• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNCEL
  • BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
  • İLÇE
  • SİYASİ
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • SPOR
  • DÜNYA DİN BÖLGESEL MEDYA İNTERNET
  • Ara
SON DAKİKA:
15:32
Kahramanmaraş’ta bu otomobilden sağ kurtuldular
15:02
Kahramanmaraş’ta otomobil takla attı: 1 ölü 1 yaralı
14:57
Yumurtalık’ta Zafer coşkusu…
14:50
Kahramanmaraş’tan siber operasyon: 3 tutuklama
14:41
Savaşan Şahinler, Dünyanın En Büyük Türk Bayrağını gösteri uçuşuyla selamladı
14:38
Kahramanmaraş’ta kendi kullandığı traktörün altında kalan çocuk öldü
14:35
Kahramanmaraş’ta iki otomobil çarpıştı: 5 yaralı
13:09
İstiklal Spora, Ana Sponsor AKDO, Uğurlu Geldi
08:40
Zafer Bayramı Coşkusu Gökhan Türkmen Konseriyle Tavan Yaptı
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. AHMET SANDAL
  3. MÜSLÜMANLAR MI DAVALARINA SADIK?  FALCILAR MI YALANLARINA SADIK?
18 Mart 2025 - 15:56

MÜSLÜMANLAR MI DAVALARINA SADIK?  FALCILAR MI YALANLARINA SADIK?

18 Mart 2025 - 15:56
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
[email protected]

Şu başlıktaki soruya bak ya! Bu yazının başlığı nasıl böyle ya! “Müslümanlar mı davalarına sadık, falcılar mı yalanlarına sadık?” Bu soru beynin damarlarını çatlatır. Bu soru adamı hoplatır.

Bir davaya sadık olmayı anlarız da, “Yalanlara nasıl sadık olunur?” İşte bunu anlamayız. Yalan ile sadakat nasıl bir araya gelir? Bunu anlamak mümkün değil.

Evet, anlamak zordur ve sizin de kafanız, şimdi, hatta kafanız değil beyin kıvrımlarınız “zongur zongur titriyordur” bu soruyu düşünerek.

Yalan ve sadakat asla bir araya gelemez. Ancak falcılar yalanlarına sadıktırlar. Zaten falcılar yalancıdır. Falcılar “profesyonel yalancılardır.” Falcılar yalandan para kazanırlar.

Tekrar sorumuzu soralım ve beynimizin kılcal damarlarına kadar “fokur fokur” kaynayalım.

 “Müslümanlar mı davalarına sadık, falcılar mı yalanlarına sadık?”

Birisi Hak dava, ve diğeri baştan sona yalan-dolan.

Hak davayı savunması gereken Müslümanlar isteksiz, yılgın ve bıkkın, ancak yalancı falcılar çok heyecanlı.

“Buyurun buradan yakın.” Bir çaresizlik durumunda ya da şaşkınlık durumunda söylenir ya: “Buyurun buradan yak” denir ya!

“Müslümanlar mı davalarına sadık, falcılar mı yalanlarına sadık?” sorusu aynı duruma sokuyor insanı.

Tekrar soruyorum. Çünkü tekrarda fayda vardır. Et-tekraru ahsen, velev kane yüz seksen.  "Tekrar güzeldir, yüz seksen kere de olsa." 

“Müslümanlar mı davalarına sadık, falcılar mı yalanlarına sadık?

Batıl işlerini hararetle anlatan falcılar bir tarafta, Hak davalarını çekinerek anlatmaktan korkan Müslümanlar diğer tarafta. 

Müslümanlar davalarına, falcıların yalanlarına sahip çıktıkları kadar sahip çıksalardı Dünya güllük gülistanlık olurdu.

Gerçi şurası da bir gerçek. Müslümanlar olarak sindirildik ve bir cendereden geçtik.

Ülkemiz gerçekten en az 80 yıl, bir cendereden geçti. Bu toplum gerçekten bir cendereden geçti. O cendere şu: “Doğrular yanlış, yanlışlar doğru gibi gösterildi. İyiler kötü, kötüler iyi gibi gösterildi. “Müslümanlık öcü gibi, Müslümanlık dışı işler cici gibi gösterildi.” Bunu yapanlar yani her şeyi birbirine karıştıranlar bunu çağdaşlık ve laiklik adına yaptılar:

Geçen gün sosyal medyada şunları yazdım:

 Türkiyedeki laikuslara göre, cadılık eğitimi alırsan "çağdaş" oluyorsun. Hafızlık eğitimi alırsan "gerici" oluyorsun. Yoga yaparsan "çağdaş" oluyorsun. Namaz kılarsan "gerici" oluyorsun. 

Bunları niye yazdım. Çünkü gündemde “cadılık eğitimi aldığı iddia edilen ve ormanda kaybolan ve kaybolduktan 4 gün sonra ölü bulunan bir kadıncağız vardı.”

O ormanda kaybolduktan sonra vefat eden kadıncağızın hiçbir suçu yok. “Sistem suçludur.”

Bu Sistem yani laik sistem maalesef bu Ülkede insanlarımızı dinden uzaklaştırdı. Laik sistem yanlış uygulandı. Laik sistem, geçmiş dönemlerde  “din düşmanlığı” olarak icra edildi. Her sistem uygulayıcılarının elinde şekillenir. Sistemin kendisi kadar, uygulayıcıları da mühimdir.  İyi bir sistemi, “kötü uygulayıcılar” yanlış uygularsa o sistem kötü görülür.  Kötü bir sistemi uygulayıcılar iyi gösterebilir.

Gelelim laik sistemin yanlış uygulamalarına. Kaç yıl sürdü o yanlış uygulamalar? Bilen bilir. En azından 80 yıl sürmüştür. Tabi zaman zaman kesintili dönemlerden geçilmiş ve ferahlama olan, insanların din özgürlüklerine müdahale edilmediği dönemler olmuştur. Bu dönemlere örnek olarak, “1950-1960 arası dönem, 2000’li yıllardan sonraki dönem” gösterilebilir.

Evet, bu Ülkede 100 yıldır (arada kesintili ve ferahlama dönemleri olsa da) "din" öcü gibi gösterildi. Ve gelinen nokta bu. Gelinen nokta falcılık, cadılık, hurafe almış başını gidiyor. Acı ama gerçek. 

Elhamdülillah ben astrolojiye, burçlara ve fallara hiç inanmadım. Zaten burcumu sorduklarımda “bilmediğimi söyledim hep.” Astroloji, fal ve burçlar, hepsi de ayaklarımın altında. Ancak toplumun bir kısmı, çok kısmı mı, az kısmı mı inanıyor bilmiyorum, toplumun bir kısmı “fala inanıyor, burçlara inanıyor.”

Halbuki falcılık ve burçlar temelsiz ve akıldan uzak, bilime aykırı, makul olmayan şeylerdir.

Ormanda kaybolan o kadıncağız “cadılık eğitim almış” deniyor. Para kazanma uğruna "cadılık eğitimi ha!” Bunun tam adı, "alçaklık, adilik eğitimi." Bu toplum ne halde böyle?

Falcılık, cadılık eğitimi veren o kadın gözaltına alınmış. Yetmez. Bu şekilde falcılık, astroloji, burç ve benzeri konularda eğitim veren ya da falcılık, burç işleri gibi batıl, hurafe işler yapan tüm yerler kapatılmalıdır.

Geçen gün bir vesile ile denk geldim. TV’de miydi, sosyal medyada mıydı hatırlamıyorum. Burçları anlatan, burç üzerinden para kazanan, sözde bilim sanılan aslında uydurma olan astroloji uzmanı kadın “filanca filanca burçlar 6 ay içinde kazanacaksınız, sizi güzel günler bekliyor” diye kendinden geçmiş heyecanlı heyecanlı anlatıyordu. Kadın batıl, yalan dolan olan işini o kadar heyecanlı ve inanmış anlatıyordu ki, “bizim Hak davamızı anlatmamamız nerede, şu kadının batıl, yalan işini böyle ballandıra ballandıra anlatması nerede” diye tefekkür ettim. Gerçekten İslam’ı anlatamadığımız için üzgünüm.

Yazımın en sonunda, şu ayet-i kerime ile şu hadis-i şerifi dikkatlerinize sunuyorum.

"Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar ve fal okları şeytanın işinden olan pisliklerdir. Bunlardan sakının; umulur ki kurtuluşa erersiniz." (Maide Suresi, 90)

"Kim, çalıntı veya yitik bir malın yerini haber veren kimseye, falcıya (arrâfa) gidip ondan bir şey sorar, söylediğini de tasdik ederse, o kişinin kırk gün hiçbir namazı kabul olunmaz." (Hadis-i Şerif)

Ahmet SANDAL

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • "HEDEFİM BÜYÜK BEN KÜÇÜĞÜM" DEME! - 31 Ağustos 2025
  • OSMANLI'NIN SONUNU OSMANLI PAŞALARI MI GETİRDİ? - 28 Ağustos 2025
  • OSMANLI'NIN SONUNU OSMANLI ORDUSU MU GETİRDİ? - 27 Ağustos 2025
  • SAĞLAM BAKIŞ / ÇÜRÜK BAKIŞ - 23 Ağustos 2025
  • CAHİD SIDKI BAKIŞI MI?/CAHİT SITKI BAKIŞI MI? - 21 Ağustos 2025
  • ALKOLLÜ SÜRÜCÜ + "SAHTE ÖZGÜVEN" = TRAFİK KAZASI - 19 Ağustos 2025
  • DİPLOMASİ TERÖRİST SİYONİST İSRAİL İÇİN Mİ İCAT EDİLDİ? - 17 Ağustos 2025
  • BÜYÜK DOĞU HAREKETİNE GÜNÜMÜZDE İHTİYAÇ VAR MI? - 13 Ağustos 2025
  • KİTAPLARIMDA ADALETE DİKKAT ÇEKTİĞİM NOKTALAR-1 - 11 Ağustos 2025
  • ABD'NİN ZENGEZUR KORİDORUNA BU YAKIN İLGİSİ HAYRA ALAMET DEĞİL - 10 Ağustos 2025
  • YENİ ŞİİRLER / YİNE ŞİİRLER BAK VE GÖR - 04 Ağustos 2025
  • CUMA HUTBELERİ NİYE GÜNDEM? NİYE MANŞET? - 03 Ağustos 2025
  • ŞAİR KARNINDAN DEĞİL KALBİNDEN KONUŞMALIDIR - 30 Temmuz 2025
  • NEFES NEFES ORMAN / NEFES NEFESE ORMANCILAR - 29 Temmuz 2025
  • ŞEHİR MEDİNE'DİR VE MEDENİ İNSANLARIN YERİDİR - 26 Temmuz 2025
  • HASAN, SEYYİD, ÖMER : ÜÇ KAHRAMAN : KAN YİNE AYNI KAN - 20 Temmuz 2025
  • BAŞÇAVUŞUN EŞEĞİNİN GAZ ÇIKARMASI VE DİPLOMASİ - 18 Temmuz 2025
  • NEFSİME VE NESLİME ÖĞÜTLER - 14 Temmuz 2025
  • KENDİNE SOR / KENDİN CEVAPLA - 12 Temmuz 2025
  • EMANETE HIYANET EDEN TOPLUM İFLAH OLMAZ! - 09 Temmuz 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 49
Köşe Yazarları
Fırat Görgel ve Kahramanmaraş'ın Yeniden Doğuş Hikâyesi
HALİL HINAZ
Fırat Görgel ve Kahramanmaraş'ın Yeniden Doğuş Hikâyesi
Ahmet Süreyya DURNA
Ahmet Süreyya DURNA
EKSANTRİK BİR KONU
BİZE NE LAZIM! YÜREK Mİ, YOKSA BİLEK Mİ?
İLKER YİYEN
BİZE NE LAZIM! YÜREK Mİ, YOKSA BİLEK Mİ?
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
"HEDEFİM BÜYÜK BEN KÜÇÜĞÜM" DEME!
Oğuz Karakoç
Oğuz Karakoç
Cahit Paköz ve KİPAŞ Eğitim Kurumlarının Başarısı
YUSUF POLAT
YUSUF POLAT
İşine bak Morata
Ramazan AYDIN
Ramazan AYDIN
Kahramanmaraş'ta neden çok iş kazası yaşanıyor?
Ekonomik Sıkıntılar Arasında Ayakta Kalmak
BEKİR DOĞAN
Ekonomik Sıkıntılar Arasında Ayakta Kalmak
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
Mustafa SAYLAK
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
İNSAN BU
Mehmet Akpınar
İNSAN BU
Çok Okunan Haberler
Başkan Süleyman Tekerek: “Bebek Katilinin Masasında Yokuz, Bu Tiyatronun Figüranı Asla Olmayacağız”
Başkan Süleyman Tekerek: “Bebek Katilinin Masasında Yokuz, Bu Tiyatronun...
Ülkü Ocaklarından Yangın Mağduru Çocuklara Anlamlı Destek
Ülkü Ocaklarından Yangın Mağduru Çocuklara Anlamlı Destek
Kahramanmaraş’ın Seçkin Firmalarından Öz Saray AVM, Şehrin Ekonomisine ve Alışveriş Kültürüne Değer Katıyor
Kahramanmaraş’ın Seçkin Firmalarından Öz Saray AVM, Şehrin Ekonomisine...
Ana Sayfa
GÜNCEL
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
İLÇE
SİYASİ
EĞİTİM
SAĞLIK
SPOR
DÜNYA
DİN
BÖLGESEL
MEDYA
İNTERNET
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
MEDYA GAZETESİ - KahramanMaraş'ın Yerel ve Güncel Haber Siteniz
İsmet Paşa Mahallesi Azerbaycan Bulvarı Basın Evi Girişi N: 27/1 Giriş Kat N: 18 Dulkadiroğlu/KAHRAMANMARAŞ
[email protected]
0 (344) 224-3472
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim