Mahir Ünal;TRT Haber
Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal TRT Haber canlı yayınında açıklamalarda bulundu.
- 100’ün üzerinde yolcu taşıyan uçaklara 6 bin dolar yakıt desteği projesinin kapsamını genişlettik.
- Nisan ve Mayıs dönemi için dünyanın hangi havaalanından gelecek olursa olsun, İzmir, Muğla ve Antalya’ya gelecek olan tüm uçaklara 6 bin dolar yakıt desteği vereceğiz.
- 400 binin üzerinde turist getiren tur operatörlerini Kredi Garanti Fonu kapsamına aldık.
- GENÇDES projesiyle, gençlerimizin özellikle kültür, sanat alanlarında kısa filmden tiyatroya kadar yürütecekleri bütün etkinliklere Bakanlık olarak doğrudan destek sağlayacağız.
- 7. sanat dediğimiz sinemaya AK Parti hükümetleri olarak son 13 yılda 146 milyon dolar destek verdik, vermeye de devam edeceğiz. Şimdi sırada Kore hikayesi projesi var. Bunla ilgili de çalışmaları inşallah başlatacağız
Dün Başbakan Ahmet Davutoğlu yeni bir kampanya başlattı. Türkiye’nin sesi bütün dünyada duyurulmaya çalışılacak, bu kampanyanın detayları hakkında kısa bir bilgi alabilir miyiz sizden?
“2012 yılından beri Türkiye İhracatçılar Meclisi, Ekonomi Bakanlığı çerçevesinde, bizim de paydaşlarından olduğumuz, daha çok Türkiye’nin dış pazarlarda tanıtılmasıyla ilgili olarak başlatılan projenin lansmanı dün “potansiyelini keşfet” sloganıyla gerçekleştirildi. Bu son derece önemli ve güzel bir çalışma. İnsanlar kendilerini tanımlarken, kendilerini ifade ederken toplumlar, halklar belli simge ve semboller üzerinden kendilerini ifade ederler. Bu coğrafyada kullanılan bütün simgelerin, sembollerin aslında anlatıldığı ve o duygunun anlatıldığı bir yeni tanıtım kampanyası. Bu anlamda hem Türkiye İhracatçılar Meclisi’ni, hem de Ekonomi Bakanlığı’nı tebrik ediyorum.
Tabii biz Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak özellikle turizm alanında ve kendi kültürümüzün, kendi değerlerimizin dünyaya tanıtılması anlamında 13 yıldan beri çok kapsamlı çalışmalar yapıyoruz. Bu anlamda bir Türkiye markası oluşturulması, bir Türkiye algısı oluşturulması ve bu algı oluşturulurken de bu topraklardaki kültürü, değerleri, bu topraklardaki duyguyu dünyayla paylaşmak ve Türkiye’ye gelecek olan turistin burada hangi duyguları yaşayacağını, neleri keşfedeceğini öncelikle onlara anlatmayı tercih ediyoruz. Ve bizim özellikle bakanlık olarak son 13 yılda bu konuda turizm sektörüne verdiğimiz çok ciddi bir katkı var.
Dün bu toplantıda Sayın Başbakan iki tane müjdesi oldu. Rusya’yla başlayan ve özellikle de turizm sektörünü ciddi anlamda etkilememesi için bizim çaba sarf ettiğimiz bir süreç var. Bunun için 5 Aralık’ta biz turizm sektörüyle Antalya’da bir araya geldik. Antalya şunun için önemli: Bir, Antalya Türk turizminin başkenti. İki; Türkiye’ye gelen 4,5 milyon Rus turistin yüzde 75’i Antalya’yı tercih ediyor. O yüzden bizim özelde Antalya’nın, genelde de Türk turizminin etkilenmemesi için 20 günden beri yürüttüğümüz çalışmalar var. Bu çalışmaların en önemli ikisini dün Sayın Başbakanımız açıkladı.
Daha önce Antalya, Muğla, İzmir havaalanlarına, Rusya ve Bağımsız Devletler Topluluğundan gelen tarifesiz, 100’ün üzerinde yolcu taşıyan uçaklara 6 bin dolar yakıt desteği projesini başlatmıştık.
Şimdi bunun kapsamını genişlettik. Nisan ve Mayıs dönemi için dünyanın hangi havaalanından gelecek olursa olsun, İzmir, Muğla ve Antalya’ya gelecek olan tüm uçaklara 6 bin dolar yakıt desteği vereceğiz. Bu tabii turizm sektörü için önemli bir destek. Çünkü şu aşamada tur operatörleri rezervasyonlarını gerçekleştiriyorlar. 15 Ocak’a kadar bu konuda verilecek olan kararlar var.
400 binin üzerinde turist getiren tur operatörlerini Kredi Garanti Fonu kapsamına aldık. 100 milyon liraya kadar Kredi Garanti Fonu aracılığıyla kefalet desteği sağlıyoruz.
Doğu ve Güneydoğu’da terör örgütünün saldırılarında oradaki kültürel varlıklar da zarar görüyor. Buna ilişkin değerlendirmeniz nedir?
Dün maalesef Şırnak’ta hiçbir şekilde kabul edilemeyecek, vahşice bir saldırı gerçekleştirildi. Terör örgütü, Çocuklarımız kütüphanedeyken, çocuklarımız kültür merkezindeyken Şırnak merkezde Halk Kütüphanesine ve Kültür Merkezine saldırdılar. Çocuklarımız pencerelerden çıkarılarak kurtarıldı, iki tane ağır yaralı vatandaşımız var.
Terör örgütü özellikle bölgede, Diyarbakır Sur’da Fatih Paşa Camiini, diğer ismiyle Kurşunlu Camiini yakmaya kalkıştı, Dört Ayaklı Minareye aynı şekilde saldırdı. Zaten sadece buralara değil hastanelere, okullara yaptığı saldırılar bir fotoğraf önümüze koyuyor. Terör, dünyanın her yerinde aynı akılla hareket eder. Yani şiddetin aklı, şiddetin rasyonalitesi yoktur. Şiddet, terör kendi amaçlarına ulaşmak için insanı, doğayı, tarihi, kültürü, her şeyi yok etmeyi göze alabilir. Bu anlamda baktığınızda IŞİD’in Palmira’daki o tarihi dokuyu nasıl yok ettiğini görüyoruz. Bu çerçevede baktığınızda da terör örgütünün bir inancı ya da düşüncesi de olmaz, terör örgütünün bir ideolojisi de olmaz.
Şiddetin bir kültürü, şiddetin bir ideolojisi ya da şiddetin bir inancından bahsedemeyiz. Çünkü hiçbir din, hiçbir inanç şiddeti tasvip etmez ve desteklemez. Bu anlamda baktığınızda IŞİD ile PKK arasında hiçbir fark yok.
Bu ülkede 6,5-7 milyon insanın oyuyla seçilmiş 80 milletvekili, 102 tane belediyesi olan, demokratik siyasetin meşru bir unsuru olan bir siyasi partinin, yani HDP’nin maalesef terörün uzantısı haline gelmesi acıdır. Bu ülkede hangi toplumsal talep inkâr edilmiş? Ret, inkâr, asimilasyon politikalarına son verilmiş. Şimdi baktığınız zaman siyaset kurumu aracılığıyla Parlamentoya girebiliyor ve Parlamento siyaset kurumunun bir mabedi olarak bu ülkenin sorunlarını çözüyor mu? Çözüyor. Siyaset kurumu toplumsal talepleri bir çözüme dönüştürüyor mu? Dönüştürüyor. Peki, siz neden demokratik siyasetin sunduğu imkânlar yerine uluslar arası ilişkilerde Türkiye üzerinde oyunlar oynayan ülkelerin bir parçası haline geliyorsunuz?
Biz bakanlık olarak hem Diyarbakır’da, hem Şırnak’ta oradaki koruma kurullarımız, hem il müdürlüklerimiz aracılığıyla çok yakın bir takipteyiz. Dün ben hem Şırnak Valimizle, hem İçişleri Bakanımızla doğrudan görüşerek orada yaşanan süreci yakından takip ettim. Biz terör örgütünün bu tavrının vatandaştan destek görmemesinin terör örgütünde oluşturduğu paniğin de farkındayız. Kendi açtıkları hendeklerde boğulacaklar, çünkü halkla savaşılmaz.
Yaz sezonu başlayacak, Yeni dönemde bakanlık olarak hedefleriniz nedir?
Uçak kriziyle birlikte başlayan süreçte bizim birinci önceliğimiz sektörün herhangi bir şekilde zarar görmemesi, pazarın çeşitlendirilmesi, iyi ve güçlü bir destinasyon yönetimi, bu alana devletin vereceği desteklerin hızlı bir şekilde belirlenmesidir.
Kültür alanında da inşallah önümüzdeki dört yıl biz daha çok kültür politikalarımızı şehir üzerinden somutlaştıracağız. Yani şehir ve kültür, şehir ve medeniyet. Çünkü kültür dediğimiz bir toplumun yaşam biçimine, onun bütün duyguları estetize etme biçimine, kendini ifade etme biçimine şehir üzerinden daha çok müdahil olacağız. Yani biz şehirlerin hafızasını, şehirlerin kimliğini korumaya dönük de Çevre Şehircilik Bakanlığımız, büyükşehir belediye başkanlıklarımızla birlikte bir çalışma sürdürüyoruz. Bir taraftan da yaşayan müzeler, yaşayan kütüphaneler, yeni tiyatrolar, yeni konser salonları, gençlerimize dönük çalışmalar yürütüyoruz.
Başbakanımız da reform paketinde açıkladığı GENÇDES projesiyle, gençlerimizin özellikle kültür, sanat alanlarında kısa filmden tiyatroya kadar yürütecekleri bütün etkinliklere Bakanlık olarak doğrudan destek sağlayacağız. Ve gençlerin kendi şehirlerini, kendi şehirlerinin kimliğini, hafızasını yaşatacak ve inşa edecekleri bir destek sürecini de bir taraftan inşallah başlatacağız.
Kültür Bakanlığı’nın desteklediği Ertuğrul 1890 filmiyle ilgili değerlendirmeniz nedir?
Cumhurbaşkanımızın himayesinde çekilen Türkiye-Japonya ilk ortak yapımı olan filmin çok güzel, etkileyici bir hikayesi var. Bu, 1889’da II. Abdülhamit Han’ın Devlet-i Aliye-i Osmaniyye’nin dünyadaki itibarını pekiştirmek için Ertuğrul Firkateynini Japonya’ya göndermesinin hikayesidir. Filmde ayrıca bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz ve uluslar arası ilişkilerde toplumların dostluğunu, kardeşliğini ve hepsinden önemlisi insanlığın kalbinde muhafaza ettiği iyilik duygusunu yaşatmanın ne kadar önemli olduğu da vurgulanıyor.
Biz, 7. sanat dediğimiz sinemaya AK Parti hükümetleri olarak son 13 yılda 146 milyon dolar destek verdik, vermeye de devam edeceğiz. Şimdi sırada Kore hikayesi projesi var. Bunla ilgili de çalışmaları inşallah başlatacağız. Bunun da sinema diliyle anlatılması gerekiyor. Bu toprakların çok hikayesi var. Bu toprakların çok güzel insani hikayeleri var. Çünkü bu topraklarda bugüne kadar hiçbir mağdur, hiçbir mazlum geri çevrilmemiştir. Bu topraklar her zaman mağdurlara, mazlumlara kucak açmıştır.