• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNCEL
  • BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
  • İLÇE
  • SİYASİ
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • SPOR
  • DÜNYA DİN BÖLGESEL MEDYA İNTERNET
  • Ara
SON DAKİKA:
15:07
Dulkadiroğlu Belediye Başkanı Mehmet Akpınar’dan Meclis Üyesi Mehmet Özdemir’e Ziyaret
14:48
Kahramanmaraş’ta 100 Milyon Liralık Çevre Projesinin İmzaları Atıldı
13:03
Kahramanmaraş’ta Nadir Endemik Bitki Türü Tespit Edildi
12:41
DULKADİROĞLU BELEDİYE BAŞKANI MEHMET AKPINAR’DAN FIRINCILAR ODASI’NA ZİYARET
10:53
Büyükşehir, Dulkadiroğlu Haydarbey Caddesini Sıcak Asfaltla Buluşturuyor
10:52
Büyükşehir’den Elbistan’da Kaçak Hafriyat Uyarısı; 191 Bin TL Ceza!
10:50
Başkan Fırat Görgel: “Elbistan’ımız İçin El Birliğiyle Çalışmaya Devam Ediyoruz”
10:48
Başkan Görgel, “Elbistan’a 500 Milyon TL’lik Yol Yatırımı Kazandırıyoruz”
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. AHMET SANDAL
  3. ANLAMANIN ÜÇ AŞAMASI: İLME'L YAKİN, AYNE'L YAKİN VE HAKK'EL YAKİN (1)
13 Ocak 2023 - 13:40

ANLAMANIN ÜÇ AŞAMASI: İLME'L YAKİN, AYNE'L YAKİN VE HAKK'EL YAKİN (1)

13 Ocak 2023 - 13:40
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
[email protected]

Bir olayın, bir konunun ya da size söylenilen bir sözün anlaşılmasının üç aşaması vardır.

1-İlm'el yakin.

2-Ayn'el yakin.

3-Hakk'el yakin.

Yukarıdaki bu sözlerin ve kelimelerin ne olduğunu ve neyi ifade ettiğini herkes bilemez. Öyleyse bu kelime ve kavramları önce sözlüklerdeki tanımları itibariyle açıklayalım.

Yakin kelimesi sözlüklerde “sabit olmak, durulmak, sükunete kavuşmak” anlamındaki “yakn” kökünden türetilmiştir. Yakin, doğruluğunda şüphe bulunmayan, vakıaya uygun bilgi, sabit ve kesin inanış, kanaat (itikad), şüphe ve tereddütten sonra ulaşılan kesinlik” anlamına gelir. Diğer bir tanıma göre yakin, tasdik ve inanca ulaştıran doğru bilgidir. 

İlme’l-yakin, bilginin ilk basamağıdır ve dışarıdan öğrenilen husustur. Burada anlama (idrak) yoktur.

Ayne’l yakin, müşahede etmek” mânasındaki ayn ile “gerçeğe yakın, gerçeğe yakın bilgi” anlamındaki yakin kelimelerinin birleşmesinden meydana gelen ayne’l-yakin, ilme’l yakin ile hakk’el yakinin ortasında yer alır. Burada idrake ve anlamaya biraz daha yaklaşılmış ve konu içselleştirilmiştir. Ancak tam anlama ve idrak henüz sağlanmamıştır. Bu aşamada gerçeğe tam olarak ulaşılamamıştır. Ancak yaklaşılmıştır.

Hakk’el yakin, “gerçek varlık, doğru hüküm” anlamındaki hak ile “gerçeğe uygun kesin bilgi” anlamındaki yakin kelimelerinden oluşan terkip, “içsel görüş ya da iç tecrübe yoluyla ulaşılan ve kesinlik bakımından en son merhaleyi teşkil eden doğru bilgidir.” Bu aşamada şüphe ve tereddüt bitmiş ve gerçek açığa çıkmıştır.  

Yazımın bu noktasında şu önemli hususu açık ve net olarak belirtmek istiyorum: "Herkesten her şeyi tüm boyutlarıyla, birden bire anlamasını beklemeyin." Anlamak ve idrak etmek zaman işidir, içselleştirme ve gerçeğe ulaşma işidir.

İnsanlar bir şeyi, bir hususu duyduklarında, gördüklerine ya da okuduklarında onu öğrenmiş mi oluyorlar? Yoksa anlamış mı oluyorlar? Öğrenmek ve anlamak aynı mı? Bakmak ve görmek aynı mı?

Evet, bakmak ve görmek aynı olmadığı gibi öğrenmek ve anlamak aynı değildir.

İnsanlar veri ve bilgilerden hareketle birçok şeyi öğrenirler. Ancak her öğrenilen husus acaba hissediliyor mu? Daha açıkçası, her öğrenilen şey idrak edilmiş ya da farkına varılmış mıdır?

Çocukluk yıllarımızdan itibaren (özellikle okullarda, lise yıllarımızdan itibaren) kompozisyon hazırlama ödevi olarak okullarda sorulan ve insanları hissetmeye, düşünmeye, bir konuyu içselleştirmeye ve idrak etmeye çağıran şu aşağıdaki soru size de sorulmuştur.

Bakmak mı önemli, görmek mi önemli? Bu soru sorulur ve münazara başlatılırdı.

Soru bu. Ve bu sorunun anlaşılması halinde, “öğrenmek mi, anlamak mı” arasındaki fark zaten anlaşılır.

Bakmak bir tarafa, bir cihete doğru durmak ve gözümüzü o tarafa, o cihete doğru odaklamaktır. Bakmak bir şey üzerinde, bir cisim üzerinde hiç düşünmeden ve kafa yormadan ve gerekli değerlendirmelerde bulunmadan, yalnızca gözlerimizi o cisme ve o şeye yöneltmektir. Bakmak, beraberinde hissetmeyi ve anlamayı getirmiyorsa, yalnızca bakmak olarak kalır. Halbuki görmek fark etmektir. Halbuki görmek, gözümüzle fark ettiğimiz şeyleri ve cisimleri anlamak ve içselleştirmektir.

“Bakmak beraberinde idraki ve hissetmeyi de getiriyorsa, işte bu takdirde görmek gerçekleşmiştir.”

Bakmak yüzeyseldir, sathidir. Görmek ise deruni ve yürektendir. “İnsanların çoğu bakar, çok azı görür.” Bakanlar anlamaz, görenler anlar.

Öğrenmek ve anlamak (idrak etmek) aynen bakmak ve görmek gibi birbirinden oldukça farklı iki kavramdır. Bakmak ilm’el yakin noktasında kalmaktır. Görmek ise önce ayn’el yakin, sonra hakk’el yakin aşamasına ulaşılması için gereklidir. Görmeden bir yere varamazsınız. Görmeden yalnızca bakarsanız, ilme’el yakin’de kalırsınız.

Biz öğrenmek değil, anlamak istiyoruz. Yani en son aşama olan hakk’el yakin’e varmak istiyoruz. Öğrenmek, aynen bakmak gibi sathidir, yüzeyseldir. İnsan baktığı şeyi öğrenir, ancak acaba idrak etmiş midir?

Kişinin bir şeyi öğrenmesi, o şeyi idrak etmesi (anladığı) anlamına gelmez. Aynen bir kişinin bir şeye bakması, o şeyi görmesi manasına gelmediği gibi. Bir kişinin bir şeyi görmesi ve derununda bunu hissetmesi, onu idrak ettiğini (anladığını) gösterir.

Bu Dünyada bakmak değil görmek, öğrenmek değil hissetmek önemlidir. En yüksek aşama idraktir. İnsanlar idrake ulaşmalıdır. O idrak, önce ayn’el yakin, sonra, hakk’el yakin’dir.

Bu idrake kimileri çok erken yaşta ulaşır, kimileri de daha geç yaşta ulaşır. Kimileri de bu idrake ulaşamadan, bu Dünyadan çeker gider.

Bu noktada Necip Fazıl Üstadımızın şu şiiri oldukça manidardır.

“Tam otuz yıl saatim işlemiş ben durmuşum.

Gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum.”

Veriler ile, bilgiler ile, öğrenme ile meşgul olup da idrake ulaşamamışsa bir insan, hayatın maksadını ve yaratılış nedenini anlamadan ve bunu tefekkür etmeden “boş gelip boş gitmiştir.” Bazen bir ilim adamı 70-80 yıl “okur, okur, okur ve boş gelir boş gider.” Yalnızca ilme’el yakin’de kalmıştır çünkü. Hayattan boş gidenlere de yazık diyorum, vah diyorum.

Üstad Necip Fazıl 30 yılın boş geçtiğini ifade ediyor, yukarıdaki iki mısrada. Ancak, 30 yaşından sonra idrake vardığını ve hayatı daha da mana ile yaşadığını ifade ediyor. Ne mutlu hayatın maksadını er ya da geç idrak edenlere.

Buraya kadar anlattıklarımdan halen “ilme’l yakin, ayn’el yakin ve hakk’el yakin” nedir? Bunları anlamamışsanız, belki şu son açıklama anlamanızı sağlar.

Açıklamaları bir söz üzerinden, çocukluğumda Annemden duyduğum ve daha sonra anladığım bir söz üzerinden sonlandırmak istiyorum:

"Evlat yetir, aklını yitir" sözünü siz duydunuz mu? Bilmem. Ben bu sözü çocukluğumdan beri duyardım da, acaba anlar mıydım?

Evet, bu sözü Rahmetli Annem'den duyardım. Ancak anlamazdım.

Bu sözü ne zaman anladım? Ancak evlat sahibi olduğumda anladım. Evlat sahibi olduğumda dahi tam anlayamadım. Ancak evlatlarımız büyüdüğünde daha net ve daha fazla anladım.

Evet, şimdi anlamanın üç aşamasını bu söz üzerinden belirtmenin tam sırasıdır:

1-Çocuk sahibi değilken bu sözü ancak ilme'l yakin (bilgi) derecesinde anladım.

2-Çocuk sahibi olduğumda ayne'l yakin (bizzat) anladım.

3-Çocuklar büyüdükçe hakk'el yakin (gerçekten) anladım.

Evet, bir şeyi, bir husus bilgi olarak anlamak, bir sözü duymak, esasında anlamak değil, belki de onu öğrenmektir. Öğrenmekten sonra gelen aşama, bizzat o öğrendiğinizi hissetmenizi sağlayacak derecede konuyu daha yakından tanımanız ve öğrenmeniz, konuyla daha fazla ilgilenmenizdir. Bu halde dahi konuyu tam anlamış ve tam idrak etmiş olmuyorsunuz. En son aşamada bizzat başınıza o iş geldiğinde ve yaşadığınızda onu anlamış ve idrak etmiş oluyorsunuz ki, bu en son aşama hakk’el yakin, yani gerçekten anlamaktır.

Yazımın ikinci bölümünde “ilme’l yakin, ayn’el yakin ve hakk’el yakin” kavramlarını biraz daha anlatacağım ve Kur’an ve Hadisler’den örneklerle izah etmeye çalışacağım. İnşallah.

Ahmet Sanda

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • İSRAİL'İN ÖMRÜ MESELESİ - 01 Haziran 2026
  • BİR KURBAN BAYRAMI DÜŞÜNCELERİ - 26 Mayıs 2026
  • TOPLUM MU? TOP/LUM MU? - 24 Mayıs 2026
  • BU ÜLKENİN KADİM VE DEĞİŞMEZ GERÇEĞİ: DEPREM - 20 Mayıs 2026
  • BELEDİYELER KAPATILMALI MI? - 17 Mayıs 2026
  • BU TOPLUMU H/ATA SÖZLERİYLE UYUTTULAR - 12 Mayıs 2026
  • ŞİİRLERLE HAYKIRIŞ VE DUA! - 08 Mayıs 2026
  • DUHA VE DUA - 04 Mayıs 2026
  • SUÇA AÇILAN KAPILARI KAPATMADAN! - 01 Mayıs 2026
  • BÜYÜK UYANIŞ: ANTİ AMERİKANCILIK! - 29 Nisan 2026
  • MANYAK TRUMP VE AVANELERİ MAHŞER PROVASINDA! - 27 Nisan 2026
  • PSİKOSİSTEM VE SOSYOSİSTEM BOŞLUK KABUL ETMEZ! - 24 Nisan 2026
  • CAMİİLER İBADET VE DUA İLE TEFEKKÜR VE TEZEKKÜR YERİDİR? - 22 Nisan 2026
  • GENÇLER VE ŞİİR - 20 Nisan 2026
  • AYIP BE! YETER BE! YAZIK BE! - 15 Nisan 2026
  • SÜVEYŞ'TE İNGİLTERE YENİLDİ / HÜRMÜZ'DE ABD YENİLECEK! - 12 Nisan 2026
  • DELİ GÖMLEĞİ GİYMEYİ REDDETMEK - 08 Nisan 2026
  • ŞU MÜESSES NİZAM DEDİKLERİ - 05 Nisan 2026
  • BAZI ŞAİRLER B/AŞKA'DIR - 01 Nisan 2026
  • İRAN'A DESTEK VERMEYENLER VEBAL ALTINDA! - 28 Mart 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 53
Köşe Yazarları
Havva KARABACAK
Havva KARABACAK
BAŞARI BASKISI ÇOCUKLARI NASIL ETKİLİYOR?
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
İSRAİL'İN ÖMRÜ MESELESİ
Türkiye'de Silah Yetkisi Ayrıcalık Değil, Kamu Güvenliği Meselesidir
HALİL HINAZ
Türkiye'de Silah Yetkisi Ayrıcalık Değil, Kamu Güvenliği Meselesidir
Ahmet Süreyya DURNA
Ahmet Süreyya DURNA
ŞİİR OKUMA YARIŞMASI
Bir Dönemin Sonu ve Görgel'in Önündeki Büyük Sınav
İLKER YİYEN
Bir Dönemin Sonu ve Görgel'in Önündeki Büyük Sınav
Oğuz Karakoç
Oğuz Karakoç
Cahit Paköz ve KİPAŞ Eğitim Kurumlarının Başarısı
YUSUF POLAT
YUSUF POLAT
Şampiyonluk Sebahattin Şirin'e yazar 
Ramazan AYDIN
Ramazan AYDIN
YÖNETİCİLER ELEŞTİRİYE NEDEN TAHAMMÜL EDEMİYOR?
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
BEKİR DOĞAN
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
Mustafa SAYLAK
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
YILDIZLARIMIZI KAYBETMEYELİM
Mehmet Akpınar
YILDIZLARIMIZI KAYBETMEYELİM
Çok Okunan Haberler
CHP’Lİ VEKİLLER KAHRAMANMARAŞ’TA SAHAYA İNDİ: “CHP İKTİDARINDA HERKES EŞİT HİZMET ALACAK”
CHP’Lİ VEKİLLER KAHRAMANMARAŞ’TA SAHAYA İNDİ: “CHP İKTİDARINDA...
Kahramanmaraş’ta Toplum İçin Ücretsiz Ruh Sağlığı Etkinliği
Kahramanmaraş’ta Toplum İçin Ücretsiz Ruh Sağlığı Etkinliği
Kahramanmaraş Akedaş İstiklalspor play-off’ta elendi
Kahramanmaraş Akedaş İstiklalspor play-off’ta elendi
Ana Sayfa
GÜNCEL
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
İLÇE
SİYASİ
EĞİTİM
SAĞLIK
SPOR
DÜNYA
DİN
BÖLGESEL
MEDYA
İNTERNET
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
MEDYA GAZETESİ - KahramanMaraş'ın Yerel ve Güncel Haber Siteniz
İsmet Paşa Mahallesi Azerbaycan Bulvarı Basın Evi Girişi N: 27/1 Giriş Kat N: 18 Dulkadiroğlu/KAHRAMANMARAŞ
[email protected]
0 (344) 224-3472
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim