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
MENEMEN SOĞANLI MI SOĞANSIZ MI? BİSİKLET TAYTLI MI TAYTSIZ MI?
TOPRAĞIMI, BAYRAĞIMI, VATANIMI VATANSIZ BIRAKANLARI ALLAH'A HAVALE EDİYORUM
HALİL HINAZ
TOPRAĞIMI, BAYRAĞIMI, VATANIMI VATANSIZ BIRAKANLARI ALLAH'A HAVALE EDİYORUM
Ahmet Süreyya DURNA
Ahmet Süreyya DURNA
IRAHAN KOKULU ANALARIMIZ
Andırın'da Bir "Okuma" Sevdası, Bir de Yurt Çilesi
İLKER YİYEN
Andırın'da Bir "Okuma" Sevdası, Bir de Yurt Çilesi
Oğuz Karakoç
Oğuz Karakoç
Cahit Paköz ve KİPAŞ Eğitim Kurumlarının Başarısı
YUSUF POLAT
YUSUF POLAT
Şampiyonluk Sebahattin Şirin'e yazar 
Ramazan AYDIN
Ramazan AYDIN
Kahramanmaraş'ta inşaat sektörünün gidişatı!
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
BEKİR DOĞAN
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
Mustafa SAYLAK
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
BİRLİKTE ÇALIŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR…
Mehmet Akpınar
BİRLİKTE ÇALIŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR…
Çok Okunan Haberler
Kahramanmaraşlılar Bornova'da Gönül Sofrasında Buluştu
Kahramanmaraşlılar Bornova'da Gönül Sofrasında Buluştu
Kahramanmaraş Eczacılar Odası’ndan Sahte Reçete Operasyonu Haberine İlişkin Açıklama
Kahramanmaraş Eczacılar Odası’ndan Sahte Reçete Operasyonu Haberine...
KSÜ 2025-2026 Akademik Yılı Mezunlarını Törenle Uğurladı
KSÜ 2025-2026 Akademik Yılı Mezunlarını Törenle Uğurladı
Ana Sayfa
GÜNCEL
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
İLÇE
SİYASİ
EĞİTİM
SAĞLIK
SPOR
DÜNYA
DİN
BÖLGESEL
MEDYA
İNTERNET
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
MEDYA GAZETESİ - KahramanMaraş'ın Yerel ve Güncel Haber Siteniz
İsmet Paşa Mahallesi Azerbaycan Bulvarı Basın Evi Girişi N: 27/1 Giriş Kat N: 18 Dulkadiroğlu/KAHRAMANMARAŞ
[email protected]
0 (344) 224-3472
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim