• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNCEL
  • BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
  • İLÇE
  • SİYASİ
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • SPOR
  • DÜNYA DİN BÖLGESEL MEDYA İNTERNET
  • Ara
SON DAKİKA:
15:06
Onikişubat Belediyesi’nin ücretsiz Yaz Yüzme Kursları’na kayıtlar devam ediyor
14:29
KAHRAMANMARAŞ'TA DUYGULANDIRAN AŞURE PROGRAMI: HAYATINI KAYBEDEN ÖĞRETMEN VE ÖĞRENCİLER İÇİN DUALAR EDİLDİ
13:40
DULKADİROĞLU’NDA ÜRETİCİYE DESTEK MESAJI: BAŞKAN MEHMET AKPINAR GÜZELYURT’TA SERA ÜRETİCİLERİYLE BULUŞTU
13:15
Kahramanmaraş’ta İş Makinesinin Altında Kalan 14 Yaşındaki İşçi Yaşamını Yitirdi
12:44
YAVUZ AĞIRALİOĞLU: BİZ DİZ Mİ ÇÖKTÜK?
11:42
Eğitim-Bir-Sen Kahramanmaraş İl Yönetiminden Gazi Meclis'e Ziyaret
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Haberler
  2. SİYASİ
  3. YAVUZ AĞIRALİOĞLU: BİZ DİZ Mİ ÇÖKTÜK?
SİYASİ
02 Temmuz 2026 - 12:44

YAVUZ AĞIRALİOĞLU: BİZ DİZ Mİ ÇÖKTÜK?

SİYASİ
02 Temmuz 2026 - 12:44
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
YAVUZ AĞIRALİOĞLU: BİZ DİZ Mİ ÇÖKTÜK?
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, “Öcalan’la muhataplık tercihi yapanlar, Türk siyaset tarihine ‘galip devletin, galip milletin, mağlup siyasetçileri’ olarak geçecek. DEM’in sözcüleri, ‘Bu meydanda bir tane pişman olan görüyor musunuz? Bize diz çöktüremezsiniz’ diyor. Devlet Beyimiz duysun, Tayyip Bey duysun bunları! Biz diz mi çöktük? Biz bu PKK’ya yenildik mi ki bunlarla konuşuyoruz?” dedi.

 

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Karar TV’de yayınlanan Gündem Özel programında gazeteciler Elif Çakır ile Taha Akyol’un sorularını yanıtladı. Genel Başkan Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi:

 

BEN 35 SENEDİR İNSAN BİRİKTİRDİM…

“Ben 35 senedir insan biriktirdim. Bazıları para biriktirmiş olabilir, bazıları kendilerine imkân biriktirmiş olabilir; ben Türk milletinin istikbaline insan biriktirdim. Dolayısıyla ‘Anahtar Parti bir yılda nasıl böyle oluyor?’ demelerine gerek yok; bu 35 yıldır aynı yerde durmanın sonucudur. Milletimin iyiliğine, fedakârlık edilecek ne varsa orada sabit dururum…

Sinan Oğan kendi uhdesindeki oyun değil; CHP’ye oy veremeyecek olanın, AK Parti’ye oy vermek istemeyenin, CHP ile AK Parti arasındaki bu sıkışmada ‘Kardeşim, ikinize de mecbur değiliz’ diyen kızgın, kırgın, milliyetçi, mukaddesatçı ve muhafazakâr seçmenin oyunu aldı. Kendi oyu değildi bu, yani o kızgınlığın oyuydu; ama o oyu imkâna dönüştürdü, şahsi imkâna. (Kendisi ile ilgili yapılan yorumlara) Buna şahsi olarak şöyle kızmaya hakkım var; 800 teşkilatın, binlerce çalışanın, gece gündüz sabahlara kadar koşturan arkadaşlarımın emeği var ortada. Kendi oyu olmadığı halde bu oyu, tabanın itirazlarına rağmen Tayyip Bey’in siyasi lehine kullanıp kendine kariyer planlayan kişilerle aynı cümlede zikredilecek bir parti değiliz biz! Bu güvensizliğin sebebi ben değilim, şundan dolayı diyorum: Sinan Bey’in bahse konu o imkânlarının çok daha fazlası, benim bir adım mesafemdeydi. Yani elde edilebilir olan o imkân benim bir adım mesafemdeydi. Ama bütün bunlar, siyaseti kendi kariyer planlarıyla birleştirenler için geçerlidir; benim için öyle değil ki. Ben siyaseti kariyer planı olarak yapmıyorum, ben siyaseti millet borcu olarak yapıyorum; yani siyaset benim mesleğim değil. Bu kadar kişinin arasında ben biraz bu mevzuda saygıyı hak ediyorum. Masadan kalktığı gibi duran tek ben varım. Yani ne Cumhur İttifakı kaldı hassasiyetleriyle ve ilkeleriyle ne de Millet İttifakı diye bir ittifak kaldı. Bu arada geçen dönem takdim edilen Cumhurbaşkanı adayına şimdi muhalefet sövüyor yani. Bu süreçte birisi benden özür dileyebilir mi? Masadan kalktığı gibi duran ve kimseye de saygısızlık yapmayan benim. Ne AK Parti seçmenine ne MHP seçmenine ne İYİ Parti seçmenine ne de CHP seçmenine saygısızlık yaptım arkadaş. Sadece ben siyasi tercihimin bedelini ödedim ve çekildim.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin son yaşadığı utanç krizinden sonra sürecin CHP’de bölünmeye gideceğine dair ciddi emareler var. Zaten siyasetin yargı aktiviteleriyle bu hale dönmüş olması başlı başına bir sorundur. Yani yargının bu şekilde siyasi sonuç doğurabildiği memleketlerde sandık, seçim, demokrasi çok örselenir. Bunlar medeni ülkelerde görebileceğiniz şeyler değildir; bunlar ayıplı demokrasilerin kabahatleridir.

“KÜRTLER BİZİM DÜNYA AHİRET KARDEŞİMİZ”

‘İlla ittifak yapacağız’ demediğim gibi, ‘Hayır asla yapmayacağız’ da demiyorum; ama şu anda bunları konuşmanın pratik bir faydası yok. Bizim şu anda bir ittifak gündemimiz yok. Ama siyasette böyle köşeli köşeli konuşmanın sonra ödeyeceğin bir bedeli oluyor. Bu durum, ‘Yarın ne yapacağımız belli olmaz’ hassasiyeti değil; yarın memleket büyük bir bedel ödeyeceğimiz bir eşiğe gelebilir. Yani bu ‘Terörsüz Türkiye’ söylemlerinin nerede biteceğini ben bilmiyorum. Bu şımarıklığın, bu ‘Biz diz mi çöktük, biz yenildik mi, biz pişman değiliz’ falan şımarıklığının, o açıklamaların, bu Öcalan’a hürriyet mitinglerinin ucu bucağı nereye gider; bunlara kim ne söyler, bunlara ne vaat ederler ben bilmiyorum. ‘Biz Kürtler, Türkler bin yıldır savaşıyoruz’ falan gibi çirkin çirkin laflar ediyorlar ama biz Kürtlerle savaşmıyoruz. Biz PKK’lılarla savaşıyoruz; biz PKK’lılara düşmanız, Kürtlerle kardeşiz. Buradakine de kardeşiz, Irak’takine de kardeşiz. Buradakine akrabayız da oradakine düşman değiliz, oradakine de akrabayız. Biz teröre hasımız. Biz memleket, millet düşmanlarına hasımız. Kürtler bizim dünya ahiret kardeşimiz.

ASLA MEŞRU GÖRMÜYORUZ!..

Bugün siyasette Öcalan’la muhataplık tercihi yapanlar, Türk siyaset tarihine ‘galip devletin, galip milletin, mağlup siyasetçileri’ olarak geçecek. Şimdi DEM’in sözcüleri konuşmuşlar; ‘Bu meydanda bir tane pişman olan görüyor musunuz? Bize diz çöktüremezsiniz’ diyorlar. Hükümetimiz duysun bunları, Devlet Beyimiz duysun, Tayyip Bey duysun bunları! Biz diz mi çöktük? Biz bu PKK’ya yenildik mi ki bunlarla konuşuyoruz? Biz bunları asla meşru görmüyoruz.

DEM’E OYU VERİLİYORSA BİZİM KABAHATİMİZ YOK MU?

Selahattin Demirtaş’ın DEM üzerindeki ağırlığı yahut o bölgede ‘Bizim sözcümüzdür, bizim hassasiyetlerimize bu mihmandarlık etsin’ beklentisi Selahattin Demirtaş’ta çok daha kuvvetlidir ama yani bizi şimdi ‘ölüm’ deyip ‘sıtma’ya razı edeceklerse, böyle bir tercihte ‘Öcalan mı, Selahattin mi?’ falan sığlığına mecbur edilen taraf olmam ben. Benim Selahattin Demirtaş’ı, siyaset konuşacaksa daha kabilihitap bulduğumu söylemenin bu süreçle ilgili bir pratik faydası yok. Çünkü şuna bakıyorum ben empati duygusunu eşitlemeleri lazım. Ben HDP’ye oy vermiş seçmenlere PKK’lı demiyorum. Her PKK’lı HDP’li olabilir ama HDP’lilerin hepsine PKK’lı demek bu memlekete yapılacak en büyük kötülüktür. Birincisi bu, ikincisi şu: Diyelim ki devletsiniz, diyelim ki devlet iradesini temsil ediyorsunuz, diyelim ki siyaset yapıyorsunuz... Ben kendi arkadaşlarımla böyle konuşuyorum: HDP’ye oy vermiş; kızmış gitmiş, darılmış gitmiş, yorulmuş gitmiş, bunalmış gitmiş, hakkı yenmiş gitmiş, haksızlığa uğramış gitmiş, devletten alacaklı olduğunu düşünerek gitmiş herkesin sorumluluğu bizde. Biz her şeyi doğru yapmış olmamalıyız ki bu kadar alnı secdeye gelen, Diyarbakır Ulu Camii cemaatinin yüzde 80’i HDP’ye oy veriyorsa, DEM’e oy veriyorsa bizim kabahatimiz yok mu? Kesinlikle kabahatimiz var. Yani biz neyi yanlış yaptık ki töre bilir, dil bilir, din bilir, iman bilir, vatan bilir bu kadar Kürt’ü kaptırdık DEM’e? Biz orada kabahatliyiz, kesinlikle kabahatliyiz. Ben o yüzden şimdi arkadaşlarıma diyorum ki, biz PKK’lıları muhatap almayız, konuşmayız ama darılmış Kürt kardeşimiz, bıkmış Kürt, yorulmuş Kürt, alacaklı Kürt, devletine küsmüş Kürt, devletinin kendi hakkını yediğini söyleyen Kürt, ‘ben devletimin beni duymasını istiyorum’ ya da ‘Haklı haksız kardeşim, ben devletimden alacaklıyım’ diyen Kürt... Herkesi dinleyeceksiniz... Ben şunu Kürt’e en büyük küfür sayıyorum: 41 yıldır evlatlarımızın katili olan o adam, Kürtlerin ağası değildir. Öcalan katildir, terör örgütü lideridir, Kürtlerin temsilcisi değildir! PKK, ‘Kürtler Kürtçe konuşamıyor’ diye kurulmuş bir örgüt değildir. PKK, Kürtlerin haklarını almak için kurulmuş bir hak arama örgütü değildir; PKK bir terör örgütüdür, dış bağlantıları vardır, bağrımıza saplanmış bir hançerdir. En büyük bela da Kürtlerin başına PKK olmuştur. Kürtlerin tarih boyunca başlarına birtakım belalar gelmiş, haksızlıklara uğramışlardır; ama ben Kürtlerin başına gelmiş en büyük belayı Öcalan, en büyük belayı da bu siyasi bölücülük olarak görüyorum.

KEMAL KILIÇDAROĞLU’NA BÖYLE DÖNMEK YAKIŞMADI!

Kemal Kılıçdaroğlu’na böyle dönmek; Kemal Bey’e ana muhalefet sürecinde yargı kararlarının, YSK kararlarının böyle boşa düştüğü bir iklimde kendisine pozisyon açmak yakışmadı. Diyelim ki böyle bir şey oldu, hemen açıklarsın; dersin ki: ‘Derhal kurultay! Derhal kurultay, asla aday değilim. Ben böyle bir şeye muhatap olmam. Cumhuriyet Halk Partisi’nin millet nezdinde kendisine verilmiş krediyi lekeli hale getirdiği birtakım problemler var, bunlardan derhal temizlenmemiz lazım ama bu süreçte benim asla bir pozisyonum olmayacak.’ sürecin önünü açacaksınız. Mademki bu kadar hevesiniz var CHP’yi arındırmaya, o hevesinizin merkezine kendinizi değil; CHP’nin, seçmenin ve önümüzdeki dönem memleketteki değişim umudunun hassasiyetlerini koyacaksınız.

Erken seçim beklemiyorum ben. Tayyip Bey’in siyaset pratiğinin, kazandığı bir hakkı erken vermeye dayalı olmadığını düşünenlerdenim. Bütün partilerin genel başkanları aksini beyan etmiyorlarsa Cumhurbaşkanı namzetidirler, doğrusu odur. Birinci önceliğimiz iktidar değişimi olacak. Ben ismi Cumhurbaşkanlığına geçen herkes kadar iddialıyım. Hepsinden daha çok milletime hizmet edeceğime, hepsinden daha sorumlu olacağıma, daha sistemli çalışacağıma millet huzurunda devamlı söz veriyorum. Ben Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni değiştirmeye söz veriyorum. Ben bu yargının üstündeki siyaset gölgesini kaldırmaya söz veriyorum. Ben bu mülakat adaletsizliği dahil eğitimdeki bu siyasallaşmaya, yozlaşmaya itiraz ediyorum; bunu düzeltmeye söz veriyorum. Ben bu memlekette siyasetin bu kadar her şeyi kendi uhdesinde tutan, her işi yapmak için illa hatırlı, torpilli bir adam bulma ihtiyacını duyduğumuz bu berbat iklime son vereceğim; söz veriyorum.”

2026/07/3614098841782985569.jpeg
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
Son Haberler
Onikişubat Belediyesi’nin ücretsiz Yaz Yüzme Kursları’na kayıtlar devam ediyor
Onikişubat Belediyesi’nin ücretsiz Yaz Yüzme Kursları’na kayıtlar...
KAHRAMANMARAŞ'TA DUYGULANDIRAN AŞURE PROGRAMI: HAYATINI KAYBEDEN ÖĞRETMEN VE ÖĞRENCİLER İÇİN DUALAR EDİLDİ
KAHRAMANMARAŞ'TA DUYGULANDIRAN AŞURE PROGRAMI: HAYATINI KAYBEDEN ÖĞRETMEN...
DULKADİROĞLU’NDA ÜRETİCİYE DESTEK MESAJI: BAŞKAN MEHMET AKPINAR GÜZELYURT’TA SERA ÜRETİCİLERİYLE BULUŞTU
DULKADİROĞLU’NDA ÜRETİCİYE DESTEK MESAJI: BAŞKAN MEHMET AKPINAR...
Kahramanmaraş’ta İş Makinesinin Altında Kalan 14 Yaşındaki İşçi Yaşamını Yitirdi
Kahramanmaraş’ta İş Makinesinin Altında Kalan 14 Yaşındaki İşçi...
Eğitim-Bir-Sen Kahramanmaraş İl Yönetiminden Gazi Meclis'e Ziyaret
Eğitim-Bir-Sen Kahramanmaraş İl Yönetiminden Gazi Meclis'e Ziyaret
Eğitim-Bir-Sen Kahramanmaraş İl Yönetiminden Gazi Meclis'e Ziyaret
Eğitim-Bir-Sen Kahramanmaraş İl Yönetiminden Gazi Meclis'e Ziyaret

Ana Sayfa
GÜNCEL
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
İLÇE
SİYASİ
EĞİTİM
SAĞLIK
SPOR
DÜNYA
DİN
BÖLGESEL
MEDYA
İNTERNET
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
MEDYA GAZETESİ - KahramanMaraş'ın Yerel ve Güncel Haber Siteniz
İsmet Paşa Mahallesi Azerbaycan Bulvarı Basın Evi Girişi N: 27/1 Giriş Kat N: 18 Dulkadiroğlu/KAHRAMANMARAŞ
[email protected]
0 (344) 224-3472
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim