• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNCEL
  • BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
  • İLÇE
  • SİYASİ
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • SPOR
  • DÜNYA DİN BÖLGESEL MEDYA İNTERNET
  • Ara
SON DAKİKA:
10:53
Büyükşehir, Dulkadiroğlu Haydarbey Caddesini Sıcak Asfaltla Buluşturuyor
10:52
Büyükşehir’den Elbistan’da Kaçak Hafriyat Uyarısı; 191 Bin TL Ceza!
10:50
Başkan Fırat Görgel: “Elbistan’ımız İçin El Birliğiyle Çalışmaya Devam Ediyoruz”
10:48
Başkan Görgel, “Elbistan’a 500 Milyon TL’lik Yol Yatırımı Kazandırıyoruz”
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. AHMET SANDAL
  3. AVEME Mİ? LEVVAME Mİ?
16 Kasım 2017 - 11:38
Güncelleme: 16 Kasım 2017 - 11:39

AVEME Mİ? LEVVAME Mİ?

16 Kasım 2017 - 11:38
Güncelleme: 16 Kasım 2017 - 11:39
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
[email protected]

Sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim. “AVEME’lerden nefret ediyorum.” AVM diye kısaltılan AVEME diye okunan o yerlerden nefret ediyorum.

Evet, şu zamane insanlarının ve nefis düşkünlerinin sanki tapınakları hüviyetinde dev ve gösterişli cüsseleriyle her yana dikilmiş (uzun ismiyle Alışveriş Merkezleri),  kısa ismiyle AVM denilen o binalardan nefret ediyorum.

Ruhun huzur bulmadığı, maneviyatın olmadığı ve adeta Firavun piramitleri gibi dikilmiş AVEME’ler birer cinnet mekanlarıdır. AVEME’ler baştan aşağıya tuzaktır. AVEME’ler insanı birer para makinesi olarak görenlerin tasarladıkları sahte mutluluk yerleridir.

Geçen gün bir AVEME’deyiz. Ha burada şunu da belirteyim. Ben AVEME’lere mecburen girerim. Mutlaka yanımda birileri vardır. O birileri nedeniyle AVEME’lere girmek durumunda kalırım. Yalnız başıma AVEME’lere girdiğim çok vaki değildir. Bunun en büyük ispatı olarak Çorum’daki 40 günden fazla süren seyahatimi örnek verebilirim. Çorum’da büyük bir otelde 40 günden fazla ikamet ettim. Ve o otelin hemen yanı başında büyük ve gösterişli hatta cafcaflı bir AVEME vardı. Çorum’da yalnızdım. Ve görevimi bitirip otele geldiğimde akşamları bir saat kadar yürüyüş yapıyordum. O AVEME’nin önünden belki 100 kere gelip geçtim ve Allah’a şükür o AVEME’ye bir kez girmedim. Tabi, ben o AVEME’ye bir kez dahi girmezken, binlerce kişi ta uzak mahallerden o yere akın akın geliyorlardı.

Neyse, gelelim “geçen gün bir AVEME’deyiz”, diye başladığım konuya. Evet, geçen gün mecburen bir AVEME’deyiz. AVEME’nin orta yerinde suni kumları yığmışlar. Ebeveynleri alış verişte olan çocukları bu kum yığınlarıyla meşgul etmek için oyuncak kamyonlar, plastik kovalar, plastik kürekler yerleştirmişler kumların arasına. Güya, çocuklar kumlarla oynuyor ve sanki tabi bir ortamda negatif enerjilerini dışa atıyorlarmış gibi bir atmosfer oluşturmuşlar. Hepsi de boş ve hepsi de yalan. Bir kere o kumlar tabi değil. Kum dediğin insanın eline, yüzüne bulaşır. Bu sentetik kumlar yapay olduğu için insanın eline, yüzüne hiç bulaşmıyor. Bu yapay kumlarla oynayan çocuklar negatif enerjilerini dışarıya atamazlar, bilakis daha da negatif enerji yüklenirler. Bu sahte kumlarla oynayan çocukların ebeveynlerinden saat başına ücret alıyorlar. Bir de kendi çocukluğumu düşündüm. Toz toprağa bulanırdık. Sabahtan akşama sokaklarda koşar oynardık bedava tarafından. O yorgunlukla sabaha kadar mışıl mışıl uyurduk. Şimdi kentlerde çocuklar toprağa hasret. Heyhat! Nereden nereye geldik.

AVEME’lerde insanları izliyorum. İnsanların bir çoğu artık AVEME’leri alışveriş merkezleri olmanın ötesinde bir anlam ile ziyaret ediyorlar. Şehirde gidilecek başka yer olmadığı için bu yerlerde aylak aylak dolaşanları mı ararsınız, karısının ve çocuklarının hatırı için AVEME’lere takılanları mı ararsanız, niye orada olduğunu bilmeyenleri mi ararsanız, vitrinlere bakmaktan keyif alanları mı ararsanız, alışveriş manyaklarını mı ararsanız? Hepsi de var AVEME’lerde.

Hangi AVEME’ye giderseniz gidin, konsept bir çoğunda aynı. Lokanta, sinema, oyun yerleri dolgu malzemesi cinsinden yerleştirilmişler ve asıl maksat markalı ürünler başta olmak üzere, binlerce ürünü gariban halka yüksek fiyatlardan satmak ve onların ceplerini boşaltmak. Tam bir şeytani tuzak, tam bir alçak kapitalistin oyunu bu.

Evet, AVEME’ler vahşi kapitalizmin bizlere dayattığı sevimsiz, soğuk ve çirkin yerlerdir. Ne ruh var, ne de estetik var. Tamamen kapitalist mantıkla inşa edilmiş bu beton yığınları birer birer yıkılmalıdır. Yıkılmalıdır derken, elimize kazma kürek alıp yıkmaktan bahsetmiyorum. Buralardan uzak durulursa, AVEME’ler yıkılmaya mahkum olurlar. Alışveriş yapacaksanız gidin insan gibi, kültürümüze ve ruhumuza uygun çarşılardan alışveriş yapın.

Burada şu hususu da belirtmek istiyorum. AVEME’leri kadınlar ayakta tutuyor. Bu da çok net gerçektir. Erkeklerin birçoğu hanımlarının ya da çocuklarının peşine takılarak buralara gitmek zorunda kalıyorlar. AVEME’lerde bakıyorum, kadınlar bir o mağazaya, bir bu mağazaya girerek fink atarlarken, zavallı erkekler ya bir kanepede oturarak, ya bir köşede bekleyerek vakit geçiriyorlar. Tabi, bu tesbitim yüzde yüz doğru olan bir tesbit değil. AVEME’lere elbette erkekler de alışveriş için gelebiliyorlar. Tabi, onlar azınlıktadır. AVEME’leri daha çok kadınlar seviyor. AVEME’ler tam kadınlara göre. Ne ararsan var. Markalı ürünler, cafcaflı çantalar, cicili bicili ayakkabılar, pırıl pırıl elbiseler ve irili ufaklı ev eşyaları sıra sıra dizilmişler. Kadınların cenneti bu. Kadınlar başka ne ister ki! Kadınların bu hayatta alışverişten başka ne istekleri olabilir ki! (Kadınlar derken de tüm kadınları kastetmiyorum. Yalnızca bir tanımlama için kadınlar kelimesi kullanılmıştır. Elbette bu saydıklarım ürünlere karşı ilgisiz olan kadınlar da olabilir. Alışverişten hoşlanmayan kadınlar da olabilir. Olabilir mi acaba:)

Neyse, sözü çok uzattım. Maksadım kadınları eleştirmek değil, AVEME’leri eleştirmek ve yerden yere vurmaktır. Tabi bundan önceki maksadım, lüks düşkünlüğünü, alışveriş çılgınlığını ve marka bağımlılığını eleştirmek ve yerden yere vurmaktır. Bundan da daha önce maksadım, nefsimizi yerden yere vurmak ve eleştirmektir. O nefis ki, hep Dünya’ya bağlanmıştır. O nefis ki devamlı olarak maddeyi ve eşyaları sever. O nefis ki emmaredir, o nefis ki levvamedir.

Yazımın başlığında “AVEME’mi, Levvame mi” diye sorarken de, işte maksadım budur. AVEME’ler kapitalizmin birer tapınakları gibi şehirlerde pıtrak gibi çoğalırken, o şeytani yerlere bizleri çeken nefsimizin bitmez tükenmez istekleridir. O istekler ki hepsi de birer aldatmacadan ibarettir. O istekler ki “Emmare'den, Levvame’den” kaynaklanır. Bizi AVEME’lere götüren Nefs-i Emmare’dir, Nefs-i Levvame’dir. Allah kurtarsın.

Yazımın sonunda şöyle dua ediyorum: “Yüce Rabbim (cc), benim ve tüm sevdiklerimin nefsimi emmare ve levvame olmaktan kurtar ve mutmainne ve radiye seviyelerine yükselt.” Amin.

Ahmet SANDAL

Yazarın Diğer Yazıları

  • İSRAİL'İN ÖMRÜ MESELESİ - 01 Haziran 2026
  • BİR KURBAN BAYRAMI DÜŞÜNCELERİ - 26 Mayıs 2026
  • TOPLUM MU? TOP/LUM MU? - 24 Mayıs 2026
  • BU ÜLKENİN KADİM VE DEĞİŞMEZ GERÇEĞİ: DEPREM - 20 Mayıs 2026
  • BELEDİYELER KAPATILMALI MI? - 17 Mayıs 2026
  • BU TOPLUMU H/ATA SÖZLERİYLE UYUTTULAR - 12 Mayıs 2026
  • ŞİİRLERLE HAYKIRIŞ VE DUA! - 08 Mayıs 2026
  • DUHA VE DUA - 04 Mayıs 2026
  • SUÇA AÇILAN KAPILARI KAPATMADAN! - 01 Mayıs 2026
  • BÜYÜK UYANIŞ: ANTİ AMERİKANCILIK! - 29 Nisan 2026
  • MANYAK TRUMP VE AVANELERİ MAHŞER PROVASINDA! - 27 Nisan 2026
  • PSİKOSİSTEM VE SOSYOSİSTEM BOŞLUK KABUL ETMEZ! - 24 Nisan 2026
  • CAMİİLER İBADET VE DUA İLE TEFEKKÜR VE TEZEKKÜR YERİDİR? - 22 Nisan 2026
  • GENÇLER VE ŞİİR - 20 Nisan 2026
  • AYIP BE! YETER BE! YAZIK BE! - 15 Nisan 2026
  • SÜVEYŞ'TE İNGİLTERE YENİLDİ / HÜRMÜZ'DE ABD YENİLECEK! - 12 Nisan 2026
  • DELİ GÖMLEĞİ GİYMEYİ REDDETMEK - 08 Nisan 2026
  • ŞU MÜESSES NİZAM DEDİKLERİ - 05 Nisan 2026
  • BAZI ŞAİRLER B/AŞKA'DIR - 01 Nisan 2026
  • İRAN'A DESTEK VERMEYENLER VEBAL ALTINDA! - 28 Mart 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 53
Köşe Yazarları
Havva KARABACAK
Havva KARABACAK
BAŞARI BASKISI ÇOCUKLARI NASIL ETKİLİYOR?
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
İSRAİL'İN ÖMRÜ MESELESİ
Türkiye'de Silah Yetkisi Ayrıcalık Değil, Kamu Güvenliği Meselesidir
HALİL HINAZ
Türkiye'de Silah Yetkisi Ayrıcalık Değil, Kamu Güvenliği Meselesidir
Ahmet Süreyya DURNA
Ahmet Süreyya DURNA
ŞİİR OKUMA YARIŞMASI
Bir Dönemin Sonu ve Görgel'in Önündeki Büyük Sınav
İLKER YİYEN
Bir Dönemin Sonu ve Görgel'in Önündeki Büyük Sınav
Oğuz Karakoç
Oğuz Karakoç
Cahit Paköz ve KİPAŞ Eğitim Kurumlarının Başarısı
YUSUF POLAT
YUSUF POLAT
Şampiyonluk Sebahattin Şirin'e yazar 
Ramazan AYDIN
Ramazan AYDIN
YÖNETİCİLER ELEŞTİRİYE NEDEN TAHAMMÜL EDEMİYOR?
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
BEKİR DOĞAN
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
Mustafa SAYLAK
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
YILDIZLARIMIZI KAYBETMEYELİM
Mehmet Akpınar
YILDIZLARIMIZI KAYBETMEYELİM
Çok Okunan Haberler
CHP’Lİ VEKİLLER KAHRAMANMARAŞ’TA SAHAYA İNDİ: “CHP İKTİDARINDA HERKES EŞİT HİZMET ALACAK”
CHP’Lİ VEKİLLER KAHRAMANMARAŞ’TA SAHAYA İNDİ: “CHP İKTİDARINDA...
Kahramanmaraş’ta Toplum İçin Ücretsiz Ruh Sağlığı Etkinliği
Kahramanmaraş’ta Toplum İçin Ücretsiz Ruh Sağlığı Etkinliği
Kahramanmaraş Akedaş İstiklalspor play-off’ta elendi
Kahramanmaraş Akedaş İstiklalspor play-off’ta elendi
Ana Sayfa
GÜNCEL
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
İLÇE
SİYASİ
EĞİTİM
SAĞLIK
SPOR
DÜNYA
DİN
BÖLGESEL
MEDYA
İNTERNET
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
MEDYA GAZETESİ - KahramanMaraş'ın Yerel ve Güncel Haber Siteniz
İsmet Paşa Mahallesi Azerbaycan Bulvarı Basın Evi Girişi N: 27/1 Giriş Kat N: 18 Dulkadiroğlu/KAHRAMANMARAŞ
[email protected]
0 (344) 224-3472
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim