• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNCEL
  • BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
  • İLÇE
  • SİYASİ
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • SPOR
  • DÜNYA DİN BÖLGESEL MEDYA İNTERNET
  • Ara
SON DAKİKA:
13:03
Kahramanmaraş’ta Nadir Endemik Bitki Türü Tespit Edildi
12:41
DULKADİROĞLU BELEDİYE BAŞKANI MEHMET AKPINAR’DAN FIRINCILAR ODASI’NA ZİYARET
10:53
Büyükşehir, Dulkadiroğlu Haydarbey Caddesini Sıcak Asfaltla Buluşturuyor
10:52
Büyükşehir’den Elbistan’da Kaçak Hafriyat Uyarısı; 191 Bin TL Ceza!
10:50
Başkan Fırat Görgel: “Elbistan’ımız İçin El Birliğiyle Çalışmaya Devam Ediyoruz”
10:48
Başkan Görgel, “Elbistan’a 500 Milyon TL’lik Yol Yatırımı Kazandırıyoruz”
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. AHMET SANDAL
  3. 15 TEMMUZ’A HAMASİ DEĞİL SAMİMİ BİR BAKIŞ
08 Temmuz 2017 - 15:00
Güncelleme: 08 Temmuz 2017 - 15:24

15 TEMMUZ’A HAMASİ DEĞİL SAMİMİ BİR BAKIŞ

08 Temmuz 2017 - 15:00
Güncelleme: 08 Temmuz 2017 - 15:24
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
[email protected]

Hamasi bakış demek, bir konuya, bir hususa yiğitlik ve kahramanlık açısından bakış demektir. Samimi bakış ise, tabi, sade ve olağan bakış demektir. 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan acımasız ve hain darbe girişimine genellikle hamasi noktadan bakılıyor ve “vatandaşlarımız şöyle kahramanlık gösterdiler. Tanklara şöyle meydan okudular, F16 savaş uçaklarına şöyle direndiler ve kahramanca şehid düştüler, yiğitçe gazi oldular.” Tamam, eyvallah, bunlar aynen doğru. Bizim vatandaşlarımız ve halkımız, vatanı, milleti ve Devleti için o gece destan yazdılar. Vatandaşlarımızın yiğitliği ve kahramanlığı noktasında bir şüphe ve tereddüdümüz yok. Bu hususta ne kadar yazsak yetmez. Bu ayrı bir konudur.

Zaten o gece, biz de meydanlardaydık. O gece meydanlara inenlerden ve yanına kız kardeşi Kadriye ve 10 yaşındaki oğlu Abdurrahman Taha’yı alıp da Pazarcık İlçe meydanında gece saat 10’dan itibaren sabahın 5’ine kadar “ya Allah, bismillah, Allahûekber” diye yeri göğü inletenler arasında elhamdüillah biz de vardık.  O gece dışarıya çıktığımızda elbette ölüm, yaralanma, tutuklanma ve çeşitli başka sorunlar olmak üzere başa gelebilecek cefaları göze almıştık. Çünkü, darbeci askerlerin TRT’nin spikerine zorla okuttuğu “darbe bildirisini” bizzat TRT’den görmüş ve duymuştuk. Devletin resmi TV kanalı, “TRT’den okunan darbe bildirisi ve sokağa çıkma yasağı konulduğuna dair tehditlere” rağmen dışarıya çıkmak her babayiğidin kârı değil. Elhamdülillah, sokaklara çıktık, meydanlara indik ve darbecilere “dur” dedik. Böyle bir durumla maazallah, karşılaşsak yine aynı kararlılıkla meydanlara çıkarız.

Buraya kadar bir mesele yok. Ancak, bundan sonra başlıyor mesele.

Darbecilere “dur” dedik de ne oldu? Vatandaşlar olarak hainlere dur deyip Milletimizi bir büyük felaketin eşiğinden döndürdük de ne oldu? Tabir caizse, birilerini “ipten aldık” da ne oldu? O ipten aldığımız birileri “bu Milletin taleplerine karşı samimi cevap veriyorlar mı? Yoksa eski bildik havalar, yani “eski tas, eski hamam” durumları mı geçerli?

Madem bu yazıda “hamasi  değil samimi sözler” söyleyeceğiz, madem bu yazıda “hamasetten değil, samimiyetten dem vuracağız” her şeyi açık açık konuşalım.

Bu Millet 15 Temmuz Darbe Gecesi, Cumhurbaşkanı başta olmak üzere, tüm iktidar partisi yetkililerine yönelik en alçak ve en acımasız planı engellemiştir. O acımasız ve alçak plan içerisinde Devletin tepe yönetiminden ta alt seviyelere kadar olan kişileri acımasızca katletmek de vardır. Bu Millet bu yetkilileri kurtarmış, tabir caizse “ipten almıştır.” Bunu gerçekleştirirken kendi canını feda etmesini de bilmiştir. 249 şehidimiz ve 2000 gazimiz bu hususta en bariz ve en müşahhas örnektir. Var mı bunun ötesi. Darbecilere meydan oku, sokaklara çık, canını hiçe say ve sonunda geldiğin nokta nedir?   Samimi olacağız dedik ya, işte samimi bir soru: Bu Millet 15 Temmuz gecesi iktidar yetkililerini “ipten aldı” ve onlardan idam cezasının tekrar getirilmesini ve canilerin, katilerin idam edilmesini talep ediyor. Bu talep neden biran önce gerçekleştirilmiyor. Tamam, Sayın Cumhurbaşkanımız demeç veriyor ve “idam cezası yasası önüme gelirse ben onaylarım” diyor da, bu idam cezası neden TBMM’nin gündemine bir türlü getirilmiyor? Bu sadece samimi bir sorudur.

Samimi sorularımıza devam edelim: 15 Temmuz sonrasında birçok insan yakalandı, hapse atıldı, yargılandı. Bunların içerisinde elbette FETÖ denilen alçak ve hain örgütün mensupları var. Onlar en ağır cezalara çarptırılsın. Buna elbette itirazımız olmaz. Bilakis memnuniyetimiz olur.Peki, 15 Temmuz 2016’dan bugüne, “yaşın yanında kuru da yanmadı mı, suçluların yanında masumlar da ceza almadı mı?” Daha samimi ve daha gerçekçi bir soru da şudur: “Bu hain örgüt ile belki ufak bir gönül bağı dolayısıyla nice insan mağdur olurken, asıl suçlular ve darbeyi planlayanlar elini kolunu sallaya sallaya yurtdışında geziyorlar ve ağızlarından salyalar akıtarak bu Millete kin kusmaya devam ediyorlar. Bu tablo vicdanları sızlatırken, acaba gerçekten suçluları yakalamak için ve Ülkemize getirmek için yeterli mücadele veriliyor mu? Fetullah Gülen, Adil Öksüz, Ekrem Dumanlı, Emre Uslu, Osman Özsoy, Kerim Balcı, Zekeriya Öz gibi FETÖ elebaşları yurtdışında ya da bilinmeyen bir başka yerdeyken, darbeye dur diyen Milletimiz nasıl rahat etsin?

Yazımı fazla uzatacak değilim, samimi bakış açısıyla yaklaştığım 15 Temmuz’la ilgili aşağıdaki görüşlerimle yazımı sonlandırıyorum.

Vatandaştan her daim zor zamanlarda ve sıkıntılı anlarda yardım isteyen siyasetçiler ve kamu yöneticileri normal vakitlerde genellikle bildiğini okur. Geçen gün de sosyal medyada yazmıştım. O yazdıklarımı burada da tekrarlayalım: “Siyaset mi, bürokrasi mi, ekonomi mi? Hangi Ülke olursa olsun, Demokratik Ülkelerde bu üç kuvvetten hangisinin dediği oluyor? Kim kimi yönetiyor? Kim kimden daha üstün? Üç kuvvet dedik ya, Demokrasilerde başka bir üç kuvvet daha var. Bu üç kuvvet yasama, yargı ve yürütme. Bu üç kuvvete bir de basın-medya ekleniyor. Buna göre Demokrasilerde yasama, yürütme, yargı ve basın-medya önemlidir. Demokrasilerde siyaset kurumu, bürokrasi ve ekonomik güçler önemlidir.”

“Peki, Demokrasilerde vatandaş nerededir?” Vatandaş derken de kendisini ifade edecek bir argümanı olmayan ve siyasette, bürokraside, ekonomide sesini duyuracak bir imkana sahip olmayan gariban, yoksul ve zavallı vatandaşları kastediyorum. Gariban vatandaş yukarıda saydığımız her hangi bir grupta yer almıyorsa, durumu ne olacaktır? Gariban vatandaşı yukarıdaki güçlerden hangisi savunacak ve zavallı vatandaş kimden yardım isteyecektir? 
Yoksa Demokrasilerde zavallı gariban vatandaş sahipsiz midir? Yoksa Demokrasilerde zavallı gariban vatandaş yalnızca zor ve sıkıntılı vakitlerde mi hatırlanıyor? Normal dönemlerde her daim güçlünün borusu ötüyorsa, siyasetçiler normal vakitlerde zenginlerle oturup kalkıyor ve onların emrinde hareket ediyorsa, vatandaş kendisini ifade edecek bir zemini nasıl ve ne zaman elde edecektir?

Bir 15 Temmuz yazısı olarak sizleri bu samimi soru ve görüşlerimle başbaşa bırakırken, şunu da hassasiyetle ifade ediyorum: “Biz sade vatandaşlar olarak Vatan için, Devlet için ve Milet için her daim can vermeye hazırız. Varsın, birileri işleri bittiğinde unutsun ve kaale almasın. Önemli değil. Biz Hak bildiğimiz bu Yolda ölmeye hazırız. Çünkü, Hak’kın hatırı alidir, yüksektir.”

Yazımın en sonunda, sizleri şu dualarımla ve dileklerimle başbaşa bırakıyorum: “Allah bir daha bu Millete 15 Temmuz ve benzeri bir hadiseler yaşatmasın. Allah bu Milleti ebeden korusun. Bu yazı vesilesiyle bir kez daha 15 Temmuz şehitlerine yüce Rabbimden rahmet ve mağfiret diliyor, gazilerimize ve 15 Temmuz’a karşı dik duran tüm Milletimize huzur ve selamet diliyorum.  Bu Millet için sadece 15 Temmuz’larda değil ebeden nöbetteyiz, elhamdülillah.”

Ahmet SANDAL

Yazarın Diğer Yazıları

  • İSRAİL'İN ÖMRÜ MESELESİ - 01 Haziran 2026
  • BİR KURBAN BAYRAMI DÜŞÜNCELERİ - 26 Mayıs 2026
  • TOPLUM MU? TOP/LUM MU? - 24 Mayıs 2026
  • BU ÜLKENİN KADİM VE DEĞİŞMEZ GERÇEĞİ: DEPREM - 20 Mayıs 2026
  • BELEDİYELER KAPATILMALI MI? - 17 Mayıs 2026
  • BU TOPLUMU H/ATA SÖZLERİYLE UYUTTULAR - 12 Mayıs 2026
  • ŞİİRLERLE HAYKIRIŞ VE DUA! - 08 Mayıs 2026
  • DUHA VE DUA - 04 Mayıs 2026
  • SUÇA AÇILAN KAPILARI KAPATMADAN! - 01 Mayıs 2026
  • BÜYÜK UYANIŞ: ANTİ AMERİKANCILIK! - 29 Nisan 2026
  • MANYAK TRUMP VE AVANELERİ MAHŞER PROVASINDA! - 27 Nisan 2026
  • PSİKOSİSTEM VE SOSYOSİSTEM BOŞLUK KABUL ETMEZ! - 24 Nisan 2026
  • CAMİİLER İBADET VE DUA İLE TEFEKKÜR VE TEZEKKÜR YERİDİR? - 22 Nisan 2026
  • GENÇLER VE ŞİİR - 20 Nisan 2026
  • AYIP BE! YETER BE! YAZIK BE! - 15 Nisan 2026
  • SÜVEYŞ'TE İNGİLTERE YENİLDİ / HÜRMÜZ'DE ABD YENİLECEK! - 12 Nisan 2026
  • DELİ GÖMLEĞİ GİYMEYİ REDDETMEK - 08 Nisan 2026
  • ŞU MÜESSES NİZAM DEDİKLERİ - 05 Nisan 2026
  • BAZI ŞAİRLER B/AŞKA'DIR - 01 Nisan 2026
  • İRAN'A DESTEK VERMEYENLER VEBAL ALTINDA! - 28 Mart 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 53
Köşe Yazarları
Havva KARABACAK
Havva KARABACAK
BAŞARI BASKISI ÇOCUKLARI NASIL ETKİLİYOR?
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
İSRAİL'İN ÖMRÜ MESELESİ
Türkiye'de Silah Yetkisi Ayrıcalık Değil, Kamu Güvenliği Meselesidir
HALİL HINAZ
Türkiye'de Silah Yetkisi Ayrıcalık Değil, Kamu Güvenliği Meselesidir
Ahmet Süreyya DURNA
Ahmet Süreyya DURNA
ŞİİR OKUMA YARIŞMASI
Bir Dönemin Sonu ve Görgel'in Önündeki Büyük Sınav
İLKER YİYEN
Bir Dönemin Sonu ve Görgel'in Önündeki Büyük Sınav
Oğuz Karakoç
Oğuz Karakoç
Cahit Paköz ve KİPAŞ Eğitim Kurumlarının Başarısı
YUSUF POLAT
YUSUF POLAT
Şampiyonluk Sebahattin Şirin'e yazar 
Ramazan AYDIN
Ramazan AYDIN
YÖNETİCİLER ELEŞTİRİYE NEDEN TAHAMMÜL EDEMİYOR?
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
BEKİR DOĞAN
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
Mustafa SAYLAK
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
YILDIZLARIMIZI KAYBETMEYELİM
Mehmet Akpınar
YILDIZLARIMIZI KAYBETMEYELİM
Çok Okunan Haberler
CHP’Lİ VEKİLLER KAHRAMANMARAŞ’TA SAHAYA İNDİ: “CHP İKTİDARINDA HERKES EŞİT HİZMET ALACAK”
CHP’Lİ VEKİLLER KAHRAMANMARAŞ’TA SAHAYA İNDİ: “CHP İKTİDARINDA...
Kahramanmaraş’ta Toplum İçin Ücretsiz Ruh Sağlığı Etkinliği
Kahramanmaraş’ta Toplum İçin Ücretsiz Ruh Sağlığı Etkinliği
Kahramanmaraş Akedaş İstiklalspor play-off’ta elendi
Kahramanmaraş Akedaş İstiklalspor play-off’ta elendi
Ana Sayfa
GÜNCEL
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
İLÇE
SİYASİ
EĞİTİM
SAĞLIK
SPOR
DÜNYA
DİN
BÖLGESEL
MEDYA
İNTERNET
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
MEDYA GAZETESİ - KahramanMaraş'ın Yerel ve Güncel Haber Siteniz
İsmet Paşa Mahallesi Azerbaycan Bulvarı Basın Evi Girişi N: 27/1 Giriş Kat N: 18 Dulkadiroğlu/KAHRAMANMARAŞ
[email protected]
0 (344) 224-3472
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim