YILLARIN GÖKDUMAN AMCANIN KISA HİKÂYESİ
Senelerdir yukarı postane dediğimiz, kale dibindeki kaldırımı kendine işyeri olarak mesken edinmiş Yaşar Gökduman, senelerdir sürdürdüğü mektup yazma işini bırakmış.
Artık mektup yazmıyor okuma yazma bilmeyenlere. ''Cep telefonu çıktı, mertlik bozuldu'' diyor. Hasret çekenler, birbirini sevenler arasında köprü olmuş senelerdir. Ama bir şey söylüyor ki…
Kale dibinin, PTT bitişiğinin yıllanmış esnafı Yaşar Gökduman'ı, yaşam öyküsünü ve neler yaptıklarını anlattı. Aslen Saray altı Mahallesinden olan 72 yaşındaki Gökduman, asıl mesleği olan bakırcılığı, 1978 Maraş Olaylarından sonra bırakıp arzuhalciliğe başlamış. Dilekçeler, mektuplar yazmış hasret ve gurbetlik çekenlere, genç âşıklara, resmi dairelere, en çok da nişanlı askerlere… Sevenleri, özlem çekenleri, sevgilileri buluşturmuş yıllardır. Ekmeğini bundan yemiş. Çok mektup yazmış gurbet ellere, asker kıtalarına. Sayısını unutmuş. Askerliğini Manisa'da onbaşı olarak yapmış, orada da okuma yazma bilmeyenler arasında köprü vazifesi görmüş. Anneye, Babaya, Memlekete, Nişanlıya, Sevgiliye giden mektupların sayısını unutmuş. “Önce selam eder büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden öperim…” diye başlayan mektuplar döşenmiş. İşin ilginç yanı kendisi de okuma yazma bilmezmiş bir zamanlar. Çizgi romanlardan öğrenmiş. Teksas, Tommiks, Zağor okuyarak… Askerden gelince ilkokul diploması akabinde ehliyet almış. Senelerdir sadece asker mektubu değildi yazdığı, resmi kurumlarda işi olanlar da Yaşar Gökduman'ı bulurdu. Eski daktilosu ile tak tak diyerek kelimeleri kâğıda dökermiş. Eşini 5 yıl önce kaybeden Yaşar Amcamıza uzun ömürler dileyerek ayrılıyoruz yanından.