Amatör futbol bizim için sadece bir spor dalı değil; gönül birliği, mahalle kültürü ve büyük fedakarlıkların harmanlandığı bir meydandır.
Bizler, o sahaların tozunu yutarken tek bir derdimiz vardı: Bu şehrin gençlerinin emeği zayi olmasın, başarıları manşetlere taşınsın.
Ancak geçtiğimiz Pazar günü Batıpark’ta gördük ki, bazıları için o sahalar futbol alanı değil, adeta birer “ego tatmin merkezi” haline gelmiş.
Yıllarca bu camianın mutfağında ter dökmüş bir kardeşiniz olarak söylüyorum; karşılaştığımız tablo tam bir rezalet!
Görevini yapmaya çalışan muhabirimizi, arkasına emniyet güçlerini alarak sahadan çıkarmaya kalkan o “gözlemci” zihniyeti, aslında Türk futbolunun neden bir adım ileri gidemediğinin canlı kanıtıdır.
Kimin Kuralı, Kimin Sahası?
Neymiş efendim; “akreditasyonumuz” yokmuş!
Allah aşkına, amatör liglerde ne zamandan beri profesyonel lig usulü, kimsenin kuralından haberdar olmadığı hayali barikatlar kuruluyor?
TFF İl Temsilcisi’ne soruyoruz; “Saçmalık” diyor.
ASKF yöneticisine bakıyoruz; “Haberimiz yok” diyor.
Ortada bir kural yok ama kendini “dev aynasında” gören bir gözlemcinin keyfi uygulaması var.
İşin en üzücü tarafı ise; bizi, kimliğimizi ve bu şehre verdiğimiz emeği çok iyi tanıyan spor polisimizin de bu tiyatroya alet olmasıdır.
Yıllardır aynı sahalarda görev yaptığımız, birbirimizin yüzüne baktığımız memur arkadaşlarımızın; bir gözlemcinin mesnetsiz talebiyle bizi dışarı davet etmesi, mesleki dayanışmaya vurulan en ağır darbedir.
Tanıdığınız, bildiğiniz, art niyetini görmediğiniz basın mensubuna karşı takınılan bu tavır, “emri uyguluyorum” bahanesinin arkasına sığınılamayacak kadar kırıcıdır.
Beyler, Kendinize Gelin!
Spor basını, o sahalarda sizin keyfinizi bekleyen değil, o amatör kulüplerin sesini dünyaya duyuran en önemli paydaştır.
Bir eğitimcinin, bir spor adamının veya bir emniyet mensubunun görevi kapıları kapatmak değil; sporun paydaşlarına yardımcı olmaktır.
O sahalar size güç gösterisi yapın diye değil, spora hizmet edin diye emanet edildi.
Bu çifte standart, bu koordinasyonsuzluk ve bu had bilmezlik amatör futbolun önündeki en büyük engeldir.
Biz TSYD olarak da, bu şehrin evlatları olarak da bu haksızlığın karşısında dimdik durmaya devam edeceğiz.
Sizin hayali barikatlarınız, bizim kalemimizin ucuna takılmaya bile yetmez!
Akreditasyon meselesini öğrenmek isterseniz gelin Profesyonel olarak FYS TFF sisteminden sizlere göstereyim…
Bildiğiniz bir sistem çekinmeyin…








