Öğretmene para bulamıyor, emekliye para bulamıyor, esnafına para bulamıyor, çiftçisine para bulamıyor… Çalışanlarınız, ücretli öğretmenleriniz sizden özlük haklarıyla ilgili düzeltme isteyince onlara hemen deyiveriyorsunuz ki; ‘Paramız yok!’ Faize bulduğunuz parayı çalıştırdığınız öğretmenlerinize de bulun kardeşim!” dedi.
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Ücretli Öğretmenler Dayanışma Derneği tarafından Ankara Ulus Atatürk Heykeli önünde ücretli öğretmenlerin yaşadığı sorunlara dikkat çekmek amacıyla gerçekleştirilen basın açıklamasına katıldı. Burada yaptığı konuşmada, öğretmenliğin ‘ücretli’, ‘sözleşmeli’, ‘kadrolu’ gibi ayrımlarına itiraz eden Genel Başkan Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi:“ÖĞRETMEN ÖĞRETMENDİR!..”“Ücretli öğretmenler epeyce bir zamandır haklarının ihlaliyle ilgili, çalışma şartlarının kötülüğüyle ilgili, emeklilik şartlarıyla ilgili, sigorta düzenlemeleriyle ilgili feryat figan bağırıyor. 62 vilayette, 71 bin 700 civarı ücretli öğretmenimiz var. Öğretmenlere ücret veriyorsanız şayet, bu kişilere öğretmenlik yapmayı hak görüyorsanız verdiğiniz ücretle statüyü eşitleyeceksiniz. Öğretmenlikte ücretli öğretmen, sözleşmeli öğretmen, kadrolu öğretmen olmaz. Öğretmen öğretmendir. Öğretmenin statüsünü eşitleyeceksiniz doğrusu budur. Okula saygı duyacaksınız, eğitime saygı duyacaksınız, çocuklarınıza saygı duyacaksınız. Öğretmenlerinize ücret verip onlara öğretmenlik yaptırıyorsanız bu öğretmenlerimiz öğretmenlik yapabilir durumda demektir. O zaman öğretmenlik şartlarını eşitleyin. Ücretli bir öğretmen 60-70 yıl çalışsa anca emekli olur; prim günü anca öyle dolabilir. Biz elimizden geldiği kadar sesinizi duyurmaya gayret edeceğiz. Sadece ücretli öğretmenler mağdur değil, atanamayan öğretmenler de var; onlar da feryat figan bağırıyor. Çalışanlar da bağırıyorlar, eğitim sisteminin sorunları var... “YAPAMIYORSANIZ O ZAMAN İKTİDARI DEVREDECEKSİNİZ!”Sizler çoluğunuza çocuğunuza bakıyorsunuz bu şartlarda. Hükûmet bakılabiliyorsa gelsin baksın, desin ki: ‘Bu şartlarda, bu ücretlerde çalışılınca oluyor.’ Başka bir çözüm bulmak istiyorsanız da o zaman mecrasına oturtacaksınız; yani çalıştırdığınız insanlara hakkını vereceksiniz, telafi edeceksiniz. Yapamıyorsanız, o zaman iktidarı sizden daha iyi yapabilecek olanlara devredeceksiniz. Böyle bir mesuliyet hattında duruyoruz. Hükûmet bu emekçilerin sesini duyamayacak kadar büyük iktisadi zorluklar içerisinde; emekliye para veremeyecek durumda, asgari ücretliye para veremeyecek durumda. Bütçeyi denkleştiremediği için vergiye, cezaya yüklenmek durumunda. Bunlar etraflarına, faize, yakına, yandaşa para bulabiliyor; çalıştırdıklarına para bulamıyorlar. Öğretmene para bulamıyor, emekliye para bulamıyor, esnafına para bulamıyor, çiftçisine para bulamıyor ama günübirlik faizlerine bakıyorum, borçlanma faizlerine bakıyorum. 361 milyar borçlanmak için ihale yaptı devlet, ona para buluyorsunuz. Ama çalışanlarınız, ücretli öğretmenleriniz sizden özlük haklarıyla ilgili düzeltme isteyince onlara hemen deyiveriyorsunuz ki: ‘Paramız yok.’ Faize bulduğunuz parayı çalıştırdığınız öğretmenlerinize de bulun kardeşim.Ben hükûmete uzunca zamandır, ‘Öğretmenlerimizin sesini duyun, feryadı duyun, dertleri var çözün’ diyordum. Artık bunu demekten vazgeçtim. Duymuyorsunuz, görmüyorsunuz, anlamıyorsunuz ve çözemiyorsunuz. Dolayısıyla ‘Biz memleketi sizden alıp kendimiz çözeceğiz’ diyoruz. İnşallah önümüzdeki günlerde sandık geldiği zaman memlekette sadece sizlerin sorunlarını değil, memleketin bütün sorunlarını çözme kabiliyeti olan bir yönetim maharetiyle memleketi ayağa kaldıracağız.”





