• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNCEL
  • BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
  • İLÇE
  • SİYASİ
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • SPOR
  • DÜNYA DİN BÖLGESEL MEDYA İNTERNET
  • Ara
SON DAKİKA:
15:07
Dulkadiroğlu Belediye Başkanı Mehmet Akpınar’dan Meclis Üyesi Mehmet Özdemir’e Ziyaret
14:48
Kahramanmaraş’ta 100 Milyon Liralık Çevre Projesinin İmzaları Atıldı
13:03
Kahramanmaraş’ta Nadir Endemik Bitki Türü Tespit Edildi
12:41
DULKADİROĞLU BELEDİYE BAŞKANI MEHMET AKPINAR’DAN FIRINCILAR ODASI’NA ZİYARET
10:53
Büyükşehir, Dulkadiroğlu Haydarbey Caddesini Sıcak Asfaltla Buluşturuyor
10:52
Büyükşehir’den Elbistan’da Kaçak Hafriyat Uyarısı; 191 Bin TL Ceza!
10:50
Başkan Fırat Görgel: “Elbistan’ımız İçin El Birliğiyle Çalışmaya Devam Ediyoruz”
10:48
Başkan Görgel, “Elbistan’a 500 Milyon TL’lik Yol Yatırımı Kazandırıyoruz”
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. AHMET SANDAL
  3. ATASÖZLERİ Mİ, HATA SÖZLERİ Mİ?
22 Ocak 2023 - 08:52

ATASÖZLERİ Mİ, HATA SÖZLERİ Mİ?

22 Ocak 2023 - 08:52
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
[email protected]

Toplumlar neyle beslenir? Toplumları ne ayakta tutar? Toplumları ne yere yıkar? Toplumları nasıl uyuşuk ve etkisiz hale getirirler?

Ha, bir de “toplum mühendisliği” var?

Toplum mühendisliği nedir?

Toplum mühendisliği, “bir metalin belirli şekle sokulması için teknik elemanlar tarafından makineden (tornadan) geçirilmesi gibi, bir heykeltıraşın bir mermeri yontması gibi, bir marangozun bir ahşabı hızarda biçimlendirmesi gibi, bir plastiğin sıcak kazanlarda eritilmesi gibi ve bilumum maddi varlıkların çeşitli işlemlerle şekillendirmesi gibi, toplumdaki fertlerin belirli düşünce kalıplarına sokulması için gerçekleştirilen sosyolojik, psikolojik ve diğer metodolojik çalışmaların tamamına toplum mühendisliği denir.”

Yani esasta yapılan işin çok farkı yok. İşlemden geçirilme şekli ve işlemden geçirilen farklı olsa da tornadan geçirme, yontma, şekil verme, kalıba sokma ameliyesi her ikisinde de geçerlidir.

Maddi şeyler maddi işlemden geçiriliyor. Manevi ve ruha ait işler de manevi işlemden geçiriliyor.

Evet, Dostlar, toplumlar, manevi ve kültürel değerleriyle beslenir. Özünden ve tarihinden güç alır. Toplumları kendi öz benliği ve tarihi ayakta tutar.

Bir toplumu yıkmanın ve onu etkisiz hale getirmenin en basit ve en kestirme yolu, onu tarihinden ve köklerinden koparmaktır.

Bu nasıl sağlanır?

Toplum mühendisliği ile sağlanır. Toplum mühendisliği ile nasıl sağlanır?

Bu işleme bir örnek, atasözleri ya da veciz sözler şeklinde adlandırılan ve toplumda yaygın şekilde kullanılan sözlerdir.

Bir de atasözleri denilen ve toplumdaki fertleri ince ince yönlendirmekte kullanılan yanlış sözler vardır.

Evet, toplum mühendisleri, toplumları zaman içinde belirli sözlerle adeta ruhlarına, “yavaş yavaş bir zehir enjekte eder gibi”, “bir uyuşturucu ilaç verir gibi” uyuturlar. Uyutulan toplumlar benliğini yitirir.

Uyutulan, özünden kopartılan toplumlar zavallı, acınası bir hale gelir.

Biz zavallı, acınası hale getirilmiş bir toplumuz.

Öyle ki adeta ruhumuza yavaş yavaş bazı sözler atasözü adı altında ya da veciz söz adı altında mi ilmek ilmek işlenmiştir.

İşte o atasözleri, daha doğrusu, “o hata sözlerinden birkaç tanesi.”
“Gemisini kurtaran kaptan.”

“Bana dokunmayan yılan bin yaşasın.”
“Elle gelen düğün bayram.”

“Gözlerimi kaparım, vazife yaparım.”

“Kıl beşi, kurtar başı.”

“Her koyun kendi bacağından asılır.”

Ve daha bunlar gibi nice sözlerde bireysellik, bencillik ya da toplumsal sorumsuzluk aşılanmaktadır.
Kişileri bir toplum içerisinde yaşadığını ve o toplumun bir gemi olup da aynı denizde ve aynın istikamette yol aldığını unutturan her ata sözü, görünüşte ata sözü olsa da esasta “hata sözüdür.”

Bir toplumda bencillik, vurdumduymazdık, bireysellik hâkim ise, nedeni işte bu tür sözlerdir.  

Halbuki Müslüman bir toplumda bireysellik değil içtimai dayanışma esastır.

Bizim inancımıza ve bizim fikrimize göre, bir toplumda yetişen bir ferdin yapmış olduğu her hata, her kusurdan o toplumun tüm fertleri de sorumludur.

Bu toplumda menfaatçilik  de yaygınlaştı maalesef.

Menfaatçiliğe kapı aralayan güya bir atasözü, güya veciz bir söz: "Almadan vermek Allah'a mahsustur."

Bu söz ilk bakışta masum görünür. Ancak hiç de masum değil. “Almadan vermek Allah’a mahsus” sözü toplumda çıkarcılığı teşvik ederek, neticede insanlar menfaati olmayana selam vermez hale gelirler. 

Fuzuli diyor ya: “Selam verdim, rüşvet (menfaat)  değildir diye almadılar.”

Adeta o hale geldik. Menfaati, faydası olmayan insanlara kimse selam vermez oldu.

Bir başka yanlış söz de şudur: “Al gülüm, ver gülüm.”

Ticarette geçerli olan bu söz tüm toplum ilişkilerinde geçerli olursa o toplum iflah olmaz ve herkes her şeyi karşılıklı menfaat üzerine kurar ki, bu da bir toplumu uçuruma götürür. Her şey menfaat olursa, samimi dostluk kalmazsa, bireysellik artarsa toplumdaki fertler sanki dağılan bir tespihin taneleri gibi birbirlerinden uzaklaşırsa, böyle bir toplum, esasında toplum dahi sayılmaz.

Bir de yüzeysellik hakimdir bu toplumda. Görünüşe önem verir olduk. Sathi (yüzeysel) bir hal hatır olur sorar olduk birbirimize. Adam “nasılsın” diye alışkanlık gereği ve yüzeysel bir biçimde soruyor, cevabını dahi almadan yürüyüp de gidiyor. Acayip bir durum bu.

Bireyselleşme, menfaatçilik ve yüzeysel ilişkiler bir toplumu toplum olmaktan çıkarır. Bu üç sorunun nedeni, toplumdaki “sözde atasözleri, özde hata sözleridir.” Çünkü o sözlerle biçimleniyor ruhumuz.

Maalesef, ruhumuza bir zehir gibi zerkedilen güya atasözleri, esasta hata sözleri ile bu hallere geldik. Menfaatçi, yüzeyselci ve bireyselci bir toplum olduk. Fertleri arasında bencilliğin zirve yaptığı bir toplum olduk.

Toplumdaki bu yozlaşmanın ortadan kaldırılması, samimi, candan ve hasbi dostlukların yaygınlaştırılması için adeta seferberlik ilan edilmeli ve insanlar birbirlerine aynı bir makinenin dişlileri gibi muhtaç olduklarının şuurunda olması gerekir.

İnşallah, eski günlerdeki gibi, ecdadımızın örnek olduğu gibi birbirimize samimi olarak, hasbi olarak bağlanırız ve candan severiz birbirimizi.

O günleri tekrar yaşamak dileğiyle.

Ahmet SANDAL

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • İSRAİL'İN ÖMRÜ MESELESİ - 01 Haziran 2026
  • BİR KURBAN BAYRAMI DÜŞÜNCELERİ - 26 Mayıs 2026
  • TOPLUM MU? TOP/LUM MU? - 24 Mayıs 2026
  • BU ÜLKENİN KADİM VE DEĞİŞMEZ GERÇEĞİ: DEPREM - 20 Mayıs 2026
  • BELEDİYELER KAPATILMALI MI? - 17 Mayıs 2026
  • BU TOPLUMU H/ATA SÖZLERİYLE UYUTTULAR - 12 Mayıs 2026
  • ŞİİRLERLE HAYKIRIŞ VE DUA! - 08 Mayıs 2026
  • DUHA VE DUA - 04 Mayıs 2026
  • SUÇA AÇILAN KAPILARI KAPATMADAN! - 01 Mayıs 2026
  • BÜYÜK UYANIŞ: ANTİ AMERİKANCILIK! - 29 Nisan 2026
  • MANYAK TRUMP VE AVANELERİ MAHŞER PROVASINDA! - 27 Nisan 2026
  • PSİKOSİSTEM VE SOSYOSİSTEM BOŞLUK KABUL ETMEZ! - 24 Nisan 2026
  • CAMİİLER İBADET VE DUA İLE TEFEKKÜR VE TEZEKKÜR YERİDİR? - 22 Nisan 2026
  • GENÇLER VE ŞİİR - 20 Nisan 2026
  • AYIP BE! YETER BE! YAZIK BE! - 15 Nisan 2026
  • SÜVEYŞ'TE İNGİLTERE YENİLDİ / HÜRMÜZ'DE ABD YENİLECEK! - 12 Nisan 2026
  • DELİ GÖMLEĞİ GİYMEYİ REDDETMEK - 08 Nisan 2026
  • ŞU MÜESSES NİZAM DEDİKLERİ - 05 Nisan 2026
  • BAZI ŞAİRLER B/AŞKA'DIR - 01 Nisan 2026
  • İRAN'A DESTEK VERMEYENLER VEBAL ALTINDA! - 28 Mart 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 53
Köşe Yazarları
Havva KARABACAK
Havva KARABACAK
BAŞARI BASKISI ÇOCUKLARI NASIL ETKİLİYOR?
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
İSRAİL'İN ÖMRÜ MESELESİ
Türkiye'de Silah Yetkisi Ayrıcalık Değil, Kamu Güvenliği Meselesidir
HALİL HINAZ
Türkiye'de Silah Yetkisi Ayrıcalık Değil, Kamu Güvenliği Meselesidir
Ahmet Süreyya DURNA
Ahmet Süreyya DURNA
ŞİİR OKUMA YARIŞMASI
Bir Dönemin Sonu ve Görgel'in Önündeki Büyük Sınav
İLKER YİYEN
Bir Dönemin Sonu ve Görgel'in Önündeki Büyük Sınav
Oğuz Karakoç
Oğuz Karakoç
Cahit Paköz ve KİPAŞ Eğitim Kurumlarının Başarısı
YUSUF POLAT
YUSUF POLAT
Şampiyonluk Sebahattin Şirin'e yazar 
Ramazan AYDIN
Ramazan AYDIN
YÖNETİCİLER ELEŞTİRİYE NEDEN TAHAMMÜL EDEMİYOR?
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
BEKİR DOĞAN
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
Mustafa SAYLAK
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
YILDIZLARIMIZI KAYBETMEYELİM
Mehmet Akpınar
YILDIZLARIMIZI KAYBETMEYELİM
Çok Okunan Haberler
CHP’Lİ VEKİLLER KAHRAMANMARAŞ’TA SAHAYA İNDİ: “CHP İKTİDARINDA HERKES EŞİT HİZMET ALACAK”
CHP’Lİ VEKİLLER KAHRAMANMARAŞ’TA SAHAYA İNDİ: “CHP İKTİDARINDA...
Kahramanmaraş’ta Toplum İçin Ücretsiz Ruh Sağlığı Etkinliği
Kahramanmaraş’ta Toplum İçin Ücretsiz Ruh Sağlığı Etkinliği
Kahramanmaraş Akedaş İstiklalspor play-off’ta elendi
Kahramanmaraş Akedaş İstiklalspor play-off’ta elendi
Ana Sayfa
GÜNCEL
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
İLÇE
SİYASİ
EĞİTİM
SAĞLIK
SPOR
DÜNYA
DİN
BÖLGESEL
MEDYA
İNTERNET
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
MEDYA GAZETESİ - KahramanMaraş'ın Yerel ve Güncel Haber Siteniz
İsmet Paşa Mahallesi Azerbaycan Bulvarı Basın Evi Girişi N: 27/1 Giriş Kat N: 18 Dulkadiroğlu/KAHRAMANMARAŞ
[email protected]
0 (344) 224-3472
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim