Seçimler zamanında 2028 de yapılacak.. yani önümüzde 3 yıl veya küsürünü silersek 2 yıl var !
Memleket Partisi ve Muharrem İnce , CHP’li oldu..
Bir iki veya üç Parti ise : yakında Yeniden Refah Partili olması mümkün gibi görülüyor..
MHP yerini koruyor..
2028 doğru giderken : Ak Parti, CHP , MHP, DEM yıl sonunda isim değiştirecek her ne olursa o sahnede olacak , YRP de birleşme olursa oda sahneye çıkacak.. Her ne kadar seçime 30 üzerinde parti kazansa da oy alacak parti bir elin parmakları kadar ! Olduğu gerçeğini unutmamak gerek..
Reis Mütevazı Ama Kadrolar Kibirli Mi?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı yıllardır tanırız…
Mütevazıdır, halkın içindendir, gerektiğinde bir çay ocağına oturur, bir çocuğun başını okşar, bir garibanın elini tutar.
Biz ona "Reis" deriz… Çünkü samimidir, candandır, dost olduğunu her zaman gösterir..
Güçlüdür ama halktan kopmaz. Tepeden bakmaz. Baksa zaten bu kadar yıl bu milletin gönlünde taht kuramazdı.
Ancak gelin görün ki, AK Parti teşkilatlarında , belediye başkanlarında , milletvekillerinde aynı mütevaziliği her yerde görmek zor.
Cumhurbaşkanının halkla kurduğu gönül bağını, bazı il ve ilçe yöneticilerinde, bazı belediye başkanlarında ya da bürokrasiye sızmış kimi kadrolarda göremiyoruz.
Hizmet için orada olması gereken kimi insanlar, sanki bir saltanat sürüyormuş gibi davranıyor. Kendisi akıllı diğer insanlar aptalmış gibi tavurları Ak Partiden insanları soğutuyor..
Koltuk seviciliği, gösteriş, makam hırsı, kibir, burnu havada tavırlar…
Reis taziye evinde halkın arasında oturuyor, Kur’an-ı Kerim okuyor, dua ediyor, kimi il başkanı halktan kaçıyor. Selam bile vermediğini Türkiye genelinde görüyoruz..
Reis selam veriyor, sarılıyor; kimi bürokrat bakmaya tenezzül etmiyor.
Bu nasıl iştir?
Cumhurbaşkanı Erdoğan, her fırsatta “kibirle aranıza duvar örün” diyor.
Peki bu söz teşkilatlarda, belediyelerde, kurumlarda ne kadar karşılık buluyor?
Bir kısmı elbette ki istisnadır, gönül adamıdır.
Ama genel fotoğrafa baktığımızda, halka tepeden bakan bir tavır, eleştiriye tahammülsüzlük, ulaşılmazlık gibi görüntüler halkın diline dolanmış durumda.
Bu durum sadece partiye değil, memlekete de zarar verir.
Çünkü halkla arasına duvar ören kaybeder. Ediyordu vekiller için 2 yıl , belediyeler için 3 yıl kaldı diyelim günler su gibi akıp gidiyor..
Kibir, en sinsi düşmandır.
İktidarı içten içe çürütür, gücü zehirler, gönülleri kırar.
Dava bilinciyle yola çıkanların, makamla sınavı kaybetmemesi gerekir.
Bugün halkın gönlünden uzaklaşan, yarın sandıktan da uzaklaşır.
Reis : Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gibi bir liderin arkasında yürüyen kadrolar, onun yürüyüşüne benzemezse, bu sadece lidere değil, millete de haksızlık olur. Bugün sokakta her kes bir birine soruyor : Kime Oy vereceksin ?
Millet, kibirli değil; samimi hizmetkâr ister.
Makam için değil, dava için çalışan insan ister.
O yüzden her AK Partili, her bürokrat, her belediye başkanı kendi nefsine şu soruyu sormalı:
“Ben Reis gibi miyim, yoksa koltuğun rehavetine mi kapıldım?”
Cevap samimiyse, yol açık demektir.
Değilse milletin terazisi şaşmaz; zamanı gelince gereğini yapar.
Örnek mi ? : Dulkadiroğlu Belediye seçimi ve kırmızı çizgiyi gördük unutmuş olamayız dayatmaya cevabımız sert olur ! Oldu da
Bizden söylemesi :
Hayırlı Günler Diliyorum