Bilindiği gibi Afşin-Elbistan A termik santrali 1984, B termik santrali de 20016 yılından bu yana faaliyettedir. Ne acı ki ikisi de korsanca faaliyetlerine devam etmektedir, açıkçası devletimiz yasaları hiçe saymaktadır. SAVCILARIMIZI GÖREVE ÇAĞIRIYORUM! Bürokratlar ise bölge halkını insan yerine koymamakta, ne yaparsak yapalım bu insanlar sesini çıkarmazlar demektedirler ki, doğru da söylüyorlar. Her bir termik santral tam faal olarak çalıştığında yıllık 26 milyon ton kömür tüketmektedir, ancak tüm üniteler çalışmadığından ortalama 18 milyon ton civarında kömür tüketilmektedir. Elbistan’ın yıllık kömür tüketimi ise 100 bin ton civarındadır. (Kirlilik şehir içi yakıtlardan kaynaklanıyor, doğalgaz gelince kirlilik bitecek diyen geri zekâlılara ithaf olunur.) Elbette ki doğalgazın şehir içi yakıtların oluşturduğu kirliliği önleme yönünde büyük faydası vardır, bundan dolayı da Sayın Ünal’a ve emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Ancak bölgemizdeki kirliliğin %90’ı termik santrallerden kaynaklanmaktadır. Termik Santrallerin faaliyetleri sonucunda azot oksit, kükürt dioksit, flüorür, Radyasyon, Ozon, Civa, asit yağmurları oluşumu gibi zararlı atıklar bölgeye atılmaktadır. Baca Gazı Arıtma tesisleri ise sadece Kükürt dioksit gazını önlemeye yöneliktir, ancak toz miktarı 60-180 yg/m3 olması gerekirken bu değer bölgemizde 3000 seviyelerine çıktığı için BGKA tesisi çalışamamaktadır. Nedeni toz miktarı 500,’ü geçince bu cihaz çalışmamaktadır. Santrallerin zararları önlenir diyenlerin tamamı cahil ve haindir. Deniliyor ki kışın kirlilik var yazın niye yoktur? Bizler çıplak gözle sadece katı atıkları görmekteyiz (özellikle de kış mevsimindeki yoğunlaşmadan dolayı kışın daha belirgin olarak görülmektedir). Esas tehlikeli olan ise yılın 12 ayında atılan kimyasal ve radyoaktif gazlardır ki kanser hastalığının temel sebebi de bu gazlardır. Kimyasal ve radyoaktif gazlar ise bilim adamlarının ifadesiyle Çukurova, hatta Antakya Amik ovasını dahi etkilemektedir. Küresel ısınmanın da %95 nedeni kömür gibi fosil yakıtların kullanılmasından kaynaklanmakta olup, bundan dolayıdır ki Birleşmiş Milletlerce Kyoto sözleşmesiyle Termik Santrallerin yapımın yasaklanması yönünde imzalar atılmıştır. Bölgemizdeki duruma baktığımızda 30 yılı aşkın bir zamanda 200 milyon tonu geçkin katı, sıvı, gaz ve radyoaktif atıklar bölgemize atılmıştır. Bunun neticesinde ise 150 mg/m3 olması gereken Kükürt dioksit değeri 2000-15000 mg/m3 arasında seyretmektedir(8000 değeri olunca yaşam bitiyor). Topraktaki nikel değeri 75ppm’den büyük olursa tarım yapılmasına izin verilmez denilirken, bu değer bölgemizde 541’lerde seyretmektedir. Her santral için 1000lerce kuyu açılmakta olup, bunun neticesinde 50.000 yılda oluşan yer altı sularımız kurutulmaktadır, bundan dolayıdır ki obruk denilen çökmeler meydan gelmektedir. Elbistan’da yıllık hasta sayısı 50.000 civarında olması gerekirken bu değer 1.000.000 olmuştur, dolayısıyla da Türkiye ortalamasının 20 katı hastalıklar ve ölümler bölgemizde zuhur etmektedir. Bu hastalıkların %60’ IDA kanser, astım, kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği gibi kirliliğe bağlı hastalık ve ölümlerdir. Bu durum bir termik santralden dolayı oluşmuştur. B-C Termik santrallerine ilaveten 5 adet daha santral yapılacaktır. Bunlardan biri Küçük Yapalaka, biri Akbayıra, biri Doğanköye, diğerleri de Çoğulhan yöresine yapılacaktır. Mevcut durumda bile üniversitelerden ve sağlık bakanlığından profesörler bölgede toplu ölümlerin olacağı yönünde feryat etmektedirler. Kısacası bölgemizdeki 400.000 insan ve tüm canlılar büyük bir katliamla karşı karşıyadır. Açık ve net söyleyeyim bu uygulamalar bölgemize yapılacak en büyük zulümdür. Elektrik kazanalım derken 400.000 bölge insanını ve Türkiye’nin 4.cü büyük ovasını yok ediyoruz? Santrallerin getirisinin 100 katı götürüsü vardır, ne acı ki katledilen canların katillerine ise aşık oluyoruz, bunun hesabını da yetkililer ve sesiz bölge halkı ahirette mutlaka verecektir.Sonuç itibarıyla; Ben İnsanım diyen herkesi YAŞAMA HAKKIMIZI GASP EDENLERE ve yeni termik santraller yapılmasına yasal olarak karşı çıkmaya çağırıyorum. 17.11.2015 Poyraz POYRAZOĞLUİnşaat Mühendisi-İktisatçı-Kamu YöneticisiDoğa Savaşçıları Çevre Örgütü İL Başkanı
İLÇE
18 Kasım 2015 - 11:21
YAŞAMA HAKKIMIZI GASP EDENLER; KATİL ve HAİNDİRLER!
İLÇE
18 Kasım 2015 - 11:21





