• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNCEL
  • BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
  • İLÇE
  • SİYASİ
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • SPOR
  • DÜNYA DİN BÖLGESEL MEDYA İNTERNET
  • Ara
SON DAKİKA:
14:42
AKDO Park yeni sezonda da İstiklalspor’un evi olacak
14:22
Akdo, 3. Kez Ağustos Fuarı Ana Sponsoru oldu
14:21
Kahramanmaraş’ta plastik deposu ve tekstil fabrikasında yangın
14:19
Kahramanmaraş’ta otomobil KGYS direğine çarptı: 2 ağır yaralı
11:28
Kahramanmaraş’ta Sulama Kanalında Bulunan 9 Yaşındaki Çocuk Hayatını Kaybetti
10:42
BAŞKAN MEHMET AKPINAR’DAN TARİHÎ KAPALI ÇARŞI ESNAFINA ZİYARET
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. AHMET SANDAL
  3. BEĞENİLMEK VE KİBİR AFETİ -1
06 Mayıs 2023 - 13:28

BEĞENİLMEK VE KİBİR AFETİ -1

06 Mayıs 2023 - 13:28
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
[email protected]

Sosyal medyada (facebook, twitter ve diğerlerinde) bir meşhur tuş var. Günde belki bin kere tıkladığımız, başkaları tarafından da milyarlarca kez tıklanan bir tuş var. O tuşta yazılan bir deyim var ya. Bu yazımızda ondan bahsedeceğiz. “Beğen” tuşunu hatırladınız sanırım. Sayfamızda, “beğen” tuşuna basıldığı zaman nasıl da hoşumuza gidiyor değil mi?

 Evet, beğenilmek, bu Dünyada insanoğlunun en çok hoşuna giden ve onu mutlu eden husustur. İnsan, beğenilmek ister. Beğenilmek insanı sevinçli kılan bir duygudur. Beşikten mezara, 7’den 70’e, çocukluktan yaşlılığa kadar durum böyledir.

“Babam, derslerimden iyi puan aldığım bana aferin dedi” diyen bir çocuğun sevincini düşünün ve gözlerindeki neşe parıltısını bir tahayyül edin. O çocuk evde krallar gibi gezer ve dolaşır.

“Benim yaptığım ödevi, öğretmenim beğendi” diyen bir öğrencinin ruh haletini bir düşünün. O öğrenci, öğretmeni kendisini beğendiği andan itibaren bir kuş gibidir. Kanatlanır ve ruhu diyar diyar dolaşır.

“Benim yaptığım işi amirim beğendi” diyen bir memurun durumu farklı mıdır sanki. O da neşelidir, mutludur ve hâlinden memnunudur.

Beğenilmek çok güzel bir duygudur. Ruhları okşar. İnsan beğenilmeye odaklıdır. İnsan beğenilmeye programlıdır. Yaratan Yüce Rabbimiz (cc), bizleri böyle programlamış ve yaratmıştır.

İnsan, bir de kendisini beğenmeye yatkındır. Hem başkası tarafından beğenilmek ister ve hem de kendi kendisini beğenir insan.

İlginç bir durum değil mi?

Başkaları tarafından beğenilmek hoşumuza gittiği gibi, bir de kendi kendimizi beğenir dururuz. İşte bu ikinci beğenme biraz tehlikelidir. Başkaları tarafından beğenilmek, bir noktaya kadar güzel olsa da, insanın devamlı surette kendisini beğenip durması tehlikelidir.

Maazallah, insanı kibre, gurura ve enaniyete (bencilliğe) götürür. İnsan, kendi nefsini sevmeyecek ve nefsini en muzır (zararlı) bir şey görecek ve devamlı terbiyeye ve nasihata muhtaç olduğunu fark edecektir. Yoksa, nefis balonunu şişir, şişir, şişir, sonu ne olacak, her fazla şişen bir nesne gibi, o da patlayacak ve yokolup gidecektir. Nefis balonunu şişirmemek gereklidir.

İnsan, başkaları tarafından beğenilmeyi dahi istemeyecek esasında. Çünkü, o beğenme de, nefis balonunu şişirmeye neden olabilir. Yukarıda yazdım. İnsanın başkaları tarafından beğenilmesi, onu daha fazla çalışmaya ve hayırlı eserler üretmesine neden oluyorsa güzeldir, ancak, bir noktadan sonra, gurura ve kibre neden oluyorsa güzel değil, çirkindir. Burada ölçü bellidir.

Esasında, en güzeli insanın ne başkaları tarafından beğenilmesinin hoşuna gitmesi ve ne de kendi nefsini beğenmesidir. Bu ikisini de bir tarafa atması en güzelidir. Bu da Veli ve Hak Dostlarının başarabileceği bir husustur.

Mesela, Üstad Bediüzzaman Hazretleri, “ben kendimi beğenmiyorum, beni beğenenleri de beğenmiyorum. Cenab-ı Hakk'a çok şükür, beni kendime beğendirmemiş” diyor Mektubat adlı eserinde. Bu sözde büyük bir hakikat gizli. Kişi kendisini beğenmeyecek ve kendisini beğenenlerin o haletini de tasdik etmeyecek. Çünkü, kendisini beğenenleri tasdik ederse, onlar da nefsini ve enaniyetini kabartmaya ve gurura kapılmasına vesile olabilirler. Üstad, bu sözüyle nefsin enaniyetine ve gururuna baştan büyük bir set çekiyor.

Kamil (olgun) insanı şöyle tanımlanır: “Bir insan için kendisine övme ve yerme hiç onun için bir anlam ifade etmiyorsa, övüldüğü için hizmetleri artırmıyorsa, yerildiği için de hizmetlerini azaltmıyorsa, o insan, artık, İnsan-ı Kamil noktasına ulaşmıştır.” İnsan-ı Kamil, rıza-i Hak noktasıdır. İşte bizim de hayatta temel ilkemiz bu olmalıdır. Bütün çalışmalarımız ve bütün çabamız yalnızca ve yalnızca rıza-i İlahi için olmalıdır. Yalnızca Rabbimizin rızasını kazanmak için çaba göstermeliyiz.

Hasıl-ı Kelam: Ey İnsanoğlu ne diye kendini beğenip durursun, bırak sen kendini beğenme! Allah yolunda yürü, Allah yolunda çalış-çabala, Allah için iyilik et, Allah’a ibadet et ki, seni Allah beğensin. Ne diye kendini kullara beğendirmeye çalışırsın, bırak seni yalnızca Allah beğensin.

Beğenilmek ile ilgili şu hadis-i şerifi de nakletmek istiyorum:

Hadis-i şerifte; “Şayet hiç günah işlememiş olsaydınız, sizin için ondan daha büyüğünden korkardım. O da ucubtur, ucubtur.” 

Ucup, beğenilmek ve kendini beğenmektir. Yani insanın kendini beğenmesi ve hep beğenilmek istemesi, çok büyük tehlikedir. Yani bir kişi günahsız ve tertemiz bir hayatı olsa ve bundan dolayı ucba düşse (beğenme, kendini beğenme ve havalara girme) bu durum günah işlemesinden daha kötüdür. Öyle günahkâr insanlar var ki, günahından dolayı pişmandır ve kendi nefsini hep kötüler ve nefsini yerden yere vurur. O kişiler ucba düşenden, kendini beğenenden daha efdaldir, daha iyi durumdadır.

İnsanın kendini beğenmesi zaten gide gide o kişiyi kibre götürür.

En güzel, en makul insan odur ki nefsini ayaklar altına alan ve kendisini hiç beğenmeyenedir.

İnsanın kendisini beğenmesi ve bunu abartması, gide gide kibre gider. Kibir en büyük afettir. Ve kibir insanı hüsrana düşürür.

Müslüman kişiye asla ve asla kibir ve kendisini beğenmek yakışmaz. Kendisini beğenenler cahildir.

Cahil kişi bilgisiz kişi değildir. Öyle cahiller var ki, alimdir sözde. Ancak kibrinden dolayı cahildir. Öyle kişiler vardır ümmi’dir. Ümmi olmak mühim değil.

Ben ümmi olup da kibirsiz olmayı bilgili olup da kibirli olmaya yeğlerim.

Çünkü ümmilikten kurtulmak mümkündür. Ümmilik (eğer kibir yoksa) hüsrana götürmez. Ancak kibirlilik hüsrana götürür. Alim de olsa hüsrana götürür, alim olmasa da hüsrana götürür.

Bir sonraki yazımızın konusu işte bu noktadan hareketle gelişecektir.

Yüce Rabbim bizleri kendisini beğenenlerden ve kibre düşenlerden eylemesin. Amin

Ahmet SANDAL

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • MENEMEN SOĞANLI MI SOĞANSIZ MI? BİSİKLET TAYTLI MI TAYTSIZ MI? - 20 Temmuz 2026
  • BİZİM SAĞCILAR BİRBİRİNİ KISKANIR! - 17 Temmuz 2026
  • HALUK LEVENT OLAYI VE ÇIKARTILMASI GEREKEN DERSLER - 14 Temmuz 2026
  • ŞİİRDE ABARTICI KABARTICILAR / SÜSLEMECİ PÜSLEMECİLER - 13 Temmuz 2026
  • YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİNDEKİ "AT GÖZLÜKLÜLER!" - 10 Temmuz 2026
  • NATO BİZİ KORUR MU? - 07 Temmuz 2026
  • "MÜKEMMELCİLİĞİ BIRAK, İYİYİ GERÇEKLEŞTİR." - 05 Temmuz 2026
  • TAMAR TANRIYAR, FUTBOL DÜNYA KUPASI, ORTADOĞU KAN GÖLÜ VE BİR HASTANEDE REZALET - 01 Temmuz 2026
  • SEVGİDE ÖZGÜRSÜN / SAYGIDA MECBURSUN - 28 Haziran 2026
  • AMACA GİDERKEN HER YOL MEŞRU MU? - 22 Haziran 2026
  • İLAHİYAT PROFESÖRÜ MEHMET OKUYAN'A BİR CEVAP - 18 Haziran 2026
  • ÂŞK-I MECAZİ'DEN ÂŞK-I HAKİKİ'YE - 15 Haziran 2026
  • SEVGİNİN YANSIMASI: İLGİ, EMEK, İYİLİK VE DOSTLUK - 12 Haziran 2026
  • ZORLAŞTIRMAYIN HAYATI - 05 Haziran 2026
  • İSRAİL'İN ÖMRÜ MESELESİ - 01 Haziran 2026
  • BİR KURBAN BAYRAMI DÜŞÜNCELERİ - 26 Mayıs 2026
  • TOPLUM MU? TOP/LUM MU? - 24 Mayıs 2026
  • BU ÜLKENİN KADİM VE DEĞİŞMEZ GERÇEĞİ: DEPREM - 20 Mayıs 2026
  • BELEDİYELER KAPATILMALI MI? - 17 Mayıs 2026
  • BU TOPLUMU H/ATA SÖZLERİYLE UYUTTULAR - 12 Mayıs 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 53
Köşe Yazarları
Havva KARABACAK
Havva KARABACAK
BAŞARI BASKISI ÇOCUKLARI NASIL ETKİLİYOR?
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
MENEMEN SOĞANLI MI SOĞANSIZ MI? BİSİKLET TAYTLI MI TAYTSIZ MI?
TOPRAĞIMI, BAYRAĞIMI, VATANIMI VATANSIZ BIRAKANLARI ALLAH'A HAVALE EDİYORUM
HALİL HINAZ
TOPRAĞIMI, BAYRAĞIMI, VATANIMI VATANSIZ BIRAKANLARI ALLAH'A HAVALE EDİYORUM
Ahmet Süreyya DURNA
Ahmet Süreyya DURNA
IRAHAN KOKULU ANALARIMIZ
Andırın'da Bir "Okuma" Sevdası, Bir de Yurt Çilesi
İLKER YİYEN
Andırın'da Bir "Okuma" Sevdası, Bir de Yurt Çilesi
Oğuz Karakoç
Oğuz Karakoç
Cahit Paköz ve KİPAŞ Eğitim Kurumlarının Başarısı
YUSUF POLAT
YUSUF POLAT
Şampiyonluk Sebahattin Şirin'e yazar 
Ramazan AYDIN
Ramazan AYDIN
Kahramanmaraş'ta inşaat sektörünün gidişatı!
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
BEKİR DOĞAN
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
Mustafa SAYLAK
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
BİRLİKTE ÇALIŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR…
Mehmet Akpınar
BİRLİKTE ÇALIŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR…
Çok Okunan Haberler
Kahramanmaraşlılar Bornova'da Gönül Sofrasında Buluştu
Kahramanmaraşlılar Bornova'da Gönül Sofrasında Buluştu
Kahramanmaraş Eczacılar Odası’ndan Sahte Reçete Operasyonu Haberine İlişkin Açıklama
Kahramanmaraş Eczacılar Odası’ndan Sahte Reçete Operasyonu Haberine...
KSÜ 2025-2026 Akademik Yılı Mezunlarını Törenle Uğurladı
KSÜ 2025-2026 Akademik Yılı Mezunlarını Törenle Uğurladı
Ana Sayfa
GÜNCEL
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
İLÇE
SİYASİ
EĞİTİM
SAĞLIK
SPOR
DÜNYA
DİN
BÖLGESEL
MEDYA
İNTERNET
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
MEDYA GAZETESİ - KahramanMaraş'ın Yerel ve Güncel Haber Siteniz
İsmet Paşa Mahallesi Azerbaycan Bulvarı Basın Evi Girişi N: 27/1 Giriş Kat N: 18 Dulkadiroğlu/KAHRAMANMARAŞ
[email protected]
0 (344) 224-3472
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim